HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
“…Uzaktan da sevilirdi yar. Mümkündü. Hem mümkün hem imkansızdı aşk. Hayatın bir parçasıydı dokunmadan sevmek. Yaklaşmadan. Aşk bugün var, yarın kaçtı kaçacak bir ada tavşanıydı sanki. Öylesine ürkek. Kimse yüzde yüz emin olamazdı aşka “sahip“ olduğundan. Mülkü yok, tapusu yoktu.“
benden iki tane var bu koskaca topice,
birinci.
Gül kadar güzel ol, dikeni kadar zalim olma. Birisine öyle bir söz söyleyi ki ya yaşat yada öldür ama asla yaralı bırakma.
Şems- Tebrizi
ikicinci.
Garip değil mi? İnsan kötü bir şey yapacağını hissettiği zaman, mutlaka vicdanını susturacak bir sebep bulur.
Sigmund Freud
birinci.
Gül kadar güzel ol, dikeni kadar zalim olma. Birisine öyle bir söz söyleyi ki ya yaşat yada öldür ama asla yaralı bırakma.
Şems- Tebrizi
ikicinci.
Garip değil mi? İnsan kötü bir şey yapacağını hissettiği zaman, mutlaka vicdanını susturacak bir sebep bulur.
Sigmund Freud
'' Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada bazen KAYBETMEK en doğru seçimdir.
Ve o dünyada en yerinde tercih; VAZGEÇİŞTİR. "
Ve o dünyada en yerinde tercih; VAZGEÇİŞTİR. "
"...Bir yaz yağmurundan sonra toprak nasıl kokarsa,
Gönlüm öylesine kırık ruhum öylesine buruk,
Toprak nasıl kokarsa bir yaz yağmurundan sonra,
Öylesine sevdim, öylesine özledim seni...
Benim için hasret sensin, benim için gurbet sen...
Hoşlanmıyorum artık elma çiçeklerinden, kirazın alından, vişnenin morundan,
Sonbaharda gelen hüzün, durgun göllerdeki nilüfer misali,
Boynu bükük kuğular, benden daha mesut,
Gün batınca göllere, gölge düşünce..
Onlarda hasretle yanar sevgiden yana.
Sen hiç seyrettin mi günün batışını sahilden?
Turuncuyla sarı mor, al renklerin harelenişini;
Ezilen harabolan bir gönülde böyledir işte...
Göğün mavisinden kuşların ötüşünden hoşlanmıyorum artık...
Sabah güneş, gece ay doğmasın,istemiyorum...
Neden, Sorma Bende Bilmiyorum!.."
Gönlüm öylesine kırık ruhum öylesine buruk,
Toprak nasıl kokarsa bir yaz yağmurundan sonra,
Öylesine sevdim, öylesine özledim seni...
Benim için hasret sensin, benim için gurbet sen...
Hoşlanmıyorum artık elma çiçeklerinden, kirazın alından, vişnenin morundan,
Sonbaharda gelen hüzün, durgun göllerdeki nilüfer misali,
Boynu bükük kuğular, benden daha mesut,
Gün batınca göllere, gölge düşünce..
Onlarda hasretle yanar sevgiden yana.
Sen hiç seyrettin mi günün batışını sahilden?
Turuncuyla sarı mor, al renklerin harelenişini;
Ezilen harabolan bir gönülde böyledir işte...
Göğün mavisinden kuşların ötüşünden hoşlanmıyorum artık...
Sabah güneş, gece ay doğmasın,istemiyorum...
Neden, Sorma Bende Bilmiyorum!.."
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 67
