- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 8 Ay 24 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
dev:Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır. âConjunctionâ, bağlantı anlamına gelen âjuncâ kökünden türemiş olup âbağlaçâ anlamındadır.
Ahmet and Mehmet quarrelled. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar.)
Bu kullanımda âandâ bağlaç değil; edat gibi kullanılmıştır.
I studied hard, and the exam seem fairly easy. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor.)
Bu kullanımda âandâ bir bağlaç olarak kullanılmıştır.
Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir.
1. ) Coordinating Conjunction:
İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir.
And: ve (paralellik arzeden bağlaçtır.)
But: ama, ancak, fakat (zıtlık bağlacıdır.)
Or: veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır.)
Nor: ne de (orâun olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır.)
So: bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır.)
For: edat olarak,âiçinâ; bağlaç olarak iki cümlecik arasında âziraâ anlamındadır.
Yet: zarf olarak, âhenüzâanlamında; bağlaç olarak âhalbukiâ anlamındadır.
Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir.
***Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz.
Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar. Peki, bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaç lardan biri olamaz.
Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (,) vardır. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ottası boş bırakılmış bir cümle var vebağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (,) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz.
Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. Bunun sağlıyacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar.
Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim.
İt was raining heavily, so we postponed the match. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu, bundan dolayı maçı erteledik.)
Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz.
He studied eight hours a day, but he failed the exam again. (O günde sekiz saat çalıştı, ancak yine sınavda başarısız oldu.)
***Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra, birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. Aynı şekilde âbutâ zıtlık bağlacıdır. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. âandâ paralellik arzettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir.
They were requesting higer wages, and the employer had to give in their demand. (Onlar daha yüksek ücretler istediler, ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı.)
Give in: boyun eğmek, teslim olmak
Wage: ücret
âand, but ve soâ bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. Bu yüzden (,) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Bu ayrıntıdır. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir.
I wanted my son to be an engineer, yet he preferred the medicine. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim, halbuki o tıpı tercih etti.)
âbut ve yetâ zıtlık bağlaçlarıdır. Konuşma dilinde genellikle âbutâ geçer. â yetâ kullanımı ileri düzey içindir.
You must obey the rules the school, or you must leave it. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın.)
Virgülün (,) mantığı konuşmadaki duraklama içindir.
He didnât call us, nor did he write to us. (O bizi aramadı, ne de bize yazdı.)
***Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. ânorâ bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz.
***Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere âindependent clouseâ denir. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. Her cümlenin kendi içine bakıp, zamanını kestirebilmek gerekir.
He arrived yesterday, but he insists on going tomorrow. (O dün geldi, ancak yarın gitmek için ısrar ediyor.)
2. ) Sentence Connector:
Bu gruptakler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de âcümle bağlayıcılarıâ denir.
Bu yapılarda iki cümle vardır. Birinci cümle bitmiş, noktalanmıştır. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil, onunla ilişkilidir. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında, ortasında veya sonunda olabilirler.
Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir.
Grup: 1. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar
Furthermore:
Moreever:
whatâs more: ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir.)
İn addition:
Olso:
Grup: 2. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar
However:
Nevertheless:
Nonetheless: ancak bununla bereaber (en çok kullanılab âhoweverâdır.)
On the contrary:
Still:
Grup: 3. Sonuca götüren bağlayıcılar
Therefore
Thus
Hence Sonuç olarak, böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür.)
As a result
Consequently
Grup: 4. Alternatif belirten bağlayıcılar
Or else:
Otherwise: aksi taktirde
Kullanımları:
There were serious claims about him. Therefore, he had to give his resignation. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı.)
İpuçları:
1.) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz, connector kullanılmalıdır.
2.) Connector ikinci cümlededir. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir.
Therefore, he had to give his resignation.
He had to, therefore, give his resignation.
He had to give his resignation, therefore.
3.) Connector çeviride başta söylenir.
4.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir. Çünkü ( de de cümle bitmiştir.
İt was very cold outside. However, he went out to play. (Dışarısı çok soğktu. Bunula bereaber o oynamak için dışarı çıktı.)
İki cümle arasında nokta olduğu için âconnectorâ kullanıldı. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz. Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır. Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı; gramatikal olarak farklıdır.
İt was very cold outside, but he went out to play. (Dışarısı çok soğktu, ancak o oynamak için dışarı çıktı.)
The results were favourable; still, we couldnât persuade him. (Sonuçlar olumluydu; buna karşın onu ikna edemedik.)
They offered a good job; therefore, I accepted it. (Onlar iyi bir iş önerdiler; bu nedenle ben onu kabul ettim.)
We had to punish him; otherwise, he could do something else. (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık; aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi.)
***Not: âelseâ kelimesi âsome, any, noe, veryâ gibi sözcüklerin türevlerinden sonra âbaşkaâ anlamında kullanılır. Bunların dışında âbaşkaâ anlamını ismlerden önce âanotherâ kullanarak veririz.
Any, some, no, every türevleri + else anouther + noun şeklindedir.
İnflation rate was extremely high; therefore, the goverment put into effect some measures. (Enflasyon oranı son derece yüksekti; bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu.)
put into effect: yürülüğe koymak (âintoâ su birkaç kez sorulmuş)
.) Correlative Conjunction
âİlişki sağlayan bağlaçlarâ demektir. En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler. Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp, diğer sözcüğünü sorarlardı. Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp, zorlaştırarak soruluyor. Bu nedenle srusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. Şimdi bu grup bağlaçları yazalım
Not only ..........but also: sadece değil ..........aynı zamanda
Both ..........and: hem..........hem de
Either ..........or: ya ..........ya da (İki alternatiften biri)
Neither ..........nor: ne ..........ne de (İki alternatiften hiç biri)
Whether ..........or: gerek ..........gerekse (olsun ..........olsun)
âNot only ..........but alsoâ ve âBoth ..........andâ bağlaçları anlam olarak birbirlerine yakındırlar. Eğer bir bağlaç sorusunda bu ikisi şıklarda var ise büyük bir olasılıkla ikisi de cevap değildir.
âNot only ..........but alsoâ bağlacının kullanımında âbut alsoâ kısmında bazı istisnalar vardır. Yalnızca âbutâ veya yalnızca âalsoâ olabilir. Yani bu bağlaç ânot only ..........butâ veya ânot only ...........alsoâ şeklinde de kullanılabilir.
Bu bağlaçta ayrıca başka bir kullanım daha da vardır. âalsoâ de, da anlamındadır. Bu anlama gelen âas wellâ sözcüğü de âalsoâ yerine kullanılabilir. Yalnız bu kullanımda önemli bir özellik vardır. âas wellâ sözcüğü âbutâtan ayrılır ve cümle sonuna gider. Çünkü âas wellâ sözcüğü daima cümle sonunda yazılır. Örnek üzerinde bu özellik daha iyi anlaşılacaktır.
The robber not only shot around but also crashed everything. (Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler, aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.)
The robber not only shot around also crashed everything. (Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler, aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.)
The robber not only shot around but crashed everything. (Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler, aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.)
The robber not only shot around but crashed everything as well. (Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler, aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.)
âNot only ..........but alsoâ ve âBoth ..........andâ bağlaçları anlam olarak birbirlerine yakın oldukları için yukarıdaki cümle âboth ...........andâ ile de yazılabilir.
The robber both shot around and crashed everything. (Soyguncular hem etrafa ateş açtılar, hem de her şeyi yerle bir ettiler.)
Görüldüğü gibi iki cümle arasında anlamca pek fark yoktur. Ama gramatikal olarak birbirinden farklıdırlar.
I both tried to learn English and to know people in England. (Ben İngiltereâde hem İnglizce öğrenmee hem de insanları tanımaya çalıştım.)
You must either obey your superior or leave such a job. (Siz ya üstünüze itaat edersiniz ya da böyle bir işi bırakırsınız.)
He neither studied nor helped his father with his business. (O ne öğrenim gördü ne de babasına işinde yardım etti.)
Bu iki bağlaç birbirlerinin olumsuzudur. Bu iki cümlede bağlaç yeri boş bırakılıp sorulursa, hangi bağlacın uygun olacağı mesajı cümle etüt edilerek çıkarılmalıdır.
Önemli Kural
Not only ..........but also bağlacının kullanımında ânot onlyâ kısmı cümlenin başına alınarak da yazılabilir. Bu kullanım bağlacın rahat görülebilmesi için yapılan bir harekettir. Bu durumda kural ihlal edildiği için telafisi gerekmektedir. Bu da ânot onlyâden sonraki cümleciğin devrik olması ile sağlanır. Önemli bir özelliktir, iyi bilinmeli
He not only insulted his friends but also beat them. (O sadece arkadaşlarına hakaret etmedi aynı zamanda onları dövdü.)
Not only did he insult his friends but also beat them. (O sadece arkadaşlarına hakaret etmedi aynı zamanda onları dövdü.)
Sınavda ânot onlyânin başta kullanıldığı bir cümle verilerek devrik yapı istenir. Eğer bu kuralı bilmezsek zorlanacak bir sorudur.
Sult: üstüne atlamak
Consult: con: beraber, sult: (bir insanın) üstüne atlamak. Consult: danışmak
İnsult: in:içine, sult: (bir insanın) üstüne atlamak. İnsult:hakaret etmek
Beat: dövmek, mağlup etmek
Superior: amir, üstün
Superıority: üstünlük
4.) Adverbial (Subordinating) Conjunction
Asıl bağlaç işlevi olan bağlaç grubudur. Zarf sözcüğünü irdeliyerek mantığını anlamak gerekir. Bir zarf sözcüğünün yaptığı işi bir cümlecik de yapabilir. Bu durumda iki cümlecik olur ve birbirine bağlamak için de bir bağlaca ihtiyacımız vardır. Bu bağlaç âadverbial conjunctionâ olur.
I met them last week. (Ben onlarla geçen hafta karşılaştım.)
âlast weekâ, zaman belirten bir zarf tümlecidir. Bunun yerine bir cümleck de kullanılabilir. Bu durumda bir temel cümle ve bir yan cümle olmak üzere iki cümlecik olur ve bunları birbirine bağlamak için bir bağlaca (adverbial conjunction) ihtiyacımız vardır.
I met them when we were in London. (Biz Londraâdayken onlarla karşılaştım.)
***Not: Bu bağlaç grubunu diğerlerinden ayıran önemli bir özellik vardır ki çok önemli ve mutlaka iyi bilinmelidir. Bu bağlaçlar anlamlarını yan cümleciğin fiiline yüklerler.
Zarfların kullanılma özelliğininden zarfın başa alınabileceğini hatırlayınız. Bu durumda Zarf cümleciği de başa alınabilir. Yani yukarıdaki cümleyi şöyle de yazabiliriz.
When we were in London, I met them. (Biz Londraâdayken onlarla karşılaştım.)
When you are at home, .......... (Siz evde olduğunuzda, .........)
When you were at home, .......... (Siz evde olduğunuzda, .........)
While you are studing, ........... (Siz çalışırken.........)
While you were studing, ........... (Siz çalışırken.........)
Görüldüğü gibi bu bağlaçlarda bağlacın anlamı yükleme eklendiğinden zamanın ne olduğu kayboluyor. Bu nedenle bu grup bağlaçlarda zaman uyumu vardır. Temel cümlenin zamanına göre yan cümleciğin zamanı tespit edilir. Bu zaman uyumu çok önemlidir. Fazla sayıda örnek çözülerek hakim olunabilir.
Adverbial Conjunctionâları anlamlarına göre gruplara ayırarak inceliyeceğiz. Her grup için hem tek tek anlamları hem de kullanım özellikleri verilecektir. Özellikle KPDS açısından önemli olan özelliklerine dikkat çekilecektir.
Grup 1: Time Conjunction: Zaman bağlaçlarıdır. Eylemin ne zaman yapıldığını belirlerler.
When: ..........dığı zaman
After: ..........den sonra
Befor: ..........den önce
As: ..........iken
While: ..........iken
Just as: ..........tam iken
Until / Till: ..........ceye kadar
By the time: ..........ceye kadar
Since: ..........dığından beri
As soon as: ..........ir, ..........imez
As long as: ..........dığı sürece
Once: ...........ce / ca
No sooner ..........than: .....mesi ile .....mesi bir oldu
Hardly / Scarcely ..........when: tam ............mıştı ki ...........oldu
Son ikisinin yapısı farklı olmasına rağmen aslında anlamları aynıdır. Önceleri sıkça bu ikisi sorulurdu.
Time bağlaçlarından en önemlileri yukarıya alındı. Anlamları ile birlikte çok iyi bilinmeli. Direk bir soru kesin gelir. Ayrıca iyi bilinmesi sınavın anlama yönelik sorularında büyük kolaylık sağlar.
Kullanımları
1.) Zaman bağlaçlarının olduğu cümlecikte hiç bir future tense kullanılmaz. (Bu kural sadece İnglizceâye has bir özelliktir.)
Zaman uyumunda kesinlikle temel cümlecik ve yan cümlecik aşağıdaki şekilde kurulamaz. Bunun bilinmesi zaman uyumu sorularında büyük bir rahatlık sağlar.
Past Future
Present Past
2.) Since: ..........dığından beri. Bu bağlaç genel zaman uyumunu bozan tek bağlaçtır.
(Present Perfect) + Since + (Simple Past)
I havenât seen them since they moved to another town. (Onlar başka bir kasabaya taşındıklarından beri onları görmedim.)
Bağlacın bulunduğu cümlecik yan cümleciktir. Bazen yan cümlecik başa alınarak da verilebilir, düşmemek gerekir.
Since they moved to another town, I havenât seen them. (Onlar başka bir kasabaya taşındıklarından beri onları görmedim.)
Since bağlacının bulunduğu cümlede neden temel cümlecik âpresent perfectâ; yan cümlecik âsimple pastâtır?
Bu soruyu bir cümle yazarak açıklayalım:
I havenât seen him since last year. (Ben onu geçen yıldan beri görmedim.)
Zamanlar konusu işlenirken âsinceâin present perfect ile kullanıldığını çünkü bununla geçmişte olan bir olayın etkisinin şu ana kadar devam ettiğini söylemiştik. Bu cümlede zarf olan âlast yearâ sözcüğünün yerini tutan bir cümlecik de yazabiliriz. Bu cümleciğin eylemi geçmişte olacağından bunun da zamanı past olacaktır. Bundan dolayı sinceâin olduğu cümlede temel cümlecik âpresent perfectâ; yan cümlecik âsimple pastâ olur. Bu nedenle âsinceâ bağlacı genel zaman uyumunu bozan tek bağlaçtır.
3.) As ve While: ikisi de â.........ikenâ anlamındadır. Aralarındaki fark nedir? Olayların oluşma süreleri bu iki bağlacın kullanımını belirler.
As: Kısa süreli olaylarda kullanılır. dışarı çıkarken, eve girerken vb. Bu nedenle âasâ bağlacının olduğu cümlecikte simple zamanlar (continuous olmayan) kullanılır.
While: Uzun süreli olaylarda kullanılır. televizyon izlerken, oyun oynarken vb. Bu nedenle âwhileâ bağlacının olduğu cümlecikte continuousâlu zamanlar kullanılır.
As I went out, it began to rain. (Ben dışarı çıkarken yağmur yağmaya başladı.)
While I was waiting, it began to rain. (Ben beklerken yağmur yağmaya başladı.)
4.) Just as: Bu bağlacın kullanımında yan cümlecik zamanı âasâten dolayı kısa olaylardır ama âjustâtan dolayı da continuousâludur. Bu sürekli zaman genellikle âpast continuousâtur.
Just as I was leaving home, the phone rang up. (Tam ben evden ayrılırken telefon çaldı.)
5.) By the time / until â till: by edat olup (zamanlar bilgisinden hatırlayınız) bir ismin önünde ve future perfect ile kullanılır. the timeâın eklenmesi ile bağlaç olur. Until ve till arasında hemen hemen bir kullanım farkı yoktur. Üçü de â.........ceye kadarâ anlamındadır.
Future perfect Simple present
By the time
Past perfect Simple Past
Mantığı: Bağlaçtan önceki zaman sonrasındaki zamanın öncesidir. Futurlu tenseler bağlaç cümleciklerinde kullanılmadıklarından alternatifi olan Simple presentâe gidilmiştir. Yani âby the timeâ bağlacının kullanımında zaman uyumu açısından iki alternetif vardır.
The children will have slept by the time we arrive at home. (Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuş olacak.)
By the time we arrive at home, the children will have slept. (Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuş olacak.)
Bu cümlede eve varma olayının gelecekte olduğunu, çocukların uyumasının da gelecek te olan eve varma olayından önce olduğunu anlıyoruz.
The children had slept by the time we arrived at home. (Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuştu.)
By the time we arrived at home, the children had slept. (Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuştu.)
Bu cümleden eve varma olayının geçmişte olduğunu ve çocukların uyumasının geçmişte olan eve varma olayından önce gerçekleştiğini anlıyoruz.
Turkeyâs population will have exceeded 100 millions by the end of next decade. (Türkiyeânin nüfusu önümüzdeki on yılın sonuna kadar 100 milyonu aşmış olacak.)
Turkey had applied to the EU by the end of 1950s. (Turkiye 1950âlerin sonuna kadar ABâne başvurmuştur.)
âbyâlı cümlede Zaman dilimi gelecekte ise: Future Perfect
âbyâlı cümlede Zaman dilimi geçmişte ise: Past Perfect kullanılır.
Konuyu ezberlemeden mantığını anlamak gerekir.
âby ve by the timeâın dışında gramer olarak future perfect kullanılmaz. Eğer soruda future perfect verilmişse by ve by the time; bunlar verilmişse future perfect istenir. Bu nedenle soruyu iyi okuyup bizi sonuca götürecek ipuçlarını bulmak gerekir.
By the time için verilen özellikler Until / Till için geçerli değildir. Çünkü by the timeâdaki önceye çekme hareketi Until / Tillâde yoktur.
I will wait for you until you return. (Siz dönünceye kadar sizi bekliyeceğim.)
Özellikle âsince ve by the timeâ bağlaçlarının kullanımlarını çok iyi bilmek gerekir.
I had no sooner left home than it began to rain. (Evden ayrılmamla yağmurun yağmaya başlaması bir oldu.)
İki olay vardır. En son olan past; öncesinde olan Past perfect ile ifade edilir.
Bu cümleyi âhardly...........whenâ ile de aynı anlama gelmek üzere aktarılabilir.
I had hardly left home when it began to rain. (Tam dışarı çıkıyordum ki yağmur yağmaya başladı.)
He had no sooner bought a car than he had an accident. (Arabayı alması ile kaza yapması bir oldu.)
***Not: âno sooner..........thanâ ve âhardly............whenâ bağlaçları kullanımda başa alınabilir. Bu kural ihlali olduğu için telafi olarak cümle devrik yapılır.
No sooner had he bought a car than he had an accident. (Arabayı alması ile kaza yapması bir oldu.)
Hardly had I left home when it began to rain. (Tam dışarı çıkıyordum ki yağmur yağmaya başladı.)
Grup 2: Cause Conjunction (Sebep bağlaçları) : Sebep bağlaçları ana cümlecikteki eylemin neden gerçekleştiğini anlatan yan cümleciğin başıda bulunur. Bu bağlaçların hepsi de â.......dığı içinâ anlamındadır. Ayrıca zaman uyumu bu bağlaçlarda da vardır.
Because
As
Since
Seeing that
Now that
Given that
Aşağıda verilmiş olan yapılar normal kullanımları ile edat yapısındadırlar ve biliyoruz ki edatlar bir isim ile kullanılırlar. Bu edatların hepsinin anlamı â.....den dolayıâdır. Bunlar bir ekleme ile bağlaca dönüştüklerinden yukarıdakilerden ayrı olarak verildi. Bu edatlara âthe fact thatâ eklenerek bağlaca dönüştürülür. Bağlaç olduklarında yukarıdakiler gibi â....dığ içinâ anlamındadırlar.
Sebep bağlaçlarının anlamlarının bilinmesi yeterli olur. Ayrıca aşağıdakilerin gramatikal olarak edat â bağlaç ayırımını yapabilmek önemlidir.
Due to
Owing to
Because of ..........den dolayı + the fact that: ..........dığı için
On account of
İn view of
We had to give up the project since it began to be expensive. (Proje pahalı olmaya başladığı için ondan vaz geçmek zorunda kaldık.)
Since, As ve daha sonra göreceğimiz While bağlaçları farklı bağlaç olarak kullanılabilirler. İnglizceâde bu kullanıma sahip olan sadece bu üç bağlaçtır. Yapı ve kullanımlarına göre hangi bağlaç anlamında olduğunu görebilmek gerekir. Örneğin tense uyumundan dolayı yukarıdaki cümlede since â....den beriâ olarak değil de â.....dığı içinâ anlamında kullanılmıştır.
They couldnât arrived there in time because the traffic was heavy. (Trafik yoğun olduğu için oraya zamanında varamadılar.)
He was dismissed since he was always late for the work. (O daima işe geç kaldığı için kovuldu.)
Miss: görevlendirmek; dismiss: görevden almak
We called off the match owing to the rain. (Biz yağmurdan dolayı maçı iptal ettik.)
Bu kullanımı ile âowing toâ edattır. Çünkü edatlar bir isim ile kullanılır; bir cümlecik ile değil. Ayrıca âthe fact thatâ almamıştır. Şimdi bunu bağlaç olarak kullanalım.
We called off the match owing to the fact that it was raining. (Biz, yağmur yağdığı için maçı iptal ettik.)
âowing to the fact thatâin bağlaç oldığuna, ve sonrasında bir cümlecik olduğuna dikkat ediniz.
No one could live over there due to cold weather. (Soğuk havadan dolayı kimse orada yaşayamaz.)
No one could live over there due tothe fact that it was extremely cold. (Orada hava son derece soğuk olduğu için kimse yaşayamaz.)
Önceleri bu konu ile ilgili edat â bağlaç ayıtımı sorulurdu. Bir de anlama göre hangi bağlacın uygun olduğunu seçmemizi isteyen sorular sorulurdu. Son sınavlarda direk edat veya bağlaç sorulur.
Hem bu bağlaçlar hem de bu edatlar eş anlamlıdırlar, birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Bu nedenle eğer bunlardan ikisi şıklarda varsa ikisi de cevap olamaz. Sadece âdue toânun ileri düzey olarak bir nüans farkı vardır. Bunun sadece âbeâ fiilinden sonra kullanıldığı söylenir. Bu özellik KPDSâde şimdiye kadar hiç sorulmadı.
Due to his ilness, he failed the exam. (O hastalığından dolayı sınavda başarısız oldu.)
Due to the fact that he was ilness, he failed the exam. (O hasta hasta olduğu için sınavda başarısız oldu.)
Görüldüğü gibi edat ve bağlaç başa da alınabilir. Bu durumda bağlaçlı cümleciğin sınırı (,)âe kadardır.
Grup 3: Concession Conjunction (Zıtlık Bağlaçları): Concession taviz, ödün demektir. Gramatikal olarak zıtlık anlamı vardır. Ayrıca bu gruba âcontrastâ bağlaçları da denilebilir.
Though
Even though
Although
Despite the fact that
İn spite the fact that
Beşi de eşanlamlı olup â.....e rağmenâ anlamındadır. âdespite ve in spite ofâ edat olup âthe fact thatâ eklenmesi ile bağlaca dönüşürler.
Whereas
While
Bu iki zıtlık bağlacı â....iken, oysaâ anlamındadır. âwhileâın bu anlamı zıtlık anlamındaki âikenâdir. Yani âben ders çalışırken o TV izliyorduâ örneğindeki gibi. Eşanlamlı oldukları için ikisi şıklarda olursa ikisi de cevap olamaz.
Howevwe + (Sıfat â Zarf)
Whatever + (İsim)
No matter + (QW)
Zıtlık bağlaçlarının en önemlileri bunlardır. Kullanıldıkları sözcüklere göre âne olursa olsunâ gibi bir zıtlık anlamı katarlar. KPDSâ de kesin olarak bu üçünden birisi (büyük bir olasılıkla however) sorulur. Böyle bir soruda bu bağlaçlardan sonraki sözcüğü iyi bir şrkilde etüt etmek gerekir.
İn spite of vigorous efforts, the two sides couldnât aggree on the border dispute. (Yoğun çabalara rağmen her iki taraf sınır anlaşmazlığında görüş birliğine varamadılar.)
Vigorous: yoğun, canlı
Effort: çaba, gayret
Border: sınır
Border line: sınır hattı
İn spite of the fact that the UN made vigorous efforts, the two sides couldnât aggree on the border dispute. (BMâlerin yoğun çaba göstermesine rağmen, her iki taraf sınır anlaşmazlığında görüş birliğine varamadılar.)
Cümlede her iki tarafın anlam olarak paralel mi, zit mı, sonuç mu olduğu irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. Ayrıca edat â bağlaç kullanımı için sonrasında isim mi var yoksa cümlecik mi var şeklinde cümle irdelenerek uygun kullanıma gidilir.
Howevwe + (Sıfat â Zarf)
Whatever + (İsim)
No matter + (QW)
Normalde bağlaç kullanımında bağlaçtan hemen sonra bir özne vardır. Eğer bir bağlaç kullanımında özneden önce bir sözcük varsa, bağlaç mutlaka yukarıdaki üçünden biridir. Bu yapıda genellikle kullanılan ve KPDSâde sorulan âhoweverâdır. Bu üç bağlacın kullanımlarında özneden önceki sözcüğü iyi etüt ederek uygun olan bağlaç kullanılır.
However hard he may study, he canât be succesful. (O ne kadar sıkı çalışırsa çalışsın, başarılı olamaz.)
âhardâın bağlaçtan hemen sonra, özneden önce kullanıldığına dikkat ediniz. Eğer hard burada kullanılmazsaydı ve zarf (veya sıfat) olmazsaydı âhoweverâ bağlacı kullanılamazdı. Ayrıca bu bağlaçların kullanıldıkları kelimeye göre anlam kazandıklarına dikkat edilmelidir.
Whatever decision the goverment may take, inflatıon seems to rise. (Hükümet hangi kararı alırsa alsın, enflasyonun yükseleceği görünüyor.)
Bu bağlaçların sonralarında kullanılan sözcük iyi etüt edilmelidir. Örneğin sonu âsion, tion, çoğul eki s, ance, entâ gibi ekler ile biten sözcükler isimdirler. Sonu âlyâ ile bitenler zarftırlar. Bu şekilde bağlaç sonrası sözcükler iyi etüt edilerek uygun bağlaç kullanımına gidilmelidir.
No matter what he does, he canât persuade us. (O ne yaparsa yapsın bizi ikna edemez.)
However reach he may be, he is unlikely to be happy. (O ne kadar zengin olursa olsun, onun mutlu olması muhtemel değildir.)
Whatever suggestion they may propose, this program is not likely to succeed. (Onlar hangi önerileri önerirlerse önersinler, bu programın başarılı olması muhtemel değildir.)
No matter where he runs away, the police will eventually catch him. (O nereye kaçarsa kaçsın, polis sonunda onu yakalayacak.)
Eventual: olası
Eventually: sonunda
Sooner or later: er geç
Eğer bu bağlaçlardan sonraki sözcük boş bırakılarak sorulursa (ki bu KPDSâde sorulmaz.) kullanılan bağlaca göre bu sözcüğün isim, bağlaç veya QW olduğunu tespit ederiz. Peki hangi durumda zarf, hangi durumda sıfat kullanırız? Eğer bağlacın kullanıldığı cümleciğin fiili âlinking verbâ ise sıfat; değilse zarf kullanılır.
However ....................she may sign, she will nat be selected. (O ne kadar iy .............söylerse söylesin, seçilemeyecek.)
Good Well Goodness
Good sıfat, Well zarf, Goodness isimdir. Bağlaç âhoweverâ olduğu için sıfat veya zarf kullanılmalıdır. Bağlaç cümleciğinin fiili âlinkingâ fiil olmadığı için de zarf kullanılmalı diye boşluğa gelecek sözcüğü seçiyoruz.
The control groupâs results were favourable, whereas the patient groupâs results were unfavourable. (Kontrol grubunun sonuçları olumluydu, oysa hasta grubunun sonuçları olumsuzdu.)
The control groupâs results were favourable, while the patient groupâs results were unfavourable. (Kontrol grubunun sonuçları olumluydu, oysa hasta grubunun sonuçları olumsuzdu.)
Whereas ve While eşanlamlı olup birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Yukarıdaki iki cümlenin anlamı görüldüğü gibi aynıdır. Ayrıca bu iki bağlacın kullanımındaki virgüle dikkat ediniz. Bu iki bağlaç âConnecting Conjunctionâ bağlaçları ile aynı kullanıma sahiptirler.
.
