Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
YALNIZ EFE
KONUSU: Babasının haksız bir şekilde Öldürülmesine daya*namayarak, intikam almak için dağlara çıkan ve hep yalnız gezen genç kız Kezbanın hikâyesi anlatılmaktadır.
Sabahtan beri yürüyorduk. İnce ince yağmur yağıyordu. Omzumdaki silah gittikçe ağırlaşıyordu. Biraz dinlensek dedim. Kılavuzum gülerek, Biraz daha gayret et dedi. Yarım saat daha yürüdük. Kılavuzum yarın başına geldik, oturabiliriz deyince yakındaki bir çamın dibine çöküverdim. Tam sigara yakacaktım ki, Burada tütün içilmez, çünkü burası Yalnız Efenin kaybolduğu yerdir dedi. Ben ki, menkıbeleri çok severim, bunu da dinleme*liydim. Anlat Baba dedim.
Bu olaylar benim küçüklüğüme denk gelir. Babası gençliğinde, adı Kezban olan kızı ile bizim köye yerleşmiş. Bir gün, Eseoğlunun çiftli*ğinden geçerken, alacağı olan birisini görüp istemiş. Vermemişler. Çıkan kavga neticesinde adamı öldürmüşler.
Kız doğruca hükümete koşup, babamı vuran filandır demiş. Me*ğer, hükümet adamlarının çoğunun Eseoğlu ile araları çok iyi imiş. Kızın bütün ısrarına rağmen işlem yapmayıp, üstelik, kızı fena bir şekil*de döğmüşler.
Kız bir zamanlar görünmez olur. Herkes onun İzmire, birinin ya*nma evlatlık olarak gittiğini sanmaktadır.
m m
Bir gün vazifesini yapmayan, karakol komutanı teğmenin ölüsü bulunur. Kafasında tek kurşun vardır. Çok geçmeden, babasını vuran korucu da öldürülür. Aradan bir süre sonra da, Eseoğlunun cesedini bağdaki yatağında, boynu kesilmiş halde bulurlar,
O günden beri, köylüleri soyan memurları, zalim zaptiyeleri, çiftçileri dolandıran madrabazları birer birer Öldüren bu efenin kim olduğu epeyce zaman anlaşılmaz.
Yanma, kızanlık için başvuran kimseyi kabul etmediği, hep tek ba*şına gezdiği için ona Yalnız Efe derler. Tam on beş sene yüzünü kadın*lardan başka kimse görmemiştir.
Bir zaman onun korkusundan kimse kimseye kötülük edemez ol*muş. Haksızlığa uğrayan düşmanını Yalnız Efeye söylerim diyerek korkulurmuş.
Her köyün korusunda, gizli bir ağaçta, bir heybe asılı imiş. Heybe boşaldıkça, köy halkı içini yiyecekle doldururmuş. Bunun dışında da kimseye en ufak bir yük olmazmış
Uzatmayalım Tam bu sıralarda, Söke taraflarında azgın bir Rum eşkıyası türer. Devlet kuvvetleri bunun peşine düşer. Arar arar bula*mazlar. Boş dönmemek için, namını işittikleri Yalnız Efeyi yakalamak isterler. Yalnız Efeyi işte tam burada kıstırırlar. Efe onlara: Siz askersi*niz, kardeşimsiniz, canınızı yakmak istemem dese de ne çare? Başlarlar ateşe. Bu arada iki taraflı ateşle askerler birbirlerini de vurmaktadırlar. Ben gidiyorum, ben artık yoğum, ateşi kesin diyerek haykırır ve gözden kaybolur.
Onu vuruldu sanırlar. Her tarafı didik didik ararlar. îşte bu çamın dibinde, Yalnız Efenin tüfeğiyle, geyik postu seccadesini ve yeşil namaz bezini bulurlar.
O vakitten beri Yalnız Efeye rastgelen yoktur.
KONUSU: Babasının haksız bir şekilde Öldürülmesine daya*namayarak, intikam almak için dağlara çıkan ve hep yalnız gezen genç kız Kezbanın hikâyesi anlatılmaktadır.
Sabahtan beri yürüyorduk. İnce ince yağmur yağıyordu. Omzumdaki silah gittikçe ağırlaşıyordu. Biraz dinlensek dedim. Kılavuzum gülerek, Biraz daha gayret et dedi. Yarım saat daha yürüdük. Kılavuzum yarın başına geldik, oturabiliriz deyince yakındaki bir çamın dibine çöküverdim. Tam sigara yakacaktım ki, Burada tütün içilmez, çünkü burası Yalnız Efenin kaybolduğu yerdir dedi. Ben ki, menkıbeleri çok severim, bunu da dinleme*liydim. Anlat Baba dedim.
Bu olaylar benim küçüklüğüme denk gelir. Babası gençliğinde, adı Kezban olan kızı ile bizim köye yerleşmiş. Bir gün, Eseoğlunun çiftli*ğinden geçerken, alacağı olan birisini görüp istemiş. Vermemişler. Çıkan kavga neticesinde adamı öldürmüşler.
Kız doğruca hükümete koşup, babamı vuran filandır demiş. Me*ğer, hükümet adamlarının çoğunun Eseoğlu ile araları çok iyi imiş. Kızın bütün ısrarına rağmen işlem yapmayıp, üstelik, kızı fena bir şekil*de döğmüşler.
Kız bir zamanlar görünmez olur. Herkes onun İzmire, birinin ya*nma evlatlık olarak gittiğini sanmaktadır.
m m
Bir gün vazifesini yapmayan, karakol komutanı teğmenin ölüsü bulunur. Kafasında tek kurşun vardır. Çok geçmeden, babasını vuran korucu da öldürülür. Aradan bir süre sonra da, Eseoğlunun cesedini bağdaki yatağında, boynu kesilmiş halde bulurlar,
O günden beri, köylüleri soyan memurları, zalim zaptiyeleri, çiftçileri dolandıran madrabazları birer birer Öldüren bu efenin kim olduğu epeyce zaman anlaşılmaz.
Yanma, kızanlık için başvuran kimseyi kabul etmediği, hep tek ba*şına gezdiği için ona Yalnız Efe derler. Tam on beş sene yüzünü kadın*lardan başka kimse görmemiştir.
Bir zaman onun korkusundan kimse kimseye kötülük edemez ol*muş. Haksızlığa uğrayan düşmanını Yalnız Efeye söylerim diyerek korkulurmuş.
Her köyün korusunda, gizli bir ağaçta, bir heybe asılı imiş. Heybe boşaldıkça, köy halkı içini yiyecekle doldururmuş. Bunun dışında da kimseye en ufak bir yük olmazmış
Uzatmayalım Tam bu sıralarda, Söke taraflarında azgın bir Rum eşkıyası türer. Devlet kuvvetleri bunun peşine düşer. Arar arar bula*mazlar. Boş dönmemek için, namını işittikleri Yalnız Efeyi yakalamak isterler. Yalnız Efeyi işte tam burada kıstırırlar. Efe onlara: Siz askersi*niz, kardeşimsiniz, canınızı yakmak istemem dese de ne çare? Başlarlar ateşe. Bu arada iki taraflı ateşle askerler birbirlerini de vurmaktadırlar. Ben gidiyorum, ben artık yoğum, ateşi kesin diyerek haykırır ve gözden kaybolur.
Onu vuruldu sanırlar. Her tarafı didik didik ararlar. îşte bu çamın dibinde, Yalnız Efenin tüfeğiyle, geyik postu seccadesini ve yeşil namaz bezini bulurlar.
O vakitten beri Yalnız Efeye rastgelen yoktur.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 430
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 452