- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 15 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Kılıç Arslan II Türkiye Selçuklu Devletinin beşinci sultânı Birinci Kılıç Arslanın torunu ve Birinci Mesudun oğludur İkinci Kılıç Arslan, babasının sağlığında, 1144 senesinde Elbistan meliki oldu İkinci Haçlı seferinden sonraki savaşlara katıldı Elbistan melikiyken hâkimiyetini genişleterek, Maraş, Göksun ve Antebi idâresine aldı Birinci Mesûd vefât etmeden önce, oğullarını, töreye göre, ülkesinin değişik bölgelerinin idâresine tâyin etti İkinci Kılıç Arslana Konya düştü Sultan Mesûd, daha sağlığında Kılıç Arslanı muhteşem bir merâsimle taç giydirip, 1155 senesinde tahta geçirdi Bütün oğullarına ve komutanlarına da bîat ettirdi Sultan Mesûdun 1156 senesinde vefâtıyla, Kılıç Arslan Türkiye Selçuklu Devleti sultânı oldu Kılıç Arslan, ülke içinde sükûneti ve komşu Türk beyleriyle anlaşma sağladıktan sonra, güney sınırını tehdit eden Ermeni Prensi Stephere karşı 1156 yılında sefere çıktı Hâkimiyeti altındaki yerlerde İslâmiyetin adâletini tesis ettirip, yerli gayrimüslim ahâlinin bile teveccühünü kazandı Daha sonra batıya yönelen Kılıç Arslan, 1159 senesinde Eskişehir yakınlarında Bizans İmparatoru Manuelin kuvvetlerini yenip, bölgeden uzaklaştırdı Meşhur Bizans oyunları ile Türkleri birbirine düşürme siyâseti tâkip eden Bizans İmparatoru Manuel ile görüşmek için İstanbula giden Kılıç Arslana, bu ziyâreti sırasında çok îtibâr edildi Bizanslılarla yapılan anlaşma gereğince batı sınırlarını emniyete alan Kılıç Arslan, Anadolu birliğini kurmak için teşebbüse geçti Elbistan, Dârende ve çevresini, Kayseri ile Zamantı bölgesini ve Malatyayı Danişmendlilerden; Ankara ve Çankırıyı da kardeşi Şahinşâhtan aldı Sivas, Niksar ve Tokatı zaptedip, Danişmendli Beyliğini 1178de ortadan kaldırarak, Anadoluda birliği sağlayıp, batıya rahatça dönebilecek duruma geldi
Kılıç Arslan, doğudaki faaliyetlerini tamamladıktan sonra, Bizans sınırına yerleştirdiği Türkmenlere gazâ akınları yapmalarını emretti Akıncılar; Denizli, Kırkağaç, Bergama ve Edremite kadar yıldırma ve yıpratma faaliyetlerinde bulundular Bütün bunlar Bizans İmparatoru Manuelin dikkatinden kaçmıyordu Danişmendlilerin Sivas şûbesi hükümdârı Melik Zünnûn, Amasya taraflarından Kılıç Arslana karşı yardım edeceği vâdiyle Manueli Türkiye Selçuklu Sultânı ile savaşa teşvik etti Bizans İmparatoru Manuel, Bizanslılardan başka Frank, Macar ve Peçeneklerden kurulu yüz bin kişilik ordusuyla, her ne pahasına olursa olsun, Türkiye Selçuklu Devletini ortadan kaldırmak için harekete geçti Bizanslıları yakından tâkip edip, orduyu her zaman teyakkuz hâlinde bulunduran Kılıç Arslan buna dâimâ hazırdı İki ordu göller bölgesinde karşılaştı Kılıç Arslan az sayıdaki kuvvetleriyle sahte ric'at taktiğini tatbik etti ve Miryokefalon Vâdisinde Bizans ordusunu Türk akıncıları çevirme harekâtıyla sardı Eylül 1176 senesinde yapılan bu savaşta Bizans ordusu imhâ edilerek beş bin araba dolusu silâh, malzeme, erzak ve mücevherâtı ganîmet aldılar (Bkz Karamukbeli Meydan Muhârebesi) Bu savaş sonunda, Türklerin Anadoludan atılamayacağı Bizanslılara iyice öğretilip, Türk vatanı muhâfaza edildi Sınırdaki statüyü korumayı ve yıllık vergiyi vermeyi kabûl eden Manuel, İstanbula dönünce anlaşmaya uymadı Kılıç Arslan, anlaşmanın kuvvet yoluyla tatbikine teşebbüs etti Türk akıncıları, zafer sonrasında Uluborlu, Eskişehir, Kütahya ve havâlisini 1182de zaptettiler 1183te Denizli dâhil Ermeni hâkimiyetini ortadan kaldırarak Silifkeyi fethettiler
Mücâdeleli, uzun ve başarılı bir saltanat hayâtından sonra yaşlanıp yorulan Sultan İkinci Kılıç Arslan, on bir oğlunu ülkesinin değişik bölgelerinin idâresine tâyin etti Kılıç Arslan, Konyada oturuyor, ülkeyi veziri İhtiyârüddîn Hasan idâre ediyordu Kardeşler arasında hâkimiyet mücâdeleleri başladıKardeş mücâdelelerinin silâhlı kavgaya dönüştüğü esnâda, Eyyûbîler Devletinin kurucusu Selâhaddîn Eyyûbî, 1187 senesinde Haçlıların elinden Kudüsü alınca, Avrupada tekrâr Müslümanlar üzerine sefer hazırlıkları başladı Almanya imparatoru ile İngiltere ve Fransa krallarının idâresindeki Üçüncü Haçlı Seferinde, Alman ordusu karadan Anadolu üzerinden Kudüse ulaşmak istiyordu Kılıç Arslan, devletin buhranlı ânında Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa ile, Anadoluyu tahrip etmeden Sûriyeye inmelerini şart koşarak, anlaşma yaptı Fakat, Alman ordusunun Akşehirde Türklere saldırıp yenilmesi, Almanların Konyaya girip şehri tahrip etmelerine sebep oldu Konyada beş gün kalan Almanlar, Sûriyeye gitmek için hareket ettiler (BkzHaçlı Seferleri) Kılıç Arslan, oğlu Gıyâseddîn Keyhüsrevin yanında seksen yaşındayken 1192 senesinde vefât etti
Anadolu Selçuklu Devletinin en büyük hükümdârlarından olan İkinci Kılıç Arslan, Anadoluda millî birliği tesis için çalıştı Miryokefalon Meydan Muhârebesini kazanarak, Türkiyenin Türk yurdu olarak kalmasında mühim rol oynadı Tâkip ettiği iskân siyâseti ile Türkmenlerin yerleşik hayâta geçmelerini sağladı
Kılıç Arslan, doğudaki faaliyetlerini tamamladıktan sonra, Bizans sınırına yerleştirdiği Türkmenlere gazâ akınları yapmalarını emretti Akıncılar; Denizli, Kırkağaç, Bergama ve Edremite kadar yıldırma ve yıpratma faaliyetlerinde bulundular Bütün bunlar Bizans İmparatoru Manuelin dikkatinden kaçmıyordu Danişmendlilerin Sivas şûbesi hükümdârı Melik Zünnûn, Amasya taraflarından Kılıç Arslana karşı yardım edeceği vâdiyle Manueli Türkiye Selçuklu Sultânı ile savaşa teşvik etti Bizans İmparatoru Manuel, Bizanslılardan başka Frank, Macar ve Peçeneklerden kurulu yüz bin kişilik ordusuyla, her ne pahasına olursa olsun, Türkiye Selçuklu Devletini ortadan kaldırmak için harekete geçti Bizanslıları yakından tâkip edip, orduyu her zaman teyakkuz hâlinde bulunduran Kılıç Arslan buna dâimâ hazırdı İki ordu göller bölgesinde karşılaştı Kılıç Arslan az sayıdaki kuvvetleriyle sahte ric'at taktiğini tatbik etti ve Miryokefalon Vâdisinde Bizans ordusunu Türk akıncıları çevirme harekâtıyla sardı Eylül 1176 senesinde yapılan bu savaşta Bizans ordusu imhâ edilerek beş bin araba dolusu silâh, malzeme, erzak ve mücevherâtı ganîmet aldılar (Bkz Karamukbeli Meydan Muhârebesi) Bu savaş sonunda, Türklerin Anadoludan atılamayacağı Bizanslılara iyice öğretilip, Türk vatanı muhâfaza edildi Sınırdaki statüyü korumayı ve yıllık vergiyi vermeyi kabûl eden Manuel, İstanbula dönünce anlaşmaya uymadı Kılıç Arslan, anlaşmanın kuvvet yoluyla tatbikine teşebbüs etti Türk akıncıları, zafer sonrasında Uluborlu, Eskişehir, Kütahya ve havâlisini 1182de zaptettiler 1183te Denizli dâhil Ermeni hâkimiyetini ortadan kaldırarak Silifkeyi fethettiler
Mücâdeleli, uzun ve başarılı bir saltanat hayâtından sonra yaşlanıp yorulan Sultan İkinci Kılıç Arslan, on bir oğlunu ülkesinin değişik bölgelerinin idâresine tâyin etti Kılıç Arslan, Konyada oturuyor, ülkeyi veziri İhtiyârüddîn Hasan idâre ediyordu Kardeşler arasında hâkimiyet mücâdeleleri başladıKardeş mücâdelelerinin silâhlı kavgaya dönüştüğü esnâda, Eyyûbîler Devletinin kurucusu Selâhaddîn Eyyûbî, 1187 senesinde Haçlıların elinden Kudüsü alınca, Avrupada tekrâr Müslümanlar üzerine sefer hazırlıkları başladı Almanya imparatoru ile İngiltere ve Fransa krallarının idâresindeki Üçüncü Haçlı Seferinde, Alman ordusu karadan Anadolu üzerinden Kudüse ulaşmak istiyordu Kılıç Arslan, devletin buhranlı ânında Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa ile, Anadoluyu tahrip etmeden Sûriyeye inmelerini şart koşarak, anlaşma yaptı Fakat, Alman ordusunun Akşehirde Türklere saldırıp yenilmesi, Almanların Konyaya girip şehri tahrip etmelerine sebep oldu Konyada beş gün kalan Almanlar, Sûriyeye gitmek için hareket ettiler (BkzHaçlı Seferleri) Kılıç Arslan, oğlu Gıyâseddîn Keyhüsrevin yanında seksen yaşındayken 1192 senesinde vefât etti
Anadolu Selçuklu Devletinin en büyük hükümdârlarından olan İkinci Kılıç Arslan, Anadoluda millî birliği tesis için çalıştı Miryokefalon Meydan Muhârebesini kazanarak, Türkiyenin Türk yurdu olarak kalmasında mühim rol oynadı Tâkip ettiği iskân siyâseti ile Türkmenlerin yerleşik hayâta geçmelerini sağladı



