Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
arkadaşlar gepimizde bildiğimize göre artık tükçeyi türkçe gibi kullanılmıyor bundan yola çıkarak bu fun clubu kurdum. Hepinizin katılmasınızı umuyorum...
Her şey, bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağ olan Türkçe için!
Dilimize sahip çıkalım. Aramızda Türkilizce değil , Türkçe konuşalım.
Türkçemize sahip çıkalım. Atalarımız sadece toprak için kıymetli canlarından vazgeçmemişler. Bu ülkeyi vatan yapan ulvi değerlerden biri de dildir. Atalarımıza olan borcumuzu böylede ödeyebiliriz.
Bir yandan ilerlerken, bir yandan tökezliyoruz. Bilgisayar çağı ve internet kullanımı kısacası "chat dili" dediğimiz düşman, dilimizi mahvetmekte.
Forumdaki bütün arkadaşlarımdan bu konuda biraz daha duyarlı olmasını rica ediyorum. Gönül ister ki herkes Türkçe'yi bütün dilbilgisi kurallarına uyarak kullansın. Fakat daha önce aşmamız gereken, özellikle bu duyuru ile bahsetmek istediğim konu, kullanmamamız gerekirken kullandığımız ve dilimizden çıkarttığımız harfler.
"q, w, x, sh" bizim alfabemizin harfleri değildir ve bizim alfabemizdeki harflerin yerine asla ve asla geçemez.
"eidir, memleket nire, gidiom, güsel, eed, taam, annadım, bakcez vs." gibi kelimelerde aradan çıkartılan harfler küçük birer kayıp olarak gözükse bile, dilimiz için büyük bir kayıptır.
Türk dilini iyi veya kötü kullanan, hatalarını düzeltmek isteyen bütün arkadaşlarımızdan bu kampanyaya katılmalarını rica ediyorum. Ne kadar büyürsek, ne kadar çoğalırsak o kadar büyük bir güç oluruz.
Büyük ve kaliteli bir forum olarak, büyük ve kaliteli bir adım atalım. Türkçemizi katledenlerin önüne geçelim.
TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN
Kanun Numurası : 1353
Kabul Tarihi : 1/11/1928
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 3/11/1928 Sayı: 1030
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 10 Sayfa: 3
...
Madde 4 : Halk tarafından vakı müracaatlardan eski Arap harfleriyle
yazılı olanlarının kabulü 1929 Haziranının birinci gününe kadar caizdir.
1928 senesi Kanunuevvelinin iptidasından itibaren Türkçe hususi veya resmi
levha, tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile kezalik Türkçe hususi,
resmi bilcümle mevkut, gayrı mevkut gazete, risale ve mecmuaların Türk
harfleriyle basılması ve yazılması mecburidir.
YANİ;
Madde 4 : Halk tarafından yapılan başvurulardan eski Arap harfleriyle
yazılı olanlarının kabulü 1 Haziran 1929 gününe kadar geçerlidir. 1928
yılındaki kanunun başlangıcından itibaren Türkçe özel veya resmi levha,
tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile aynı biçimde Türkçe özel,
resmi bütün süreli, süreli olmayan gazete, kitapçık, broşür ve yayınların
Türk harfleriyle basılması ve yazılması zorunludur.
grubumuza 5 admin
10 yönetici alınacaktır
Varmsınız?
dilini desteklemeye varmsın?
o zmn resimlerimizi profilinize ekleyin
imza için resimlerimiz
nor: bu resimleri eklemeyen gruba dahil olamaycaktır
katılımlar konun altından devam edicektir
TÜrk dilinin yok olması...
TÜRK DİLİNİN YOZLAŞMASI
Bilgisayar (computer!!!) günlük hayatımıza girdi gireli geçirdiğimiz tipik evrim karşısında aynı memleketimiz gibi “Hasta Adam“ olan dilimiz de müthiş bir ihanete uğramıştır. Ülkemizin hemen hemen pek çok alan geri plânda kaldığı bir gerçektir. Bilim ve tekniği geriden takip ediyor olmamız doğal olarak Tanzimat`tan bu yana bir türlü ayılamamış olan toplumumuzun diline ihanet etmesini de kaçınılmaz kılmıştır. Dünyada hiçbir devlet yoktur ki bizim gibi diline ve tarihine ihanet etmiş olsun. İşin özüne dönecek olursak, sanal alemde yaşanan dil rezilliği artık sınırlarımızı aşmış ve yabancıların dilinde alay konusu olmaya başlamıştır. Günlük konuşma dilimizdeki bozukluğun meydana getirdiği bu vahim durum öyle ileri boyutlara ulaşmıştır ki tarif etmek içimi sızlatmaktadır. Özellikle biz gençlerin Batı`ya olan hayranlığı tartışılmayacak derecede ileri boyutlardadır. Bunun sonucu olarak güya geleceğin teminatı olacak olan bizler(!) görevimizi kötüye kullanmanın verdiği hazla ortalıkta göğsümüzü kabarta kabarta dolaşıyoruz.
DİL YOZLAŞMASI ÖRNEKLERİ
TÜRKCAN Başkanı Deniz Yiğit, şunları kaydetti:
''Geçen gün 'Whisne Cafe' diye bir yer gördüm. Örneğin 'w' harfiyle yazıyorlar. X harfi de Türkçe'de olmamasına rağmen kullanılıyor. Buna ise şöyle bir gerekçe öne sürüyorlar; 'Biz Avrupa Birliği'ne (AB) giriyoruz. AB'ye uyum için bunu kullanıyoruz'. Ne alakası var? AB'ye bir ulus kendi duruşuyla girer. Bunların hiçbirinin bir dayanağı yok bence. Mesela 'kuaför' kelimesi eskiden her yerde 'kuaför' diye yazılırdı. Şimdi bir sürü çeşit yazan var. 'Coufeurre' yazan, 'coffeur' yazan da var. Hepsi de yanlış ayrıca. Fransızcası da böyle değil. Bu şekilde bir dil yozlaşması var. Mesela BBC'ye 'bi-bi-si' diyoruz. Ama hiçbir İngiliz, TRT'yi böyle okumuyor, (ti-ar-ti) diyor. Biz gerçekten bir özenti içinde, belki İngilizce bildiğimizi göstermek için, kendi Türkçe olan adlarımızı bile yabancı dil kurallarına göre yazıyoruz, okuyoruz. Bunları sorgulamamız lazım. Ancak dilde yabancı etkisi konusundaki kitapları okuyan gençlerde, bir uyanış başlamış durumda. Ve bu, dalga dalga bütün topluma yayılıyor. Bize gerçekten çok başvuran genç var; 'Sizle çalışmak istiyorum. Türkçemize sahip çıkmak istiyorum' diyorlar. Bu konuda düşünce üretmeye başladıktan sonra da mutlaka ardından çözümler gelir diye düşünüyorum.'
1.Yayın Organları;
Bazı yayın organlarının Türkçeyi niteliklerine uygun kullanmayışları Türkçenin bozulmasına neden olmaktadır. Televizyonlarda yayınlanan bazı yabancı dizi veya filmlerin Türkçenin dil özelliklerine uygun çevrilmemekte ve bu özelliklerden yoksun seslendirilmektedir. Bu olay yayınları seyredenleri etkileyerek dilde başarısız çeviriye bağlı olarak bir taklidin doğmasına, dolaysıyla dilin bozulmasına sebep olmaktadır.
Bazı televizyon ve radyolarda halkın karşısına çıkan sunucular dili niteliklerinden yoksun kullanmakta, bu da Türkçenin bozulmasında rol oynamaktadır. Artan televizyon ve radyo şirketleri, Türkçeyi niteliklerine uygun olarak konuşan kişilerden çok, kanalın seyredilme oranını artıracak kişileri sunucu olarak halkın karşısına çıkarmaktadır. Kontrolsüz bir bilinçle dinlenen bu çeşit bir Türkçe, bilinç altında bozularak yeni şeklini alabilmektedir.
Yukarıda ulusal yayın organları için belirtilen hususların dili olumsuz etkilediği görülebilmektedir. Yerel yayın organları ise Ulusal yayın organlarının bu kirletici özellikleri barındırmakla birlikte daha büyük bir kirletici vasıfla Türkçeyi kullandıklarına şahit olmaktayız. Bir yerel televizyonda halkın karşına çıkan sunucu neredeyse Türkçenin üslup özelliklerinden tamemen farklı bir dille programı sunmaya çalışmaktadır. Bu da doğal olarak dinleyenleri etkileyebilmekte ve dili bozabilmektedir. Yerel gazeteler için yazı üslübunun, gramer kurallarının neredeyse hiçe sayıldığı ilk bakışta görülebilmektedir. Bu bozukluğu göremeyenler için ise durum daha vahimdir. Çünkü bu yazıları okuyanlar farkında olmadan okudukları gibi yazmaya, yazdıkları gibi anlatmaya başlayacaklardır. Tabi bunun sonucu da herkesçe malum olmalı.
2. İnternet Kullanımı;
Kendine has bir dili olan bu teknolojik canlı varlığın, onu kullananları etkilememesi düşünülemez. İnternetin bazı olanaklarından faydalanabilmek için internetin dilini de bilmemiz gerekebiliyor. Ancak biliyoruz ki internet her aşamada Türkçeyle çakışmıyor. İnternetin bazı olanaklarını tamemen Türkçeye uygun bir dil yapısında kullanabilmekteyiz. Ancak bilinçsiz insanlar, internet dünyasına girdiklerinde kullandıkları anadili unutuveriyorlar. Yeterince bilinçli olmadıkları için hemen etkilenip Türkçeyi bozuk bir şekilde kullanıyorlar. Bu durum özellikle sanal sohbet ortamlarında meydana gelmektedir.
3. İş Yeri İsimleri, Tabelalar;
Bazen Türkiye`de herhangi bir caddede olduğumuzu unutturacak seviyeye ulaşan bu sorun her geçen gün artmaktadır. Yabancılaşma rüzgarının etkisiyle yazılan bu tabelalara örnek vermeye gerek görmeyerek dili olumsuz etkilediğini söylemeyi yeterli görüyorum. Çünkü her an karşımıza çıkıyorlar.
Tabelalarda, iş yeri camlarında bu yabancı veya yabancı- Türkçe arası kelimeleri okuyup etkilenerek kullanması doğal bir sonuç olur. Etkilenen kişinin bozuk olarak kullandığı kelime sadece camda okuduğu kelimeyle sınırlı kalmayacaktır. Bu kullandığı kelimeye benzer diğer kelimeleri de ilk olarak yer yer bozarak, ilerleyen zamanlarda ise sürekli bozuk kullanmasına sebep olabilecektir. Sonuç yine malum.
4. Üniversitelerde Dil Eğitimi;
Ülkemizde üniversitelerde her bölümde en az bir dönem olmak üzere Türk dili
ve edebiyatı okutulmaktadir. Ancak bu çoğu üniversitede ders geçmede esas alınan
ortalamaya bile dahil edilmemektedir. Bu da hem dersi okutan hocanın hem de o dersi gören öğrencinin Türk dili ve edebiyatına önem vermemesinde önemli bir etkide bulunmaktadir. Türkçenin ilgili dersine önem vermeyen bireyden Türkçeyi niteliklerine uygun kullanmasını bekleme, gerçekleşmeyecek bir düşten öteye gitmez.
Bu durum bazı yerlerde maalesef Türk dili ve edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği bölümlerinde daha dikkat çekici halde karşımıza çıkmaktadır. Mesleğini Türkçeyi başkalarına öğretmek veya araştırmakla icra edecek bireylerin bile akademik eğitimlerine gereken önemi vermediklerini görebilmekteyiz. Bunun yanında bu meslek gurubunu yetiştiren öğretim üyelerinin dahi, bırakın bu insanları yetiştirecek bilgiye sahip olmasını, kendilerini ifade edecek Türkçe kabiliyetinden yoksun olabildikleri malesef bir gerçek olarak tokat gibi yüzümüze çarpmaktadır.
Türkçenin niteliklerini, değerini bilmeyen bireylerin anlatacağı, sağlamlıktan uzak Türkçenin bozulması kısa sürmez sanırım.
5.Anne ve Babaların Dil Bilincinden Yoksun Oluşları;
Anne ve baba da sonuç olarak dili kullanan toplumun bir parçasıdır. Ancak ayrı
bir başlık altında yazmamın nedeni sorumlu oldukları çocuklarıdır. Bir anne baba açısından, çocuğun kavramaya başladığı dili doğru şekillendirmek en başta gelen görevleri arasındadır. Ancak bazı anne ve babalar çocuklarına daha ilk başta dili bozmalarını öğütlediklerine şahit oluyorum. Bu da çocuklarına verdikleri isimlerle oluyor. Bir çocuğa verilen yabancı bir isim, çocuğun ilerleyen dönemlerde ismiyle özdeş kelimelere-kültürlere olan ilgisini arttıracağına inanıyorum. Bu ilginin etki alanı yabancı bir kültüre ait ismi taşıyan çocukla sınırlı kalmayacaktır. O çocuğun akran çevresini de etkileyecektir. Arkadaşları çocuğun, yabancı ve farklı bir isme sahip olduğunu düşünmek kendilerine aynı tarzda isimler yakıştırmaya başlayacaktır. Bunun da birbirleriyle sıkı bir ilişki ve etkileşim sürecinde olan yaşam tarzı, kültür ve dil olguları açısından yabancılaşmaya karşı bir kayma ve daha dikkat çekici manada yozlaşmaya neden olabileceğini düşünüyorum.
Her şey, bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağ olan Türkçe için!
Dilimize sahip çıkalım. Aramızda Türkilizce değil , Türkçe konuşalım.
Türkçemize sahip çıkalım. Atalarımız sadece toprak için kıymetli canlarından vazgeçmemişler. Bu ülkeyi vatan yapan ulvi değerlerden biri de dildir. Atalarımıza olan borcumuzu böylede ödeyebiliriz.
Bir yandan ilerlerken, bir yandan tökezliyoruz. Bilgisayar çağı ve internet kullanımı kısacası "chat dili" dediğimiz düşman, dilimizi mahvetmekte.
Forumdaki bütün arkadaşlarımdan bu konuda biraz daha duyarlı olmasını rica ediyorum. Gönül ister ki herkes Türkçe'yi bütün dilbilgisi kurallarına uyarak kullansın. Fakat daha önce aşmamız gereken, özellikle bu duyuru ile bahsetmek istediğim konu, kullanmamamız gerekirken kullandığımız ve dilimizden çıkarttığımız harfler.
"q, w, x, sh" bizim alfabemizin harfleri değildir ve bizim alfabemizdeki harflerin yerine asla ve asla geçemez.
"eidir, memleket nire, gidiom, güsel, eed, taam, annadım, bakcez vs." gibi kelimelerde aradan çıkartılan harfler küçük birer kayıp olarak gözükse bile, dilimiz için büyük bir kayıptır.
Türk dilini iyi veya kötü kullanan, hatalarını düzeltmek isteyen bütün arkadaşlarımızdan bu kampanyaya katılmalarını rica ediyorum. Ne kadar büyürsek, ne kadar çoğalırsak o kadar büyük bir güç oluruz.
Büyük ve kaliteli bir forum olarak, büyük ve kaliteli bir adım atalım. Türkçemizi katledenlerin önüne geçelim.
TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN
Kanun Numurası : 1353
Kabul Tarihi : 1/11/1928
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 3/11/1928 Sayı: 1030
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 10 Sayfa: 3
...
Madde 4 : Halk tarafından vakı müracaatlardan eski Arap harfleriyle
yazılı olanlarının kabulü 1929 Haziranının birinci gününe kadar caizdir.
1928 senesi Kanunuevvelinin iptidasından itibaren Türkçe hususi veya resmi
levha, tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile kezalik Türkçe hususi,
resmi bilcümle mevkut, gayrı mevkut gazete, risale ve mecmuaların Türk
harfleriyle basılması ve yazılması mecburidir.
YANİ;
Madde 4 : Halk tarafından yapılan başvurulardan eski Arap harfleriyle
yazılı olanlarının kabulü 1 Haziran 1929 gününe kadar geçerlidir. 1928
yılındaki kanunun başlangıcından itibaren Türkçe özel veya resmi levha,
tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile aynı biçimde Türkçe özel,
resmi bütün süreli, süreli olmayan gazete, kitapçık, broşür ve yayınların
Türk harfleriyle basılması ve yazılması zorunludur.
Türkçe Oku, Türçe Konuş, Türkçe Sev, Çünkü Sen Türksün...
grubumuza 5 admin
10 yönetici alınacaktır
adminler
1-furkican_16
2-
3-
4-
5-
yöneticiler
1-
2-
3-
4-
5-
6-
7-
8-
9-
10-
1-furkican_16
2-
3-
4-
5-
yöneticiler
1-
2-
3-
4-
5-
6-
7-
8-
9-
10-
Varmsınız?
dilini desteklemeye varmsın?
o zmn resimlerimizi profilinize ekleyin
imza için resimlerimiz
nor: bu resimleri eklemeyen gruba dahil olamaycaktır
katılımlar konun altından devam edicektir
Son düzenleme:
Böyle Bir Grup KeNji Tarafından Açıldı Ve Herkes Ona Aynı Soruyu Sordu.
Fun Clup Türkçe mi ?
Fun Clup Türkçe mi ?
Konu Kilit Daha Önce Buna Yönelik Bir Fun Clup Daha vardı Berkayında Dediği Gibi..
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 46
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 391
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 15
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 31
