Hande Subaşı, Anadolu Kartalları filminde Üsteğmen Onurun aşk yaşadığı Burcu karakterini canlandırıyor. Subaşı, Burcu çok sakin, durgun ve romantik birisi. Ancak açık konuşmam gerekirse, oynadığım rol, hayatımın rolü değildi diyor.
Rol aldığınız Anadolu Kartalları filmi başarılı bir gişe performansı sergiliyor. Filmi izleyen yakınlarınız size neler söylüyor, size gelen tepkileri öğrenebilir miyiz?
- Valla çoğu yakınım izledi filmi. Bir kısmıyla ben de gittim, birlikte izledik. Etkileyici bir film. Bu nedenle izleyenler hep olumlu eleştiriler yaptı.
Sinemaya gidip izlediniz, değil mi?
- Evet, üç kez gittim, izledim. İzledikçe etkilendim.
İlk izlediğinizde neler hissettiniz?
- İlkinde değil de ikinci kez izlediğimde daha ayrıntılı görebildim her şeyi. Benim bilmediğim sahneler vardı, özellikle hava çekimleri vardı. Her şeyi bir bütün olarak izleyince çok etkilendim, çok beğendim.
Film çekimleri sırasında unutamadığınız bir anınız var mı?
- Eskişehire pilotların kontrolden geçtiği hastaneye gittiğimizde hepimiz etkilendik. Orada pilotlara testler yapılıyor. Kocaman bir odanın içinde birebir F-16 uçağının kokpitindeki koltuğa oturur gibi oturuyorsun. Ben orada uçmadan uçma olayını yaşadım. Hayatımda unutamayacağım bir deneyim oldu bu. Evet, savaş uçağıyla ben de uçtum diyebilirim. Çünkü her şey gerçeğinin aynısıydı. Yükselme, hız, üzerime binen basınç tıpkı gerçeği gibiydi.
KEŞKE PİLOTU CANLANDIRSAYDIM
Bir puanlama yapıldı mı, yapıldıysa sizinki ne kadar oldu?
- Yükselme olayında pilotun maruz kaldığı basınç miktarı en fazla kendi kilosunun dokuz katı oluyor. En iyiler dokuza kadar çıkıyor. Ben 7.5e kadar çıkmayı başardım. Test sonrası oradaki gerçek pilotlar, Siz keşke pilot olmayı deneseymişsiniz. Sizde o yetenek var dediler. Filmin çekimleri sürerken ve şimdi sinemada izlerken, tabii ki içimde pilot olarak geçseydim kamera önüne iyi olurdu hissi oluşuyor. Ama her rolün kendine göre başka bir keyfi var.
Siz viyolonsel çalan, narin ve ürkek Burcu karakterini canlandırıyorsunuz. Burcuyla ilgili neler söylemek istersiniz, içinize sindi mi?
- Evet, Burcu çok sakin, durgun, romantik birisi. İçime sindi tabii. Çünkü ben rol aldığım projelerde sadece oynadığım karaktere bakmıyorum. Ekibe, hikayeye, her şeye bakıyorum. Bu filmde de öyle oldu. Ömer Vargıyla çalışmak güzeldi, ekip güzeldi, senaryo güzeldi. Ama açık konuşmam gerekirse, oynadığım rol, hayatımın rolü değildi.
YAPTIĞIM İŞ NORMAL DEĞİL
Burcu, filmde Çağatay Ulusoyun canlandırdığı Üsteğmen Ahmet Onura aşık ve Ahmetin uçma sevdası onu çok endişelendiriyor...
- Doğrusu Burcu haklı. Çünkü çok sevdiğiniz bir insanın bu kadar tehlikeli bir işi yapıyor olması, endişe verir insana. Burcu bu yüzden endişeli.
Gerçek hayatta, savaş pilotu bir sevgiliniz olsaydı, siz de Burcu gibi mi davranır mıydınız?
- Bu anlamda Burcu biraz daha toy davranıyor diye düşünüyorum. Ben de duygusal biriyim ama Burcudan daha anlayışlı davranırdım mutlaka. Çalışma saatlerimize ve koşullarımıza bakacak olursanız, benim yaptığım iş de normal bir iş değil. Bu açıdan bakarsak, çevremdekiler ve sevdiklerim benim işime anlayışla baktılar, ben de onların mesleğine aynı anlayışla baktım. Bu karşılıklıdır... Bu yüzden, pilot sevgilim olsaydı, Burcudan daha anlayışlı olup, olaya daha gözü kara bakabilirdim.
Çekimlerde Çağatay Ulusoy ile aranızda nasıl bir sinerji oluştu?
- Yalnız Çağatayla değil, tüm ekiple son derece uyumlu çalıştık. Ekip sinerjisinden söz edebiliriz. Çağatay aramızda en küçük olan kişiydi. Olgunluğunun yanında, enerjisi ve çocuksu yanı da var Çağatayın. Çok coşkulu, neşeli ve istekli çalıştık.
KEYİF ALMADIĞIM SENARYOYA EVET DEMEM
Size göre Evet diyeceğiniz projenin özellikleri neler olmalı?
- İşin bütünü çok önemli. Senaryo da önemli, kadro da önemli, yönetmen de önemli. Ama okurken keyif almadığım bir senaryoya asla Evet demem.
MÜZİĞE KARŞI HEP İLGİM VAR
Rolünüz gereği viyolonsel çaldınız. Peki viyolonsel dersi aldınız mı?
- Evet, viyolonselle ilgili ön çalışmalarım oldu. Viyolonsel, ders almaya başlayınca anladım ki, en zor enstrümanlardan biri. İki, üç hafta viyolonsel çalıştım. Bu süre içinde zaten onu profesyonel şekilde çalamazdım. Ancak en azından viyolonseli doğru tutmak, en azından çalar gibi yapmak için elimden geleni yaptım.
Viyolonsele devam edecek misiniz?
- (Gülüyor) Dürüst konuşmam gerekirse, düşünmüyorum. Başka bir enstrüman olabilir belki ama viyolonsel olamaz. Müziğe karşı her zaman ilgim vardır.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 13
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 10
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 14
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 28
