Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Uzun yıllardır romanları ile hayatımızda bulunmuş Game of Thrones (GoTh) hikayeleri geçen sene başlayan ve ünlü oyuncu Sean Beanin de başrolünde bulunduğu dizi ile daha da geniş kitlelere ulaşmayı başardı. Beğenilen bir hikayenin yanında iyi oyunculuk ve muhteşem görsel efekler de olunca dizinin tutmama şansı çok azalmıştı.
Bunun akabininde bir Hollywood dizisinin oyununu yapmak da oyun yapımcılarının olmazsa olmazı haline geldi ve ortaya A Game of Thrones: Genesis çıktı . RTS tarzındaki bu oyun kendinden önceki türdeşlerinden bir şeyler alarak ortaya güzel bir fikir çıkartmış gibi, fakat her ne kadar fikir açısından hoş bir oyun olsa da maalesef teknik eksiklikleri onu tepelere taşımaktan alıkoyuyor.
"Coup d'etat" yani taht artık benim cicim
Genesis son zaman RTSlerindeki modaya uygun olarak hazırlanmış ancak içerisinde kendine has özellikleri olan bir oyun. Bildiğiniz gibi özellikle LotR strateji oyunlarında öne çıkan tek seferde birlik olarak asker yaratma mantığı bu oyun içinde geçerli. Fakat Genesisi diğer RTS oyunlarından ayıran en büyük özellik ise garip bir şekilde savaşların ikinci planda kalması.
Genel olarak bölge kapmaca (zone capture) mekaniğini benimsemiş oyunda esas önemli olan şey diplomasi, casusluk ve politika. Şimdi bir RTS oyununda savaş ikinci planda ve diğer öğeler esas konu ise bu oyun nasıl bir yapıya sahip diye düşünebilirsiniz.
Bahsettiğim konuyu zaten daha tutorial bölümünden de anlayabiliyoruz. Yapımcılar artık bu tarz oyunların çoğunlukla aynı olan ara yüz, kamera yönetme, rotasyon gibi teknik özelliklerini bile tutorial bölümünde anlatmaya gerek duymamış ki bu gayet de mantıklı. Yıllardır yaptığımız kontrol hareketlerini tekrar dinlemek için boşu boşuna zaman kaybetmeye gerek yok.
Herhangi bir oyuna başladığınızda, bu ister ana hikaye olsun ister tek maçlık bir oyun, elinizde sadece ailenize ait kale bulunuyor ki oyun içerisinde bunlara ev deniyor- bunun da esas nedeni aslında ülke yönetiminin ailelerce yapılıyor olması.
Koynumda yılan beslemişim
Sizin bir feodal eviniz var ve benim diyebileceğiniz tek bina bu. Diğer bütün binaları "envoy" adındaki diplomatlar aracılığıyla anlaşarak kendinize çekiyorsunuz. Bu binalar bazen kale, bazen bir kasaba, bazen de çiftlik olabiliyor. Aynı şekilde düşmanlarınız da etraftaki mekanları bu şekilde ele geçirmeye çalışıyorlar. Ancak burada ele geçirme kelimesini biraz açarsak, bir yerleşim yerini ele geçirmeniz demek basitçe orası ile aranızda bir ittifak kurmak demek. Kısacası siz orayı yönetmiyorsunuz orası sizin adınıza çalışıyor ve gelirleri sizin hazinenize gidiyor. Nitekim sizin olan bir evi düşmanlar da daha sonradan kendisine çevirebiliyor.
Envoy'lar açıkçası sizin gerek askeri birlikler, gerekse köylülerden çok daha önemli birimlerinizden bir tanesi. Bunu ikinci sırada casus, sonrasında suikastçı ve rouge takip ediyor. Bunlardan suikastçı haricinde diğerlerinin oyunda non-fighting, yani savaşmayan birimler olarak geçtiğini düşünürseniz başta söylediğim, Genesisin diğer RTS oyunlarına benzememesi, sözünü daha iyi anlarsınız. Zaten diziden de gördüğümüz gibi Game of Thrones dünyasında savaştan çok entrika, arkadan iş çevirme, politika gibi daha farklı yollar kullanılıyor.
Envoylar aracılığı ile ittifak kurduğunuz yerleşim birimi size sürekli olarak bir para kazandırıyor, zaten siz hiçbir bina dikemiyorsunuz, dolayısı ile para kazanmak için etraftaki bu mekanları ele geçirmek zorundasınız. Öte yandan envoy'ların sağladıkları anlaşmalar kanla yazılmış değil, çok kolay bir şekilde bozulabiliyor. Eğer envoy'unuz müttefik kasabada olmazsa karşı tarafın envoy'u gelip sizin oradaki ittifakınızı bitiyor ve kendisine yeni bir anlaşma sağlıyor. Envoy'unuzun bulunduğu yelerde ise çoğunlukla yeni gelen karşı tarafın envoy'u oradan kovuluyor.
Aynı durum sizin başınıza gelirse o zaman farklı yollara baş vuruyorsunuz. Bunların da başında casus geliyor. Diyelim ki haritanın ortasında bir kasaba var fakat karşı ev burayı sizden önce parsellemiş. Siz bir iki defa envoy göndermeye çalışıyorsunuz fakat işe yaramıyor, bunun üzerine casusunuza haber salıyorsunuz. Atlı casusumuz o kasabaya gidiyor ve yetkilileri ile kapalı kapılar arkasında bir anlaşma imzalıyor. Bu gizli anlaşma sayesinde kasaba gizliden gizliye size çalışmaya başlıyor ancak haritada hala düşmanın bölgesiymiş gibi gözüktüğü için karşı taraf bu kasaba için yeni bir hamle de bulunmuyor. Ta ki o da bir casusu gönderip kasabayı inceletene kadar. Casusları önce loncalarına para verip ondan sonra oluşturuyorsunuz. Ayrıca karşı tarafın müttefiki olan yerlerde eğer varsa garnizonlanmış askerleri görebilmek için casuslara ihtiyacınız var.
İşte entrikalardan bir tanesi bu. Bitmedi... Her ailenin asilzade kızları bulunur. Bu kızlar da genellikle diplomatik ilişkiler için kullanılır işte sizin de asilzade kızlarınız bu amaç için oyundalar. Onları müttefik olduğunuz kasabanın yöneticisi veya kalenin kumandanı ile evlendirdiğinizde rakibin burayı kendine çekmesi çok daha zorlaşıyor çünkü artık orasıyla aranızda bir kan bağı oluşuyor.
Bunun sonucunda artık casuslar ve envoylar işe yaramıyor, o zaman sahneye kim çıkıyor? Evet, suikastçı. Suikastçınız ile o şehre gelip genç gelini sırtından hançerlediğiniz zaman ortada aile bağı diye birşey kalmıyor ve sonrasında ver elini satış. Lakin bu durumu önlemek için de bayanın yanında bir iki koruma veriyorsunuz. O zaman suikastçınız elinde hançerle yakalınıyor ve tutuklanıp esir alınıyor. Kendisini fidye karşılığında salıverebiliyorsunuz.
Bunun akabininde bir Hollywood dizisinin oyununu yapmak da oyun yapımcılarının olmazsa olmazı haline geldi ve ortaya A Game of Thrones: Genesis çıktı . RTS tarzındaki bu oyun kendinden önceki türdeşlerinden bir şeyler alarak ortaya güzel bir fikir çıkartmış gibi, fakat her ne kadar fikir açısından hoş bir oyun olsa da maalesef teknik eksiklikleri onu tepelere taşımaktan alıkoyuyor.
"Coup d'etat" yani taht artık benim cicim
Genesis son zaman RTSlerindeki modaya uygun olarak hazırlanmış ancak içerisinde kendine has özellikleri olan bir oyun. Bildiğiniz gibi özellikle LotR strateji oyunlarında öne çıkan tek seferde birlik olarak asker yaratma mantığı bu oyun içinde geçerli. Fakat Genesisi diğer RTS oyunlarından ayıran en büyük özellik ise garip bir şekilde savaşların ikinci planda kalması.
Genel olarak bölge kapmaca (zone capture) mekaniğini benimsemiş oyunda esas önemli olan şey diplomasi, casusluk ve politika. Şimdi bir RTS oyununda savaş ikinci planda ve diğer öğeler esas konu ise bu oyun nasıl bir yapıya sahip diye düşünebilirsiniz.
Bahsettiğim konuyu zaten daha tutorial bölümünden de anlayabiliyoruz. Yapımcılar artık bu tarz oyunların çoğunlukla aynı olan ara yüz, kamera yönetme, rotasyon gibi teknik özelliklerini bile tutorial bölümünde anlatmaya gerek duymamış ki bu gayet de mantıklı. Yıllardır yaptığımız kontrol hareketlerini tekrar dinlemek için boşu boşuna zaman kaybetmeye gerek yok.
Herhangi bir oyuna başladığınızda, bu ister ana hikaye olsun ister tek maçlık bir oyun, elinizde sadece ailenize ait kale bulunuyor ki oyun içerisinde bunlara ev deniyor- bunun da esas nedeni aslında ülke yönetiminin ailelerce yapılıyor olması.
Koynumda yılan beslemişim
Sizin bir feodal eviniz var ve benim diyebileceğiniz tek bina bu. Diğer bütün binaları "envoy" adındaki diplomatlar aracılığıyla anlaşarak kendinize çekiyorsunuz. Bu binalar bazen kale, bazen bir kasaba, bazen de çiftlik olabiliyor. Aynı şekilde düşmanlarınız da etraftaki mekanları bu şekilde ele geçirmeye çalışıyorlar. Ancak burada ele geçirme kelimesini biraz açarsak, bir yerleşim yerini ele geçirmeniz demek basitçe orası ile aranızda bir ittifak kurmak demek. Kısacası siz orayı yönetmiyorsunuz orası sizin adınıza çalışıyor ve gelirleri sizin hazinenize gidiyor. Nitekim sizin olan bir evi düşmanlar da daha sonradan kendisine çevirebiliyor.
Envoy'lar açıkçası sizin gerek askeri birlikler, gerekse köylülerden çok daha önemli birimlerinizden bir tanesi. Bunu ikinci sırada casus, sonrasında suikastçı ve rouge takip ediyor. Bunlardan suikastçı haricinde diğerlerinin oyunda non-fighting, yani savaşmayan birimler olarak geçtiğini düşünürseniz başta söylediğim, Genesisin diğer RTS oyunlarına benzememesi, sözünü daha iyi anlarsınız. Zaten diziden de gördüğümüz gibi Game of Thrones dünyasında savaştan çok entrika, arkadan iş çevirme, politika gibi daha farklı yollar kullanılıyor.
Envoylar aracılığı ile ittifak kurduğunuz yerleşim birimi size sürekli olarak bir para kazandırıyor, zaten siz hiçbir bina dikemiyorsunuz, dolayısı ile para kazanmak için etraftaki bu mekanları ele geçirmek zorundasınız. Öte yandan envoy'ların sağladıkları anlaşmalar kanla yazılmış değil, çok kolay bir şekilde bozulabiliyor. Eğer envoy'unuz müttefik kasabada olmazsa karşı tarafın envoy'u gelip sizin oradaki ittifakınızı bitiyor ve kendisine yeni bir anlaşma sağlıyor. Envoy'unuzun bulunduğu yelerde ise çoğunlukla yeni gelen karşı tarafın envoy'u oradan kovuluyor.
Aynı durum sizin başınıza gelirse o zaman farklı yollara baş vuruyorsunuz. Bunların da başında casus geliyor. Diyelim ki haritanın ortasında bir kasaba var fakat karşı ev burayı sizden önce parsellemiş. Siz bir iki defa envoy göndermeye çalışıyorsunuz fakat işe yaramıyor, bunun üzerine casusunuza haber salıyorsunuz. Atlı casusumuz o kasabaya gidiyor ve yetkilileri ile kapalı kapılar arkasında bir anlaşma imzalıyor. Bu gizli anlaşma sayesinde kasaba gizliden gizliye size çalışmaya başlıyor ancak haritada hala düşmanın bölgesiymiş gibi gözüktüğü için karşı taraf bu kasaba için yeni bir hamle de bulunmuyor. Ta ki o da bir casusu gönderip kasabayı inceletene kadar. Casusları önce loncalarına para verip ondan sonra oluşturuyorsunuz. Ayrıca karşı tarafın müttefiki olan yerlerde eğer varsa garnizonlanmış askerleri görebilmek için casuslara ihtiyacınız var.
İşte entrikalardan bir tanesi bu. Bitmedi... Her ailenin asilzade kızları bulunur. Bu kızlar da genellikle diplomatik ilişkiler için kullanılır işte sizin de asilzade kızlarınız bu amaç için oyundalar. Onları müttefik olduğunuz kasabanın yöneticisi veya kalenin kumandanı ile evlendirdiğinizde rakibin burayı kendine çekmesi çok daha zorlaşıyor çünkü artık orasıyla aranızda bir kan bağı oluşuyor.
Bunun sonucunda artık casuslar ve envoylar işe yaramıyor, o zaman sahneye kim çıkıyor? Evet, suikastçı. Suikastçınız ile o şehre gelip genç gelini sırtından hançerlediğiniz zaman ortada aile bağı diye birşey kalmıyor ve sonrasında ver elini satış. Lakin bu durumu önlemek için de bayanın yanında bir iki koruma veriyorsunuz. O zaman suikastçınız elinde hançerle yakalınıyor ve tutuklanıp esir alınıyor. Kendisini fidye karşılığında salıverebiliyorsunuz.
