ÂLEM-İ GAYB
Zâhir duygularımızla bilinemeyen ve ervah ve meleklere cinlere mahsus olan âlem. Mâzi ve müstakbeldeki mahlukatın mânevi hayatlarının âlemi.(Her şeyin bâtını zâhirinden daha âli daha kâmil daha lâtif daha güzel daha müzeyyen olduğu gibi; hayatça daha kavi şuurca daha tamdır. Ve zâhirde görünen hayat şuur kemâl vesaire ancak bâtından zâhire süzülen zaif bir tereşşuhdur. Yoksa bâtın câmid meyyit olup da ilim ve hayatı dışarıya vermiş olduğuna zehaba ihtimâl yoktur. Evet karnın "miden" evinden; cildin gömleğinden; ve kuvve-i hâfızansenin kitabından nakş ve intizamca daha yüksek ve daha gariptir. Binâenaleyh âlem-i melekut âlem-i şehâdetten; âlem-i gayb dünya ve âhiretten daha âli ve daha yüksektir. Maalesef nefs-i emmare hevâ-i nefs ile baktığı için zâhiri hayatlı ünsiyetli bir perde gibi meyyit ve zulmetli ve vahşetli zannettiği bâtın üstüne serilmiş olduğunu görüyor. M.N.)
Zâhir duygularımızla bilinemeyen ve ervah ve meleklere cinlere mahsus olan âlem. Mâzi ve müstakbeldeki mahlukatın mânevi hayatlarının âlemi.(Her şeyin bâtını zâhirinden daha âli daha kâmil daha lâtif daha güzel daha müzeyyen olduğu gibi; hayatça daha kavi şuurca daha tamdır. Ve zâhirde görünen hayat şuur kemâl vesaire ancak bâtından zâhire süzülen zaif bir tereşşuhdur. Yoksa bâtın câmid meyyit olup da ilim ve hayatı dışarıya vermiş olduğuna zehaba ihtimâl yoktur. Evet karnın "miden" evinden; cildin gömleğinden; ve kuvve-i hâfızansenin kitabından nakş ve intizamca daha yüksek ve daha gariptir. Binâenaleyh âlem-i melekut âlem-i şehâdetten; âlem-i gayb dünya ve âhiretten daha âli ve daha yüksektir. Maalesef nefs-i emmare hevâ-i nefs ile baktığı için zâhiri hayatlı ünsiyetli bir perde gibi meyyit ve zulmetli ve vahşetli zannettiği bâtın üstüne serilmiş olduğunu görüyor. M.N.)