Scarlet 1
Scarlet
Bvural41 1
Bvural41
mavzermete 1
mavzermete
Fethi Polat 1
Fethi Polat
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle

Dead Space Extraction

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan _tusunami_
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 234

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Dead Space ilk olarak bildiğiniz gibi Xbox360, PS3 ve PC platformları için piyasaya sürülmüştü. Oyun genel olarak beklenilenin üzerinde bir satış başarısı göstermişti. Gerçi Dead Space konu olarak klişeleşmiş bir hikâyeye sahip olsa bile grafikleri ve oynanışındaki farklılıklarla oyuncuların beğenisini kazanmayı başarmıştı. Bu üç platformda oyunun getirdiği başarının ardından EA boş durmadı ve dünyanın en çok satılan konsolu unvanını elinde bulunduran Wii platformu içinde bir Dead Space oyunu hazırlamaya karar verdi. İşte Dead Space: Extraction bu şekilde geliştirildi.
Wii`de Bambaşka Oyun Deneyimi

Hiç kuşku yok ki Wii`nin bu kadar popüler olmasının tek nedeni sahip olduğu motion kontrol sistemidir. EA, Wii`ye uyarladığı Dead Space Extraction içinde bu sistemden bir hayli yararlanmış. İncelememize geçmeden önce oyunculara hatırlatmak isterim ki DS:E için remote kumandanızın yanında birde nunchuck kumandasına ihtiyacınız olacak. Eğer bir nunchuck kumandasına sahip değilseniz mutlaka edinmenizi tavsiye ederim çünkü DS:E, Wii için kaçırılmaması gereken bir yapım.

Uzayda Gerilim Dolu Saatler Devam Ediyor

2057_2.jpg
Dead Space`in PC ve diğer konsollar için olan versiyonunda hatırladığınız gibi bir geminin içerisindeydik ve gemidekilere bulaşan ve onları canavara çeviren virüslerle baş etmeye çalışıyorduk. DS:E`da da bu olay pek farklı değil aslında. Bir askeri birlik gezegenin birinde yaptığı bir araştırma sonucu kırmızı bir koza bulur. Tam bu kozayı yerinden sökecekleri anda olaylar patlak verir ve virüs aynı diğer oyunda olduğu gibi etrafa yayılır. Tabi bundan sonrası sizinde tahmin ettiğiniz gibi, bir gezegen dolusu yaratığı öldürmekle geçiyor. DS:E`de karakter odaklı bir oyun oynamıyorsunuz. İkinci bölüme ise başka bir karakterle devam ediyorsunuz. Tabi ki her karakteriniz ölmüyor, kurtulanları da oluyor. Zaten oyunda bu karakter değişimini 2 yada 3 defa yapıyorsunuz. Hikaye zaten bu karakterlerin çevresinde geçiyor. Oyun hikâye bakımından biraz vasat olsa bile kesinlikle arada kopukluklar yok. Yani oyuna ilk başladığınızda gezegende her şey yolunda iken, kırmızı kozayı yerinden sökmemiz sonucu olaylar patlak veriyor. Yani bütün her şey gözümüzün önünde oluyor, bir nevi bizde oyunun hikâyesine ortak oluyoruz. DS:E`de birbirinden farklı bir çok yaratıkla karşılaşıyoruz. Tabi ki oyunda ilerledikçe düşmanlarımızın sayısı da, güçleri de artıyor. Bununla doğru orantılı olarak ise bizimde silah güçlerimiz artıyor. Oyunda bir silah upgrade sistemi yok fakat ilerledikçe karşımıza çok farklı, güçlü silahlar çıkıyor. Ayrıca oyunda çoğu zaman yanımızda başka askerlerde oluyor fakat nedense bu arkadaşlar oyun boyunca pek ateş etme zahmetine girmiyorlar. Bütün vuruş yükünü biz çekiyoruz. Buda oyun için ufakta olsa bir eksi demek. Yanımızdakilerde en azından bize yardım amaçlı bir kaç el ateş etselermiş daha mantıklı olurmuş.

Karanlık, Soğuk ve Ürkütücü…

2057_3.jpg
Gelelim oyunumuzun atmosferine. DS:E`nın atmosferi kesinlikle diğer konsollardakinden çok daha etkileyici. Bunun sebebi de sizinde tahmin ettiğiniz gibi Wii`nin harekete duyarlı kontrol yapısı. Şunu sizlere belirtmeliyim ki oyunumuz bu sefer tps tarzında değil. Fps tarzında, fakat ekranda silahımız gözükmüyor. Sadece nişan göstergemizi görebiliyoruz ve oda remote kumandamız ile harekete duyarlı bir şekilde tasarlanmış. Ayrıca DS:E`da karakterimiz kendi hareket ediyor. Yani nereye gideceğini kendisi belirliyor, biz sadece ateş etme kısmı ile ilgileniyoruz. Bu hemen sizi yanılgıya düşürtmesin. Ne biçim iş bu, ben kontrol etmedikten sonra ne anlamı kalır gibi düşüncelere kapılabilirisiniz. Ne yalan söyleyeyim, ilk oyuna girdiğimde bende bu hislere kapılmıştım ama zamanla kendimi oyuna kaptırdım ve bu yöntem hoşuma bile gitmeye başladı. Çünkü karakteriniz zaten hemen yüzünü yaratıkların geldiği tarafa doğru çeviriyor ve sizde nişan alıp vuruyorsunuz. Eğer olurda vuramazda yaratıklar yakınınıza kadar girerse tek yapmanız gereken nunchuck kumandanızı sağa, sola, yukarı, aşağı doğru herhangi bir yönde sallamaz. Biz böyle salladığımızda karakterimizde elindeki baltayı sallıyor. Böylece yakınımıza giren düşmanlarımızı da silahımızı kullanmadan öldürebiliyoruz. DS:E`nın bir iyi yanı da, ya bir ses duyuyorum ama nerden geliyor bu uğultular diyerek etrafta iki saat yaratık aramıyorsunuz. Şimdi aklınıza, peki etraftaki nesneleri nasıl topluyoruz diye bir soru gelebilir. Bunun cevabı da basit. Tek yapmanız gereken almak istediğiniz nesneye hedef almak ve remote kumandanızdan “A“ tuşuna basmak. Çıkan beyaz bir ışık küresi nesneyi alıp size getiriyor. Ayrıca bunu kutuları çekip düşmanlarınızın üzerine fırlatmak içinde kullanabiliyorsunuz. Zaten etrafta işinize yarayan nesneler olduğunda karakteriniz o yöne doğru dönerek onları toplamanız için size belirli bir süre veriyor. Bu süre içinde de ne var ne yok toplayabiliyorsunuz. Yapımcılar bunu çok iyi düşünmüşler.

Son Sözler

2057_4.jpg
Açıkçası bu sistem okuduğunuzda biraz garibinize gelebilir fakat oynadıktan bir süre sonra bu hoşunuza bile gideceğine eminim. Çünkü DS:E`da kendinizi oyunun içinde gibi hissediyorsunuz. Tabi ki bu kontrol sistemi sizi başlarda biraz zorlayabilir fakat bir süre oynadıktan sonra ortada hiçbir problem kalmayacaktır.
DS:E oyununun bir artı yanı da grafiklerinin Wii`de ki diğer oyunlara göre çok daha üstün olması. Bildiğiniz gibi Wii oyunları genelde grafikleri yüzünden eleştirilirler fakat DS:E, Wii`nin grafik gücünü bir hayli kullanmış. Mesela karşınıza gelen yaratıkları vurduğunuzda organları parçalanıyor ve etrafa saçılıyor. Bu görüntüler bile gerçekten insanı etkiliyor. Kanlar etrafa sıçrıyor ve zaman geçtikten sonra silinmiyor. Ya a cesetler kaybolmuyor. Uzun lafın kısası eğer bir Wii sahibiyseniz sizlere DS:E`nı şiddetle öneririm. Unutmayın… Herkes oyun oynar!
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst