HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Bundan 5 - 6 yıl önce, fps oyunu denildimi oyuncuların aklına ilk olarak Half Life yada Doom gibi oyunlar gelirdi. Fakat zamanla birçok şeyin değiştiği gibi bu egomanyada tarihe karıştı. Artık fps denildiğinde birçok oyuncunun aklına ilk gelen isim şüphesiz Call of Duty oluyordur. İlk olarak 2003 yılında tanıştığımız seri, bugün çıktığı ilk gün milyonlar satarak kendine ait rekoru kendi kıran bir efsane haline geldi. 2003'ten bu yana her senenin son çeyreğinde (genellikle Kasım ayında) yeni bir oyunla karşımıza çıkan Call of Duty serisi, bu geleneğini bu senede bozmadı ve Black Ops'la raflardaki yerini aldı.
Call of Duty Black Ops'la ilgili olarak oyuncuların kafasında bir çok soru işareti vardı. Öncelikle Modern Warfare 2 gibi fazlasıyla başarılı olmuş, çıktığı ilk gün 4,7 milyon satarak kırılması zor bir rekora imza atmış olan oyunu geliştiren Infinity Ward, Black Ops'un yapımcı koltuğunda oturmayacaktı. Bu ilk zamanlar bir hayli tartışmalara neden olsa da Activision son sözü söyledi ve Black Ops'u, seriye pekte yabancı olmayan bir stüdyo tarafından, Treyarch tarafından geliştirileceğini açıkladı. Hızlı bir biçimde çalışmalara başlayan Treyarch ekibi, oyun ile ilgili yayımlanan video ve görsellerle sınıfı geçmeyi başarmış, artık herkes sabırsızlıkla Call of Duty serisinin son oyunu Black Ops'u bekler olmuştu. Nitekim geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini alan yapım beklenildiği gibi büyük bir ilgiyle karşılandı. Öyle ki çıktığı ilk gün yaptığı 5,6 milyonluk satışla Modern Warfare 2'nin "ilk gün satış rekoru" nu kırarak zirveye yerleşmişti. Peki, Black Ops'u bu kadar sattıran neydi? Hep farklı bir CoD oyunu olarak lanse edilen yapımın, serinin diğer oyunlarından farkı neydi? Gelin buna incelememizde cevaplar arayalım.
Baştan Sona Farklı Bir Call of Duty
Call of Duty Black Ops'a ilk giriş yaptığınız andan itibaren oyundaki farklılığı hissediyorsunuz. Oyuna ilk girdiğimizde, eski model bir TV ekranında sıralanmış menü seçenekleri ile karşılaşıyoruz. Bu menü tasarımı, oyundaki ana karakterimiz olan Alex Mason'un tutulduğu bir sorgulama odasını bizlere yansıtıyor. Alex Mason'un gözünden gördüğümüz oda da kafamızı sola çevirdiğimizde üst köşede bir serum olduğunu görüyoruz. Sağ tarafta ise ufak ekranlardan oluşan büyük bir monitör bulunuyor. Oyunun senaryo modunu oynamak için girdiğimiz "Campaing" sekmesinde "New Game"e tıkladığımızda bu ufak ekranlarda bir takım numaralar beliriyor. Bu numaralar aslında oyunun senaryo moduyla direk ilişkilendirilmiş şifreli rakamları ifade ediyor. Açıkçası oyunun bu kısmı bana ünlü TV dizisi Lost'u hatırlattı. Neyse, bu rakamları sonraya bırakıp oyundaki menüden de kısaca bahsedelim.
Önümüzde duran TV ekranında beliren menü seçenekleri son derece sade bir yapıda oyunculara sunulmuş. Ana menüde, "Campaing, Multiplayer, Zombies ve Options" seçeneklerinin yer aldığı 3 farklı oyun modu bulunuyor. Bu kısımdan oyunu nasıl oynamak istersek onu seçip, gelen ara menüden ayarlamalarımızı yaparak oyuna başlayabiliyoruz. Black Ops'ta senaryo modu ağırlıklı olduğu için en son ondan bahsedeceğim. O yüzden ilk olarak Call of Duty World at War'da tanıştığımız Zombi moduyla, Black Ops'a ilk adımımızı atalım.
Nazi Zombileri... Heryerdeler...
Black Ops'ta ki Zombi modu biraz kısa olsa da son derece eğlenceli vakit geçirmenizi sağlayacak bir yapıda oyunculara sunuluyor. Zombi modunu dilerseniz online bir şekilde diğer Black Ops kullanıcılarıyla, dilerseniz de aynı konsol üzerinden "Split Screen" seçeneğiyle arkadaşlarınızla oynayabilirsiniz.
Black Ops'ta, Zombi moduna girdikten sonra ilk yapmanız gereken şey oynamak istediğiniz haritayı seçmek oluyor. Ardından kendinizi her tarafı zombilerin bastığı bir mekânda buluyorsunuz. Bu modu tek başınıza oynamanız yerine çoklu oyuncu modlarıyla oynamanızı tavsiye ederim. Zira tek başınıza bu moddan pek bir haz alamayabilirsiniz.
Zombi modundaki göreviniz klasik olarak üzerinize gelen zombileri öldürmekten ibaret diyebilirim. Zombileri öldürdükçe kazandığınız paralarla yeni envarterler alabilir, yada zombileri uzak tutmak adına kırılan kapıları onarabilirsiniz. Black Ops'ta Zombi modundaki silahlarda yine 2. Dünya Savaşı'na ait modellemelerden oluşuyor. Fakat dediğim gibi bu modu tek başınıza değil, çoklu oyuncu seçenekleriyle oynamanız, size daha keyifli gelecektir. Black Ops'ta ki Zombi modunun özellikle Split Screen seçeneğiyle bir Left 4 Dead tadı verdiğini de söyleyebilirim.
Multiplayer... Head Shoot!
Black Ops bizlere klasik bir Call of Duty Multiplayer seçeneği sunuyor. Tabi ki oyuna eklenen bir kaç yenilik var. Fakat bunların seriye çok şeyler kattığını söyleyemem. Multiplayer moduna girdiğimizde 14 farklı haritadan birini seçerek oyuna başlıyoruz. Klasik Call of Duty modlarının bulunduğu Black Ops'ta farklılık gösteren tek şey ise oyunculara sunulan teknolojik oyuncaklar olmuş. Mesela artık üzerinde bombalar bulunan ufak uzaktan kumandalı arabaları kontrol edebiliyoruz. Tabi asıl mesele bu oyuncakları içinde bulunduğumuz haritada bulabilmek. Haritanın genellikle ücra noktalarında bulunan bu oyuncak arabayla bir grup askerin içine dalıp aynı anda birden fazla düşmanımızı öldürme imkânımız da oluyor. Fakat düşmanlarımız bu aracı fark ettiklerinde bir iki mermiyle işini bitirebiliyorlar. Ya da biz bu oyuncakla meşgul olurken yanımıza gelen bir düşmanımız bizim için mermi bile harcamadan boğazımızı kesip bizi katledebiliyor. Eee ne demişler, savaşlar acımasızdır
o yüzden tedbirli olmak gerekir.
Multiplayer modunda klasik bir de level atlama sistemimiz bulunuyor. Oyun oynadıkça, adam öldürdükçe kazandığımız XP'ler ile yeni envarteler açabiliyor, yeni silahlar satın alabiliyor ve karakterimizi yeni baştan kamufle edebiliyoruz. Black Ops'un multiplayer seçeneği kısmende olsa zengin alternatifler sunan bir yapıya sahip. Özellikle level atladıkça bir çok kamufle seçeneğinin olması, oyunu uzun süreli oynamanızı gerektirebiliyor. Ama klasikleşen Call of Duty modları yerine, yeni modların eklenmesi de fena olmazmış. Yine de rakipleriyle karşılaştırdığımızda Black Ops'un multiplayer moduyla bir adım daha önde olduğunu söyleyebilirim. (Bad Company 2 hariç. )
Bir Amerikan Komandosu... Alex Mason
Gelelim Black Ops'un senaryo kısmına. Yazımın başında da bahsettiğim gibi oyunun menüsü Mason'un tutulduğu sorgu odasını bizlere yansıtıyordu. Yani Mason, her ne suç işlediyse yakalanmış, attığı çığlıklardan anladığımız kadarıyla biraz işkence görmüş ve bu odada sorguya alınmıştı. Black Ops'un hikâyesi ise Mason'un yaşadıklarını anlatmasını konu alıyor. Mason geçmişini anlattıkça, bizlerde o zaman dilimine gidip Mason'un başından geçenlere, Mason'un gözünden tanıklık ediyoruz. Mason'un hikâyesi 1960'lı yılların sonunda geçiyor. Genel olarak Woods, Reznov ve Hudson gibi yakın arkadaşlarıyla katıldığı operasyonları anlatan Mason, bizleri bazen tipi fırtınalarının bitmediği karlı dağlara, bazen de mermi yağmurunun hiç dinmediği yıkık harabelere götürüyor.
Black Ops'ta ki görevlerimiz genelde savaş ortamından çok çatışma ortamını andırıyor. Genelde görevlere az öncede isimlerini saydığım 4 arkadaşımızla katılıyoruz. Oyun içinde görevimiz ekranda çıkan sarı okla bizlere gösteriliyor. Yani daha önce her hangi bir CoD oyununu oynadıysanız, görevinizi yerine getirmekte, ya da görev noktanızı bulmakta zorlanmayacağınızı söyleyebilirim.
Black Ops'ta katıldığımız çatışmalarda takım arkadaşlarımızın yanı sıra tank ve helikopter desteğide alabiliyoruz. Hikâyenin işleyişine göre arada Mason'un haricinde Reznov ve Hudson gibi karakterleride kontrol etme imkanını bulduğumuz yapımda, araya giren aksiyon sahneleri de son derece gerçekçi bir oynanışı bizlere sunuyor. Özellikle kontrolün bizde olmadığı ara video tarzındaki sinematik geçişler, sizi oyunun atmosferine çekmeyi başarıyor.
Call of Duty Black Ops'ta birçok farklı alanda düşmanlarınızla mücadele etme imkânına sahip oluyorsunuz. İçinde bulunduğunuz atmosfer ister istemez sizin savaş stratejinizide değiştirmenize neden oluyor. Mesela her tarafı zehirli gazların sardığı bir ortamda önceliğiniz, maskenizi korumak oluyor. Çünkü maskeniz kırıldığı anda mefta oluyorsunuz. Maskeniz canınız gibi bir süre sonra iyileşemediğinden, bu bölümde maskenizin çatlamamasına dikkat ederek bitirmeniz gerekiyor.
Black Ops her ne kadar salt bir aksiyon içerse de, tamamen silahlı mücadeleler üzerine kurulmuş bir yapıya sahip değil. Diğer CoD oyunlarında olduğu gibi Black Ops'ta da gizlilik üzerine kurulmuş bir çok görev bizleri bekliyor. Bu görevlerde düşmanlarımızı silahla öldürmek yerine arkalarından sessizce yaklaşarak iple boğabilir, ya da bıçağımızla boğazını keserek öldürebiliriz. Treyarch çalışanları bu öldürme sahneleri hususunda son derece cömert davranmışlar ve çok sayıda sahneyi oyuna adapte etmeyi başarmışlar.
Oyun 1960'lı yıllarda geçtiğinden silah tasarımları da o döneme ait olan modellerden seçilmiş. Yani gözleriniz Modern Warfare 2'de olduğu gibi teknolojik silahları aramasın. Black Ops'ta ki silahlar teknolojiden yoksun olsalar da işimizi fazlasıyla görüyor diyebilirim.
Sizi İçine Çeken Bir Atmosfer
Activision, Call of Duty serisini senelerdir aynı oyun motoruyla geliştiriyor olmasına rağmen görsel konuda hala üstün bir performans sergiliyor. Oyunda harabeye dönen mekânlar, bazuka attığınızda patlayıp dökülen kuleler, yere düştüğünde kaybolmayan yıkıntılar Black Ops'un atmosferini daha da yakından yaşamamızı sağlıyor. Yapımda ki zaman zaman karanlıklaşan, zaman zamansa beyaz bir ortamda karların içinde girdiğimiz mücadeleler son derece iyi görsellerle oyunculara lanse ediliyor. Özellikle etrafa saçtığımız ateş sonrasında hasar alan eşyalar ve bunların parçalandıktan sonra kaybolmaması benim gerçekten çok hoşuma gitti.
Black Ops görsel yönden son derece başarılı olmasına rağmen, ses yönünden o kadarda kulaklara hitap eden bir sisteme sahip değil. Şöyle diyebilirim ki, düşmanınızın üzerine boşalttığınız pistol tarzı bir tabancayla, koskoca binayı yıkmak için kullandığınız bazuka aynı ses şiddetiyle ateş alıyor. Yani ses olayında büyük bir orantısızlığın olduğunu hemen hissedebiliyorsunuz. Tabi ben oyun oynarken zaten sesini fazla açmıyorum bu benim için bir eksi değil diyorsanız, pek bir şey kaybetmiş sayılmazsınız. Fakat ses olayı benim için çok çok önemlidir diyorsanız, Black Ops'un ses yönünden sınıfta kaldığını üzülerek söylemeliyim.
Genel Yorum
Call of Duty Black Ops, seriye gerek hikâyesiyle, gerekse oynanış tarzıyla bir takım yenilikler getirmiş. Multiplayer modu biraz sönük olsa da, oyunun geneli son derece kullanışlı ve özgün bir içeriğe sahip. Görsel yönden serinin en iyi yapımı olan Black Ops, ses yönünden ise Modern Warfare 2 ile aynı düzeyde diyebilirim. Belki daha da alt bir seviyede olabilir fakat MW 2'yi geçemediği de açık bir gerçek. Sonuç olarak, çıktığı ilk gün 5 milyondan fazla satan bir yapım için herhalde pekte bir şey söylememize gerek yok. Ama bir CoD fanı olarak bu oyunu kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Unutmayın... Herkes Oyun Oynar!
Baştan Sona Farklı Bir Call of Duty
Önümüzde duran TV ekranında beliren menü seçenekleri son derece sade bir yapıda oyunculara sunulmuş. Ana menüde, "Campaing, Multiplayer, Zombies ve Options" seçeneklerinin yer aldığı 3 farklı oyun modu bulunuyor. Bu kısımdan oyunu nasıl oynamak istersek onu seçip, gelen ara menüden ayarlamalarımızı yaparak oyuna başlayabiliyoruz. Black Ops'ta senaryo modu ağırlıklı olduğu için en son ondan bahsedeceğim. O yüzden ilk olarak Call of Duty World at War'da tanıştığımız Zombi moduyla, Black Ops'a ilk adımımızı atalım.
Nazi Zombileri... Heryerdeler...
Black Ops'ta ki Zombi modu biraz kısa olsa da son derece eğlenceli vakit geçirmenizi sağlayacak bir yapıda oyunculara sunuluyor. Zombi modunu dilerseniz online bir şekilde diğer Black Ops kullanıcılarıyla, dilerseniz de aynı konsol üzerinden "Split Screen" seçeneğiyle arkadaşlarınızla oynayabilirsiniz.
Zombi modundaki göreviniz klasik olarak üzerinize gelen zombileri öldürmekten ibaret diyebilirim. Zombileri öldürdükçe kazandığınız paralarla yeni envarterler alabilir, yada zombileri uzak tutmak adına kırılan kapıları onarabilirsiniz. Black Ops'ta Zombi modundaki silahlarda yine 2. Dünya Savaşı'na ait modellemelerden oluşuyor. Fakat dediğim gibi bu modu tek başınıza değil, çoklu oyuncu seçenekleriyle oynamanız, size daha keyifli gelecektir. Black Ops'ta ki Zombi modunun özellikle Split Screen seçeneğiyle bir Left 4 Dead tadı verdiğini de söyleyebilirim.
Multiplayer... Head Shoot!
o yüzden tedbirli olmak gerekir. Multiplayer modunda klasik bir de level atlama sistemimiz bulunuyor. Oyun oynadıkça, adam öldürdükçe kazandığımız XP'ler ile yeni envarteler açabiliyor, yeni silahlar satın alabiliyor ve karakterimizi yeni baştan kamufle edebiliyoruz. Black Ops'un multiplayer seçeneği kısmende olsa zengin alternatifler sunan bir yapıya sahip. Özellikle level atladıkça bir çok kamufle seçeneğinin olması, oyunu uzun süreli oynamanızı gerektirebiliyor. Ama klasikleşen Call of Duty modları yerine, yeni modların eklenmesi de fena olmazmış. Yine de rakipleriyle karşılaştırdığımızda Black Ops'un multiplayer moduyla bir adım daha önde olduğunu söyleyebilirim. (Bad Company 2 hariç. )
Bir Amerikan Komandosu... Alex Mason
Black Ops'ta ki görevlerimiz genelde savaş ortamından çok çatışma ortamını andırıyor. Genelde görevlere az öncede isimlerini saydığım 4 arkadaşımızla katılıyoruz. Oyun içinde görevimiz ekranda çıkan sarı okla bizlere gösteriliyor. Yani daha önce her hangi bir CoD oyununu oynadıysanız, görevinizi yerine getirmekte, ya da görev noktanızı bulmakta zorlanmayacağınızı söyleyebilirim.
Call of Duty Black Ops'ta birçok farklı alanda düşmanlarınızla mücadele etme imkânına sahip oluyorsunuz. İçinde bulunduğunuz atmosfer ister istemez sizin savaş stratejinizide değiştirmenize neden oluyor. Mesela her tarafı zehirli gazların sardığı bir ortamda önceliğiniz, maskenizi korumak oluyor. Çünkü maskeniz kırıldığı anda mefta oluyorsunuz. Maskeniz canınız gibi bir süre sonra iyileşemediğinden, bu bölümde maskenizin çatlamamasına dikkat ederek bitirmeniz gerekiyor.
Oyun 1960'lı yıllarda geçtiğinden silah tasarımları da o döneme ait olan modellerden seçilmiş. Yani gözleriniz Modern Warfare 2'de olduğu gibi teknolojik silahları aramasın. Black Ops'ta ki silahlar teknolojiden yoksun olsalar da işimizi fazlasıyla görüyor diyebilirim.
Sizi İçine Çeken Bir Atmosfer
Black Ops görsel yönden son derece başarılı olmasına rağmen, ses yönünden o kadarda kulaklara hitap eden bir sisteme sahip değil. Şöyle diyebilirim ki, düşmanınızın üzerine boşalttığınız pistol tarzı bir tabancayla, koskoca binayı yıkmak için kullandığınız bazuka aynı ses şiddetiyle ateş alıyor. Yani ses olayında büyük bir orantısızlığın olduğunu hemen hissedebiliyorsunuz. Tabi ben oyun oynarken zaten sesini fazla açmıyorum bu benim için bir eksi değil diyorsanız, pek bir şey kaybetmiş sayılmazsınız. Fakat ses olayı benim için çok çok önemlidir diyorsanız, Black Ops'un ses yönünden sınıfta kaldığını üzülerek söylemeliyim.
Genel Yorum
Call of Duty Black Ops, seriye gerek hikâyesiyle, gerekse oynanış tarzıyla bir takım yenilikler getirmiş. Multiplayer modu biraz sönük olsa da, oyunun geneli son derece kullanışlı ve özgün bir içeriğe sahip. Görsel yönden serinin en iyi yapımı olan Black Ops, ses yönünden ise Modern Warfare 2 ile aynı düzeyde diyebilirim. Belki daha da alt bir seviyede olabilir fakat MW 2'yi geçemediği de açık bir gerçek. Sonuç olarak, çıktığı ilk gün 5 milyondan fazla satan bir yapım için herhalde pekte bir şey söylememize gerek yok. Ama bir CoD fanı olarak bu oyunu kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Unutmayın... Herkes Oyun Oynar!
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 30
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 29
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 21
