HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
BIA serisi, kurgusu, yapısı ve atmosferi ile savaş ortamını neredeyse birebir yaşatmayı misyon edinmiş durumda. Doğrusunu söylemek gerekirse, bizlere bunu kaliteli bir savaş filminden bile daha akıcı bir biçimde yansıtabiliyor olması, takdir edilesi bir durum. Bölüm aralarında izleyeceğiniz ara videolar ise, neredeyse birçok savaş filmine taş çıkaracak nitelikte.
Oyunun senaryosundan bahsetmeden önce, BIA: Hell's Highway' in FPS türündeki diğer rakipleri ile arasında ufak bir kıyaslama yapmak istiyorum. BIA serisi, Hell's Highway ile geldiği noktaya bakıldığında günümüzün popüler FPS oyunları ile aynı klasmanda yer alacak nitelikte. Eğer seri ile yeni yeni tanışıyorsanız, bilmeniz gereken ilk şey, BIA öyle " Aldım elime silahı, savulun!!! " tarzında bir FPS değil. Taktiksel niteliği göz önünde bulundurulursa, BIA aslında kendine has bir tür. Oyuna FPS demekten çok, TFPS demek belki de daha mantıklı olur.
BIA serisinin birbiri ile bağlantılı bir senaryosu olduğunu önceki oyunları oynamış olanlar bilir. Şimdiden söylüyorum, eğer serinin önceki oyunlarını oynamadıysanız, Hell's Highway' e başlamadan serinin ilk iki oyununu oynamanızı tavsiye ederim. Senaryonun bütünlüğünü benimsemek açısından bu tavsiyeyi göz önünde bulundurun...
Bu, dünyanın şimdiye kadar görmüş olduğu en büyük hava saldırısıydı. Plan, Hollanda üzerinde bulunan bir hattı ele geçirerek Alman ordusuna yıkıcı darbeyi vurmaktı. 101. bölük ve diğer bölüklerin paraşütçü askerleri Eylül ayı ortasında bu hattı ele geçirmek ve kontrol altında tutmak üzere görevlendirildi. Ancak Hollanda hattı üzerine planlanmış bu sürpriz saldırı üzerine beklenmedik bir gelişme yaşandı. Hitler' in en iyi birlikleri bu bölgede bulunmaktaydı ve bu birlikler hızlı bir biçimde bu hatta saldırdı. Müttefik birliklerin paraşütçü askerlerinden orada savaşan ve çatışma sırasında kardeşlerini kaybedenler tarafından, burası Hell's Highway olarak adlandırıldı. Bu hatta yaşanan çatışma, bilinen son Nazi zaferiydi. Ancak çavuş Matt Baker ve mangası için, bu tam anlamıyla cehennemdi...
BIA serisi ile daha önce tanışanların da bildiği üzere, oyun boyunca bizlerle omuz omuza savaşan askeri grupları kontrol ediyoruz. Tabii askeri grup derken onları şimdiye kadar karşılaşmış olduğunuz ruhsuz takım arkadaşları vb gruplarla karıştırmayın. Her biri bu senaryoda oldukça önemli. Hepsi de bu hikayenin içerisinde arka planda kalmayacak nitelikte. Ve oyunda canlandıracağımız karakter olan çavuş Matt Baker, ( evet canlandıracağımız diyorum, çünkü neredeyse film gibi ) kardeşlerinin onun için ne kadar büyük bir anlam ifade ettiğini bize hemen her fırsatta hissettiriyor.
Oyunda yöneteceğimiz gruplar sırası ile assault, sniper, bazuka, machine gun ve baze şeklinde. Tabii her grubun kendine ait bir takım özellikleri bulunmakta. Bu grupların özelliklerine göre onlara verebileceğimiz özel komutlarda mevcut. Örneğin bazuka grubuna işaretlemiş olduğunuz bir siperi imha ettirmeniz mümkün. Bunların yanısıra gruplara takip et, burada kal ve belirtilen noktaya ateş aç gibi komutlar da verebiliyoruz.
Bulunduğumuz bölgeyi kuşbakışı gösteren harita üzerinden, nasıl hareket edeceğimizi taktiksel bir biçimde planlıyoruz ( ki bu çok önemli ). Aynı zamanda yerine getirdiğimiz ve getireceğimiz görevleri de buradan takip edebiliyoruz. Taktiksel konuda yeni oyun öncekilere göre daha başarılı. Oyunda hemen hemen her yerde siper alabiliyoruz, tabii siper olarak neyi kullandığımız da önemli. Ayrıca siper aldığımız konumun çatışmanın gidişatını değiştirebilecek kadar önemli bir yeri var.
Oyunun health sistemi ise Call of Duty serisinden aşina olduğumuz gibi. Vurulunca ya da ölmek üzereyken ekran kırmızılaşıyor ( hatta o an kötü bir pozisyondaysak, grubumuzdaki diğer arkadaşlarımız da bizi uyarıyor ). Bu durumda en kısa zamanda daha güvenli bir yerde siper almak üzere hareket etmelisiniz.
Ancak gözüme takılan bu ufak tefek yapay zeka hatalarına rağmen BIA serisi Hell's Highway ile çok daha dinamik ve eğlenceli bir hal almış.
Kızmayın canım, oyunun genel formatı bu. Savaşı olabildiğince gerçek bir biçimde hissettirmek üzere tasarlanmış. Zaten FPS oynarken dostluk, arkadaşlık, kardeşlik modunda değiliz, değil mi arkadaşlar ? Evet, içinizdeki tüm agresif ve şiddet eğilimli duyguları burada serbest bırakın ki, gerçek yaşama döndüğünüzde sizde kuzu gibi bir adam olun benim gibi tamam mı 
Oyunun ses ve grafikleri hakkındaki detaylara geçmeden önce, bahsetmek istediğim bir diğer konu ise, fizik. Oyunda hemen hemen herşey kırılabiliyor, parçalanabiliyor, deforme olabiliyor. Tabii baştan aşağı bir binayı yıkmak mümkün değil, ama oyun esnasında göreceğiniz fizik etkenleri sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Yine de ufak bir hatırlatma, siper almak konusunda taş duvar v.b çok daha güvenli.
Tabii fizik konusuna bağlı olan önemli bir etken daha var. Hani genelde FPS oyunlarında karşılaşmaktan sıkıldığımız bir sahne vardır. Bombayı attınız, patladı ve düşmanınızı öldürdünüz. Peki patlamanın etkisi ile ölen düşman ne oldu ? Oldu yerden azcık yükseldi, sonra da patates çuvalı gibi tek parça bir biçimde yere düştü değil mi? Yok işte, o sahne Hell's Highway' de öyle değil
Bombayı düşmanın ( ya da düşmanların diyelim ) olduğu noktaya isabetli bir şekilde attığınızda, patlamanın efekti ile uçuşan uzuvlar görmek mümkün ( tabii bu slow motion ölümler bazen fizik kurallarına aykırı bir biçimde gözlense de güzel ). Fizik konusunda Unreal Engine 3 oldukça gerçekçi bir atmosfer sağlamış, yine de zaman zaman görebileceğiniz hatalar da mevcut. Ama bu hataların oyundan soğutacak kadar yoğun olmaması güzel. Hele ki sıkı bir yama ile bu problemlerin önüne geçilebilir diye düşünüyorum.
Hell's Highway ile ilgili son yorumu yapmadan önce teknik detaylara da değinmek lazım. Hell's Highway grafik konusunda fazlasıyla tatmin edici. Grafikler oyunun size yaşatmak istediği atmosferi oldukça kaliteli bir biçimde gözler önüne seriyor. Bunun yanısıra karakter modellemeleri oyunun genel yapısına yakışır nitelikte. Ses ve müzik konusuna değinmek gerekirse, oyun esnasında sadece diyalog ve ses efektleri hüküm sürüyor. Yani oyun içerisinde yer yer arka planda duyacağınız müzikler bulunmamakta. Bunun oyun adına bir eksiklik yaratıp yaratmayacağı tartışılır, yine de oyunun genel yapısını göz önünde bulundurursam, benim için çok da hissedilir bir eksiklik olmadı.
Oyunun Multiplayer modu ise yerel ağ ve internet üzerinden oynanabilen, klasik bir yapıya sahip. Multiplayer mode konusunda BIA: Hell's Higway' i diğer oyunlara kıyaslarsak, çok fazla cezbedici bir yönü yok. Yine de oyunun taktiksel yönü düşünülürse, multiplayer mode serinin hayranlarına keyifli saatler yaşatabilir.
Ölümün soğuk nefesini sürekli hissettim...
BIA: Hell's Highway, ufak tefek hatalara rağmen çok başarılı bir oyun. Özellikle taktiksel FPS yapısı konusunda çok kaliteli bir deneyim. Uzun lafın kısası, BIA: Hell's Highway parayı ve ayıracağınız zamanı hak edecek nitelikte...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 274
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 293
