- Katılım
- 9 Kas 2009
- Konular
- 467
- Mesajlar
- 1,687
- Reaksiyon Skoru
- 206
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 7 Ay 11 Gün
- Başarım Puanı
- 150
- Yaş
- 39
- MmoLira
- -1
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Yeni çıkan ya da seriye dönüşmesi muhtemel bir oyunun piyasada tutunmasını sağlayan iki ana etmen var. İlki, tarzın öncüsü oyunla aynı yapıda ve daha kaliteli oyun yap ve sat; ikincisi, tarzın öncüsü oyuna yetişemiyorsan, kendinden bir şeyler kat ve becerebiliyorsan yaptığın oyunun eğlence katsayısını yükselt, öyle sat. Avalanche bu ikinci seçeneği ele alarak Just Cause 2yi ortaya çıkarmış, çok belli. Just Causeun çıktığı dönem oyunu kurup kurcaladığımda fazla ısınamamıştım, en azından devirdaşı GTA: San Andreastan sonra pek şans verememiştim. Ancak ikinci oyunun tanıtım videolarından açıkçası çok etkilendim ve ilk oyundan tanıdığımız ana karakterimiz Riconun, çikolatası abartılıp kabartılmış kek misali insanüstü yeteneklerle (bir dahaki yazımın başlığı kek ve insan, evet) yine belalı ortamlarda dolaşmak ve hatta buralarda adalet sağlamak üzere karşımıza çıkacağını öğrenince yapımı merakla beklemeye başladım.
Panaunun Yolları Taştan
Has adamımız ajan Rico, ilk oyundan aşina olduğumuz Panau denen ücra memlekete bu sefer diktatörlük rejimini yerle yeksan etmek üzere gider. Burada var olan askeri yapılanmaları yer yer memleketteki çetelerle iş birliği yaparak, yer yer kendi başına ortadan kaldırmak için uğraşır. Bununla birlikte sokaklardaki propaganda merkezlerinden tutun da, çatılardaki su depoları, radyo istasyonları ve daha bilumum yapılanmaları yok etmek de, var olan rejimin sarsılmasına ve fukara Panau halkının refahına hizmet için olmazsa olmazlardandır.
Eğri oturup doğru konuşmaktan yanayım (bilgisayar başında hakikaten eğri oturuyorum, öyle böyle değil), konu bir hayli vasat. Konunun işlenişi de en az konu kadar kötü. Ne hikâyenin ilerleyişi sizi olaya adapte edebilecek kadar bütünlük sağlayabiliyor, ne de ara sahnelerdeki yaşananlar. Ve yaşananların görsel ya da işitsel aktarılışı yeterli değil hikâyenin oyuna yedirilmesi için. Ama ben bundan şunu anlıyorum, adamların derdi vay be hikâyeye bak tarzı bir etkiden ziyade oha aksiyona bak dedirtmek oyuncu kişilere. Zira oyun daha ilk sahneden itibaren uçarak kaçarak başlıyor, patlamaların çatlamaların ardından anca nefes alıyoruz ve aldığımız nefesi de diğer görevlerin heyecanı dolayısıyla tutmamız gerekiyor. Oyunu bitirdikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum, şu görev çok monotondu veya çok sıkıcıydı (zordu dedim bak) demedim.
Bu kadar aksiyona alet edevat, uçmaya kaçmaya araç, kendimizi kurtarmaya ek bir şeyler lazım diyorsanız, doğru satırları okuyorsunuz. Oyun irili ufaklı 10un üzerinde silah ve patlayıcı sunuyor bize. Yerleşik durumda bulunan çeşitli çap ve ebatlarda silahlar da yer yer hizmetimizde oluyor. Yanımızda 3 çeşit silah ve 2 çeşit bomba taşıyabiliyoruz. Bu durum oyun sırasında zaman zaman sıkıntı yaratsa da bertaraf etmenin yolları da var elbette, anlatacağım. Araç konusu ise akıl almaz düzeylerde, her ne kadar bazılarının sürüş hissi çok yerinde olmasa da yapımcının açıklamasına göre 100 civarı araç var oyunda. Ben hepsini kullanamadım ama kullandıklarım arasından özellikle yarış için dizayn edilmişlerin (kara ve deniz aracı) diğerlerine göre daha sağlam sürüşü var diyebilirim. Hava araçları ise genel itibariyle iyi durumdalar. Ayrıca kullanımları da bir hayli basit. Black Market (Karaborsa) konusuna girdiğimiz zaman hem silah hem de araç konusuna ayrıntılı olarak değineceğim. Bununla birlikte kendimizi kurtarmak için çatışma durumlarında kullanmak üzere sağa sola sağlık paketleri yerleştirilmiş.
Panaunun Yolları Taştan
Has adamımız ajan Rico, ilk oyundan aşina olduğumuz Panau denen ücra memlekete bu sefer diktatörlük rejimini yerle yeksan etmek üzere gider. Burada var olan askeri yapılanmaları yer yer memleketteki çetelerle iş birliği yaparak, yer yer kendi başına ortadan kaldırmak için uğraşır. Bununla birlikte sokaklardaki propaganda merkezlerinden tutun da, çatılardaki su depoları, radyo istasyonları ve daha bilumum yapılanmaları yok etmek de, var olan rejimin sarsılmasına ve fukara Panau halkının refahına hizmet için olmazsa olmazlardandır.
Eğri oturup doğru konuşmaktan yanayım (bilgisayar başında hakikaten eğri oturuyorum, öyle böyle değil), konu bir hayli vasat. Konunun işlenişi de en az konu kadar kötü. Ne hikâyenin ilerleyişi sizi olaya adapte edebilecek kadar bütünlük sağlayabiliyor, ne de ara sahnelerdeki yaşananlar. Ve yaşananların görsel ya da işitsel aktarılışı yeterli değil hikâyenin oyuna yedirilmesi için. Ama ben bundan şunu anlıyorum, adamların derdi vay be hikâyeye bak tarzı bir etkiden ziyade oha aksiyona bak dedirtmek oyuncu kişilere. Zira oyun daha ilk sahneden itibaren uçarak kaçarak başlıyor, patlamaların çatlamaların ardından anca nefes alıyoruz ve aldığımız nefesi de diğer görevlerin heyecanı dolayısıyla tutmamız gerekiyor. Oyunu bitirdikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum, şu görev çok monotondu veya çok sıkıcıydı (zordu dedim bak) demedim.
Bu kadar aksiyona alet edevat, uçmaya kaçmaya araç, kendimizi kurtarmaya ek bir şeyler lazım diyorsanız, doğru satırları okuyorsunuz. Oyun irili ufaklı 10un üzerinde silah ve patlayıcı sunuyor bize. Yerleşik durumda bulunan çeşitli çap ve ebatlarda silahlar da yer yer hizmetimizde oluyor. Yanımızda 3 çeşit silah ve 2 çeşit bomba taşıyabiliyoruz. Bu durum oyun sırasında zaman zaman sıkıntı yaratsa da bertaraf etmenin yolları da var elbette, anlatacağım. Araç konusu ise akıl almaz düzeylerde, her ne kadar bazılarının sürüş hissi çok yerinde olmasa da yapımcının açıklamasına göre 100 civarı araç var oyunda. Ben hepsini kullanamadım ama kullandıklarım arasından özellikle yarış için dizayn edilmişlerin (kara ve deniz aracı) diğerlerine göre daha sağlam sürüşü var diyebilirim. Hava araçları ise genel itibariyle iyi durumdalar. Ayrıca kullanımları da bir hayli basit. Black Market (Karaborsa) konusuna girdiğimiz zaman hem silah hem de araç konusuna ayrıntılı olarak değineceğim. Bununla birlikte kendimizi kurtarmak için çatışma durumlarında kullanmak üzere sağa sola sağlık paketleri yerleştirilmiş.
- Katılım
- 31 Ağu 2010
- Konular
- 1,052
- Mesajlar
- 22,669
- Online süresi
- 9d 9h
- Reaksiyon Skoru
- 2,644
- Altın Konu
- 33
- Başarım Puanı
- 396
- MmoLira
- 10,015
- DevLira
- 0
Paylaşım için teşekkürler. 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 44


