HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Maça Galatasaray ideal beşiyle başlarken, Fenerbahçe Ülker Ukicin sakatlığında Jerrels ile başladı. Maç başabaş başlarken Galatasaray biraz daha ağırlığını koydu ve ikinci çeyreğin ortasına doğru farkı on sayıya kadar çıkardı. Bu bölümde geçen Aralıkta olduğu gibi Spahijaya teknik faul çalındı ve Fenerbahçe Ülker maçtan kopma noktasına geldi.
Maçı Galatasaray domine ederken arka arkaya hücum fauller geldi ve Oktay Mahmutiye de bir teknik faul çalınarak maç tekrar aynı seviyeye getirildi. İlk yarıyı 39-38 FB Ülker önde geçti. Galatasaray ikinci yarıda geçen senekine benzer bir şekilde oynayarak maçın içinde kaldı. Lakovic-Songaila uzun süre kenarda otururken Caner-Shumpert ikilisi yerlerine oyunda yer aldı. FB Ülker maçın son bölümüne 72-65 önde girerek maçı koparmaya yaklaşırken Oktay Mahmuti mola sonrası alan savunmasına geçti ve bu FB Ülkeri şaşırttı. Oyunun hücum alanında ise büyük maçların adamları Andric-Shumpert skoru dengeye getirdiler. Maçın sonunda Gordonın kaçırdığı atış sonrası Emir Preldzicin bence açık bir şekilde hücum faul olan pozisyonuna karar çıkmadı ve maç uzadı.
İlk uzatmada oyun biraz tersine döndü; uzatma bölümünün sonunda Galatasaray topa sahipken Gordon anlayamadığımız bir şey yaptı ve bitime beş saniye kala topu kaybetti, sonra topu Kaya Peker aldı, Kayaya faul yapıldı ama hakemler onu da çalmadılar ve maç ikinci uzatmaya kaldı.
İkinci uzatmada Galatasaray bitime 2.5 dakika kalmışken maçı koparmasına rağmen, anlamsız savunma hatalarıyla maça rakibini tekrar ortak etti ki, James Gist de adeta yok maç sizin olsun dedi ve Andric maçı bitirdi.
Maçtan Notlar
Maçla ilgili birçok notum var, bunları paylaşmak istiyorum
Galatasaray cephesi:
1-Jaka Lakovic gerçekten de bir süperstar. Yalnız, Galatasaraya geldiği gün sezon ortasına kadar iyi oynayabileceğini, Galatasarayın sistemine zaten uymadığı için, Oktay Mahmuti de takımında kendinden büyük bir starı kaldıramayacağı için takıma uzun vadede katkısı olmayacağını düşünmüştüm. Görülen o ki, Mahmuti sezon ortasını beklemeden şimdiden Lakovici fazla sahada tutmayacak. Euroleaguede belki farklı olabilir ama Türkiyede oynadığı maçlarda ona pek rol vermeyecek gibi duruyor. Jaka Lakovic daha çok oynamayı seven bir gard. Galatasarayın sistemi ise Shumpertı ve içerideki uzunları besleyecek Tutku-Ender gibi oyun kuruculara uygun. Galatasaray hücumda Tutku-Ender-Lakovicten ikisini sahada tutma yoluna gitse, savunmada FB Ülkerle eşleşmesi imkansızdı. Özellikle Bogdanovic-Preldzic ikilisinin sahada olduğu bölümde kısalmak maçı kaybetmek olurdu. İki koç da bu durumu çok iyi analiz ettiler. Spahija, Lakovicin girmemesi için Bogdanovicin üstünden oynadı, Mahmuti de Bogdanovic oyundayken Shipp-Caner-Shumpertdan ikisini sahada tuttu.
2- Darius Songaila da önemli bir yıldız olmasına rağmen dün fazla süre bulamadı. Songaila açıkçası tam Galatasarayın aradığı uzun tipi. İçerden ve dışarıdan oldukça etkili bir oyuncu, sadece savunmada biraz aksıyor. Fenerbahçe James Gist gibi atletik bir uzuna sahipken Songailanın sahada kalması da galibiyet şansını oldukça azaltırdı.
3-Luksa Andric konusuna özellikle değinmemiz lazım. Andric büyük maçları çok seviyor. Geçen sezon FB Ülkere kazanılan maçlarda olduğu gibi bu maçta da devleşti. Diğer maçlarda sadece kendi potasının altında etkili olan Andric büyük maçlarda rakip pota altında da etkili oluyor ve önemli pozisyonlarda topu almaktan çekinmiyor.
4-Geçen sezon Preston Shumpert olarak Galatasarayın bir numaralı kozu olan, bu sezon ise Mert Shumpert adıyla oynayacak olan Amerikalı forvet, Galatasarayda dikkat çeken başka isimler varken daha fazla boş pozisyon buluyor ve daha rahat oynuyor. Shumpert eşleşme problemi yaratarak rakibin kafasını karıştırıyor, savunması da vasatın üstünde.
5-Tutku Açık gerçekten işini iyi bilen bir oyun kurucu. Topu kullanmak gibi bir hırsı yok, gerektiği zaman ise kullanmaktan çekinmiyor. Oyunu okumayı çok iyi biliyor ve Gordon gibi bir atletizme sahip olmamasına karşılık, onun tersine içeriye girmekten de çekinmiyor. Toplamda yaptığı 8 asistle ona olan güveni boşa çıkarmadı.
Fenerbahçe Ülker cephesi:
1-James Gist: Adanalı James son derece yerinde bir transfer olduğunu ispatladı. 18 sayı-8 ribaund-3 asist yaparken 5/5 ikilik ve 2/4 üçlükle oynadığını da hesaba katalım. Gist savunmada da çok verimli oynuyor. Atletizmi, savunması, agresifliği ve hücuma katkısıyla Fenerbahçe Ülker için bu sezon çok faydalı olacak.
2-Emir Preldzic: Emir kaldığı yerden devam ediyor. 17 sayı-10 asistle oynayarak yine elinden geleni fazlasıyla yaptı.
3- Curtis Jerrels: Gistin eki olarak gelen Jerrelsın ne kadar kötü bir oyun kurucu olduğunu kupa maçlarından sonra dün de fazlasıyla gördük. Spahija antrenmanlardan gördü ki, Hakan Demireli getirdi, Erbil Eroğlunu oynatmaya çalıştı ama o da olmadı. Ukicin sakatlığında Jerrels oyunu okuyamadı, savunmada Galatasaray gardlarına karşı etkisiz kaldı ve basit top kayıplardı yaptı. Spahija, sakat olmasına rağmen Ukici oynattı ve Ukicle FB Ülker maça tutundu. Fenerbahçeliler Hakan Demirel-Erbil Eroğlu ikilisinin form tutması veya Engin Atsürün hızlı ve tam bir şekilde iyileşmesi için dua etseler iyi olur, Euroleague Jerrels ile geçilmez.
4- Bojan Bogdanovic: Yeni gelen Hırvat forvet %100le oynadı ve 21 sayı attı. Tabloya bakınca çok güzel ama maçı izleyenler görmüştür, hiç de öyle değil. Bogdanovicin attığı neredeyse tüm basketler topu alıp attığı atışlar. Yani, hiçbir zaman dripling yapıp basket atmadı veya topu çeviremedi. Bogdanovic şutları dışında topu hiç verimli kullanamadı. Zaten savunma yapamayan Hırvat, Shumpert karşısında ezilmesinin dışında, yaptığı top kayıplarıyla da gecenin göze batan isimlerinden biri oldu. Geçen sezon da Cibona ile Euroleaguede çok sayı atan Bogdanovic yine atabilir ama Emir Preldzic gibi komple bir oyuncunun yanında fazlasıyla sırıtıyor. Fenerbahçe Ülker, Cibona olmak istiyorsa alsın oynatsın ama biz Fenerbahçe Ülkerden başka şeyler bekliyoruz.
5-Neven Spahija: Sloven koç oyunda önemli artılar yaparken, kendisinde var olan Kaya Peker sevgisini bir türlü çözemedi. Spahija, ikinci yarıda ve uzatmanın ilk bölümünde Jerrels yerine sakat Ukic daha iyidir mantığıyla akıllıca bir hamle yaptı. İkinci olarak, Shumpert ve Andric varken Lakovic de girmesin diye düşünerek Bogdanovici oynattı ki o da akıllıcaydı. Gist haricinde Oğuz-Kaya-Vidmara kalan pota altında ise üçlünün en zayıfı Kayayı neden oynattı, onu çözemedim. Geçen sezon final serisinde gördüğümüz üzere, Kaya Pekerin bu takımda oynaması mucizeye yakın bir şey. Sakatlıktan dönen Vidmar maça iyi başlamışken onu kenarda tutup savunmada ve hücumda perişan olan Kayayı oyunda tutmasa kupa FB Ülkerin olabilirdi.
Dün çok güzel bir maç izledik. İki takım için de artılar ve eksiler var ama böyle kıran kırana geçen bir maçtaki eksiler ne kadar önemli, bilemiyorum. Çok ufak farklarla galip değişebilirdi. Bu nedenle, takımları eleştirmek biraz acımasızlık olur. İki koçu ve takımları tebrik ederken, hakemlere de değinmeden edemeyeceğim. Normal sürenin sonunda, ilk uzatma sonunda ve ikinci uzatmada önemli hatalar yaptılar. Böyle yakın geçen bir maçta hakem hataları da çok dikkat çekiyor.
Maçı Galatasaray domine ederken arka arkaya hücum fauller geldi ve Oktay Mahmutiye de bir teknik faul çalınarak maç tekrar aynı seviyeye getirildi. İlk yarıyı 39-38 FB Ülker önde geçti. Galatasaray ikinci yarıda geçen senekine benzer bir şekilde oynayarak maçın içinde kaldı. Lakovic-Songaila uzun süre kenarda otururken Caner-Shumpert ikilisi yerlerine oyunda yer aldı. FB Ülker maçın son bölümüne 72-65 önde girerek maçı koparmaya yaklaşırken Oktay Mahmuti mola sonrası alan savunmasına geçti ve bu FB Ülkeri şaşırttı. Oyunun hücum alanında ise büyük maçların adamları Andric-Shumpert skoru dengeye getirdiler. Maçın sonunda Gordonın kaçırdığı atış sonrası Emir Preldzicin bence açık bir şekilde hücum faul olan pozisyonuna karar çıkmadı ve maç uzadı.
İlk uzatmada oyun biraz tersine döndü; uzatma bölümünün sonunda Galatasaray topa sahipken Gordon anlayamadığımız bir şey yaptı ve bitime beş saniye kala topu kaybetti, sonra topu Kaya Peker aldı, Kayaya faul yapıldı ama hakemler onu da çalmadılar ve maç ikinci uzatmaya kaldı.
İkinci uzatmada Galatasaray bitime 2.5 dakika kalmışken maçı koparmasına rağmen, anlamsız savunma hatalarıyla maça rakibini tekrar ortak etti ki, James Gist de adeta yok maç sizin olsun dedi ve Andric maçı bitirdi.
Maçtan Notlar
Maçla ilgili birçok notum var, bunları paylaşmak istiyorum
Galatasaray cephesi:
1-Jaka Lakovic gerçekten de bir süperstar. Yalnız, Galatasaraya geldiği gün sezon ortasına kadar iyi oynayabileceğini, Galatasarayın sistemine zaten uymadığı için, Oktay Mahmuti de takımında kendinden büyük bir starı kaldıramayacağı için takıma uzun vadede katkısı olmayacağını düşünmüştüm. Görülen o ki, Mahmuti sezon ortasını beklemeden şimdiden Lakovici fazla sahada tutmayacak. Euroleaguede belki farklı olabilir ama Türkiyede oynadığı maçlarda ona pek rol vermeyecek gibi duruyor. Jaka Lakovic daha çok oynamayı seven bir gard. Galatasarayın sistemi ise Shumpertı ve içerideki uzunları besleyecek Tutku-Ender gibi oyun kuruculara uygun. Galatasaray hücumda Tutku-Ender-Lakovicten ikisini sahada tutma yoluna gitse, savunmada FB Ülkerle eşleşmesi imkansızdı. Özellikle Bogdanovic-Preldzic ikilisinin sahada olduğu bölümde kısalmak maçı kaybetmek olurdu. İki koç da bu durumu çok iyi analiz ettiler. Spahija, Lakovicin girmemesi için Bogdanovicin üstünden oynadı, Mahmuti de Bogdanovic oyundayken Shipp-Caner-Shumpertdan ikisini sahada tuttu.
2- Darius Songaila da önemli bir yıldız olmasına rağmen dün fazla süre bulamadı. Songaila açıkçası tam Galatasarayın aradığı uzun tipi. İçerden ve dışarıdan oldukça etkili bir oyuncu, sadece savunmada biraz aksıyor. Fenerbahçe James Gist gibi atletik bir uzuna sahipken Songailanın sahada kalması da galibiyet şansını oldukça azaltırdı.
3-Luksa Andric konusuna özellikle değinmemiz lazım. Andric büyük maçları çok seviyor. Geçen sezon FB Ülkere kazanılan maçlarda olduğu gibi bu maçta da devleşti. Diğer maçlarda sadece kendi potasının altında etkili olan Andric büyük maçlarda rakip pota altında da etkili oluyor ve önemli pozisyonlarda topu almaktan çekinmiyor.
4-Geçen sezon Preston Shumpert olarak Galatasarayın bir numaralı kozu olan, bu sezon ise Mert Shumpert adıyla oynayacak olan Amerikalı forvet, Galatasarayda dikkat çeken başka isimler varken daha fazla boş pozisyon buluyor ve daha rahat oynuyor. Shumpert eşleşme problemi yaratarak rakibin kafasını karıştırıyor, savunması da vasatın üstünde.
5-Tutku Açık gerçekten işini iyi bilen bir oyun kurucu. Topu kullanmak gibi bir hırsı yok, gerektiği zaman ise kullanmaktan çekinmiyor. Oyunu okumayı çok iyi biliyor ve Gordon gibi bir atletizme sahip olmamasına karşılık, onun tersine içeriye girmekten de çekinmiyor. Toplamda yaptığı 8 asistle ona olan güveni boşa çıkarmadı.
Fenerbahçe Ülker cephesi:
1-James Gist: Adanalı James son derece yerinde bir transfer olduğunu ispatladı. 18 sayı-8 ribaund-3 asist yaparken 5/5 ikilik ve 2/4 üçlükle oynadığını da hesaba katalım. Gist savunmada da çok verimli oynuyor. Atletizmi, savunması, agresifliği ve hücuma katkısıyla Fenerbahçe Ülker için bu sezon çok faydalı olacak.
2-Emir Preldzic: Emir kaldığı yerden devam ediyor. 17 sayı-10 asistle oynayarak yine elinden geleni fazlasıyla yaptı.
3- Curtis Jerrels: Gistin eki olarak gelen Jerrelsın ne kadar kötü bir oyun kurucu olduğunu kupa maçlarından sonra dün de fazlasıyla gördük. Spahija antrenmanlardan gördü ki, Hakan Demireli getirdi, Erbil Eroğlunu oynatmaya çalıştı ama o da olmadı. Ukicin sakatlığında Jerrels oyunu okuyamadı, savunmada Galatasaray gardlarına karşı etkisiz kaldı ve basit top kayıplardı yaptı. Spahija, sakat olmasına rağmen Ukici oynattı ve Ukicle FB Ülker maça tutundu. Fenerbahçeliler Hakan Demirel-Erbil Eroğlu ikilisinin form tutması veya Engin Atsürün hızlı ve tam bir şekilde iyileşmesi için dua etseler iyi olur, Euroleague Jerrels ile geçilmez.
4- Bojan Bogdanovic: Yeni gelen Hırvat forvet %100le oynadı ve 21 sayı attı. Tabloya bakınca çok güzel ama maçı izleyenler görmüştür, hiç de öyle değil. Bogdanovicin attığı neredeyse tüm basketler topu alıp attığı atışlar. Yani, hiçbir zaman dripling yapıp basket atmadı veya topu çeviremedi. Bogdanovic şutları dışında topu hiç verimli kullanamadı. Zaten savunma yapamayan Hırvat, Shumpert karşısında ezilmesinin dışında, yaptığı top kayıplarıyla da gecenin göze batan isimlerinden biri oldu. Geçen sezon da Cibona ile Euroleaguede çok sayı atan Bogdanovic yine atabilir ama Emir Preldzic gibi komple bir oyuncunun yanında fazlasıyla sırıtıyor. Fenerbahçe Ülker, Cibona olmak istiyorsa alsın oynatsın ama biz Fenerbahçe Ülkerden başka şeyler bekliyoruz.
5-Neven Spahija: Sloven koç oyunda önemli artılar yaparken, kendisinde var olan Kaya Peker sevgisini bir türlü çözemedi. Spahija, ikinci yarıda ve uzatmanın ilk bölümünde Jerrels yerine sakat Ukic daha iyidir mantığıyla akıllıca bir hamle yaptı. İkinci olarak, Shumpert ve Andric varken Lakovic de girmesin diye düşünerek Bogdanovici oynattı ki o da akıllıcaydı. Gist haricinde Oğuz-Kaya-Vidmara kalan pota altında ise üçlünün en zayıfı Kayayı neden oynattı, onu çözemedim. Geçen sezon final serisinde gördüğümüz üzere, Kaya Pekerin bu takımda oynaması mucizeye yakın bir şey. Sakatlıktan dönen Vidmar maça iyi başlamışken onu kenarda tutup savunmada ve hücumda perişan olan Kayayı oyunda tutmasa kupa FB Ülkerin olabilirdi.
Dün çok güzel bir maç izledik. İki takım için de artılar ve eksiler var ama böyle kıran kırana geçen bir maçtaki eksiler ne kadar önemli, bilemiyorum. Çok ufak farklarla galip değişebilirdi. Bu nedenle, takımları eleştirmek biraz acımasızlık olur. İki koçu ve takımları tebrik ederken, hakemlere de değinmeden edemeyeceğim. Normal sürenin sonunda, ilk uzatma sonunda ve ikinci uzatmada önemli hatalar yaptılar. Böyle yakın geçen bir maçta hakem hataları da çok dikkat çekiyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 39
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 43
