Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Kod:
. SONUÃ
İlk bölümlerden itibaren verilmeye çalıÅılan, Danimarkaânın ülke riskini ve kredibilitesini etkileyebilecek sosyal, politik ve ekonomik faktörler ıÅıÄında, bu bölüm Danimarkaânın ekonomik ve politik risk durumunun deÄerlendirilmesine ayrılmıÅtır.
Bir ülkenin politik risk durumu deÄerlendirilirken incelenen en önemli özelliklerden biri yönetim Åeklidir. Danimarka tarihi çok eskilere dayanan anayasal bir monarÅidir. 19 yyâın ortalarından beri parlementer sistemi benimseyen Danimarka parlementosunda 11.03.1998â de seçilerek göreve gelen 179 üye bulunmaktadır. Oyların % 2âsini alabilen her partinin temsil edildiÄi parlementoda 10 siyasi parti mevcuttur.
Parlementoda bu kadar çok partinin olması toplumdaki her türlü görüÅün siyasi arenada tartıÅılmasını saÄlamaktadır. Böylece toplumda siyasi çatıÅma riski azalmakta, siyasi uzlaÅma temin edilmektedir.
Danimarkaâda serbest seçimler 4 yılda bir yapılmaktadır. Politik durum bölümünde belirtildiÄi gibi Danimarka 1960 dan beri koalisyonlarla yönetilmektedir. 1982âye kadar sık sık erken seçimler yapılmasına raÄmen bu tarihten sonra seçimler normal sürelerinde yapılmıÅtır.
Danimarkaâda 1960âdan sonra en fazla sosyal demokratlar hükümette yer almıÅtır. 1993âten bu yana da yine sosyal demokrat aÄırlıklı bir Sosyal Demokrat-Radikal Liberal Parti koalisyonu baÅtadır.
Böyle koalisyonlara dayalı bir siyasi istikrarın sürdürülmesi, ancak çok radikal kararlar yerine , ılımlı politikalar izlanmesi ile mümkün olabilmektedir.
Danimarkaâda 1993âde göreve gelen ve 1998 seçimlerinde de yerini koruyan hükümet, etkinliÄi açısından incelenirse çok baÅarılı geliÅmelere imza attıÄı görülür. Son on yıl içerisinde ekonomi hızlı bir Åekilde büyümüŠiÅçilik yarı yarıya düÅmüŠve enflasyon %2 gibi düÅük bir düzeyde tutulmuÅtur. USD 33.000,- düzeyinde bulunan kiÅi baÅına milli gelir dünyanın pek çok ülkesinden daha yüksektir.
Bütün bu pozitif geliÅmelerin yanısıra hükümetin olumsuz eleÅtiri aldıÄı konular da olmuÅtur.
En çok eleÅtiri alan konulardan biri vergi oranlarının yüksekliÄidir. Danimarkaâda global bir vergi sistemi bulunmasına karÅılık vergi oranları çok yüksektir. 1998 yılında yapılan reformlarla nisbi bir iyileÅme saÄlanmıÅtır. Danimarkaâda KDV oranı %25 olup ihraç ürünleri ve bazı hizmetlerde muafiyet uygulanmaktadır. Pek çok ülke ile çifte vergilendirmenin önlenmesi için anlaÅma imzalayan Danimarkaâda vergi sistemi aynı zamanda çevrenin korunmasına yöneliktir.
EleÅtiri alan bir diÄer konu sosyal güvenlik kuruluÅlarından gelir saÄlayanların çokluÄudur. Bu çokluk yüksek vergi ödeyerek çalıÅanların tepkisini çekmektedir.
Yıllardır koalisyonlarla siyasi istikrarını sürdüren Danimarkaâda ekonomik politika özde deÄiÅmemektedir. Ekonomik politika, dengeli bir kamu finansmanı, düÅük enflasyon seviyesinin korunması, dıŠborçların azaltılması, döviz kurlarında istikrar saÄlanması, istihdamın arttırılması ve aynı zamanda çevrenin korunması amacına yönlendirilmiÅtir. Orta vadedeki strateji, mali konsalidasyon ve kamu borçlarının azaltılması noktalarında yoÄunlaÅmaktadır. Bu strateji dengeli bir bütçe, dengede veya daha fazla veren bir kamu finansmanı amaçlarıyla da uyum göstermektedir. Kullanılan araç ise daha çok maliye politikasıdır. Danimarka ekonomisi tamamen dıŠticarete baÄımlı olduÄu için para politikası daha az kullanılır.
Sosyal refah bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biri olan Danimarkaâda yönetime katılma ve siyasi katılma çok ileri bir düzeydedir. Günlük gazete ve dergi okuma oranının çok yüksek olduÄu ülkede halk ülke sorunlarını yakından takip etmektedir.
Siyasi katılma yollarından biri olan referandum sistemi diÄer İskandinav ülkelerinde olduÄu gibi Danimarkaâda da geliÅmiÅtir ve sık sık uygulanmaktadır. Ãlkenin kaderini etkileyecek kararlar referandum yolu ile kesinleÅmektedir. ÃrneÄin Aralık 2000âde yapılması düÅünülen referandumla Danimarkaânın EUR kullanım alanına girip girmeyeceÄi karara baÄlanacaktır.
Ayrıca idari teÅkilatlanma yapısı da Danimarka demokrasisinin bir göstergesidir. 14 eyalet ve 275 belediyeden oluÅan idari birimlerin baÅında seçimlerle iÅ baÅına gelen kiÅiler bulunur ve bu idari birimler geniÅ yetkilerin yanısıra gerekli gelir kaynaklarıylada donatılmıÅlardır.
Danimarka ekonomik hayatı da son derece organize olmuÅtur. İŠhayatında çıkan uıyuÅmazlıkların çoÄu hükümet müdahalesi olmadan sivil birlikler tarafından çözülmektedir.İÅgücü piyasasında kanuna dayalı düzenlemeler çok azdır.
Ãok ciddi uyuÅmazlıkların olmadıÄı Danimarkaâda son otuz yıl içindeki en ciddi grev 1998âde yaÅanmıÅtır.
Danimarkaânın bu organize olmuÅ yapısının bir unsura da kooperatifçiliÄin ileri boyutlarda uygulanmasıdır. Danimarka kooperatiflerin kurulduÄu ilk ülkelerden biridir. Ãzellikle tarım alanı baÅta olmak üzere ekonomik hayatın her aÅamasında kooperatifleÅmenin etkileri görülür.
Politik risk deÄerlendirmeleri yapılırken olumsuz bir faktör olarak ele alınan etnik ve dinsel çatıÅma olasılıÄı Danimarkaâda son derece düÅüktür. 5,3 milyonluk Danimarka nüfusunun %5 i yabancıdır. %95âi Danimarkaâlı olan nüfustaki yabancılar da çoÄunlukla diÄer A.B. ülkeleri ile İskandinav ülkelerinden gelmektedirler. Son yıllarda iltica kurumuna karÅı uygulanan liberal politikalar sayesinde yabancı nüfus artıŠgöstermektedir.
Danimarka nüfusu dinsel açıdan da homojen bir yapıya sahiptir. Nüfusun %91âi lutheranâdır.
Ãlke riski belirlenirken incelenen bir husus da yabancı sermaye mevzuatıdır. Danimarkaâda yabancı sermayeye iliÅkin Åartları düzenleyen özel bir yasa yoktur. Åirket kuruluÅ ve faaliyetlerini düzenleyen âÅirketler yasasıâ yerli sermayeli Åirketlerle ayırım yapılmaksızın, yabancı Åirketlere de uygulananmaktadır. Yabancı sermayeye iliÅkin tek yasal düzenleme Åirket kurucu ortaklarına ve yöneticilerine iliÅkindir. Danimarka'da yabancı Åirketlere uygulanan üç ilke vardır. Bunlar; a) yabancı sermayeli kuruluÅlar tüm sektörlerde faaliyet gösterebilirler b) yerli Åirketlerle aynı haklara sahiptirler c) ulusal koruma altındadırlar.
Danimarkaâda özellikle bazı bölgelere yapılan yatırımlar yabancı-yerel ayrımı yapılmaksızın bir takım teÅviklerle özendirilmektedir. AR-GE, rekabetin ve kalitenin geliÅtirilmesi, ihracat, çevre enerji ve bölgesel endüstriyel geliÅim Åeklinde gruplandırılabilecek olan ve hükümet tarafından idare edilen 37 ayrı teÅvik programı vardır.
Uluslararası iliÅkiler ve bölgesel anlaÅmazlıklar bakımından Danimarka çok düÅük riskli bir ülkedir. Danimarka , BM,OECD, NATO, Nordik Konseyi, WTO,IMF ve EFTA gibi uluslararası kuruluÅların yanısıra ABâye de üyedir. Uyumlu bir dıŠpolitika izleyen Danimarkaânın uluslararası alanda önemli bir anlaÅmazlıÄı yoktur. Bölgesindeki ülkelerle iliÅkileri çok iyi bir düzeydedir. Tek kara sınırının olduÄu Almanya ile hem ekonomik hem de kültürel olarak kaynaÅmıÅtır. İhracatının %21âini Almanyaâya yapmaktadır. Danimarka kuzeyindeki diÄer iskandinav ülkeleri ile çok derin tarihsel baÄlara sahiptir. Bunun en iyi örneÄi Danimarkaânın bugün İsveç kökenli bir kraliyet ailesi tarafından yönetilmesidir.
Danimarka diÄer bir komÅusu İngiltere ile de pek çok konuda ortak hareket etmektedir.
Danimarkaânın son yıllardaki en önemli uluslararası politikalarından biri DoÄu ve Orta Avrupa ülkeleri ile Baltık Cumhuriyetleriâni AB içine çekmek ve bu ülkelerle iliÅkilerini kuvvetlendirmektir.
Danimarka ekonomisi kamu hizmetleri hariç özel mülkiyete dayalıdır. Sosyal refah sisteminin çok geniÅ bir alanı kapsaması nedeniyle oldukça geniÅ bir kamu sektörüne sahiptir. Ancak özelleÅtirme faaliyetlari hız kazanmıÅ, havaalanı ve telekominikasyon gibi giriÅimler de özelleÅtirilmeye baÅlanmıÅtır.
İlk zamanlarda Danimarka ekonomisinin ve ihracatının en önemli unsuru tarım iken, 1960 yılı ve sonrasında, ticaret ve sanayi sektörü giderek büyümüŠsanayi mallarının ihracatı tarım mallarını aÅmıÅtır. Sanayi mallarının ihracatı toplam ihracatın %75âine tekabül etmektedir.İthalat ihracat hacmi GSMHânin 1/3 ünü oluÅturur. Danimarka ekonomisi için dıŠticaret çok önemlidir. Bu bakımdan Danimarka mal ve hizmetlerin serbest dolaÅımını destekler. Sanayi sektörünün karakteristik özelliÄi çoÄunlukla bir ailenin sahip olduÄu küçük ve orta ölçekli iÅletmelerdir. Bununla birlikte büyük çaplı iÅletmeler de vardır.
Ekonomik risk incelenirken dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri ülkenin ekonomik büyüme seyridir. Danimarka ekonomisinin son on yıllık seyrine bakıldıÄında ilk birkaç yıl çok hızlı bir büyüme göze çarpar. 1995 ve 1996 yıllarında ekonomik büyümede yavaÅlama yaÅanırken, 1997 yılında yeniden hızlanmıÅtır. 1998 yılında ise bir yavaÅlama dönemine girilmiÅtir.
Danimarkaâda zaman zaman istikrarlı bir geliÅme saÄlanması ve cari iÅlemler dengesinin saÄlanması için tasarrufların artırılması ve ekonomik büyümenin yavaÅlatılmasına gerek duyulmaktadır. 1998 yılında uygulanan sıkı politikalar da esasen enflasyon oranının düÅük tutulması ve açık veren cari iÅlemlerin dengeye getirilmesi amacına yöneliktir.
Danimarkaânın en büyük bankası olan Den Danske Bank tarafından yayımlanan son resmi gösterge ve tahminlere göre, 1997 yılında özel tüketim harcamalarındaki net büyüme %3,7, 1998 de 3,5 ve 1999 da %0,7 olmuÅtur. Bu oranın 2000âde 1,9 2001âde ise 2,5 olacaÄı tahmin edilmektedir. Kamu tüketim harcamalarının oranı 1997âde %12,7, 1998âde %3, 1999âda da %1,1 olmuÅtur.Aynı oranın 2000âde 1,8 ve 2001âde 1,7 olacaÄı tahmin edilmektedir.
Danimarka ekonomisi için olumsuz bir faktör olarak deÄerlendirilen yüksek kamu harcamalarının G.S.Y.İ.Hâde ki payı %55âdir. Kamu çalıÅanlarının toplam istihdamdaki payı ise %30âdur.OECDânin Ekonomik GeliÅtirme ve İnceleme Komitesi (EDRC) nin hazırladıÄı bir raporda, Danimarkaânın 1999âda G.S.Y.İ.Hâya oranı %3 olan bütçe fazlasının aynı düzeyde korunması gerektiÄi ve bunun saÄlanabilmesi için de vergilendirme yerine halen yüksek olan kamu harcamalarının azaltılması gerektiÄi belirtilmiÅtir.
Son üç yılda gerek kamu gerekse özel yatırım artıÅlarında yavaÅlama görülmüÅtür. Ãzel sektörün 1997âde %12,3 olan yatırım hızı 1998âde %8,5âe inmiÅtir. 1999 da ise bu yavaÅlama sürerek %3 civarında gerçekleÅmiÅtir.
Sabit sermaye yatırımlarındaki artıŠ1990 fiyatlarıyla %52,5 olmuÅtur ki bütün kalemler arasında en büyük artıŠbu kalemde görülmüÅtür.
Kamu borçlarının G.S.Y.İ.H.âya oranı 1993 yılında %78 iken 1997âde bu oran %61âe gerilemiÅtir. Bu düÅüŠeÄilimi 1998 yılında da devam ederek %55.6 olmuÅtur. 1999âda %52,8âe gerilemiÅtir. Bu oranın 2000âde %47,4 ve 2001âde de %44,7 olacaÄı tahmin edilmektedir.
İÅsizlik oranı son on yıldır sürekli düÅmektedir. 1990âların baÅında %12,4 olan iÅsizlik oranı 1999âda 5.6âya gerilemiÅtir. İÅsizliÄin 2001 yılında %5âe ineceÄi tahmin edilmektedir.
Danimarka ekonomisinin olumsuz olarak deÄerlendirilen bir özelliÄi yüksek ücret politikasıdır. DiÄer AB ülkelerinde 1998 ve 1999 yıllarında ücret artıÅı %1,5 ve %1,75 iken Danimarka ekonomisi için aynı yıllardaki artıŠ%4,5âdir. OECDânin yukarıda deÄinilen raporunda Danimarka ekonomisinin kısa dönemde çok iyi kontrol edildiÄi ancak iÅsizlik oranının düÅmesi ve aynı anda saat baÅı ücretlerde görülen artıŠnedeniyle orta vadede ısınma riskinin devam ettiÄi belirtilmiÅtir.
Yine aynı rapora göre Danimarkaâda rekabetin artırılması konusunda fazla ilerleme saÄlanamamaktadır.
Gerçektende son birkaç yıldır özellikle yüksek ücret politikası ve yüksek oranlı vergilerin etkisiyle maliyetlerin artması Danimarka firmalarının rekabet gücünü azaltmıÅtır.Yüksek ücretlerin bir diÄer kötü etkisi de dahili talep ve tüketimde artıÅa neden olarak enflasyonun artmasına yol açmasıdır. Danimarka 1980âlerde %8-10 civarında enflasyon yaÅarken 1990âlarda bu oran %2 civarına çekilmiÅtir. GeçtiÄimiz yıl %3âe çıkan enflasyonun düÅük tutulması için çok sıkı mali ve ekonomik politikalar uygulanmaktadır.
Danimarka ekonomisinde toplam tasarrufların toplam yatırımları karÅılama oranı yüksektir. Kredibilite rasyolarından anlaÅıldıÄı gibi sabit sermaye yatırımlarının milli gelire oranı da yurt içi tasarrufların milli gelire oranı da %19 civarındadır.
Net sermaye ithalatı Danimarka ekonomisinde düÅük bir düzeydedir.
Faizlerin çok düÅük bir düzeyde olması ise danimarka ekonomisi için olumlu bir faktör olarak deÄerlendirilmektedir. Faiz oranları, mali kaynaÄa, vadelerine ve konjonktüre göre farklılık göstermekle beraber genelde düÅme eÄilimindedir.
Ekonomisi dıŠticarete dayanan Danimarka son on yıldır sürekli dıŠticaret fazlası veren bir ülkedir. Son yıllarda dıŠticaret fazlası oranı azalmakla beraber uygulanan politikalarla yeniden artacaÄı tahmin edilmektedir.
Son yıllarda görülen cari iÅlemler açıÄı ve dıŠticaret fazlası oranının düÅmesinin yurt içindeki nedeni yüksek ücret politikası ve yüksek vergilerden kaynaklanan maliyet artıÅı nedeniyle Danimarka firmalarının rekabet gücünün azalmasıdır. YurtdıÅından kaynaklanan neden ise UzakdoÄu ve Rusya krizleri ile dünya petrol fiyatlarında görülen artıÅtır.
Belirtilen yurtiçi ve yurtdıÅı nedenlerle Danimarka ihracatı 1998 yılında bir önceki yıla oranla %2,4 azalarak 47,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleÅmiÅtir. Ãte yandan ithalatı da 1997 yılında 44,6 milyar dolar iken 1998âde %2,5âlik bir artıÅla 45,7 milyar dolar olmuÅtur. Böylece 1998 yılında dıŠticaret fazlası, 1996 yılındaki tutarın üçte biri düzeyine inerek 2 milyar dolar olarak gerçekleÅmiÅtir.
Den Danske Bank ekonomistlerine göre 1999 yılının son aylarında EURâda görülen gerileme çeÅitli Avrupa ülkelerinin ihracattaki rekabet gücünü arttırmıÅtır. Ancak Danimarka rekabet gücü yeterli olmamasına raÄmen, Asya ülkelerinde görülen ithalatın eski düzeylere yükselme temayülü dolayısıyla ihracatını 1999âun son çeyreÄine doÄru arttırmıÅtır.
Aynı dönemlerde ithalatta görülen azalma ise yavaÅ büyümenin sonucu özel tüketim ve yatırımların azaltılması politikasına dönülmesi faktörüne baÄlanmaktadır.
Danimarka net dıŠborçları son on yıllık dönemde sürekli düÅme eÄilimindedir. 1989âda G.S.Y.İ.Hânın %36âsı civarında olan dıŠborçlar 1999âda %24âün altına düÅmüÅtür.
Buna karÅılık döviz rezervleri her yıl artıŠgöstermektedir. 1989 yılı ile karÅılaÅtırıldıÄında iki kat arttıÄı görülen toplam döviz rezervleri 1999 yılında 27,3 milyar dolardır.
İhracat gelirlerinin ithalatı karÅılaması ve ayrıca döviz rezervlerinin toplam dıŠborçlara olan oranının yüksek olması Danimarka ekonomisinin likidite riskini düÅürmektedir.
Likidite riskini düÅüren bir diÄer faktör Danimarkaânın ABâye üye olmasıdır.Danimarka pek çok uluslararası kuruluÅtan ve Avrupa Merkez Bankasından kısa vadeli kredi kullanma kolaylıklarına sahip bir ülkedir.
Uluslararası kredi deÄerlendirme ve analiz kuruluÅlarından Moodys Danimarka ekonomisi hakkındaki güvenirlik notunu en yüksek not olan âAAAâya yükseltmiÅtir.
The Economist bünyesinde faaliyet gösteren âEconomist Intelligence Unitâ isimli kuruluÅun yaptıÄı bir deÄerlendirmede ise Danimarka dünyada yatırım yapmak için en uygun altıncı ülke olarak belirlenmiÅtir. 1993-1997 yılları arasında 8,1âlik derecesi ile yedinci sırada iken, 1999-2002 yılları için yapılan deÄerlendirmede Hollanda, İngiltere, ABD, Kanada ve Singapurâdan sonra altıncı sırada yeralmıÅtır.
Ãzet olarak yapılan bu çalıÅmanın sonucunda Danimarka, politik risk, uzun vadeli ödeme gücü ve likidite açısından düÅük riskli bir ülke olarak belirlenebilir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.