Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
[FONT=Geneva, Arial, Helvetica, san-serif]De Broglie Hipotezi ve Elektron Kırınımı
[/FONT][FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]1923 yılında Lois De Broglie, optikteki âFermat Prensibiâ ve mekanikteki âen küçük etki prensibiâ ile benzerlik kurarak, ışınların gösterdiği dalgaâparçacık ikililiğinin maddeler tarafından da gösterilmesi gerektiğini öne sürdü. De Broglie; Eisteinâ in özel rolativite teorisi ile Planckâın kuantum teorisi sonuçlarını yeni bir ışık kuantum teorisi kurmak için birleştirdi. Gerçi o, ışık kuantumu için küçük bir durgun kütle kabul ediyordu ama biz onun sonucunu E = h
=pc yazabiliriz. Bu eşitlikren de,
olduğundan,
(1.30)
elde edilir. Bu, De Broglie bağıntısıdır. Burada p, ışığın doğrusal momentumudur.
De Broglie daha da ileri giderek, ışık kuantumu için verdiği
bağıntısının sabit p doğrusal momentumuyla hareket eden herhangi bir parçacık içinde geçerli olması gerektiğini ve bu hareketli parçacıkların dalga boyuyla karakterize edilen dalga özelliklerini sergilemesi gerektiğini öne sürdü. Özel olarak bir elektron demetinin kırınım verebileceğini söyledi. Yani, elektron kırınımı deneysel olarak gözlemlendi.
1925 yılında Davison ve Germer, büyük bir nikel kristalinden tesadüfen elektron kırınımı deseni elde ettiler. Aynı yıl, Thomsom ve Reid ince bir altın yaprağında elektron demeti geçirerek elektron kırınımını gerçekleştirdiler. Davison ve Thomson, elektronların dalga özelliği üzerindeki çalışmalarından dolayı 1937 yılında Nobel Fizik Ödülüânü paylaştılar. İşin ilginç olan yanı, Thomsonâ un babası da oğlundan 31 yıl önce elektronun parçacık olduğunu gösterdiği için Nobel Fizik Ödülüânü almıştır.
Elektron kırınımı deneylerinde, elektronların bir kristal tarafından saçılmasında belirli doğrultularda tercihli saçılmaların olduğu gözlendi. Bir kristalin d aralıklı paralel atomik düzlemleri ile
açısı yapacak şekilde kristale gelen elektron demeti, bu paralel düzlemler tarafından saçılır. Saçıcı komşu düzlemlerden gelen ışınlar arasından (2
Büyüklüğünde faz farkı oluşur. Bu faz farklarının 2
n ye eşit olduğu her yerde kuvvetlendirici girişim meydana gelir( burada n tam sayı değerleri alır ) . bu da, deneysel
n
= 2 d sin
(1.31)
Bragg Kırınım şartını verir.
Aynı deney daha sonra hidrojen ve helyum demetleri için tekrarlanmış ve her seferinde kırınım olayı gözlenmiştir. Nötron ve elektron denetlerinin kırınıma uğramış olması kristallerin yapılarının araştırılmasında çok önemli ilerlemeler sağlandı.
Elektron kırınımı deneyi, madde â dalga ikiliği konusundaki şüphelerin ortadan kalkmasını sağladı.
Hareketli parçacıkların dalga özeliğinin, yüksek hızlı makroskopik cisimlerde gözlenmesinin sebebi h Planck sabitinin çok küçük olmasıdır. Eğer Planck sabiti çok büyük olsaydı, makroskopik evren çok tuhaf olurdu. Planck sabitinin bu kadar çok küçük olması yüzünden,maddenin ikili dalga-parçacık yapısı sadece temel parçacıkların mikroskopik aleminde kendini gösterir. Eğer Planck sabiti sıfır olsaydı, o zaman, dalga-parçacık ikiliği olmayacak,evren tamamen klasik olacak ve biz de kuantum mekaniğiyle uğraşmayacaktık.
[/FONT]
[/FONT][FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]1923 yılında Lois De Broglie, optikteki âFermat Prensibiâ ve mekanikteki âen küçük etki prensibiâ ile benzerlik kurarak, ışınların gösterdiği dalgaâparçacık ikililiğinin maddeler tarafından da gösterilmesi gerektiğini öne sürdü. De Broglie; Eisteinâ in özel rolativite teorisi ile Planckâın kuantum teorisi sonuçlarını yeni bir ışık kuantum teorisi kurmak için birleştirdi. Gerçi o, ışık kuantumu için küçük bir durgun kütle kabul ediyordu ama biz onun sonucunu E = h
elde edilir. Bu, De Broglie bağıntısıdır. Burada p, ışığın doğrusal momentumudur.
De Broglie daha da ileri giderek, ışık kuantumu için verdiği
1925 yılında Davison ve Germer, büyük bir nikel kristalinden tesadüfen elektron kırınımı deseni elde ettiler. Aynı yıl, Thomsom ve Reid ince bir altın yaprağında elektron demeti geçirerek elektron kırınımını gerçekleştirdiler. Davison ve Thomson, elektronların dalga özelliği üzerindeki çalışmalarından dolayı 1937 yılında Nobel Fizik Ödülüânü paylaştılar. İşin ilginç olan yanı, Thomsonâ un babası da oğlundan 31 yıl önce elektronun parçacık olduğunu gösterdiği için Nobel Fizik Ödülüânü almıştır.
Elektron kırınımı deneylerinde, elektronların bir kristal tarafından saçılmasında belirli doğrultularda tercihli saçılmaların olduğu gözlendi. Bir kristalin d aralıklı paralel atomik düzlemleri ile
Büyüklüğünde faz farkı oluşur. Bu faz farklarının 2
n
Bragg Kırınım şartını verir.
Aynı deney daha sonra hidrojen ve helyum demetleri için tekrarlanmış ve her seferinde kırınım olayı gözlenmiştir. Nötron ve elektron denetlerinin kırınıma uğramış olması kristallerin yapılarının araştırılmasında çok önemli ilerlemeler sağlandı.
Elektron kırınımı deneyi, madde â dalga ikiliği konusundaki şüphelerin ortadan kalkmasını sağladı.
Hareketli parçacıkların dalga özeliğinin, yüksek hızlı makroskopik cisimlerde gözlenmesinin sebebi h Planck sabitinin çok küçük olmasıdır. Eğer Planck sabiti çok büyük olsaydı, makroskopik evren çok tuhaf olurdu. Planck sabitinin bu kadar çok küçük olması yüzünden,maddenin ikili dalga-parçacık yapısı sadece temel parçacıkların mikroskopik aleminde kendini gösterir. Eğer Planck sabiti sıfır olsaydı, o zaman, dalga-parçacık ikiliği olmayacak,evren tamamen klasik olacak ve biz de kuantum mekaniğiyle uğraşmayacaktık.
[/FONT]