Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Karan2offical 1
Karan2offical
Hikaye Ekle

Osteoporoz ( Kemik Erimesi)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan zeyn0
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 687

zeyn0

Gönüllerin Admini
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
7 Eki 2010
Konular
9,213
Mesajlar
34,101
Reaksiyon Skoru
4,131
Altın Konu
1
TM Yaşı
15 Yıl 8 Ay 17 Gün
Başarım Puanı
400
MmoLira
183
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ)

Menopoz insan hayatında önemli değişkliklerin meydana gelmesine neden olur. Hem ruhsal hem de fiziksel bu değişiklikler temel olarak vücutta yumurtalıklardan salgılanan östrojenin azalması nedeniyle ortaya çıkar. Menopozla birlikte özellikle aşağıda anlatılacak olan risk faktörleri olanlarda kemik dokusu da kısa zamanda kalitesinden ödün vermeye başlayabilir. Menopozda olan kadınlar yaşamlarının geri kalan kısımlarında osteoporoza bağlı %50'lik bir kemik kırığı riski ile karşı karşıyadırlar.

Osteoporoz insan ömrünün giderek uzamasıyla birlikte ülkemizde de önemli bir sorun haline gelmiştir.

Osteoporoz nedir?

Osteoporoz, ya da daha çok bilinen adıyla "kemik erimesi", kemiğin mineral içeriğinin azalması nedeniyle dayanıklığının azalması, yani kalitesinin düşmesidir. Vücutta kortikal kemik ve trabeküler kemik olmak üzere iki ayrı kemik türü vardır. Kortikal kemik tüm vücut kemiklerinin %80'ini oluştururken, trabeküler kemik, bir arıpeteği yapısında olan ve yüzey alanı daha geniş bir kemik türüdür. Trabeküler kemik omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında yeralır ve osteoporoza bağlı kırıklara en hassas bölgeler de buralarıdır. Kemikler sürekli olarak yapım-yıkım olaylarının ardarda devam etmesiyle yenilenen canlı dokulardır. Trabeküler kemiğin yapım-yıkım hızının kortikal kemiğe göre 4-8 kat daha hızlı olması bu kemikleri kırıklara daha hassas hale getirmektedir.

Kadınlarda 40 yaşına kadar yapım-yıkım olayı dengeli bir şekilde devam ederken, bu yaştan itibaren yıllık %0.5'lik bir oranda geri dönüşümsüz bir kemik kaybı olur. Bu, özellikle menopozdan itibaren daha da hızlanır ve menopozda olan bir kadın her yıl trabeküler kemiklerinin %5'ini ve tüm vücut kemik dokusunun %1-1.5'luk bir kısmını kaybeder. Bu kayıpılar 10-15 yıllık hızlı bir dönemden sonra oldukça azalır. İşte bu aşamaya kadar kaybedilen kemik dokusu miktarı kadının ileride kemik kırığıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Zira bu süre içerisinde trabeküler kemiğin %50'si kortikal kemiğin ise %30'u kadar bir miktarı kaybedilmiş olabilir.

Osteoporoz hangi kemikleri etkiler?

Osteoporoz en sık vücudun yükünü taşıyan ve trabeküler yapıda olan omurları etkiler. Tüm osteoporoz olgularının %47'si omurlarda, %20'si kalçada (uyluk kemiğinin baş kısmında), %13'ü bileklerde ve %20'si diğer kemiklerde görülür.

Bunun sonucunda özellikle ileri yaşlarda omurlardaki çökme kırıklarına bağlı olarak boyda kısalma olabileceği gibi (bir kadının ileri yaşlarda boyu 15-20 cm'ye kadar kısalabilir!), hafif düşmeler sonucunda ya da kendiliğinden, başta kalçada olmak üzere diğer kemiklerde hayatı tehdid eden kırıklar meydana gelebilir.

Osteoporoz kimlerde daha sık görülür?

Osteoporoz riski yaşla birlikte artar ve özellikle kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. İnce kemik yapısı olanlarda, ailesinde ve özellikle ailesindeki kadınlardan birinde kemik kırığı öyküsü ya da boyunda kısalma öyküsü bulunan kadınlarda, 45 yaşından önce kendiliğinden ya da ameliyatla yumurtalıkların alınması neticesinde menopoza giren kadınlarda, uzun süreli adet görememe şeklinde adet düzensizliği olan kadınlarda, gıdalarının kalsiyum içeriği az olan kadınlarda (en önemli kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleridir), yaşamlarında egzersize yer vermeyen, sigara içen, aşırı alkol kullanan kadınlarda, kortizon ve diğer bazı ilaçları kullanmak zorunda olanlarda ve başta hipertiroidi (tiroid hormonlarının yüksek olması) olmak üzere çeşitli hormonal hastalıklarda osteoporoz riski artmıştır.

70 yaşın üzerinde olan kadınların %21'inde hiçbir belirti olmasa da radyolojik olarak kırık yönünde değişiklikler gözlenir. Kalça kemiği kırıklarının riski menopozdan 10-15 yıl sonra artmaya başlar ve 90 yaşında bir kadının kalça kemiği geçirmiş olma olasılığı %20'dir. Bu kalça kırıklarının yaklaşık %15'i ilk üç ayda ölümle sonuçlanacak kadar ağırdır. Özellikle kalça kırıkları %50 kadında sakatlıkla sonuçlanır.

Osteoporoz tanısı nasıl konur?

Klasik radyolojik yöntemlerle (düz röntgen filmleriyle) osteoporoz tanısı koymak hatalıdır. Bunun yerine DEXA adı verilen özel yöntemle ve kemik tomografisi yöntemiyle vücudun en hassas kemikleri olan uyluk başı bölgesi, omurlar ve kol kemiklerinin incelemesi yapılır ve hassas bir şekilde tanı konabilir. Raporda "normal", "osteopeni" (osteoporoz başlangıcı), "osteoporoz" ve "ileri derecede osteoporoz" olmak üzere farklı ifadeler kullanılabilir.

Hiç bir şikayeti olmayan kadınlarda bile menopoza girdiklerinde bir kez ve daha sonra beşer yıllık aralıklarla kemik ölçümü önerilmektedir.

Osteoporoz nasıl tedavi edilir?

Başlamış bir osteoporoz süreci sonucu kaybedilen kemiği yerine geri getirmek zordur. Ancak süreç bazı tedavilerle büyük oranda durdurulabilir. Bunun sonucunda ileri derecede osteoporoz olguları hariç, kırık oluşma riski de önemli derecede azalmış olur.

Östrojen tedavisinin süreci yavaşlattığı artık kesinlikle kanıtlanmıştır. Östrojen tedavisi alanlarda kol ve kalça kırıklarında %50-60 oranında azalma, beraberinde kalsiyum alımı da sağlandığında (kalsiyumdan zengin gıdalar alınması ve gerekli durumlarda ilaç şeklinde kalsiyum tedavisi) omurga kemiği kırıklarında %80'lik bir azalma beklenebilir. Bu, özellikle en az 5 yıllık bir tedavi sonrası etkili olur.

Östrojen tedavisinin etkili olabilmesi için tedavi devam etmelidir. Tedavi bırakıldığında osteoporoz süreci tedaviden önceki eski hızıyla devam eder. Progesteron tedavisi de kalsiyum metabolizması üzerindeki olumlu etkileriyle osteoporozun önlenmesine katkıda bulunur.

Kalsiyum emilimi yaşla birlikte azalır ve özellikle menopoz sonrası azalma daha belirgin olur. Kalsiyum dengesinin sağlanması osteoporoz engellenmesinde en önemli basamaklardan biridir. Ancak östrojenin az olduğu durumlarda kalsiyum ne kadar alınırsa alınsın etkili olmayabilir. Bu yüzden östrojen tedavisine ek olarak vücuda gıdalarla ya da ilaç verilmesi yoluyla günlük 1000 gram kalsiyum girişinin sağlanması önemlidir.

Östrojen tedavisinin sakıncalı olduğu durumlarda ise kalsitonin adlı ilaçtan faydalanılır.

İlaç tedavisi dışında osteoporozun önlenmesi ya da ilerlemesinin durdurulması için yaşam tarzında da bazı değişiklikler yapılmalıdır. Günde en az 30 dakika olmak üzere, haftada 3 kez vücudu zorlamayan sporlar yapılması menopoz döneminde kemiğin mineral miktarını önemli ölçüde iyileştirir. Sigara ve alkol bırakılmalıdır. Dengeli bir diyetle yeterli kalsiyum alınması için gerekli değişiklikler yapılmalıdır.

MENOPOZ
(Bu yazı toplam 602 defa okundu)

Bu sayfalarda yanıt bulamadığınız sorularınızı yine bize danışabileceğinizi unutmayınız.

Menopoz, her kadının yaşamında yer alan önemli bir dönemdir. Bu sayfa, menopoz hakkında merak ettiğiniz sorulara cevap vermek için hazırlanmıştır.

Klimakteryum döneminde vücudunuza neler olur?

Ergenlik döneminde yumurtalıklar, iki dişilik hormonu üretmeye başlar: östrojen ve progesteron. Bu hormonların içinde en önemli olanı östrojendir. Ergenlik döneminde, östrojen hormonu, göğüslerin gelişmesini uyarır ve rahmi doğurganlığa hazır hale getirir. Ayni zamanda yumurtanın devamlılığını sağlar. Yumurta döllenmeyince meydana gelen adet dönemlerinde, bu iki dişilik hormonunun düzeyi yükselir ve sonra düşer. Klimakteryum döneminde, yumurtalıkların östrojen ve progesteron üretimi azalır ve zamanla sona erer. Bu, kadının artık adet görmeyeceği ve gebe kalamayacağı anlamına gelir.

Menopozun ilk belirtileri nelerdir? Menopoz belirtileri her kadında aynı Şiddette mi olur?

Bir kadın, son adetini görmeden önce yumurtalıklar progesteron üretimini yavaşlatır.Adetler düzensizleşir, östrojen yapımı yavaşlar. kadın vücudunda yaşanan bu olaylar sonucu, bir takım sıkıntılar baş gösterir: Gece terlemeleri, sıcak basmaları, gerginlik ve halsizlik hissi bunların başındadır. Bir çok kadın, dikkatini toplayamama ve unutkanlıktan yakınır. Bu durum, kadının mesleki performansını ve sosyal ilişkilerini açık bir Şekilde etkiler. östrojen eksikliği, bir sure sonra vajinanın nemliliğini yitirmesine ve kurumasına yol açar. Vajina kuruluğu ya da tip dilinde vajinal atrofi adi verilen bu durum, cinsel ilişki sırasında ağrıya ya da kaşıntıya neden olur. Ama olumlu olan bir şey var ki, o da artık günümüzde bu sorunların çaresinin bulunmuş olmasıdır. östrojen ve progesteron hormonlarının kaybolmasıyla ortaya çıkan belirtileri şu Şekilde sıralayabiliriz:

Fiziksel Belirtiler:

- sıcak basması ,

- Gece terlemeleri ,

- Uykusuzluk ,

- Dikkatini toplayamamak ,

- Vajinal kuruluk ve ağrılı cinsel ilişki

Duygusal Belirtiler: ,

- Ruhsal değişiklikler ,

- çabuk sinirlenme ,

- Gerginlik ,

- Depresyon ,

- Cinsel isteksizlik

Her uç kadından birinde hiç sorun çıkmamakta ya da belirtiler hafif seyretmektedir. Fakat diğerlerinde ortaya çıkacak sorunlar, yaşam kalitesini azaltacak Şiddette olabilir. Kendini iyi hissetmeyen veya menopozun sağlığını nasıl etkileyeceğini merak eden kadınlar, mutlaka doktora başvurmalıdırlar.

Menopoz, kişiliğimi ve karakterimi değiştirecek mi?

Menopoz, kişinin öz karakterini değiştirmez. Hatta, yaşamın diğer dönemleri gibi, menopoz da, duygusal ve zihinsel bir gelişme dönemi olabilir. Ancak menopoz, bir girdap ve duygusal kararsızlık dönemine de dönüşebilir. Menopoz dönemindeki kadının hayatında yaşamın bazı doğal süreçleri ciddi bunalımlar yaratabilir. örneğin, çocuklarının büyüyüp, evlenip, evden ayrılmaları ya da ebeveynlerinden birinin ölümü gibi. Bu olaylar menopozal kadını ailenin diğer fertlerinden daha çok etkileyebilir ve ruh sağlığını bozabilir. Oluşan bu durum, aile içi ilişkileri de etkiler. Bu nedenle menopoz bir aile sorunudur. Bir çok kadın mesleki performanslarını ve sosyal hayatlarını etkileyen dikkat dağınıklığından dolayı, depresyona girebilir veya özgüvenini yitirebilir. Ancak tüm bu yaşananlara boyun eğmek gerekmez. Doktorunuzun da yardımıyla tüm bu sıkıntıları en hafif şekilde atlatabilirsiniz.

Menopoz belirtileri ne kadar sürer?

Menopoz belirtilerinin ne kadar süreceğini önceden kestirmek güçtür. Kişiden kişiye büyük değişkenlik gösterir. bazı kadınlarda belirtiler birkaç ay içinde kaybolur. Bazılarında ise on yıl ya da daha uzun sürebilir. Ancak menopoz belirtileri ortalama 3 - 5 yılda ortadan kalkar.

Menopozun uzun vadede beni etkileyecek önemli sonuçları nelerdir?

Menopozun uzun vadede ortaya çıkabilecek en önemli sonuçlarından biri, kemik erimesi adıyla da bilinen osteoporozdur. Kemik canlı bir dokudur. Menopoz sonrası östrojenin eksikliği, kadınlarda, yaşıtı erkeklere göre kemiklerde daha hızlı bir mineral kaybına yol açar. Kemik kitlesindeki mineral kaybı sonucu, osteoporoz oluşur. Osteoporoza yakalanan bir kadının, sıklıkla el bileği veya kalça kemiklerinden biri kırılabilir. Bel kemiğinde çökme olabilir. Bir çok yaşlı kadında görülen kamburluğun nedeni budur. Menopozun uzun vadede ortaya çıkabilecek önemli sonuçlarından bir diğeri de kalp ve dolaşım hastalıklarıdır. östrojen eksikliği, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına zemin hazırlarlar.

Menopoz ve kalp hastalıkları arasındaki ilişki ne ölçüdedir?

Bugün dünyadaki menopozal kadınların ölüm nedenlerine bakıldığında, rahim ya da göğüs kanseri vakaları, kalp hastalıklarının yanında çok düşük orandadır. Kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları, menopoz sonrası kadınların ölüm oranlarında ilk sırayı tutmaktadır. östrojen, kandaki kolesterol düzeyini düşük tutarak, kadınları kalp hastalıklarına karşı korur. Ancak menopozdan sonra, bu koruyucu etki kaybolur. Menopoz sonrası vücudun östrojen gereksiniminin karşılanmasına yönelik bir tedavi, bu riski yarı yarıya azaltır.

Danışmak ya da tedavi olmak için doktora ne zaman başvurmalıyım?

Menopoza bağlı belirtileri hissettiğinizde doktora danışmanız gerekir. cağımızda menopoz belirtilerini tedavi eden seçenekler vardır ve yaşamının Klimakteryum döneminde, duygusal ya da fiziksel açıdan sekteye uğradığını düşünen kadınlarda bu tedaviler etkilidir. Bir diğer önemli nokta ise, osteoporoza karşı risk altında olup olmadığınızı öğrenmenizdir. çünkü osteoporoz, sessiz ve sinsi seyreden bir hastalıktır. siz farkına varmadan menopozun erken dönemlerinde başlayan hastalık, kemik kaybının hızlanmasıyla belirginleşir. Osteoporoza karşı risk altında olup olmadığınızı ne kadar erken öğrenirseniz, önleme şansınız o kadar yüksek olur. Klimakteryum dönemi, her kadın için, yaşam kalitesi açısından son derece ciddiye alınması gereken bir dönemdir.

Hormon Replasman Tedavisi nedir?

Hormon Replasman Tedavisi ya da kısaca HRT, menopoz öncesinde vücutta üretilen dişilik hormonlarını takviye etme veya yerine koyma tedavisidir. HRT, vücuttaki dişilik hormonları düzeylerini menopoz öncesi seviyelerine getirir. HRT ile, hem fiziksel, hem de duygusal sorunların kaybolmasının nedeni budur.

HRT tüm kadınlarda önerilir mi? Genel olarak evet. HRT hem osteoporoz riski altında olan kadınlara, hem de menopoz sonucu yaşam kalitelerini azaltan sorunları olan kadınlara önerilmektedir. Ancak karar yine kadınındır ve bu karar doktorla birlikte verilmelidir. Herhangi bir tedavi yönteminde olduğu gibi, bu tedaviye başlamadan önce de, fiziksel ve jinekolojik muayeneden geçmeniz, doktorunuza ailevi özgeçmişinizi detaylı olarak vermeniz gerekmektedir.

HRT doğurganlığı geri getirir mi? Adetleri tamamen kesilmiş kadınlarda HRT ye başlanması doğurganlığın geri geleceği anlamını taşımaz. Yani bu kadınlar HRT ile gebe kalamaz. Menopozdan önce, adetleri düzensiz de olsa devam eden kadınlar ise gebe kalabileceklerinden, ek bir doğum kontrolü yöntemi kullanılmalıdır.

HRT nin yan etkileri var mi? Günümüzdeki düşük doz HRT lerde yan etkiler nadirdir ve geçicidir. örneğin, bazı kadınlarda göğüslerde şişkinlik ve hassasiyet, baş ağrıları, bacaklarda kramplar, zaman zaman uyuşukluk ve bulantı olabilir. Bu etkiler genellikle 3 ay içinde geçer. Geçmezse doktorunuza danışmalısınız. Eğer 3 aylık HRT sonrası düzensiz kanamalarınız olursa, doktorunuza danışmanız gerekir. Doktorunuz başka bir tedavi ya da doz önerebilir.

HRT sırasında kilo alır miyim? Hayır. Kadınların % 50 sinden fazlası menopoz sonrası kilo alır. bunların % 20 sinde 10 kilonun üzerinde kilo artışı olur. HRT, bu tarz kilo artışlarını engeller. Bununla birlikte, tedavinin ilk ayı içinde bazı Kadınların vücudu su toplayabilir. Bu durum genellikle 3 ay içinde sona erer.

HRT pıhtı oluşma riskini artırır mi? Bugüne kadar yapılan tüm bilimsel araştırmalar, HRT nin pıhtı oluşumuna yol açmadığını göstermektedir. Bu bakımdan HRT preparatları, doğum kontrol haplarıyla karıştırılmamalıdır. Zira, doğum kontrol haplarındaki hormon dozları daha yüksektir. Doktorunuzun HRT nin sizin açınızdan güvenilir olduğuna karar verirse, mutlaka size uygun bir HRT preparatını reçete edecektir.

HRT kanser oluşma riskini artırır mi? Kanser, hakli olarak bütün Kadınların en büyük kaygısıdır. şadede östrojenin uzun sureli kullanımı halinde rahim kanseri riskinin arttığı bilinen bir gerçektir. Tedaviye progesteron ilavesinin nedeni de budur. Progesteron takviyesi, kanser riskini, toplumun geneli için söz konusu olan riskin altına düşürür. HRT nin meme kanserine yol açıp açmadığı ise hala tartışılmaktadır. Ancak bilimsel araştırmalar, Günümüzdeki düşük doz tedavilerin, meme kanseri riskini artırmadığını göstermektedir.

tüm kadınlarda kemik erimesi olur mu?

Yaşlanma ile birlikte ister erkek, ister kadın olsun tüm insanların kemik kitlelerinde kayıplar olur. Ancak, osteoporoz, kadınlar açısından özel bir tehlike arz eder ve kadınlar daha çok risk altındadır. tüm kadınların osteoporoz riski altında oldukları bilinmektedir.

Aşağıdaki grupta yer alanlar ise daha yüksek risk taşır: zayıf kadınlar, şikara içenler, fazla alkol alanlar, egzersiz yapmayan, hareketsiz kadınlar, erken menopoza giren kadınlar, cerrahi yolla yumurtalıkları alinmiş kadınlar, kalsiyum eksikliği olan kadınlar.

Bende osteoporoz gelişme riski nedir?

Yetmiş yaşın üzerindeki Kadınların % 50 sinden fazlasının bir ya da bir kaç kemiğinin osteoporoz nedeniyle kırıldığı bilinen bir gerçektir. Yine de bu, osteoporozun kaçınılmaz bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Osteoporoz gelişme riskini belirleyen testler mevcuttur. Bu testler sonucu, yüksek risk altındaysanız tedavi önerilmektedir. önemli olan, osteoporoz ciddi bir sorun haline gelmeden koruyucu tedaviye başlanmasıdır. Kemik kitlesi kayıpları HRT ile yavaşlatılabilir veya durdurulabilir. Zamanında başlanırsa HRT, osteoporoz gelişimini önleyebilir.

Osteoporoz önlenebilir mi?

Evet. Dengeli beslenen, sigara içmeyen ve egzersiz yapan kadınlar osteoporozu kendiliğinden önleyebilirler. Ancak bazı kadınlarda bu çabalar da yeterli olmaz. yüksek risk grubu olarak tanımlanan bu kadınlarda HRT, osteoporoz gelişimini etkin bir Şekilde önleyebilir. Bununla birlikte, HRT koruyucu bir tedavidir. Hastalığı kesin olarak ortadan kaldırmaz. Bu durum, doktorunuz önerdiği surece tedaviye devam edilmesi gerektiği anlamını taşır. Tedavi erken kesilirse, kemik kitlesi kayıpları yeniden başlar.

Osteoporoz riski altında olup olmadığımı nasıl öğrenebilirim? özel görüntüleme cihazları, iskeletinizin değişik kısımlarından görüntüler alarak, kemik kitlenizi ölçebilir. Uzmanlar tarafından yapılacak kan ve idrar tahlilleri de kemik mineral kayıp hızları hakkında bilgi verebilir. Bazen bir test yeterli olabilir, ama zaman içerisinde kemik mineral kayıp hızının sürekli kontrol altında tutulması için bir çok test yapılabilir.

Osteoporoz tedavisine ne zaman başlanmalıdır? Kemik kitlesi hızla kaybolan kadınlarda tedaviye, mümkün olduğunca çabuk başlanması büyük önem taşır. Tedavi, daha fazla kemik kitlesi kaybını önleyebilir, ancak kaybedilmiş olan kemik kitlesini yerine getirmez. Bu nedenle kemik kitlesi kaybının hızlı olduğu kadınlarda tedaviye erken başlanması önerilmektedir.

Histerektomi (rahmin cerrahi yolla alınması) geçirmişsem ne olacak?

Histerektomi geçiren kadınlarda menopoz sorunları daha erken ortaya çıkabilir. Eğer yumurtalıklar da alınmışsa menopoz derhal başlar. Bu tarz ameliyat geçiren Kadınların, adet kanamaları veya rahim kanseri konularında kaygılanmasına gerek yoktur. Zira rahim olmadığından rahim kanseri de gelişemez. Histerektomi geçiren kadınlarda sadece östrojen tedavisi önerilmektedir. Progesterona gerek yoktur. Tedavi şekli çok basittir. Her gün bir östrojen tableti alınır.

Vajinal tahriş ya da kuruluk için ne yapmalıyız? östrojen eksikliği ve kaybı vajinal atrofi adi verilen vajinal kuruluğa ve tahrişe neden olabilir. Vajinal atrofi, ağrılı cinsel ilişkiye yol açabileceği gibi idrar yolunda bir takım sorunları da beraberinde getirebilir. şadede vajinal atrofiden şikayet eden kadınlar için lokal vajinal tedavi seçenekleri vardır. Tedavinin dozu ve suresi konusunda doktora danışmak gerekmektedir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst