mavzermete 1
mavzermete
Fethi Polat 1
Fethi Polat
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Scarlet 1
Scarlet
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle

Parkour & FreeRun (FreeRunning)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan derkam12
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 11
  • Görüntüleme Görüntüleme 773

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Le Parkour
“Le Parkour” Fransızca kelimedir. Türkçede bildiğimiz Parkur manasına gelen bir cümledir. Kısaltılmış haliyle “PK” olarak da görülebilir. “Parkour” bir noktadan başka bir noktaya insan vücudunun yeteneklerini en verimli şekilde kullanıp, sınırlarını da zorlayarak, hızlı ve etkili biçimde hareket etmesini hedefleyen bir beden eğitimi türü ve yaşam tarzıdır, erkek sporcularına “Traceur” bayanlara ise “Traceuse” denir, “iz bırakan” manasına gelir.
(Yazıya devam etmeden önce; Her yazının başlığının altındaki butonları kullanarak Facebook, MySpeace ve Twitter da bu makaleyi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Hala Türkiyede bu 2 disiplin adına bir çalışma veya araştırma yapılmadığı tadında yalan yanlış duyumlar alıyoruz. Makalelere vakit ayırıp okuyorsak! Lütfen paylaşalım!)
Parkourun özelliği özgürlüğüdür, bir ‘Hayat Tarzıdır’ Parkour’un belirli temel hareketleri vardır. Ve bu bir kaç tekniği her yerde uygulamak veya çalışmak mümkündür. Amaç engelleri aşmaktır, üzerinden, altından, arasından v.b. ama en önemli nokta akıcılıktır. Parkour yapan bir insan deneyim kazandıkça bu akıcılığa sahip olmaya başlar. Estetik bir akışa sahip olmak kişiye bağlı olarak 1 ile 2 sene içerisinde elde edilebilir.
Parkour 2 nokta arasındaki limitinizi zorlayan engelleri aşabilmek için kendinize Şu kadar gün bu kadar tekrar yapacağım demeniz ve uygulamanızdır. Bir kaç ay sonra sınırlarınızı aşmış. Çevre ve hareket farkındalığınızı geliştirmiş, vücut yeterliliğinizin farkına varmış. Bireyler haline gelmek demektir. Eğer hedeflerimiz yoksa rüzgârın içinde boş boş sürükleniriz, neden hareket ettiğimizi bilemeyiz.

Korkutucu gelebilir yada sakatlanma riski yüksek denebilir. Fakat bu sporun içinde olanların belirttiği üzere “sakatlanma ihtimaliniz yolda yürürkenki sakatlanma ihtimalinizden daha azdır”. Çünkü yeteneklerinizi, sınırlarınızı keşfetmişsinizdir. Neler yapabileceğinizin bilincindesinizdir, bilmek insana güven verir. Artık dikkatlice bakıp neyin mümkün neyin mümkün olmadığını görürsünüz. Ne kadar dikkatli bakarsanız, o kadar az riske girmiş olursunuz.

Parkour 1980’lerde Fransa’da David Belle ve arkadaşları ile başladı ve aynı tarihlerde hızlı bir yayılma gösterdi. Öncüler sınır olarak düşünülen birçok düşünceyi yıkıp insan anatomisinin gercek potansiyelinin ne kadar geliştirilebileceğini ortaya koydular. 1997 de David Belle ve Sébastien Foucan herkesin bildiği Yamakasi gurubunu kurdurlar. 2001 yılında pek çok insan Sinemada Parkour’la ilgili çekilen ilk filmi hayranlık ile izledi. Böylelikle bu spor dünya üzerinde ciddi bir hayran kitlesi yaratmaya başladı.
Şehirde parkour’un en ilginç yanı ise insanların gerçekte parkour yapma amacı için üretilmemiş şeyler üzerinde hareket etmeleridir. Günümüzde Evebeynler çocuklarını korumak adına şehrin bizden aldığı hareket etme farkındalığını kazanmalarına istemeden engel olmaktadırlar (Dikkat et, bir yerini sakatlayacaksın, Hayır! Oraya değil düşeceksin v.b.) Bir çok korkuyu öğretirken cesaretli olmayı da aynı zamanda öğretebiliriz.. Deneyimleri sırasında sizin veya bir eğitmenin kontrolünde onları yeri geldiğinde cesaretlendirip yeri geldiğinde korkutabiliriz. Onlar geleceğin anneleri ve babaları olacaklar. Böyle devam edilirse gelecek nesillerin kendine güveni git gide azalacaktır. Parkour şehir yaşantısının bizden aldığı birçok şeyi bize geri kazandırmaktadır.
Bunların ilk başlarında vücut yeterliliğinin bilinci, sağlıklı bir vücut, kendine güven, disiplinli bir çalışma hayatı ile eğlenebilme olanağı.

FreeRun (FreeRunning)

Free Run parkourla aynı anlayışa sahiptir ama hareket estetiğini ve akıcılığını hedefler. (Film estetiği) Free Run çevresindeki nesnelerle ve engellerle etkileşimli olarak yenilikçi ve yaratıcı olmayı amaçlar. Bir kaçıştan daha çok eğlenceli ve yaratıcı hedefe ulaşmaktır.
Sébastien Foucan’s ;

Freerunning bir devrimdir. Hayvan gibi hareket eder, su gibi akar, belirli bir felsefe dâhilinde kendi iç dengene kavuşursun. Freerunner’ın izlediği yol budur. Dış dünyadan evvel önce kendini dinlemelisin
Freerunning ile ilgili verilebilecek en iyi tavsiye, kendi yolunu, kendi sezgilerini takip etmendir. Adım adım gelişip ilerle. Yolunu kendi iç dengenle bulmayı unutma. Senin ritmin Freerunning’i anlamak ve zevk almak için en gerekli olandır.
Sebastién Foucan’ın inandığı yapıtaşları.
Şiddet yoktur: Şiddet yok, yıkım yok. Tutkunuza ve yaratıcılığınıza bağlı kalın.
Yarışma yok: Ödül aramayın. Başkalarıyla yarışmayın. Yarışma bir illüzyondur. Kazanan akılda kalır, kaybeden unutulur. Evet, bundan birçok şey öğrenebilirsin, ama takip ettiğin yol bu olmamalı. Freerunning felsefesinde kaybetmek diye bir şey yoktur. Macera, kazanmaktan daha önemlidir.
Grup olmayın: Tek hareket edin. Birbirimizle paylaşımda bulunabiliriz. Bazıları diğerlerinden daha deneyimlidir ancak hepimiz kendi yolumuzu bulmalıyız.
Lider yok: Başınızda lider olmasın, kendi yolunuzu takip edin. Bazı insanlardan ilham alabilir, onlara saygı duyabilirsiniz. Ama her zaman kendi yolunuzu takip edin.
Elbette aynı fikirde olmadığınız yerler vardır. Ve sakın burada yazanları Parkour felsefesiyle yargılamayın. İkisi birbirinden çok farklı şeyler.
Sébastien Foucan’s Çeviri : Gökhan (onesadsong)
Sonuç olarak; ikisi de dayanıklılığa ve kişinin kapasitesini geliştirmesine yoğunlaşıyor. İkisi de arkasında bir felsefe barındırıyor.; Sahip olduğumuz bedenin hakkını vermek!


Arkadaşlar Bende Bu Sporla İlgileniyorum . Buluşmalarımız Oluyor . Bize Ulaşmak İsterseniz;
Resmi Adresimiz :
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst