Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Deniz Feneri soruşturmasında tutuklandıktan tahliye olan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman, savcılık sorgusu sırasında sunucu Uğur Arslan'la ilgili flaş bir iddia ortaya attı ...
Türkiyedeki Deniz Feneri soruşturmasında tutuklandıktan 107 gün sonra tahliye olan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman, savcılık sorgusu sırasında Almanyadaki Deniz Feneri e.V.nin kurulması fikrinin, Kanal 7de Şehir ve Ramazan isimli programı sunan sunucu Uğur Arslandan çıktığını söyledi. Akman, Alman yargısının nitelikli dolandırıcılık suçundan hapse mahkum ettiği Mehmet Gürhanın hem Deniz Feneri e.V. hem şirketlerde yöneticilik yapmasından hoşnutsuzluk duyduğunu belirterek, İlke olarak ticari faaliyeti olan bir kişinin dernek gibi akçeli bir işe girmesine karşıyım diye konuştu.
Akman, HSYK incelemesinin ardından görevden el çektirilen 3 savcıya 7 Temmuzda verdiği ifadesinde, Deniz Feneri e.V.nin nasıl kurulduğu ve nasıl yönetildiğine ilişkin çarpıcı bilgiler verdi. Alınan bilgiye göre Akmana sorulan sorular ve yanıtları özetle şöyle:
- Deniz Feneri ve Deniz Feneri e.V. derneklerinin kurulmasına bir katkınız telkin ya da teşvikiniz olmuş mudur?
Benim her iki derneğin kurulmasına herhangi bir katkım ya da teşvikim olmamıştır. Türkiyedeki Deniz Feneri Derneği kurulmadan önce ve ben Ankara temsilcisi iken Uğur Arslan adlı kişi Kanal 7de ve Ramazanda yayınlanan Şehir ve Ramazan isimli bir program yapıyordu. Programın içeriği yoksul ya da muhtaçlara yardım idi. Program ilgi görünce Kanal 7ye yardım talepleri gelmiş, bunun üzerine Uğur Arslan yardım taleplerini ve yardım dağıtımını organize etmek için bir dernek kurulması fikrini ileri sürmüş, Deniz Fenerinin böyle kurulduğunu biliyorum.
- Derneklerin kurulmasında size bilgi vermişler ya da izin almışlar mıdır?
Benden onay aldıklarını Türkiye için hatırlamıyorum. Almanyadaki şirketlerde yöneticiliğim olmakla ve aynı dönemde Mehmet Gürhan, Deniz Feneri e.V.nin yöneticisi ne onay aldı ne onay verdim. Almanyada inisiyatif tamamen Gürhanda idi. Şahsen Gürhanın hem Almanyadaki şirketlerin bir kısmında yetkili hem de Deniz Feneri e.V.nin yetkilisi olmasından hoşnut değildim.
- Hoşnutsuzluğunun sebebi neydi?
Bir şirkette çalışan kişinin aynı zamanda içinde paranın bulunduğu bir dernekte çalışmasını doğru bulmuyorum. Zira bir zaman sonra elde ettiğiniz ticari kazanç bu derneğin topladığı parayla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle rahatsızlık duyuyordum. Aynı konu Deniz Feneri derneğinin yöneticisi olan ve o dönemde Kanal 7de personel müdürü olan Engin Yılmaz için de söz konusu oldu. İstanbulda diğer şüphelilerle bir araya geldiğimde konuşma sırasında Enginin hem Deniz Fenerinde hem Kanal 7de görev almasının doğru olmadığı yine tarafımdan ifade edilmişti.
- Şüpheli Şahin Küsmüşün Almanyadaki şirketleri yönetmek için işe alınması nedeniyle İstanbulda yapılan ve Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik ve İsmail Karahanın bulunduğu toplantıda neden bulundunuz?
Şahin Küsmüşün iş toplantısında benim de bulunduğum yönündeki beyanını kabul etmiyorum, bulunmuş olamam.
- Almanyadaki ve Türkiyedeki tüm şirketlerdeki isim, sermaye, hissedar ve yönetici değişikliklerinin sık sık yapılmasının sebebi nedir?
- Ortağı olduğum şirketlerde birbirine yakın isim kullanılmasında, sık isim değişikliği yapılmasında özel bir niyet olduğu kanaatinde değilim. Bunlar tamamen ticari amaçla yapılmış işlemlerdir.
Türkiyedeki Deniz Feneri soruşturmasında tutuklandıktan 107 gün sonra tahliye olan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman, savcılık sorgusu sırasında Almanyadaki Deniz Feneri e.V.nin kurulması fikrinin, Kanal 7de Şehir ve Ramazan isimli programı sunan sunucu Uğur Arslandan çıktığını söyledi. Akman, Alman yargısının nitelikli dolandırıcılık suçundan hapse mahkum ettiği Mehmet Gürhanın hem Deniz Feneri e.V. hem şirketlerde yöneticilik yapmasından hoşnutsuzluk duyduğunu belirterek, İlke olarak ticari faaliyeti olan bir kişinin dernek gibi akçeli bir işe girmesine karşıyım diye konuştu.
Akman, HSYK incelemesinin ardından görevden el çektirilen 3 savcıya 7 Temmuzda verdiği ifadesinde, Deniz Feneri e.V.nin nasıl kurulduğu ve nasıl yönetildiğine ilişkin çarpıcı bilgiler verdi. Alınan bilgiye göre Akmana sorulan sorular ve yanıtları özetle şöyle:
- Deniz Feneri ve Deniz Feneri e.V. derneklerinin kurulmasına bir katkınız telkin ya da teşvikiniz olmuş mudur?
Benim her iki derneğin kurulmasına herhangi bir katkım ya da teşvikim olmamıştır. Türkiyedeki Deniz Feneri Derneği kurulmadan önce ve ben Ankara temsilcisi iken Uğur Arslan adlı kişi Kanal 7de ve Ramazanda yayınlanan Şehir ve Ramazan isimli bir program yapıyordu. Programın içeriği yoksul ya da muhtaçlara yardım idi. Program ilgi görünce Kanal 7ye yardım talepleri gelmiş, bunun üzerine Uğur Arslan yardım taleplerini ve yardım dağıtımını organize etmek için bir dernek kurulması fikrini ileri sürmüş, Deniz Fenerinin böyle kurulduğunu biliyorum.
- Derneklerin kurulmasında size bilgi vermişler ya da izin almışlar mıdır?
Benden onay aldıklarını Türkiye için hatırlamıyorum. Almanyadaki şirketlerde yöneticiliğim olmakla ve aynı dönemde Mehmet Gürhan, Deniz Feneri e.V.nin yöneticisi ne onay aldı ne onay verdim. Almanyada inisiyatif tamamen Gürhanda idi. Şahsen Gürhanın hem Almanyadaki şirketlerin bir kısmında yetkili hem de Deniz Feneri e.V.nin yetkilisi olmasından hoşnut değildim.
- Hoşnutsuzluğunun sebebi neydi?
Bir şirkette çalışan kişinin aynı zamanda içinde paranın bulunduğu bir dernekte çalışmasını doğru bulmuyorum. Zira bir zaman sonra elde ettiğiniz ticari kazanç bu derneğin topladığı parayla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle rahatsızlık duyuyordum. Aynı konu Deniz Feneri derneğinin yöneticisi olan ve o dönemde Kanal 7de personel müdürü olan Engin Yılmaz için de söz konusu oldu. İstanbulda diğer şüphelilerle bir araya geldiğimde konuşma sırasında Enginin hem Deniz Fenerinde hem Kanal 7de görev almasının doğru olmadığı yine tarafımdan ifade edilmişti.
- Şüpheli Şahin Küsmüşün Almanyadaki şirketleri yönetmek için işe alınması nedeniyle İstanbulda yapılan ve Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik ve İsmail Karahanın bulunduğu toplantıda neden bulundunuz?
Şahin Küsmüşün iş toplantısında benim de bulunduğum yönündeki beyanını kabul etmiyorum, bulunmuş olamam.
- Almanyadaki ve Türkiyedeki tüm şirketlerdeki isim, sermaye, hissedar ve yönetici değişikliklerinin sık sık yapılmasının sebebi nedir?
- Ortağı olduğum şirketlerde birbirine yakın isim kullanılmasında, sık isim değişikliği yapılmasında özel bir niyet olduğu kanaatinde değilim. Bunlar tamamen ticari amaçla yapılmış işlemlerdir.
