- Katılım
- 27 Haz 2010
- Konular
- 4,776
- Mesajlar
- 10,970
- Reaksiyon Skoru
- 914
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 18 Gün
- Başarım Puanı
- 310
- Yaş
- 35
- MmoLira
- -51
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
- Katılım
- 22 Haz 2010
- Konular
- 8,215
- Mesajlar
- 22,038
- Online süresi
- 7d 11h
- Reaksiyon Skoru
- 1,028
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 23 Gün
- Başarım Puanı
- 522
- MmoLira
- 3,086
- DevLira
- 0
Mutsuz olalım, ne var! Biz de mutsuz oluruz.
Ben seninle mutsuzluğa da varım.
Ben seninle mutsuzluğa da varım.
- Katılım
- 22 Haz 2010
- Konular
- 705
- Mesajlar
- 23,810
- Online süresi
- 11h 21m
- Reaksiyon Skoru
- 1,521
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 23 Gün
- Başarım Puanı
- 339
- MmoLira
- 237
- DevLira
- 0
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde
Seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi...
İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri?
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu!..
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü
Ve burnun, herkesten başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun...
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler,
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu,
Geri dönüyordu, çoğalarak
Senin, sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi,
Herseyi erteleyişim oluyordun...
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun...
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk:
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk
Ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk:
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra...
Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları.
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı...
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun.
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi...
Seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi...
İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri?
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu!..
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü
Ve burnun, herkesten başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun...
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler,
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu,
Geri dönüyordu, çoğalarak
Senin, sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi,
Herseyi erteleyişim oluyordun...
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun...
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk:
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk
Ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk:
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra...
Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları.
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı...
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun.
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi...
- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 7 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum.
Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu.
Acı, insanın yüreğini paralayan ve sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi.
Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan,
yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
Vasconcelos / Şeker Portakalı
Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu.
Acı, insanın yüreğini paralayan ve sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi.
Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan,
yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
Vasconcelos / Şeker Portakalı
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 64



