HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Crytek ile ilk tanışmamız, bundan tam 7 sene önce Far Cry ile olmuştu. 26 Mart 2004 yılında Ubisoft ve Crytek işbirliği ile raflardaki yerini alan Far Cry, fps temalı oyunlara yeni bir çehre kazandırmıştı. Okyanusun ortasında tropik bir ada da geçen zayıf bir senaryonun yanı sıra, oyundaki yapay zeka eksiklikleri ve yardımcı karakterlerin vasıfsız oluşları oyunun en büyük eksileriydi. Buna rağmen, bizlere özgür bir hareket alanı sunması ve tropik bir adanın görsel zenginliklerini çok iyi bir şekilde oyunculara yansıtması fazlasıyla beğeni toplamıştı. Projenin başında bulunan Crytek stüdyosunun başındaki ismin bir Türk olmasına karşın, oyunda Türkçe dil desteğinin bulunmaması ise büyük bir hayal kırıklığı yaşatmıştı. Her şeye rağmen Far Cry, oyun dünyasında bazı taşların yerinden oynamasını sağlamıştı. Akabinde, Ubisoft ile bazı anlaşmazlıklar yaşayan Crytek, bir sonraki oyunu için EA ile anlaşmıştı. Far Cry`in isim haklarını Ubisoft`a kaptıran Crytek firması, bir sonraki fps oyunu için yeni bir isim arayışı içine girmişti. Kısa süre sonra, Crytek`in yeni oyununun isminin Crysis olacağı duyuruldu.
Crysis, Far Cry`ın aksine Türkçe dil desteğine de sahip bir yapımdı. Crytek oyunun hikâyesi için, aynı Far Cry`da olduğu gibi geniş bir alan kullanmayı tercih etti. Yine ağaçların, ormanların arasında pekte dost canlısı olmayan uzaylılara karşı mücadele ediyorduk. Crysis her ne kadar kaliteli bir yapım olsa bile, hikaye yönünden biraz vasattı. Oyunun senaryosu tam oturmamış ve oyuncuların aklında bir çok soru işareti bırakıyordu. Crysis`in finali bile ne olup bittiğini anlamamıza yetecek türden bir son değildi. Bu eleştirilerden midir bilinmez ama Crysis`ten bir sene sonra, Crysis Warhead raflardaki yerini aldı. İlk oyunda bize eşlik eden Psyco isimli karakteri kontrol ettiğimiz yapım, bir ek paket tadındaydı. Kısa hikaye örgüsü, ilk oyundakine benzer grafikler, aynı silahlar, benzer mekanlar oyunculara farklı bir Crysis ambiyansı yaşatamamıştı.
Ardından dünyaca ünlü oyun fuarlarının birinde beklenen duyuru gerçekleşti ve Cevat Yerli kürsüye gelerek Crysis 2`yi resmi olarak duyurdu. Yerli verdiği bilgilendirmede yapımın New York kentinde geçeceğini dile getirdi. Yerli aslında Crytek olarak akıllarındaki şehrin İstanbul olduğunu fakat daha sonra İstanbul`un yeteri kadar tanınmış olmasından dolayı New York`u seçtiklerini belirtmişti. Yine tamamen Türkçe olarak çıkacağı belirtilen Crysis 2 geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Bizlerde bu yapımı okurlarımız için mercek altına aldık.
Yepyeni Bir Başlangıç
Crysis 2 ilk oyundaki olaylardan 3 yıl sonrasında geçen olayları konu alıyor. Yapımda Alcatraz isimli bir Amerikan askerini kontrol ediyoruz. Oyuna ilk girdiğimizde, Alcatraz`ın da içinde bulunduğu denizaltıya bir saldırı düzenleniyor ve denizaltı batmak üzereyken Prophet tarafından kurtarılıyoruz. Prophet`i tanımayanınız varsa ufak bir hatırlatmada bulunayım. Kendisi ilk Crysis oyununda ki NanoSuit birliğinin komutanıydı. Fakat nedense New York`ta tek başına geziniyor. Neyse, konumuza dönecek olursak, Prophet tarafından kurtarıldıktan sonra uyandığımızda kendimizi Nano Suit içerisinde, Prophet`i ise kafasına sıkıp intihar etmiş bir biçimde buluyoruz. Zaten oyunun ana senaryosu, Crysis 2 duyurulduğundan beri söylenen şekilde gelişiyor. “ New York uzaylıların istilası altında! “
Size düşen ise, ara sıra ekranınızda belirip size görevler veren doktorun dediklerini yerine getirmeniz. Oyunun başında bunlara pek bir anlam vermeseniz bile, oyunun sonlarına doğru birçok şeyin anlam kazanacağına emin olabilirsiniz. Bu arada şunu da belirtmem lazım ki, oyunda sizin dostunuz diye bir kavram bulunmuyor. Hani askeriye uzaylılara karşı, o zaman bizim dostumuzdur gibi bir düşünce içerisine hiç girmeyin. Zira, oyunda uzaylılardan çok insanları öldürmeye vakit harcıyorsunuz. Şimdi dilerseniz üzerimize giydiğimiz, bizi diğer askerlerden hatta diğer tüm canlılardan farklı yapan elbisemize bir göz atalım.
2011 Model NanoSuit
NanoSuit`i üzerimize geçirdikten sonra, kullanma talimatlarını bize anlatan bir ses kaydıyla karşılaşıyoruz. Zira Nanosuit`i kullanmamız gereken yerlerde bu ses kaydı devreye girip bize yardımcı olabiliyor. Tabi bu ses beni rahatsız ediyor derseniz, oyunun ayarlar menüsüne girip bu ses kaydını kapatabilirsiniz.
Oyunun hemen başında Nano Suit`i üzerimize geçirmeden önce Prophet`in Nanosuit`i nasıl kullandığına şahit olduğumuz bir video izliyoruz. Eğer bu videoyu geçmezseniz, giysinizin hız, güç, görünmezlik, zırh, max. Zıplama gibi özelliklerini de az buçuk öğrenmiş olursunuz. NanoSuit ilk oyuna nazaran biraz daha geliştirilmiş. Mesela artık giysimizi upgrade edebiliyoruz. Bunun yanında, giysimizin enerjiside ilk oyunda ki kadar çabuk tükenmiyor. Tabi ilk oyundaki gibi görünmezken ateş ettiğinizde yada bir düşmanınızı öldürdüğünüzde otomatikman enerjiniz sıfırlanıyor. Fakat enerji barının dolması ilk oyundaki kadar uzun sürmüyor. Bu sebeple Crysis 2`de NanoSuit`in nimetlerinden fazlasıyla yararlanabiliyorsunuz.
Max. Görüşe Sahip Askerler
Crysis ve Far Cry`ın en fazla eleştiri alan yönü yapay zeka yetersizliğiydi. Mesela düşmanlarınız, sizi çok çok uzaktan rahatlıkla fark edebiliyorlardı. Bu da sizin işinizi ister istemez fazlasıyla zorlaştırıyordu. Crysis 2`de de bu sorun ne yazık ki devam ediyor. Görünmezlik modundan çıktığınız anda, eğer görüş alanınızda bir asker varsa sizi anında tespit edebiliyor. Bu olaya istinaden oyun içinde başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Oyunun hemen başlarında, bir görevde karşımda duran tankın yanına kadar görünmez olarak sokuldum. Tankın tepesinde taramalı silahın ardında bekleyen bir asker vardı. Askerin görüş açısı kaybolduğunda görünmezlik modundan çıktım. Hay çıkmaz olaydım. Üzerime yerini tespit edemediğim bombalar ve nerden geldiğini anlamadığım mermiler yağmaya başladı. Eğer ki, bana ateş eden yanımdaki tank ise, yapay zekâda büyük bir sorun var demektir. Ama yapımcı ekibin başında bir Türk olduğunu düşününce, herhalde arka tarafımda bir tank daha vardı da ben görmedim diye düşünüyorum.
Sizi görür görmez ateş açmaya başlayan askerler oyundaki ilerleyişinizi bir hayli zorlaştırıyor. Onlara karşı takınmanız gerek iki temel strateji mevcut. Birincisi, aynı bir Predator gibi görünmez olarak onları teker teker avlamak. Ya da yüksek bir yere geçip max. Zırh modunda tüm hepsini alaşağı etmek. Yalnız bazı yerlerde askeri grupların haddinden fazla kalabalık olduklarını da belirtmek isterim. Yani çatışmaya başladıktan sonra, ne zaman bitecek bu çatışma diye düşünmeye başlayabilirsiniz. Bir çatışma öncesi radarınızda 5 asker bulunuyorsa, siz ateş etmeye başladığınızda bu sayı bir anda 15 – 20 olabiliyor. O yüzden ilk önerdiğim yöntemi denemeniz, sizin için zaman yönünden daha iyi olacaktır. Tabi ki görünmez olarak gideceğiniz bir çok noktaya, hiç savaşmadan Sam Fisher edasıyla da varabilirsiniz. Ama bazı noktalarda çatışmak zorunda kalacağınızı da hatırlatmak isterim.
Max. Upgrade
Yazımda da belirttiğim gibi Crysis 2`de Nano giysimizi upgrade etme özelliği de mevcut. Bunu yapabilmek için ise, oyun içinde karşımıza çıkan uzaylıları haklamalı ve onların üzerinden Nano giysimizi upgrade ederken kullanacağımız dokuyu almamız gerekiyor. Crysis 2`nin başlarında pek uzaylılarla haşır neşir olmasak bile oyunun ilerleyen kısımlarında bizi bir hayli zorluyorlar. Elbette Crysis 2`de tek upgrade edebildiğimiz giysimiz değil. Aynı ilk Crysis oyununda olduğu gibi, Crysis 2`de de bütün silahlarımızı upgrade etme seçeneğine sahibiz. Silahlarımızın üzerine susturucu, dürbün, roket atar ya da c4 patlatıcı gibi envanterler monte edebiliyoruz. Ayrıca nişan almamızı kolaylaştıracak olan lazer ekipmanlarını da silahımıza takabiliyoruz. Silahınıza lazer takarken aklınıza, lazeri görüp yerimi tespit ederler gibisinden bir şey gelmesin. Çünkü siz lazeri adamın gözünün içine bile tutsanız, düşmanınız pek oralı olmuyor. Bu arada söz silahlardan açılmışken oyunda karşımıza çıkan silahlardan da kısaca bahsedelim. Crysis 2`de elimize aldığımız silahlar genel olarak birbirine benzer türden. Yani öyle uçuk silah tasarımlarıyla pek karşılaşmıyoruz. Ama az önce de dediğim gibi, kendi silahınızı upgrade edebildiğiniz için, basit silah mantalitesi de ortadan kalkmış oluyor.
New York`un İstilası
Crytek istila altındaki New York şehrini son derece başarılı bir şekilde tasarlamış. Etrafı kaplayan bitki örtüsü, terk edilmiş şehir havasını tamamlayan bir unsur olmuş. Yıkık dökük binalar, yerle bir olmuş yollar, birbirine girmiş hurda araçlar, size çaresiz bir şehirden kurtulma hissini son derece iyi yansıtıyor. Bu arada araçlardan söz açılmışken, Crysis 2`de bazı askeri araçları kullanabildiğimizi de sizlere belirtmek isterim. Gerçi bu araçlarla her ne kadar öyle uzaklara gidemesek bile, bizi zaman zaman ateş altından kurtarmaya yaradıkları da bir gerçek.
İşgal altında ki New York`a dönecek olursak, Crytek`in görsel konuda son derece başarılı işler çıkardığını yenileyebilirim. Zaten Far Cry ve Crysis`te görsel konuda gayet başarılı oyunlardı. Karakter detaylandırmalarından tutunda, şehirdeki görsel efektlere kadar, Crysis 2 gerçekten başarılı bir yapım olmuş.
Multiplayer ve Genel Yorum
Crysis 2 genel anlamda son derece kaliteli bir yapım. Fakat buna rağmen eksik yönleri de yok değil. Oyun özellikle multiplayer açısından bir hayli sorunlu. Oyunu online olarak oynama şansı bulursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Tabi o zamana kadar Crytek duruma müdahale etmezse.
Multiplayer oyun modlarında Nanosuitli oyuncuların birbirine karşı mücadelesi temel alınmış. Bu kısmen başarılı bir konsept olsa bile, serverda yaşanan donma sorunları ya da oyunun durup dururken sizi ana menüye göndermesi bazen canınızı sıkabilir. Ama dediğim gibi, bu sorunlar birkaç güncelleme ile düzeleceğinden görmezden gelinebilir.
Crysis 2 için bugüne kadar oynadığım en iyi fps oyunu diyemesem bile, en iyilerinden biri diyebilirim. Özellikle oyunun Türkçe dublaj olması vs. size ayrı bir hava veriyor. Şöyle bir düşündüğünüzde, Türkçe olarak oynayabildiğiniz, bu denli kaliteli kaç tane oyun var ki? Fps tutkunu olun olmayın bu oyunu edinip oynamanızı tavsiye ederim. Unutmayın… Herkes oyun oynar!
Crysis, Far Cry`ın aksine Türkçe dil desteğine de sahip bir yapımdı. Crytek oyunun hikâyesi için, aynı Far Cry`da olduğu gibi geniş bir alan kullanmayı tercih etti. Yine ağaçların, ormanların arasında pekte dost canlısı olmayan uzaylılara karşı mücadele ediyorduk. Crysis her ne kadar kaliteli bir yapım olsa bile, hikaye yönünden biraz vasattı. Oyunun senaryosu tam oturmamış ve oyuncuların aklında bir çok soru işareti bırakıyordu. Crysis`in finali bile ne olup bittiğini anlamamıza yetecek türden bir son değildi. Bu eleştirilerden midir bilinmez ama Crysis`ten bir sene sonra, Crysis Warhead raflardaki yerini aldı. İlk oyunda bize eşlik eden Psyco isimli karakteri kontrol ettiğimiz yapım, bir ek paket tadındaydı. Kısa hikaye örgüsü, ilk oyundakine benzer grafikler, aynı silahlar, benzer mekanlar oyunculara farklı bir Crysis ambiyansı yaşatamamıştı.
Ardından dünyaca ünlü oyun fuarlarının birinde beklenen duyuru gerçekleşti ve Cevat Yerli kürsüye gelerek Crysis 2`yi resmi olarak duyurdu. Yerli verdiği bilgilendirmede yapımın New York kentinde geçeceğini dile getirdi. Yerli aslında Crytek olarak akıllarındaki şehrin İstanbul olduğunu fakat daha sonra İstanbul`un yeteri kadar tanınmış olmasından dolayı New York`u seçtiklerini belirtmişti. Yine tamamen Türkçe olarak çıkacağı belirtilen Crysis 2 geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Bizlerde bu yapımı okurlarımız için mercek altına aldık.
Yepyeni Bir Başlangıç
Size düşen ise, ara sıra ekranınızda belirip size görevler veren doktorun dediklerini yerine getirmeniz. Oyunun başında bunlara pek bir anlam vermeseniz bile, oyunun sonlarına doğru birçok şeyin anlam kazanacağına emin olabilirsiniz. Bu arada şunu da belirtmem lazım ki, oyunda sizin dostunuz diye bir kavram bulunmuyor. Hani askeriye uzaylılara karşı, o zaman bizim dostumuzdur gibi bir düşünce içerisine hiç girmeyin. Zira, oyunda uzaylılardan çok insanları öldürmeye vakit harcıyorsunuz. Şimdi dilerseniz üzerimize giydiğimiz, bizi diğer askerlerden hatta diğer tüm canlılardan farklı yapan elbisemize bir göz atalım.
2011 Model NanoSuit
Oyunun hemen başında Nano Suit`i üzerimize geçirmeden önce Prophet`in Nanosuit`i nasıl kullandığına şahit olduğumuz bir video izliyoruz. Eğer bu videoyu geçmezseniz, giysinizin hız, güç, görünmezlik, zırh, max. Zıplama gibi özelliklerini de az buçuk öğrenmiş olursunuz. NanoSuit ilk oyuna nazaran biraz daha geliştirilmiş. Mesela artık giysimizi upgrade edebiliyoruz. Bunun yanında, giysimizin enerjiside ilk oyunda ki kadar çabuk tükenmiyor. Tabi ilk oyundaki gibi görünmezken ateş ettiğinizde yada bir düşmanınızı öldürdüğünüzde otomatikman enerjiniz sıfırlanıyor. Fakat enerji barının dolması ilk oyundaki kadar uzun sürmüyor. Bu sebeple Crysis 2`de NanoSuit`in nimetlerinden fazlasıyla yararlanabiliyorsunuz.
Max. Görüşe Sahip Askerler
Max. Upgrade
New York`un İstilası
İşgal altında ki New York`a dönecek olursak, Crytek`in görsel konuda son derece başarılı işler çıkardığını yenileyebilirim. Zaten Far Cry ve Crysis`te görsel konuda gayet başarılı oyunlardı. Karakter detaylandırmalarından tutunda, şehirdeki görsel efektlere kadar, Crysis 2 gerçekten başarılı bir yapım olmuş.
Multiplayer ve Genel Yorum
Multiplayer oyun modlarında Nanosuitli oyuncuların birbirine karşı mücadelesi temel alınmış. Bu kısmen başarılı bir konsept olsa bile, serverda yaşanan donma sorunları ya da oyunun durup dururken sizi ana menüye göndermesi bazen canınızı sıkabilir. Ama dediğim gibi, bu sorunlar birkaç güncelleme ile düzeleceğinden görmezden gelinebilir.
Crysis 2 için bugüne kadar oynadığım en iyi fps oyunu diyemesem bile, en iyilerinden biri diyebilirim. Özellikle oyunun Türkçe dublaj olması vs. size ayrı bir hava veriyor. Şöyle bir düşündüğünüzde, Türkçe olarak oynayabildiğiniz, bu denli kaliteli kaç tane oyun var ki? Fps tutkunu olun olmayın bu oyunu edinip oynamanızı tavsiye ederim. Unutmayın… Herkes oyun oynar!
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 34
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 92

