noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Scarlet 1
Scarlet
xranzei 1
xranzei
mavzermete 1
mavzermete
Hikaye Ekle

Duke Nukem Forever (PC)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Achelous Polat
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 361

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Duke Nukem'in fps oyuncularındaki yerini özel kılan en büyük etken, hiç şüphesiz, Duke Nukem 3D'nin modern zaman fps oyun yapısının ilk yapı taşlarından biri olmasıdır. Oyun dünyasına getirdiği yeni soluk ile hafızalara kazınan Duke Nukem, bir oyun karakterinin ötesinde sağlam bir marka olmuştu. Duke Nukem 3D'nin akabinde, tam 14 sene önce duyurulan Duke Nukem Forever, kısa süre içerisinde oyuncular tarafından en çok beklenen yapımlar arasına girmeyi başarmıştı. Fakat günler ayları, aylar yılları ne kadar kovaladıysa da Duke Nukem Forever bir türlü tamamlanamamış, dolayısıyla da raflardaki yerini alamamıştı. Geçen zaman, gelişen teknoloji ile 3 kez değiştirilen oyun motoru, sürekli yenilenen fiziksel etkileşim motoru ile zamana ayak uydurmaya çalışan sevgili dostumuz Duke, nihayetinde Gearbox'a devredilmesinin akabinde geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Uzuuuuuun süren bir bekleyişin ardından, 14 senelik geliştirilme süreci ile bir rekora imza atarak piyasaya sürülen Duke Nukem Forever bakalım beklendiğine değecek bir yapım olabilmiş mi? Gelin bu sorunun cevabını incelememizde arayalım.
Yıllanmış Bir Şarap, Eski Bir Tat

673_1.jpg
Duke Nukem Forever ilk olarak 1997 yılında duyurulmuştu. Dolayısıyla, tarzı itibari ile o dönemin fps oyunlarına hitap eden bir hikaye kurgusu ile tasarlanmaya başlamıştı. Uzun lafın kısası, Duke Nukem Forever " Old School FPS " tarzında bir yapım. Yani içerisinde bolca ufak tefek bulmaca bulunan, düşmanların belirli bölgelerde kitleler halinde üzerinize saldırdığı Half Life tarzında bir yapım. O yüzden Duke Nukem Forever'ı oynamaya başlamadan önce, Half Life tarzındaki oyunları ne kadar sevdiğinizi kendinize sormanız gerekecek. Zira Duke Nukem tarzı itibari ile son zamanlarda raflardaki yerini alan Bulletstorm ya da Fear 3 gibi fps oyunlarından çok çok farklı bir konsepte sahip. Öncelikli olarak belirtmek isterim ki oyunda çokça bulmaca var. Bu bulmacak genelde yolunuzu bulmakla alakalı oluyor. Neyse, şimdilik bu kısmı burada bırakıp oyunumuza geçelim. Oyunun içeriğinden bahsederken bu bulmacalardan zaten bahsedeceğiz.
Karşınızda Rekorlar Kıran, Kemikte Kıran Duke Nukem

673_3.jpg
Oyuna ilk girdiğimizde sade bir menü tasarımı ile karşılaşıyoruz. Yeni oyun seçeneğine basarak Duke Nukem Forever maceramıza başlıyoruz. İlk görevimiz klasik olarak tutorial modu havasında geçiyor. Modern fps oyunlarının aksine ekranımızın sol üst köşesinde bir can barımız mevcut. Tabi oyunun ilk başlarında bu bar ekranda görünmüyor. İlk bölümü oynadıktan sonra Duke'un kendisi için çıkarılan bir video oyunu oynadığını farkediyoruz. Ardından iki çıtır hatunla biraz sohbet ettikten sonra bir sov programına katılmak üzere yola çıkıyoruz. Şunu belirtmeliyim ki Duke Nukem, dünyasında oldukça popüler, zengin ve itibarlı biri. Zaten oyunun her kademesinde bunu sonuna kadar hissediyorsunuz. Neyse, bu ufak bilgilendirmenin ardından oyunumuza geri dönelim. Duke tam şov programına katılmak üzereyken seneler önce defettiğimiz uzaylı düşmanlarımızın bizi almak üzere dünyaya geri döndüklerini duyuyoruz. Bu istihbaratın akabinde Duke Cave isimli sığınağımıza inerek, (Bu kısım Batman'in Bat Cave'i gibi olmuş) son hazırlıklarımızı yaparak büyük çatışma için tamamen hazır bir hale geliyoruz. (Gerçi pek bir hazırlık yaptığımız da söylenemez ama, Duke işte, boş işlerin adamı)

673_4.jpg
Birkaç uzaylıyı tekmeleyip, öldürdükten sonra oyunun başında da gördüğümüz iki hatunumuz uzaylılar tarafından kaçırılarak rehin alınıyor. Özellikle bu kaçırılma sahnesinde kızların aralarındaki dialoglara dikkat etmenizi tavsiye ederim. Bu dialoglar sizi gülme krizlerine sokabilir. Zira sizlerle söyle bir alıntıyı paylaşayım. ( Kızlardan biri uzaylılar saldırdığı esnada, bu karmaşadan kurtulursam bir daha kötü şeyler yapmayacağım diyor. Diğeri ise böyle söyleme, Duke kötü şeyler yapmayacağını duyarsa seni kurtarmaz diyor. ) Sanırım kızların aralarında ettikleri muhabbeti anladınız. Yeri gelmişken belirtmeliyim ki Duke Nukem her şeyiyle +18'lik bir oyun.

Kolay Ölüm, Zor Oyun

673_5.jpg
Duke Nukem Forever'da yanımızda en fazla 2 adet silah taşıyabiliyoruz. Bu sayı gerçekten çok yetersiz kalmış. Bu yetersiz sayının yanı sıra, dostumuz Duke'un aldığı bir kaç yaranın akabinde yere serilmesi de büyük bir handikap olmuş. Kaldı ki oyunumuzda siper alma gibi bir sistem de yok. Düşmanın açtığı ateşten kaçmanızın tek yolu, kör bir noktaya saklanmak, eğilmek ya da depar atarak kaçmak oluyor. Oyunda elimize aldığımız silahlar çoğu zaman taramalı pompalı türünden alışık olduğumuz silahlar olsa bile, küçültme ışını saçan silahlar gibi fantastik aletlere de sahip olabiliyoruz. Duke, oyun boyunca bir küçülüp, bir büyüyerek yoluna devam ediyor. Az önce söz ettiğim bulmacaların bir çoğu da bu büyüyüp, küçülme olayı ile alakalı oluyor. Mesela bir alana geliyorsunuz, odanın dibinde bir fare deliği var, hemen kendinizi küçültüp bu fare deliğinden yolunuza devam ediyorsunuz. Tabi farelere de dikkat etmeniz gerekiyor.
673_6.jpg
Duke Nuke Forever'da platform öğeleriylede bolca haşır neşir oluyoruz. Oyun boyunca oradan oraya zıplayıp hopluyoruz. Kimi zaman küçülerek ocağın üzerinde pişen hamburgerlerin üzerinden, kimi zaman ise yerde ölü bir şekilde yatan insanların üzerinden atlamak zorunda kalabiliyoruz. Oyun düz bir çizgi de ilerlemediğinden dolayı, yolunuzu bulmanız o kadar da kolay olmuyor. Çoğu zaman şöyle bir durup " acaba burada ne yapacağım? nereden gideceğim? " gibi soruları kendi kendinize soruyorsunuz.

Duke Nukem Forever'da yayan gittiğimiz bölümlerin haricinde, araçlar ile geçtiğimiz bölümler de mevcut. Bu bölümlerde dahi, benzini biten aracımıza benzin aramak gibi sıkıntılarla karşılaşabiliyoruz. Zaten oyunun süresini uzatan üç şeyden biri de bu gereksiz işlevler. Bunun haricinde gideceğiniz yolu bulmak için düşündüğünüz zaman ve sizi bazen çok çok zorlayan bosslar bulunuyor. Yeri gelmişken oyunda karşımıza çıkan düşman çeşitlerinden de bahsedelim.

673_7.jpg
Duke Nukem Forever'da karşımıza çıkan düşman yelpazesinin bir hayli geniş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Keşke bu yelpaze, silahlar için de bu kadar geniş olabilseydi. Neyse, oyunda karşımıza gelen düşmanlarımız hiçte kolay ölmüyor. Bu oyun için büyük bir handikap. Karşımıza çıkan bosslarında çok zor öldüklerini belirtmeliyim. Şöyle bir durum var ki, bir boss u öldürebilmek için, belli başlı silahlara ihtiyacınız bulunuyor. Neyse ki bu silahlar bossların yanı başında bizi beklediğinden bir sıkıntı olmuyor. Doğru silahı bulunca da işimiz bitmiyor. Bossu öldürebilmek için doğru açıdan, doğru noktayı vurmanız gerekiyor. Ayrıca bossla uğraşırken, onu korumaya çalışan ufak haşerelerin de icabına bakmanız gerekiyor. Bossa yeteri kadar hasarı verdikten sonra, dibine kadar girerek bitirici hamleyi yapmanız gerek. Aksi taktirde karşımızdaki boss gücünü bir nebze tazeleyerek sapasağlam karşımıza dikiliveriyor.

Genel Yorum ve Multiplayer

673_8.jpg
Sonuç olarak Duke Nukem Forever, 14 yıllık bir bekleyişe değmeyecek bir oyun. Bunu tek kalemde rahatlıkla söyleyebilirim. Old School Fps tarzındaki oyunlara bayılıyorum diyorsanız bir sözüm yok, ama aksi takdirde bu oyunun yanına bile yanaşmayın. Kaldıki oyun görsel olarakta tam olarak hayal kırıklığı. Açıkçası Gearbox yetkililerinin bizlere daha sağlam görsellere sahip bir oyun sunacaklarını düşünüyordum. Kaplamaların ve karakter detaylandırmalarının bu kadar vasat olduğu, hasar modellemelerinin bu kadar yetersiz kaldığı, fizik kurallarının bu derece ihlal edildiği bir Duke Nukem Forever bende büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. Multiplayer olarak klasik deathmact ve takım modlarının yer aldığı oyunu multiplayer için alırım derseniz de, piyasa da çok daha iyi alternatiflerin olduğunu sizlere hatırlatmak isterim. Duke Nukem Forever'ın tek iyi yanı, Duke'un arada bir yaptığı kaliteli ama +18 damgalı esprileri diyebilirim. Unutmayın... Herkes Oyun Oynar!
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst