Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulunun Galatasarayla oynanan müsabakada kırmızı kart gören futbolcumuz Dider Zokoraya 3 maç ceza vermesi adaletli bir karar değildir.
Faul olduğu bile tartışılan bir pozisyonun ardından oyundan atılan ve Gençlerbirliği maçında görev almayan Zokoranın özellikle Fenerbahçe müsabakası öncesinde böylesine ağır bir cezaya çaptırılması manidardır.
Böylesi bir kararı veren heyete ancak Fenerbahçe genel kurul üyesi olan ve cebinde bu kulübün kartını taşıyan bir Başkan liderlik edebilir.
Daha yakın tarihte, Fenerbahçeli Alex ile Galatasaraylı iki oyuncu Elmander ve Engin Baytar örneği ortada dururken, bu oyuncuların işledikleri hatalara rağmen adeta Trabzonspor maçına yetiştirilmesine özen gösterilirken, son Zokora kararı ister istemez kafamızdaki soru işaretlerini arttırmıştır.
Türk futbolu bugüne kadar kararlar anlamında ne çektiyse saha içi ve dışındaki çifte standarttan çekmiştir. Oyuncumuzla ilgili verilen PFDK kararı da bu çifte standardın dik alasıdır.
Türk futbolu disiplin anlamında ciddi kararların eşiğindedir, ancak artık apaçık görülmektedir ki bu kararlar mevcut Disiplin Kuruluyla alındığı takdirde ister istemez her zaman tartışmalı olacak ve kamuoyunu tatmin etmeyecektir.
Trabzonspor Yönetim Kurulu, Zokora kararıyla ilgili olarak tahkim kuruluna gereken başvuruyu yapacak ve cezanın kaldırılması yönünde talepte bulunacaktır.
Ancak maalesef üzülerek söylemek istiyoruz ki; Disiplin Kurulunun 4-3, Tahkim Kurulunun 6-1 birilerinin yanında olduğunun seslendirildiği, üstelik kararlarla bu durumun ve iddianın desteklendiği bir ortamda güven ortamı iyice sarsılmıştır.
Bu nedenle söz konusu kurullar mutlaka işten el çekmeli, suç ve ceza ilişkisi anlamında herkesin adaletine güvendiği yeni bir yapılanmaya gidilmelidir.
Türk futbolunda malum ortamı daha da germemeye ve sağduyulu davranmaya özen gösteren Trabzonspor camiasının bu yaklaşımı maalesef farklı algılanmış, sanki birilerinin cesaretini daha da arttırmıştır.
Saha içi ve saha dışında bilinçli olarak Trabzonsporu tahrik etmeye yönelik eylemlerin son bulmasını bekliyoruz. Aksi yönde hamlelerin Türk futboluna ve temsil edilen camialara bir faydası yoktur.
Saygılarımızla.
Faul olduğu bile tartışılan bir pozisyonun ardından oyundan atılan ve Gençlerbirliği maçında görev almayan Zokoranın özellikle Fenerbahçe müsabakası öncesinde böylesine ağır bir cezaya çaptırılması manidardır.
Böylesi bir kararı veren heyete ancak Fenerbahçe genel kurul üyesi olan ve cebinde bu kulübün kartını taşıyan bir Başkan liderlik edebilir.
Daha yakın tarihte, Fenerbahçeli Alex ile Galatasaraylı iki oyuncu Elmander ve Engin Baytar örneği ortada dururken, bu oyuncuların işledikleri hatalara rağmen adeta Trabzonspor maçına yetiştirilmesine özen gösterilirken, son Zokora kararı ister istemez kafamızdaki soru işaretlerini arttırmıştır.
Türk futbolu bugüne kadar kararlar anlamında ne çektiyse saha içi ve dışındaki çifte standarttan çekmiştir. Oyuncumuzla ilgili verilen PFDK kararı da bu çifte standardın dik alasıdır.
Türk futbolu disiplin anlamında ciddi kararların eşiğindedir, ancak artık apaçık görülmektedir ki bu kararlar mevcut Disiplin Kuruluyla alındığı takdirde ister istemez her zaman tartışmalı olacak ve kamuoyunu tatmin etmeyecektir.
Trabzonspor Yönetim Kurulu, Zokora kararıyla ilgili olarak tahkim kuruluna gereken başvuruyu yapacak ve cezanın kaldırılması yönünde talepte bulunacaktır.
Ancak maalesef üzülerek söylemek istiyoruz ki; Disiplin Kurulunun 4-3, Tahkim Kurulunun 6-1 birilerinin yanında olduğunun seslendirildiği, üstelik kararlarla bu durumun ve iddianın desteklendiği bir ortamda güven ortamı iyice sarsılmıştır.
Bu nedenle söz konusu kurullar mutlaka işten el çekmeli, suç ve ceza ilişkisi anlamında herkesin adaletine güvendiği yeni bir yapılanmaya gidilmelidir.
Türk futbolunda malum ortamı daha da germemeye ve sağduyulu davranmaya özen gösteren Trabzonspor camiasının bu yaklaşımı maalesef farklı algılanmış, sanki birilerinin cesaretini daha da arttırmıştır.
Saha içi ve saha dışında bilinçli olarak Trabzonsporu tahrik etmeye yönelik eylemlerin son bulmasını bekliyoruz. Aksi yönde hamlelerin Türk futboluna ve temsil edilen camialara bir faydası yoktur.
Saygılarımızla.