bikral 1
bikral
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Bvural41 1
Bvural41
ShadowFon 1
ShadowFon
mavzermete 1
mavzermete
YazilimMühendisi 1
YazilimMühendisi
Fethi Polat 1
Fethi Polat
InfernoShade 1
InfernoShade
Hikaye Ekle

Dendron ve Psikonlarda Tünelleme

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan zeyn0
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 303

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Fizikçi Friedrich Beck ve sinir bilimci John Carew Eccles (1903-1997) ortak teorileri, kuantum mekaniğinin beyinde hangi aşamada devreye girdiği ve zihin-beyin ilişkisinin hangi seviyede olduğu konusuna değişik bir bakış açısı getirmiştir. Eccles ve Beck’e göre, bilincin evrimi göz önüne alındığında, bilinç yüksek hayvanlarda ortaya çıkan ani bir aydınlanma olarak değerlendirilemez.

Fizikçi Friedrich Beck ve sinir bilimci John Carew Eccles (1903-1997) ortak teorileri, kuantum mekaniğinin beyinde hangi aşamada devreye girdiği ve zihin-beyin ilişkisinin hangi seviyede olduğu konusuna değişik bir bakış açısı getirmiştir. Eccles ve Beck’e göre, bilincin evrimi göz önüne alındığında, bilinç yüksek hayvanlarda ortaya çıkan ani bir aydınlanma olarak değerlendirilemez. Halen geçerli olan ve rağbet gören teoriye göre, zihinsel durumlar beynin fizikokimyasal durumlarının doğrudan yansımasıdır ve bu “özdeşlik teorisi/maddecilik/materyalizm” olarak adlandırılır. Buna göre beynimiz süper karmaşık bir bilgisayardır ve beyin kabuğundaki bilgi işleme düşünceler ve hisleri meydana getirir. Bu maddeci teoriyi kabul edenlere göre zihin beynin yazılımıdır (software) ve zihin, ekibin sanal kaptanını oluşturur. Sanal kaptanı normalde bizler “benlik/kişilik” olarak tanımlarız ve beynimizin sinir ağlarının küresel etkisi ile meydana gelen bir yanılsamadır.

Eccles’e göre yukarıda bahsedilen tümüyle yanlıştır ve söylenenler belli belirsiz şeylerin önüne asla geçemez. Maddecilerin düşüncesine göre bu sorun beynin nasıl çalıştığının tam olarak anlaşılmasıyla – belki 100 yıl sonra – çözülecektir. Bu beklentiyi Eccles, “beklentili pişman maddecilik” olarak adlandırır. Eccles’e göre “boş ve uydurulmuş” teori “insan benliğinin ve onun ruhsal değerleri, yaratıcılığını ve bizim her birimizin ayrıcalığını, gizem ve harikalığını” açıklamaya yetersizdir.
Bilim felsefecisi Karl Popper ile de birlikte çalışan Eccles, maddeciliğin açıklayamadıklarını görünce zihin ve beynin alternatif bir teorisini geliştirdi. Bu teori “ikici (düalist) etkileşim” olarak bilinmektedir. Onun temel felsefi çıkış noktası, din bilimcilerin bütün gönlünce kabul ettiği bir şeydi: “iddia ediyorum ki, bilimsel indirgemecilik tarafından insan gizemi inanılmaz şekilde küçültülmüştür. Pişman olacağı beklenen maddecilik amacıyla ruhsal dünyanın tümü sinirsel aktivite kalıbı terimleriyle ilişkilendirilmiştir. Bu inanç bir hurafe olarak sınıflandırılmalıdır... Bedenler ve beyinlerin oluşturduğu maddesel dünyanın varlığı gibi, ruhlardan oluşan ruhsal bir dünyanın varlığını kabul ediyoruz” der. Ancak bu ruhsal dünya varlığını kabul etmesi, Descartes’in düalist yaklaşımının bir parçası olan, zihnin bir çeşit madde olduğu (substance) düşüncesinden farklıdır. “Madde kavramı, zihne maddeci bir bakışa yol açabilir. Herhangi bir madde özelliğini anmadan benliğin ruhsal var oluşundan bahsediyorum. Büyük sorun ‘Nasıl Benlik Beyni Kontrol Eder’dir. Bu düalisttir, fakat iki maddenin ifadesi değildir. Onun yerine Popper’in iki dünyası ile ilişkilidir” yani Popper’in ruhsal benlik ve maddesel dünyası. Dolayısıyla Eccles’in düalist yaklaşımı Descartes’ten farklıdır.
Eccles klasik fiziğin dışına çıkarak, kuantum fizikçisi Frierich Beck’in yardımıyla, enerjinin korunumu kanununu ihlal etmeden, zihin-beyin etkileşimini açıklamaya çalıştı. Teorisinde Eccles, beyin kabuğunun ince temel yapısı ile kuantum fiziğini birleştirdi. Eccles’e göre beyin kabuğunun esas temel birimi dendrondur. Dendronlar maddesel beynin temsilcileridir ve dendronların karşılığı olarak zihinsel temsilciler olan psikon(psychon)lardır. İstemli hareket niyeti ve düşüncesi ile psikonlar dendronlar üzerine etki eder ve seçilen sinir hücrelerinin ateşlenme olasılığını arttırır. Böylece kolumuzu kaldırmaya niyetlendiğimizde, beyindeki kol bölgesinde sinir hücreleri ateşleme yapar ve kolumuzun kaslarına uyarı göndererek kolumuzu kaldırırız. Psikonlar arasındaki etkileşim, bizim zihnimizin iç dünyasını ve algılarımızın birliğini oluşturur. Eccles’e göre zihin-beyin arasındaki etkileşim, “Enerji ile değil, bir bilginin akışında olduğu gibidir”. Zihin sinirsel olayların eşiğini değiştirebilirse, çok büyük olasılıkla bu kuantum veya kuantum altı seviyelerinde etkilidir. Termodinamiğin birinci kanununa göre, kapalı yani çevre ile madde ve enerji değişimi yapmayan sistemlerin toplam enerjisi sabittir. Maddecilik teorisinde, fiziksel dünyanın tümü kapalı bir sistemdir ve madde-enerji miktarı kesinlikle aynıdır. Ama Eccles kuantum mekaniğinden yararlanır. Kuantum mekaniğinin Ortodoks yorumuna göre, enerji “kuantum vakum”dan saniyenin çok az bir kısmı süresinde geriye ödenmek üzere borç alınabilir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst