Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
AKL
(Akıl) Men\'etmek. * Sığınacak yer. * Kırmızı mihfe örtüsü. * Diyet. * İnsanın; hayrı şerri ve ilimleri anlayan sebeblerden neticeleri çıkaran ve eserden eser sahibine intikal eden hassası. Düşünme ve anlama kabiliyeti. Zihin zekâ tefehhüm fehim irade anlayış kuvve-i hâfızamülâhaza re\'y yaptığını bilme. İlim zihinde hâsıl olan sûret. İnsan zihninin sıfatı. Kalbde Hak ve bâtılı ayırdedebilen bir nur. * Huk: Bir cinayetten dolayı icab eden diyeti vermektir. Diyet mânasına da kullanılır. Akıl esasen imsak ve imtisak mânasınadır. Diyet vermek kan dökülmesini men\' ve imsak edecek müeyyid bir kuvvet mesâbesinde olduğundan bu cihetle de diyete akl denilmiş olması melhuzdur. (Huk. L.)(Mütekellimînin mütebahhirîn ulemasından olan Mu\'tezile imamları zinet-i surîsine meftun olup o mesleğe ciddi temas ederek aklı hâkim ittihaz ettiklerinden ancak fâsık mübtedi bir mü\'min derecesine çıkabilmişler. S.)(Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken Resul-ü Ekrem\'in (A.S.M.) sünnetleri birer yıldız birer lâmba vazifesini gördüklerini gördüm. Herbir sünnet veya bir hadd-i şer\'i zulmetli dalâlet yollarında güneş gibi parlıyor. O yollarda insan zerre miskâl o sünnetlerden inhiraf ve udul ederse; şeytanlara mel\'abeevhama merkep ehval ve korkulara ma\'rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiyye olacaktır. Ve kezâ o sünnetleri sanki semadan tedelli ve tenezzül eden ipler gibi gördüm ki; onlara temessük eden yükselir; saadetlere nail olur. Muhalefet edip de akla dayananlar ise uzun bir minare ile semâya çıkmak hamakatinde bulunan fir\'avn gibi bir fir\'avn olur. M.N.)
(Akıl) Men\'etmek. * Sığınacak yer. * Kırmızı mihfe örtüsü. * Diyet. * İnsanın; hayrı şerri ve ilimleri anlayan sebeblerden neticeleri çıkaran ve eserden eser sahibine intikal eden hassası. Düşünme ve anlama kabiliyeti. Zihin zekâ tefehhüm fehim irade anlayış kuvve-i hâfızamülâhaza re\'y yaptığını bilme. İlim zihinde hâsıl olan sûret. İnsan zihninin sıfatı. Kalbde Hak ve bâtılı ayırdedebilen bir nur. * Huk: Bir cinayetten dolayı icab eden diyeti vermektir. Diyet mânasına da kullanılır. Akıl esasen imsak ve imtisak mânasınadır. Diyet vermek kan dökülmesini men\' ve imsak edecek müeyyid bir kuvvet mesâbesinde olduğundan bu cihetle de diyete akl denilmiş olması melhuzdur. (Huk. L.)(Mütekellimînin mütebahhirîn ulemasından olan Mu\'tezile imamları zinet-i surîsine meftun olup o mesleğe ciddi temas ederek aklı hâkim ittihaz ettiklerinden ancak fâsık mübtedi bir mü\'min derecesine çıkabilmişler. S.)(Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken Resul-ü Ekrem\'in (A.S.M.) sünnetleri birer yıldız birer lâmba vazifesini gördüklerini gördüm. Herbir sünnet veya bir hadd-i şer\'i zulmetli dalâlet yollarında güneş gibi parlıyor. O yollarda insan zerre miskâl o sünnetlerden inhiraf ve udul ederse; şeytanlara mel\'abeevhama merkep ehval ve korkulara ma\'rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiyye olacaktır. Ve kezâ o sünnetleri sanki semadan tedelli ve tenezzül eden ipler gibi gördüm ki; onlara temessük eden yükselir; saadetlere nail olur. Muhalefet edip de akla dayananlar ise uzun bir minare ile semâya çıkmak hamakatinde bulunan fir\'avn gibi bir fir\'avn olur. M.N.)
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 94
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 62
- Cevaplar
- 9
- Görüntüleme
- 172