- Katılım
- 25 Eki 2011
- Konular
- 293
- Mesajlar
- 999
- Reaksiyon Skoru
- 112
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 14 Yıl 7 Ay 15 Gün
- Başarım Puanı
- 125
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Kareem Abdul-Jabbar basketbolu 42 yaşında bıraktığında; kimse ondan daha fazla blok yapmamış, sayı atmamış, MVP seçilmemiş, maç oynamamış, All-Star olmamıştı. Onun başarıları belki de lig tarihinde tektir. Yılın çaylağı, altı şampiyonluk, altı kez NBA MVPsi, iki kez finallerin MVPsi, 19 kez All-Star, iki kez sayı lideri, ve NBAin 35. ve 50. Yıldönümlerinde tüm zamanların takımlarına seçildi. Aynı zamanda 8 playoff rekoru ve 7 All-Star rekoru var. Hiç kimse Abdul-Jabbar kadar fazla bireysel ve takım başarısı elde etmedi.
KAREEM ABDUL JABBAR
Tam Adı: Kareem Abdul-Jabbar
Doğum Tarihi: 16/8/1947 New York
Boy: 7-2; Kilo: 267 lbs.
Lise: Power Memorial (N.Y.)
Üniversite: UCLA
Draft: Milwaukiee Bucks (1969)
Transfer: Los Angeles Lakers'a 16/6/1975
Abdul-Jabbarın çaylak zamanlarındaki fiziği bile NBA için fazlaydı. Yeni gelenler onun fiziğine yakın olsa da, asla onun gibi sky-hook atamadılar. Abdul-Jabbarın NBA tarihine kazandırdığı bu sky-hook, zamanla NBAin en önemli silahlarından birisi haline geldi. Kareem; pivot pozisyonuna zerafet, beceriklilik ve çok yönlülük getirdi. Önceden sadece fizik üstünlüğü olarak bakılan bu pozisyona başka bir bakış açısı kazandırdı.
Sahadaki inanılmaz başarısına rağmen Kareem; basketbol fanları tarafından fazla sevilmedi. O basına karşı hep soğuk ve ilgisizdi. Bir kezsinde The Sporting Newse: Ben kötü adamlar arasında en kötüsüyüm demişti.
İlerleyen dönemlerde Abdul-Jabbar açılmaya başladı; taraftarlar, koçlar ve oyuncular onun basketbola getirdiklerini kabullenmeye başladılar. 1988-89 sezonunda Kareem ismi bütün sahalarda dolandı.
Miami baş koçu Pat Riley, Lakersda 8 sezon Kareeme koçluk yapmıştı, bir kezsinde Sports Illustratee Neden hala yargılıyoruz ki? Ne zaman bir adam rekorlar kırsa, şampiyonluklar getirse hep çok büyük eleştirilere maruz kalır. Neden yargılıyoruz ki? Hadi onu gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olarak kabul edelim diye açıklamada bulunmuştu.
Abdul-Jabbar; Ferdinand Levis Alcindor Jr. olarak New Yorkda, 2. dünya savaşının bitmesinden iki sene sonra doğdu. Katı bir baba ve disiplinli bir annenin tek çocuğuydu. Harlem okul sistemindeki en uzun boylu çocuktu. Alcindora Okul arkadaşları bir yaratık gözüyle bakıyorlardı. New York High School, şimdiki adıyla Power Memorialda UCLAya üye oldu ve John Woodenin güç santrali olarak Bruins için oynadı.
Alcindor kolayca okulun en iyi oyuncuları arasına girdi. NCAAin düzenlediği, çaylaklık yılında oynamama gibi bir kuralı yüzünden ilk senesinde oturduktan sonra 1967 ve 1969da U.S.A.de Sporting News, United Pres International, The Associated Pres ve U.S. Basketball Writers Association tarafından yılın oyuncusu olarak seçildi. 1967, 1968, 1969da NCAAdeki All-American ve En Çok Göze Çarpan Oyuncu ödüllerine layik görüldü. Alcindorun liderliğinde Wooden ve UCLA üç ulusal şampiyonluk kazandı.
Milwaukee Bucks daha ikinci sezonunda, 1969 NBA draftında ilk olarak Alcindoru draft etti. (Bucksın ilk sezonu berbattı. 22-55lik skorla Phoenix Sunsdan önce draft hakkını kullandı.) Sıra yeni bir pivotu olgunlaştırmaya geldi. Bill Russell Bostondan daha yeni ayrılmıştı ve Wilt Chamberlain 35 yaşında olmasına rağmen hala etkiliydi. Alcindorun önderliği ile Bucks, East Divisionda 56-26lık seri ile 2.liğe yerleşti. Alcindor ligde, en fazla sayı sıralamasında (28,8) 2. sırada, en fazla ribaund (14,5) sıralamasında 3. sırada yer alıyordu. NBA Yılın Çaylağı ödülüne layik görüldü.
Sezon öncesinde Bucks, 31 yaşındaki guard Oscar Robertsonu Cincinnati Royalsdan alarak NBA liderliği için biletini ayırttı. Bobby Dandridgenin güçlü kadrosu sayesinde 66 galibiyetle 1970-71 sezonunda sezon birinciliğini aldılar. Bu 60 galibiyetin içinde 20 maçlık yenilmeme rekoru da vardı. Alcindor kariyerinin ilk MVP ödülünü ve en fazla sayı yapma rekorunu (31,7) da bu sezonda kırdı. Milwaukee finallerde 12-2 skor elde etti. Baltimore Bulletsi ezdi geçti. Alcindor finallerin de MVPsi olmuştu.
1971-72 sezonundan önce Alcindor din değiştirdi ve Katoliklikten İslamiyete geçti. İsmini değiştirerek Kareem Abdul-Jabbar yaptı. İsmi; güçlü köle, asilzade anlamına geliyordu. O gerçekten de bir asilzade ve güçlü bir oyuncuydu ve yıllarını Milwaukeede geçirmeyi seviyordu. 1971-72de yine sayı krallığını (34,8) elde etti ve MVP ödülüne layık görüldü. Milwaukee de yine sezonu 1. olarak bitirdi. 1973-74te Kareem ligdeki 5. yılında 3. kez MVP seçildi ve dört alanda ilk dörde girdi. Bunlar: 27 sayı ortalaması ile 3.lük, 14,5 ribaund ortalaması ile 4.lük, 283 blok ile 2.lik, 0.539 saha içi isabet oranı ile 2.lik.
1974te Bucks yine NBA finallerinde oynadı ama Bostona kaybetti. Bostonda çok iyi oyun kurucular vardı. 35 yaşında olmasına rağmen hala çok hızlı olan Robertson; playofflardan sonra emekli oldu.
Kareem, Milwaukeedeki inanılmaz başarısına rağmen; kendi dininden ve kültüründen fazla kişi olmaması nedeniyle Milwaukeeden ayrılmak istedi. Lakers ya da New Yorka gitmek istedi. Bucks başkanı Wayne Embry 1975te Jabbarın; Junior Bridgeman, Dave Meyers, Elmore Smith, Brian Winterse karşılık takas olması konusunda şikâyetçi olsa da Abdul-Jabbar, Lakersa gönderildi.
Chamberlain iki yıl önceden emekli olmuştu, bunun yüzünden Lakers; 30-52lik galibiyetle 1974-75 sezonunu sonuncu bitirdi. Abdul-Jabbar; Lakersdaki ilk sezonunda 10 maçı kurtarabildi. 27.7 maç başına sayı ve 16.9 maç başına ribaund ile başka bir MVP ödülü aldı. Bu ödül onun 7 yıllık kariyerindeki 4. MVP ödülüydü.
Bir sezon sonra Lakersın başına Jerry West geldi ve 53-29luk derece ile takımı ligdeki eski yerinde getirdi. 26.2 sayı ortalaması, 13.3 ribaund ortalaması, 261 blok ve 0.579 iç sayı isabeti ile yine MVP ödülüne layık görüldü. Bu ödülle 8 senede 5. kez MVP oldu ve Celticsli Bill Russelın rekorunu kırdı. Ama Lakers finallerde, şampiyonluk için niyetli olan ve kendisine ait inanılmaz bir devi yani Bill Waltonı olan Portland Trail Blazersa karşı kaybetti.
Abdul-Jabbarın üst derecede performanslarına rağmen Lakers; sonraki iki sezonu ligde orta sıralarda bitirdi. 1977- 78 sezonunda Milwaukeenin çaylağı Kent Benson ile yaptığı kavga yüzünden eli kırılan ve 20 maç kaçıran Jabbar; yine de yüksek bir ortalama ile oynamaya devam etti. Genç oyuncular Jamaal Wilkes ve Norm Nixon kararlı görünmesine rağmen Lakers sezonu vasat bir biçimde bitirdi.
1979da Utah Jazzdan aldığı draft hakkını elinde bulunduran Lakers, bu hakkını 6- 9luk oyun kurucu Earvin Magic Johnsonu draft ederek kullandı. Lakers; Johnsonun gelişiyle şampiyonluğu seriye bağladı, Jabbar; 5 şampiyonluk yüzüğü daha elde etti. Lakersın bu hummalı dönemlerine showtime dendi. Jabbarın son 10 yıllık kariyerinde 9 kez lig şampiyonluğu elde ettiler.
Johnsonun ilk sezonunda 60 maç kazandılar. Philadelphiaya karşı olan final maçlarının 6.sında bir olay oldu ki bu olay iki yıldız oyuncuyu sonsuza kadar birbirine bağladı. Kareem sakatlanınca Johnson onun pozisyonuna geçti. 5. maçta 40 sayı atarak takımını serilerde de öne geçiren Kareemin sakatlığı ciddiydi ve 33 yaşındaki pivot 6. maçta yoktu. Bu yüzden Lakers; 20 yaşındaki çaylağı Johnsonı, Jabbarın pozisyonuna koydu. Johnson üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. 42 sayı, 15 ribaund, 7 asist ile Lakersı 123-107 galibiyete taşıdı. Sezonda ise Kareem 24.8 sayı ortalaması ve 10.8 ribaund ortalaması ile bir MVP ödülü daha aldı ve tarihe adını altın harflerle kazıdı.
Bundan sonraki altı sezonda da Kareem en az 20 sayı ortalama ile oynadı. Ribaund ortalaması ise 6 ila 8 arasına düştü. Ama 30lu yaşlarındayken bile çevik, kaslı ve dengeliydi. Hala maç başına 32- 35 dakika oynayabiliyordu ki onun yaşındaki çoğu oyuncu emekli olmayı tercih ederdi.
Magic Johnson; Gary Smithe O bütün spor dallarındaki en güzel atlet diyordu. Kariyerinin son yılında Abdul-Jabbarın sağlık programı çok daha dikkatle düzenlendi. Kollarını ve bacaklarını güçlü ve esnek tutmak için yoga ve savaş sanatları yapmaya başladı. Stresi atmak için maç önceleri meditasyon yaptı.
5 Nisan 1984te, Vegasta, Utah Jazza karşı oynanan maç; belki de Kareemin en güzel maçlarından birisiydi. Magic Johnsondan bir pas aldı ve o mükemmel sky-hookunu potaya doğru yolladı. Bu şut; oyun adına fazla bir şey değiştirmedi. Ama aslında bu sayı ile 31,420. sayısına ulaştı ve Chamberlainin sayı rekorunu kırdı.
Lakers 1979- 80 ve 1988- 89 sezonları arasındaki on sezonda sekiz kez finallere katıldı. Finallerde ise Boston ve Philadelphiayı ikişer kez, Detroiti ise bir kez ezerek kupaya ulaştılar. 1985deki Bostona karşı olan seri ise belki de Abdul-Jabbar için en tatmin edici olanıydı. 38 yaşındaki ligin tecrübeli pivotu dağıtılmıştı. İlk maçta Abdul-Jabbar 12 sayı ve 3 ribaund ile oynadı.
Bundan sonraki iki gün boyunca, saatlerce Bostonun maçlarını izledi. Zayıf noktalar üzerinde çalıştı. Koç Pat Rileyin de motivasyon denemeleri sonunda Kareem hazırdı.
2. maçta Abdul-Jabbar 30 sayı, 17 ribaund, 8 asist ve 3 blok ile oynadı. Lakers maçı 109-102 kazandı. Lakers seriyi altı maçta geçti. Bu serilerde Abdul-Jabbar 30.2 sayı, 11.2 ribaund, 6.5 asist ve 2 blokluk ortalama ile oynadı.
1986- 87 serilerinde Lakers yine Bostonu devirdi ve şampiyon oldu. Kareemin oldukça iyi oynamasına rağmen yıldız kesinlikle Johnsondı. Bu finallerde Johnson MVP ödülünü de aldı. Normal sezonda Abdul-Jabbar ilk defa 20 sayı ortalamasının altına düştü ve maç başına 17.5 sayı ortalaması ile oynadı. 40 yaşındayken iki yıllık bir kontrat daha imzaladı.
1988- 89 sezonu Kareemin son sezonuydu. Pistonsa karşı olan final serisinin 3. maçında Jabbar o sezondaki en yüksek sayıyı attı.(24 sayı, 13 ribaund) Aynı finallerin son maçında ise Jabbar 7 sayı, 3 ribaund ile oynadı. Tamamen düşüşteydi. Kötü sezon ve kötü finaller geçirmişti.
Abdul-Jabbarın emekliliği bir dönemin sonu olmuştu. NBAi bıraktığında bütün zamanların en skor er oyuncusu olarak bırakmıştı. Kariyerine 38,387 (24.6 maç başına) sayı, 17,440 (11.2 maç başına) ribaund, 3,189 blok ve 0.559 isabet oranı ile veda etti. 20 yıllık kariyerine bu kadar istatistiği sığdıran mükemmel oyuncu 1,560 maçta görev aldı.
Bırakmasından birkaç yıl sonra Kareem; Orange County Registera şunları söyledi: 70lerde yaptığım her şeyi 80ler kötüye kullandı. Bıraktığım zamandan beri herkes beni saygıdeğer birisi olarak görüyor ama zaman akıyor.
Ayrıldıktan sonra Jabbar; eğlence sektöründe çalıştı. Basketbolun Büyükelçisi olarak hizmet verdi. Koçluk ve spikerlik gibi çeşitli işler yaptı. Açlık ve cahillik, cehalet ile savaşmaya yardım etti. 1995te Naismith Memorial Basketball Hall Of Famee layık görüldü.
KAREEM ABDUL JABBAR
Tam Adı: Kareem Abdul-Jabbar
Doğum Tarihi: 16/8/1947 New York
Boy: 7-2; Kilo: 267 lbs.
Lise: Power Memorial (N.Y.)
Üniversite: UCLA
Draft: Milwaukiee Bucks (1969)
Transfer: Los Angeles Lakers'a 16/6/1975
Abdul-Jabbarın çaylak zamanlarındaki fiziği bile NBA için fazlaydı. Yeni gelenler onun fiziğine yakın olsa da, asla onun gibi sky-hook atamadılar. Abdul-Jabbarın NBA tarihine kazandırdığı bu sky-hook, zamanla NBAin en önemli silahlarından birisi haline geldi. Kareem; pivot pozisyonuna zerafet, beceriklilik ve çok yönlülük getirdi. Önceden sadece fizik üstünlüğü olarak bakılan bu pozisyona başka bir bakış açısı kazandırdı.
Sahadaki inanılmaz başarısına rağmen Kareem; basketbol fanları tarafından fazla sevilmedi. O basına karşı hep soğuk ve ilgisizdi. Bir kezsinde The Sporting Newse: Ben kötü adamlar arasında en kötüsüyüm demişti.
İlerleyen dönemlerde Abdul-Jabbar açılmaya başladı; taraftarlar, koçlar ve oyuncular onun basketbola getirdiklerini kabullenmeye başladılar. 1988-89 sezonunda Kareem ismi bütün sahalarda dolandı.
Miami baş koçu Pat Riley, Lakersda 8 sezon Kareeme koçluk yapmıştı, bir kezsinde Sports Illustratee Neden hala yargılıyoruz ki? Ne zaman bir adam rekorlar kırsa, şampiyonluklar getirse hep çok büyük eleştirilere maruz kalır. Neden yargılıyoruz ki? Hadi onu gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olarak kabul edelim diye açıklamada bulunmuştu.
Abdul-Jabbar; Ferdinand Levis Alcindor Jr. olarak New Yorkda, 2. dünya savaşının bitmesinden iki sene sonra doğdu. Katı bir baba ve disiplinli bir annenin tek çocuğuydu. Harlem okul sistemindeki en uzun boylu çocuktu. Alcindora Okul arkadaşları bir yaratık gözüyle bakıyorlardı. New York High School, şimdiki adıyla Power Memorialda UCLAya üye oldu ve John Woodenin güç santrali olarak Bruins için oynadı.
Alcindor kolayca okulun en iyi oyuncuları arasına girdi. NCAAin düzenlediği, çaylaklık yılında oynamama gibi bir kuralı yüzünden ilk senesinde oturduktan sonra 1967 ve 1969da U.S.A.de Sporting News, United Pres International, The Associated Pres ve U.S. Basketball Writers Association tarafından yılın oyuncusu olarak seçildi. 1967, 1968, 1969da NCAAdeki All-American ve En Çok Göze Çarpan Oyuncu ödüllerine layik görüldü. Alcindorun liderliğinde Wooden ve UCLA üç ulusal şampiyonluk kazandı.
Milwaukee Bucks daha ikinci sezonunda, 1969 NBA draftında ilk olarak Alcindoru draft etti. (Bucksın ilk sezonu berbattı. 22-55lik skorla Phoenix Sunsdan önce draft hakkını kullandı.) Sıra yeni bir pivotu olgunlaştırmaya geldi. Bill Russell Bostondan daha yeni ayrılmıştı ve Wilt Chamberlain 35 yaşında olmasına rağmen hala etkiliydi. Alcindorun önderliği ile Bucks, East Divisionda 56-26lık seri ile 2.liğe yerleşti. Alcindor ligde, en fazla sayı sıralamasında (28,8) 2. sırada, en fazla ribaund (14,5) sıralamasında 3. sırada yer alıyordu. NBA Yılın Çaylağı ödülüne layik görüldü.
Sezon öncesinde Bucks, 31 yaşındaki guard Oscar Robertsonu Cincinnati Royalsdan alarak NBA liderliği için biletini ayırttı. Bobby Dandridgenin güçlü kadrosu sayesinde 66 galibiyetle 1970-71 sezonunda sezon birinciliğini aldılar. Bu 60 galibiyetin içinde 20 maçlık yenilmeme rekoru da vardı. Alcindor kariyerinin ilk MVP ödülünü ve en fazla sayı yapma rekorunu (31,7) da bu sezonda kırdı. Milwaukee finallerde 12-2 skor elde etti. Baltimore Bulletsi ezdi geçti. Alcindor finallerin de MVPsi olmuştu.
1971-72 sezonundan önce Alcindor din değiştirdi ve Katoliklikten İslamiyete geçti. İsmini değiştirerek Kareem Abdul-Jabbar yaptı. İsmi; güçlü köle, asilzade anlamına geliyordu. O gerçekten de bir asilzade ve güçlü bir oyuncuydu ve yıllarını Milwaukeede geçirmeyi seviyordu. 1971-72de yine sayı krallığını (34,8) elde etti ve MVP ödülüne layık görüldü. Milwaukee de yine sezonu 1. olarak bitirdi. 1973-74te Kareem ligdeki 5. yılında 3. kez MVP seçildi ve dört alanda ilk dörde girdi. Bunlar: 27 sayı ortalaması ile 3.lük, 14,5 ribaund ortalaması ile 4.lük, 283 blok ile 2.lik, 0.539 saha içi isabet oranı ile 2.lik.
1974te Bucks yine NBA finallerinde oynadı ama Bostona kaybetti. Bostonda çok iyi oyun kurucular vardı. 35 yaşında olmasına rağmen hala çok hızlı olan Robertson; playofflardan sonra emekli oldu.
Kareem, Milwaukeedeki inanılmaz başarısına rağmen; kendi dininden ve kültüründen fazla kişi olmaması nedeniyle Milwaukeeden ayrılmak istedi. Lakers ya da New Yorka gitmek istedi. Bucks başkanı Wayne Embry 1975te Jabbarın; Junior Bridgeman, Dave Meyers, Elmore Smith, Brian Winterse karşılık takas olması konusunda şikâyetçi olsa da Abdul-Jabbar, Lakersa gönderildi.
Chamberlain iki yıl önceden emekli olmuştu, bunun yüzünden Lakers; 30-52lik galibiyetle 1974-75 sezonunu sonuncu bitirdi. Abdul-Jabbar; Lakersdaki ilk sezonunda 10 maçı kurtarabildi. 27.7 maç başına sayı ve 16.9 maç başına ribaund ile başka bir MVP ödülü aldı. Bu ödül onun 7 yıllık kariyerindeki 4. MVP ödülüydü.
Bir sezon sonra Lakersın başına Jerry West geldi ve 53-29luk derece ile takımı ligdeki eski yerinde getirdi. 26.2 sayı ortalaması, 13.3 ribaund ortalaması, 261 blok ve 0.579 iç sayı isabeti ile yine MVP ödülüne layık görüldü. Bu ödülle 8 senede 5. kez MVP oldu ve Celticsli Bill Russelın rekorunu kırdı. Ama Lakers finallerde, şampiyonluk için niyetli olan ve kendisine ait inanılmaz bir devi yani Bill Waltonı olan Portland Trail Blazersa karşı kaybetti.
Abdul-Jabbarın üst derecede performanslarına rağmen Lakers; sonraki iki sezonu ligde orta sıralarda bitirdi. 1977- 78 sezonunda Milwaukeenin çaylağı Kent Benson ile yaptığı kavga yüzünden eli kırılan ve 20 maç kaçıran Jabbar; yine de yüksek bir ortalama ile oynamaya devam etti. Genç oyuncular Jamaal Wilkes ve Norm Nixon kararlı görünmesine rağmen Lakers sezonu vasat bir biçimde bitirdi.
1979da Utah Jazzdan aldığı draft hakkını elinde bulunduran Lakers, bu hakkını 6- 9luk oyun kurucu Earvin Magic Johnsonu draft ederek kullandı. Lakers; Johnsonun gelişiyle şampiyonluğu seriye bağladı, Jabbar; 5 şampiyonluk yüzüğü daha elde etti. Lakersın bu hummalı dönemlerine showtime dendi. Jabbarın son 10 yıllık kariyerinde 9 kez lig şampiyonluğu elde ettiler.
Johnsonun ilk sezonunda 60 maç kazandılar. Philadelphiaya karşı olan final maçlarının 6.sında bir olay oldu ki bu olay iki yıldız oyuncuyu sonsuza kadar birbirine bağladı. Kareem sakatlanınca Johnson onun pozisyonuna geçti. 5. maçta 40 sayı atarak takımını serilerde de öne geçiren Kareemin sakatlığı ciddiydi ve 33 yaşındaki pivot 6. maçta yoktu. Bu yüzden Lakers; 20 yaşındaki çaylağı Johnsonı, Jabbarın pozisyonuna koydu. Johnson üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. 42 sayı, 15 ribaund, 7 asist ile Lakersı 123-107 galibiyete taşıdı. Sezonda ise Kareem 24.8 sayı ortalaması ve 10.8 ribaund ortalaması ile bir MVP ödülü daha aldı ve tarihe adını altın harflerle kazıdı.
Bundan sonraki altı sezonda da Kareem en az 20 sayı ortalama ile oynadı. Ribaund ortalaması ise 6 ila 8 arasına düştü. Ama 30lu yaşlarındayken bile çevik, kaslı ve dengeliydi. Hala maç başına 32- 35 dakika oynayabiliyordu ki onun yaşındaki çoğu oyuncu emekli olmayı tercih ederdi.
Magic Johnson; Gary Smithe O bütün spor dallarındaki en güzel atlet diyordu. Kariyerinin son yılında Abdul-Jabbarın sağlık programı çok daha dikkatle düzenlendi. Kollarını ve bacaklarını güçlü ve esnek tutmak için yoga ve savaş sanatları yapmaya başladı. Stresi atmak için maç önceleri meditasyon yaptı.
5 Nisan 1984te, Vegasta, Utah Jazza karşı oynanan maç; belki de Kareemin en güzel maçlarından birisiydi. Magic Johnsondan bir pas aldı ve o mükemmel sky-hookunu potaya doğru yolladı. Bu şut; oyun adına fazla bir şey değiştirmedi. Ama aslında bu sayı ile 31,420. sayısına ulaştı ve Chamberlainin sayı rekorunu kırdı.
Lakers 1979- 80 ve 1988- 89 sezonları arasındaki on sezonda sekiz kez finallere katıldı. Finallerde ise Boston ve Philadelphiayı ikişer kez, Detroiti ise bir kez ezerek kupaya ulaştılar. 1985deki Bostona karşı olan seri ise belki de Abdul-Jabbar için en tatmin edici olanıydı. 38 yaşındaki ligin tecrübeli pivotu dağıtılmıştı. İlk maçta Abdul-Jabbar 12 sayı ve 3 ribaund ile oynadı.
Bundan sonraki iki gün boyunca, saatlerce Bostonun maçlarını izledi. Zayıf noktalar üzerinde çalıştı. Koç Pat Rileyin de motivasyon denemeleri sonunda Kareem hazırdı.
2. maçta Abdul-Jabbar 30 sayı, 17 ribaund, 8 asist ve 3 blok ile oynadı. Lakers maçı 109-102 kazandı. Lakers seriyi altı maçta geçti. Bu serilerde Abdul-Jabbar 30.2 sayı, 11.2 ribaund, 6.5 asist ve 2 blokluk ortalama ile oynadı.
1986- 87 serilerinde Lakers yine Bostonu devirdi ve şampiyon oldu. Kareemin oldukça iyi oynamasına rağmen yıldız kesinlikle Johnsondı. Bu finallerde Johnson MVP ödülünü de aldı. Normal sezonda Abdul-Jabbar ilk defa 20 sayı ortalamasının altına düştü ve maç başına 17.5 sayı ortalaması ile oynadı. 40 yaşındayken iki yıllık bir kontrat daha imzaladı.
1988- 89 sezonu Kareemin son sezonuydu. Pistonsa karşı olan final serisinin 3. maçında Jabbar o sezondaki en yüksek sayıyı attı.(24 sayı, 13 ribaund) Aynı finallerin son maçında ise Jabbar 7 sayı, 3 ribaund ile oynadı. Tamamen düşüşteydi. Kötü sezon ve kötü finaller geçirmişti.
Abdul-Jabbarın emekliliği bir dönemin sonu olmuştu. NBAi bıraktığında bütün zamanların en skor er oyuncusu olarak bırakmıştı. Kariyerine 38,387 (24.6 maç başına) sayı, 17,440 (11.2 maç başına) ribaund, 3,189 blok ve 0.559 isabet oranı ile veda etti. 20 yıllık kariyerine bu kadar istatistiği sığdıran mükemmel oyuncu 1,560 maçta görev aldı.
Bırakmasından birkaç yıl sonra Kareem; Orange County Registera şunları söyledi: 70lerde yaptığım her şeyi 80ler kötüye kullandı. Bıraktığım zamandan beri herkes beni saygıdeğer birisi olarak görüyor ama zaman akıyor.
Ayrıldıktan sonra Jabbar; eğlence sektöründe çalıştı. Basketbolun Büyükelçisi olarak hizmet verdi. Koçluk ve spikerlik gibi çeşitli işler yaptı. Açlık ve cahillik, cehalet ile savaşmaya yardım etti. 1995te Naismith Memorial Basketball Hall Of Famee layık görüldü.

