Scarlet 1
Scarlet
Bvural41 1
Bvural41
mavzermete 1
mavzermete
Fethi Polat 1
Fethi Polat
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle

Darkest of Days

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan _tusunami_
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 214

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

2047_1.jpg
Durgun geçen günlerin ardından oyun piyasası nihayet biraz canlanmaya başladı. 2009`un sonuna doğru geldikçe vaat edilen oyunlarda raflardaki yerlerini bir bir almaya başladılar. Tabi bunlardan bazıları hayal kırıklığı yaratsa bile bazı yapımlar bizi gerçekten kendine hayran bıraktı. Bu hayal kırıklıklarından birini de ben Darkest of Days oyununda yaşadım. Oyun çıkmadan önce konusu, görselleri, göze ve kulağa gerçekten hoş geliyordu. Fakat piyasaya sürülen Darkest of Days demosu ile büyük bir hüsran yaşadım. Eminim ki birçok oyun sever arkadaşımda benimle aynı fikirdedirler. Zaten demonun ardından yazdığım öninceleme de oyunun eksiklerini ve hatalarını eleştirmiştim. Belki tam sürümünde bu hatalarla karşılaşmayız demiştim ama ne yazık ki çıkan tam sürüm ile demo sürüm arasında hiçbir fark göremedim. Aynı hatalar, aynı vasatlıklar hala oyunda kendini açık açık gösteriyor. Adeta “ Hey oyuncu bak ben bir hatayım, beni görmezden gelemezsin“ diye bize haykırıyor. Aynı Tas, Aynı Hamam

2047_2.jpg
Birkaç hafta önce Darkest of Days`in ön incelemesini yaptığımda, okuyan arkadaşlar hatırlayacaklarıdır mutlaka, oyundaki yapay zekâdan bir hayli yakınmıştım. Tabi bilindiği üzere demo sürümde hatalar olabilir ama bu hatalar tam sürümde ortada yoktur, genelde bu hatalar düzeltilir. Fakat 8Monkeys çalışanları nasıl olduysa eleştirilere gözlerini ve kulaklarını tıkayarak 3 maymunu oynamışlar ve oyunu aynen piyasaya sürmüşler.
Oyun aynı demodaki gibi bir savaşın ortasında başlıyor ve tam ölmek üzereyken yanımızda beliren şeffaf bir küreden çıkan astronot kılıklı biri bizi kurtarıyordu. Eğer demoyu oynayıp bitirdiyseniz, oyunun ilk 20 dakikasının bize direk demo sürüm olarak verildiğini fark edeceksiniz. Hâlbuki Batman Arkham Asylum`da böyle mi? Demo apayrı mekânları konu alıyor fakat öyle birbirine bağlanmış ki sanki oyunun ilk bölümünü oynuyorsunuz izlenimi size veriliyor. Ama oyunun tam sürümünü yüklediğinizde bambaşka yollardan bambaşka yerlere çıkıyorsunuz. Sonuç olarak Darkest of Days bu demo – tam sürüm arasındaki ilişkiyi net olarak kuramadığından ilk eksisini alıyor.
Yılların Eskitemediği Teori: Zamanda Yolculuk

İnsanoğlunun yıllardır kafasını kurcalayan bir teoridir zamanda yolculuk. Üzerine filmler, romanlar, oyunlar yapılmıştır. Fakat halada tadından bir şey kaybetmemiştir. DoD (darkest of days) yapımcıları da bu yıllanmış şarap tadındaki konuyu alarak oyunlarına dâhil etmişler. Aslında düşündüğümüzde gerçekten iyi bir malzeme. Üstelik öyle aman aman bir senaryoya da ihtiyacı yok. DoD`un senaryosundan biraz bahsedecek olursak, biz seçilmiş kişiyiz ama neden seçilmiş kişiyiz, bizi kim seçti, sadece bizim telefonumuz mu çekiyordu da bizi seçtiler tam olarak çözemedim. Açıkçası belki oyunu bitirebilsem bu sorunun cevabını bilebilirdim ama DoD beni hiç mi hiç sarmadı. Nedenlerine ise birazdan geçeceğim. Dediğim gibi biz seçilmiş kişiyiz ve zamanın babası diye bahsedilen, zamanda yolculuğu bulan doktor kaybolmuştur. Bizim görevimiz çeşitli zaman dilimlerine gidip bize verilen görevleri yerine getirmek. Zannediyorum ki bu görevler sonucunda doktorun izine de ulaşabiliriz. Bu doktorun ise bazı kötü fikirleri var ve bize verilen görevlerde bu kötü fikirlerin ortaya çıkmaması için önemli sayılabilecek insanları koruyoruz. Şimdi biraz oyunun içeriğinden ve oynanış tarzından bahsedelim.
Bir O Savaşta Bir Bu Savaşta
2047_3.jpg
DoD`de senaryo bize görevler şeklinde sunuluyor. Zamanlar arasında geçiş yaptığımız bir oda var. Bir görevi bitirdiğimizde bu odaya geliyoruz ve bir sonraki görevimizi seçiyoruz. Bize iki veya daha fazla bölüm veriliyor bizde aralarından istediğimizi seçip direk o zamana ışınlanıyoruz. Bu zaman dilimlerinde genelde bir savaşın içinde oluyoruz. Yani ya savaşın içinde olan bir ordunun, yâda taarruza hazırlanan bir ordunun içinde peyda oluyoruz. Tabi silahlarımız vs. o çağın silah ve donanımına ait materyaller oluyor. Gittiğimiz bu zaman dilimlerinde mavi ve turuncu ışık saçan bazı askerler oluyor. Bunlardan mavi olanları öldürmeden sadece ayağından vs. vurup etkisiz hale getirmemiz gerekiyor. Turuncu olanlar ise bizim korumak zorunda olduğumuz insanlar. Eğer mavi ışıklı elemanlardan iki tanesini öldürürsek hemen yanı başımızda zamanda yolculuk yapmaya yarayan o şeffaf kürelerden biri beliriyor ve içinden değişik elbiseli bir asker çıkıp bizi öldürüyor. Yani eğer DoD`i oynamaya karar verirseniz bu değişik elbiseli askeri öldürmeye boşuna uğraşmayın çünkü ölmüyor. Bu maviler saçan adamları öldürmediğinizde, daha doğrusu onları en az hasarla etkisiz hale getirdiğinizde size belli miktarda puanlar veriliyor. Bu puanlarla da göreviniz bittiğinde silahlarınızı upgrade edebiliyorsunuz. Görevi bitirdiğinizde şeffaf küre yanınızda beliriyor ve içine girerek görev aldığınız mekâna dönüyorsunuz. Buradan yeni görevlere yeni zaman dilimlerine yelken açıyorsunuz.
Genel Bir Yorum

2047_4.jpg
Darkest of Days`in genel olarak öyle farklı bir yanı olduğunu söylemem pek doğru olmaz. Fakat diğer oyunlardan tek farklı yöne öninceleme dede bahsettiğimiz şarjör değiştirme sistemi. Şarjörü değiştirmek için “R“ tuşuna bastığınızda ekranda bir halka ve halkanın bir yerinde de kısa yeşil bir bar bulunuyor. Bu halka dolmaya başladığında tam yeşil bara geldiğinde “R“ tuşuna basarsanız vakit geçirmeden şarjörü dolduruyorsunuz. Ama erken veya geç bastığınızda bir hayli vakit kaybına uğruyorsunuz. Bu özelliğin dışında DoD oyun piyasasına herhangi bir şey kazandırdı demek doğru olmaz. Grafikler ve müzikler orta dereceli bir oyuna eşdeğer seviyede. Yani grafikler çok iyi vs. demek pekte mümkün değil. Çevre tasarlaması var ama bazen dalların altından eğilerek geçebileceğiniz zaman bile görünmeyen duvarlar size engel oluyor. Buda oyuna büyük bir eksi daha kazandırıyor. Ayrıca yapay zekâda resmen yerlerde sürünüyor. Gerek sizinle aynı tarafta olan askerler, gerekse düşman askerlerin hareket ve mimikleri çok basit kalıyor. DoD bu yönüyle de büyük bir hayal kırıklığı diyebilirim. Oyun tema olarak zamanda yolculuğu işlese bile, kendisi zamanın bir hayli gerisinde kaldığı büyük bir gerçek. Eğer gününüzün %90`ı boşsa bu oyuna bir göz atabilirsiniz. Yâda gidin süper mario falan oynayın, büyük ihtimal daha eğlenceli vakit geçireceksiniz. Ne olursa olsun oyun oynamayı bırakmayın… Unutmayın… Herkes oyun oynar!
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst