Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Tuna Nehri Akmam Diyor - Ruper TFURNEAUX
Archibald FORBES ve Mac GAHAN adındaki iki savaş muhabirinin gazeteleri Daily News için PLEVNE savaşı hakkında bilgi toplayıp ülkelerine gönderme arzuları ışığında PLEVNE savaşının tarihe yansıması anlatılmaktadır.
Çarın komutası altındaki 180.000 kişilik Rus Ordusu boğazlara ineceklerinden emin olarak Tunaâyı geçmişlerdi. Dünya kamuoyuna ise, balkanlardaki esaret altındaki Hıristiyanları kurtaracaklarını söyleyerek bu yüzyıllar süren rüyalarına bir Haçlı Seferi havası vermişlerdi. Türk savunmasının zaafından faydalanan Ruslar 22 Haziranâda Bulgaristanâa girdiler. Ruslarla İstanbul arasında 250.000 kişilik Türk ordusu ve Balkan dağları vardı. Ruslar geçilmesi tahmin edilemeyen Şipka geçidinden geçerek Balkan dağlarını tek bir silah atmadan geçtiler.
Vidin Askeri Valisi Osman Paşa PLEVNEâye doğru ilerlemekte ve Ruslardan önce bu ufak kasabayı ele geçirmek istiyordu. 19 Temmuzâda Osman Paşa, emrindeki 12.000 kişilik ordusuyla PLEVNEâye girdiğinde kasabayı savunacak mevziler yoktu. Kısa zamanda oluşturulan savunma mevzileri Rusların ilk hücumunda düşmanı durdurmayı başarmış Ruslar 3000, Türkler 2000 asker kaybetmişti. Osman Paşa Rusların tekrar saldıracağını biliyordu. Bu yüzden birliklerine daha kuvvetli tabyalar ve istihkamlar yaptırdı ve garnizon 20.000 kişilik bir kuvvetle takviye edildi. Rusların ikinci saldırısı iki Rus generalinin savunma mevzilerine farklı zamanlarda saldırması yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı. Ruslar birkaç mevzi ele geçirdiyse de Türklerin karşı taarruzu sonucunda bu mevzileri terk etmek zorunda kaldılar.
Buraya kadar olan gelişmeleri gösteren belgeleri PLEVNEâden Bükreşâe götürmek için yola çıkan Forbesâin atı yolda öldü. Rusların böyle bir yenilgi haberini sansürleyeceğinden korkan Forbes 140 kilometre uzaklıktaki tarafsız Macaristanâa giderek ülkesine haberleri ulaştırdı. Bu başarısız saldırılar Türklerin daha can çekişmediğini gösteriyordu. Çar 188.000 kişiyi silah altına çağırarak PLEVNEâyi takviye edip yeniden saldırmayı düşünüyordu. Osman Paşa kazandığı bu zamanı askerlerine 6 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde duvarları olan, 5 metre genişliğinde ve 3 metre derinliğinde hendeklerle çevrilmiş, ön ve yan tarafları siperlerle korunan savunma mevzileri yaptırmıştı. Ruslar büyük saldırıdan önce dört gün PLEVNE'yi top atışına tuttular. 11 Eylülâde Ruslar büyük saldırıya başladı. Rus generali Skobelev PLEVNE savunmasını yararak, 3.000 ölü bırakarak savunmada bir gedik açmıştı. Rusların bu girme yaptıkları bölge takviye edilemediğinden Türkler karşı saldırıya geçerek ertesi gün bölgeyi tekrar ele geçirmişlerdi.
Küçük kasaba üç saldırıya karşı koymuştu ve bu durumda Haçlı Seferi düşüncesinin yanlışlıkları ve Türkâün savaştaki ustalığı konuşulmaya başlamıştı. Ruslar taktik değiştirerek PLEVNEâyi çembere alıp açlığa mahkum etmek istiyorlardı. Osman Paşa bir ikmal yolu kursa da gerekli takviye gelmeyeceğinden PLEVNEâyi terk edip güneydeki Orhaniyeâye çekilmek için padişahtan izin istemişti. Padişah, Osman Paşanın bu isteğine karşılık PLEVNEânin kazanmış olduğu prestij yüzünden terk edilemeyeceğini söylüyordu.
Ruslar PLEVNEâyi tamamen kuşatmış, Osman Paşanın teslim olmasını bekliyorlardı. Osman Paşa bu bekleyişin sonunda maiyetinin de fikrini alarak bir yarma harekatına girmek istedi. Başarısızlıkla sonuçlanan yarma harekatından sonra Osman Paşa teslim olmuştu. Rusların gözünde büyük bir yeri olan Osman Paşa saygıyla ağırlandı. Fakat esir düşen Türk askeri bu saygıdan payını alamadı. Türk askerleri Rusyaâya sevk edilmişti. Bu ölüm yürüyüşünde açlıktan ve sefaletten 50.000 Türk askeri öldü. Ruslar Edirneâyi de geçerek İstanbulâa ilerlemeye devam ettiler. Fakat Çatalcaâya vardıklarında mütareke yapıldığını öğrenerek geri döndüler. Yapılan antlaşma sonunda Türkler 180.000 kilometre kare toprak kaybetmiş, Ruslar 8.500 kilometre kare toprak kazanmıştı. İngiltere ise Kıbrısâı alarak en iyi kazancı elde etmişti.
Balkanlardaki prestij dışında Ruslar büyük kazanç sağlayamamıştı. Belki PLEVNEâde durdurulmasalardı İstanbulâa daha önce varabilirlerdi. Osman Paşa belki de tarihin seyrini değiştirecek bir zafer kazanmıştı.
Archibald FORBES ve Mac GAHAN adındaki iki savaş muhabirinin gazeteleri Daily News için PLEVNE savaşı hakkında bilgi toplayıp ülkelerine gönderme arzuları ışığında PLEVNE savaşının tarihe yansıması anlatılmaktadır.
Çarın komutası altındaki 180.000 kişilik Rus Ordusu boğazlara ineceklerinden emin olarak Tunaâyı geçmişlerdi. Dünya kamuoyuna ise, balkanlardaki esaret altındaki Hıristiyanları kurtaracaklarını söyleyerek bu yüzyıllar süren rüyalarına bir Haçlı Seferi havası vermişlerdi. Türk savunmasının zaafından faydalanan Ruslar 22 Haziranâda Bulgaristanâa girdiler. Ruslarla İstanbul arasında 250.000 kişilik Türk ordusu ve Balkan dağları vardı. Ruslar geçilmesi tahmin edilemeyen Şipka geçidinden geçerek Balkan dağlarını tek bir silah atmadan geçtiler.
Vidin Askeri Valisi Osman Paşa PLEVNEâye doğru ilerlemekte ve Ruslardan önce bu ufak kasabayı ele geçirmek istiyordu. 19 Temmuzâda Osman Paşa, emrindeki 12.000 kişilik ordusuyla PLEVNEâye girdiğinde kasabayı savunacak mevziler yoktu. Kısa zamanda oluşturulan savunma mevzileri Rusların ilk hücumunda düşmanı durdurmayı başarmış Ruslar 3000, Türkler 2000 asker kaybetmişti. Osman Paşa Rusların tekrar saldıracağını biliyordu. Bu yüzden birliklerine daha kuvvetli tabyalar ve istihkamlar yaptırdı ve garnizon 20.000 kişilik bir kuvvetle takviye edildi. Rusların ikinci saldırısı iki Rus generalinin savunma mevzilerine farklı zamanlarda saldırması yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı. Ruslar birkaç mevzi ele geçirdiyse de Türklerin karşı taarruzu sonucunda bu mevzileri terk etmek zorunda kaldılar.
Buraya kadar olan gelişmeleri gösteren belgeleri PLEVNEâden Bükreşâe götürmek için yola çıkan Forbesâin atı yolda öldü. Rusların böyle bir yenilgi haberini sansürleyeceğinden korkan Forbes 140 kilometre uzaklıktaki tarafsız Macaristanâa giderek ülkesine haberleri ulaştırdı. Bu başarısız saldırılar Türklerin daha can çekişmediğini gösteriyordu. Çar 188.000 kişiyi silah altına çağırarak PLEVNEâyi takviye edip yeniden saldırmayı düşünüyordu. Osman Paşa kazandığı bu zamanı askerlerine 6 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde duvarları olan, 5 metre genişliğinde ve 3 metre derinliğinde hendeklerle çevrilmiş, ön ve yan tarafları siperlerle korunan savunma mevzileri yaptırmıştı. Ruslar büyük saldırıdan önce dört gün PLEVNE'yi top atışına tuttular. 11 Eylülâde Ruslar büyük saldırıya başladı. Rus generali Skobelev PLEVNE savunmasını yararak, 3.000 ölü bırakarak savunmada bir gedik açmıştı. Rusların bu girme yaptıkları bölge takviye edilemediğinden Türkler karşı saldırıya geçerek ertesi gün bölgeyi tekrar ele geçirmişlerdi.
Küçük kasaba üç saldırıya karşı koymuştu ve bu durumda Haçlı Seferi düşüncesinin yanlışlıkları ve Türkâün savaştaki ustalığı konuşulmaya başlamıştı. Ruslar taktik değiştirerek PLEVNEâyi çembere alıp açlığa mahkum etmek istiyorlardı. Osman Paşa bir ikmal yolu kursa da gerekli takviye gelmeyeceğinden PLEVNEâyi terk edip güneydeki Orhaniyeâye çekilmek için padişahtan izin istemişti. Padişah, Osman Paşanın bu isteğine karşılık PLEVNEânin kazanmış olduğu prestij yüzünden terk edilemeyeceğini söylüyordu.
Ruslar PLEVNEâyi tamamen kuşatmış, Osman Paşanın teslim olmasını bekliyorlardı. Osman Paşa bu bekleyişin sonunda maiyetinin de fikrini alarak bir yarma harekatına girmek istedi. Başarısızlıkla sonuçlanan yarma harekatından sonra Osman Paşa teslim olmuştu. Rusların gözünde büyük bir yeri olan Osman Paşa saygıyla ağırlandı. Fakat esir düşen Türk askeri bu saygıdan payını alamadı. Türk askerleri Rusyaâya sevk edilmişti. Bu ölüm yürüyüşünde açlıktan ve sefaletten 50.000 Türk askeri öldü. Ruslar Edirneâyi de geçerek İstanbulâa ilerlemeye devam ettiler. Fakat Çatalcaâya vardıklarında mütareke yapıldığını öğrenerek geri döndüler. Yapılan antlaşma sonunda Türkler 180.000 kilometre kare toprak kaybetmiş, Ruslar 8.500 kilometre kare toprak kazanmıştı. İngiltere ise Kıbrısâı alarak en iyi kazancı elde etmişti.
Balkanlardaki prestij dışında Ruslar büyük kazanç sağlayamamıştı. Belki PLEVNEâde durdurulmasalardı İstanbulâa daha önce varabilirlerdi. Osman Paşa belki de tarihin seyrini değiştirecek bir zafer kazanmıştı.