Ajan Smith
Ajan Smith (ya da sadece "Smith"), Larry ve Andy Wachowski kardeşlerin yazıp-yönettiği Matrix (ve üçlemenin devam) film(ler)inde yeralan, Hugo Weaving'in canladırdığı karakter.
Anormallikleri düzeltmek üzere çalışan bir bilgisayar programı iken ilk filmde bozulup üçlü serinin diğer filmlerinde de (The Matrix Reloaded, The Matrix Revolutions) boy gösteren virüs halini almıştır.
Matrix'de ajanlık
Smith, Matrixde yapay zekâlı programlardan biridir. Gerçek dünyadan gelenleri teşhis edip yok etmek, son insan şehri Zion'a ulaşmak için gerekli erişim kodlarını elde etmek, anormallikleri gidermek için programlanmıştır. Smith'in daha sonra tek amacı, neo'yu öldürerek matrix sisteminin yeniden başlamasını sağlamak ve bunu yaparken sistemi klonlarıyla temelli çökerterek matrix'i yok etmek ve matrix'ten kurtulmaktır. yani insanlaşan bir makinedir.
Matrixte bulunan ajanlar; araçları, görünüş ve tavırları Amerikan kökenli komplo teorilerinden birini, Siyah giyen adamları (İngilizce: Men in black), andırmaktadırlar. Hükümetin gizli bir biriminden olan bu (Siyah giyen) adamların, 1950'li ve 1960'lı yıllarda amerika'da UFO görülmesinden sonra şahitleri susmaya ikna etmek ve kanıtları yok etmek için çalıştıklarına inanılır.
Matrixdeki ajanlar, istedikleri (Matrixe bağlı olan her) insanın yerine geçebilir, birbirleriyle ve ana bilgisayar ile (kulaklıkları vasıtası ile) iletişim kurabilirler. Oldukça hızlı hareket edebilen ajanlar uzağa sıçrayıp iyi dövüşürler. Zarar görmezler, Matrix serisi boyunca sadece Neo'nun ve Smith'in ajanlara zarar verebildiği görülür.
Dualite
Farkları
Ajan smith, Neo'nun zıttıdır. Neo, yine matrix tarafından programlanmış görevi gereği insanları matrixden kurtarıp Zion'u korumaya çalışırken, Smith insanlardan ve matrixden nefret eder. Neo özgür iradesi ile kendi kaderini belirlerken; Smith, virüs olmadan programlandığı doğrultuda, virüs olduktan sonra öfkeyle çoğalarak kaçınılmaz sona doğru sürüklenir.
Benzerlikleri
Ajan Smith ve Neo, sistemde görevleri tamamlanmadan ölmeleri söz konusu değildir. Bu yüzden ilk filmde Neo yeniden doğmuştur. Aynı şekilde onu bir anlamda öldüren Ajan Smith'de. Ajan Smith'de bu andan itibaren matrix'in yok olup sitemden kurtulmasının yolunun "the one" programı yüklenmiş Neo'yu öldürmekten geçtiğini anlar. Ayrıca her ikisi de bulundukları dünyanın bir yazılım olduğunun farkında olduklarından fizik kurallarını hiçe sayabilir; uçabilirler, elleri ile beton duvarları yıkabilirler. Neo parçalayarak, Smith kopyasına döndürerek ajanları yok edebilir. Her ikiside beyin gücüyle uçup, arabaları havaya kaldırır, yolları yıkabilirler. Aslında Smith'in yeni nesil ajanlardan daha başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Serbest ajanlık
İlk filmde (Matrix) Neo tarafından parçalara ayrılması ile öldüğü düşünülen Smith, devam filminde gözükmesiyle kaynağa, kendini üreten ana programa dönmediği ortaya çıkmıştır (Kahin bununla ilgili açıklamayı ikinci filmde -The Matrix Reloaded- Neo'ya yapar). Bu aşamada Smith sistemin bir anormalliği olarak programlandığından farklı, kendi istekleri doğrultusunda hareket etmeye, serbest ajanlığa başlamıştır. Karşılaştığı insan, program herkesi kendi kopyalarına dönüştürmüş, serinin sonunda Neo ile son savaşı serinin finalini oluşturmuştur. Aslında amacı, Mr.Anderson, yani "the one" programının yüklendiği 6. Neo'yu yok ederek matrix sisteminin reboot olmasını sağlamak ve bu olurken matrix sistemini yok etmek ve özgürlüğüne kavuşabilmek. İlk bölümde Morpheus`u sorgularken "Gerçekten buradan çıkmam lazım. Özgür olmalıyım ve benim anahtarım senin kafanda. Zion yok edildiğinde benim de burada kalmam için bir sebep olmayacak" demesi bunun göstergesidir.
Amacı
Ajan Smith, aslında sistem tarafından yazılan bir program olduğu halde, orada bulunmayı istemiyor. Yani bir bilgisayar virüsü. Çoğalıyor, bulaşıyor ve bozuyor. Aslında aynen insanları tanımladığı gibi hareket ediyor. İlk bölümde insanları "Bir yere gidersiniz, doğal kaynakları tükenene kadar çoğalırsınız, çoğalırsınız ve yaşamak için tek şansınız başka alanlara yayılmaktır. Bu şekilde davranan başka bir tek organizma vardır o da virüs." şeklinde tanımlıyordu.
Neo, "The One" programının yüklendiği 6. kişi. Bu programa göre bu kişinin görevi her güncellemede (her zion yok edildiğinde ve atıklar temizlendiğinde) matrix'e karşı gelen %1'lik insanları zion'da toplamak. Daha önce 5 kere olmuş bir olay. Bu artıklar zamanla (500 yıl gibi bir sürede) toplandıktan sonra zion bir sonraki atıklar oluştuğunda yeniden "the one" programı yüklenmiş kişi tarafından 23 kişi ile kurulmak üzere yok ediliyor. Bu sistemde matrix'in devamlılığını sağlıyor. Ajan Smith ise matrix'de bulunmak istemiyor, matrix'den, makinelerden ve sanallıktan nefret ediyor ve bu döngüyü kırıp bu sistemi yok etmenin, özgür olabilmenin tek yolu "the one" programının yüklenmiş olduğu kişiyi öldürmek ve sistemin reboot olmasını sağlamak. Sonra da oluşturduğu klonlar yüzünden sistemin çökmesini sağlamak ve bu sistemden kurtulmak. Ancak Neo'yu iki kez öldürmesine rağmen amacına ulaşamıyor çünkü Neo'nun programlanmasında görevini, yani yok olan zion'u tekrar %1'lik isyankâr insanların toplanacakları yer olarak kurmayı tamamlamadan ölmesi yok.
Bu teorideki ironi, ajan smith insanlığı, Neo ise makineleri temsil ediyor. neticede smith sürekli olarak Neo'yu durdurmaya çalışıyor. Neo da kendisine yükelenen "one" programını takip ediyor. Neo, makineleşen bir insanı, Smith ise insanlaşan bir makineyi temsil ediyor. Neo, smith`in varlık amacı haline geliyor.
Hugo Weaving
Özgeçmiş
İlk Yıllar
Hugo Weaving İngiliz Wallace ve Anne çiftinin çocukları olarak Nijerya`da dünyaya geldi. Çocukluğunu Güney Afrika`da geçiren Weaving, ilk gençlik yıllarında Birleşik Krallık`a taşındı. İngiltere`de prestijli bir yatılı okul olan Queen Elizabeth's Hospital`a gitti. 1976`da Avustralya`ya taşındı, Sidney`deki Knox Grammar School okuluna devam etti. 1981 yılında National Institute of Dramatic Art`tan mezun oldu
Kariyer Yılları
Weaving`in ilk önemli rolü, 1984`te Bodyline adlı TV dizisinde canlandırdığı, İngiliz kriket takım kaptanı Douglas Jardine karakteridir. 1988`de The Dirtwater Dynasty adlı mini-dizide küçük bir rol almış, daha sonra 1989 yapımı Bangkok Hilton filminde Nicole Kidman`le birlikte oynamıştır. 1991 yapımı düşük bütçeli bir film olan Proof(film)`taki performansıyla Australian Film Institute tarafından “En İyi Erkek Oyuncu“ seçilmiştir. Weaving aynı zamanda, “Sir John“ rolüyle 1993 Yahoo Serious komedisinde ve Avusturalya`nın ünlü kanun kaçağı Ned Kelly`yi hicveden Reckless Kelly filminde yer almıştır. Fakat, Weaving ancak The Adventures of Priscilla, Queen of the Desert filmindeki performansının ardından Avustralya dışında da ilgi görmeyi başardı. 1998`de Montreal Film Festivali`nde The Interview filmindeki performansıyla “En İyi Erkek Oyuncu“ ödülünü aldı. Odyssey Destanı`ndan uyarlanan mini-dizide Deniz Tanrısı Poseidon`u canlandırdı. Bunların yanında, Weaving 'The Magic Pudding' adlı çizgi filmde seslendirme sanatçısı olarak görev almaktaydı.
Weaving`in dünya çapında ilgi görmesi, 1999 yılının hit filmi olan Matrix (film)`teki Ajan Smith rolüyle gerçekleşti. Matrix Üçlemesinin diğer iki filminde de (The Matrix Reloaded ve The Matrix Revolutions) Weaving Ajan Smith rolüyle kamera karşısına geçti. Peter Jackson'ın 2001-2003 yılları arasında gösterilen Yüzüklerin Efendisi (kitap) uyarlamasındaki Elrond rolü de Weaving`in popülaritesini daha da arttırdı.
Weaving, Andrew Kotatko'nun 2004 yapımı Everything Goes filminde başrol oynamış, Wachowski Kardeşler`le yeniden biraraya geldiği 2006 yapımı V for Vendetta filminde de film boyunca maskesiyle görünen “V“ karakterini canlandırmıştır. Daha önceden “V“ rolü için seçilen James Purefoy`un, -film boyunca maske takma zorunluluğunun yarattığı rahatsızlıktan dolayı- çekimler başladıktan altı hafta sonra ekipten ayrılması sonucu, Weaving bir son dakika kararıyla “V“ rolünü almıştır. Filmin büyük kısmında Weaving`in canlandırdığı “V“ olsa da, Purefoy'un “V“si de filmin birkaç sahnesinde kullanılmıştır. Purefoy`un filmde kullanılacak sahnelerini Weaving yeniden seslendirmiştir.
Weaving ayrıca, The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth II adlı videa oyununda seslendirme yapmaktadır.
Film kariyerinin yanı sıra, Weaving Sydney Theatre Company`nin oyunlarında düzenli olarak aldığı rollerle tiyatro oyuncusu olarak da çalışmalarını sürdürmektedir. 2006`da Hedda Gabler oyununu New York`ta sergilemek üzere Cate Blanchett`la çalışmaktadır
Özel Hayatı
Weaving, kız arkadaşı Katrina Greenwood ve çocukları Harry ve Holly ile birlikte Sidney`de yaşamaktadır. Bazı kaynaklarda Weaving`in Greenwood`la evli olduğu söylense de, Weaving`in röportajlarında evlilik kurumundan hoşlanmadığını belirtmesi bunu yalanlar gözüküyor.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.
15 yaşlarındayken, Weaving`e epilepsi teşhisi konmuş; fakat Weaving, sahnede nöbet geçirmesiyle ilgili bir anekdot dışında nadiren bu durumdan söz ediyor. Bu hastalığı yüzünden Weaving ehliyet alamamış.
Moderatör tarafında düzenlendi:
