[DEV]AB 1
[DEV]AB
R 1
Roksam
farkmt2official 1
farkmt2official
emirhanHCL 1
emirhanHCL
Hikaye Ekle

"Avrupa'yı isterim"

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan pitaya2000
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 193
Her sezon başarılı. Her sezon büyüklerin kabusu. Her sezon genç oyuncuları Türk futboluna armağan ediyor. Ve her zaman aynı soru gündeme geliyor; "Nasıl başardınız?"

'de 4 haftada 10 puanla takımı Büyükşehir Belediyespor'u zirveye taşıyan konuşmak için SABAH'ı seçti. Avcı, başarısının sırrından ideallerine, skandalından Türkiye'deki futbol düzenine kadar A'dan Z'ye her şeyi içtenlikle anlattı...

Hocam, önce 3 Temmuz'a dönelim. Şike operasyonu ve sonrasında hiç konuşmadınız. İki eski oyuncunuz (İbrahim Akın ve İskender Alın) gözaltına alındı ve cezaevindeler. Ne düşünüyorsunuz?


Yargı süreci devam ettiği için konuşmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Sadece insani açıdan, empati yaparak, karşı taraftakilerin yerine kendimi koyduğumda; hem mesleki anlamda sıkıntıları, hem de ailelerin yaşadığı durum beni son derece üzdü. Zaten bu olaylara üzülmekten başka çare yok çünkü hayat hepimiz adına devam ediyor. İşimize odaklanmak zorundaydık, öyle de yaptık. Tabii ki insanların bu durumlara düşmesi, bütün takımlara sıçraması ve birebir yaşadığın isimlerin bu olayın içinde bulunması son derece üzüntü verici...

O zaman Temmuz ayı sizin açınızdan çok sıkıntılı geçti...

Benim hayatımda geçirdiğim en kötü sezon başı oldu. Benim gibi herkesin, her takımın, oyuncuların veya yöneticilerin konuşulduğu bir olay söz konusu oldu. Haziran'ın 27'sinde sezon açtık, Temmuz'un 1'inde 'ya gittik, 3'ünde bu haberler ile uyandık. Sonraki süreç daha zordu. İyi bir haberle antrenman temposu yükseldi, kötü bir haberle tempo düştü. Antrenman metotları değişti, izinler farklılaştı. Hepimizin zihinsel olarak yıprandığı bir kamp süreci yaşadık. Herkes Türkiye'yi merak ediyordu. Takım, son iki haftada yeni yeni bir ritim yakaladı.

Süreçteki konuşmalarda Avrupa'ya göre ligimizin kalitesi tartışıldı. Sizce bu olaylardan sonra kalite daha da düşmüş müdür?

Aslında başka bir soru sormak gerek. Bu yorumları yapanlar, Avrupa'ya göre kalitemizin nerede olduğunu biliyorlar mı? 3 Temmuz'dan sonra ülke adına Avrupa'da konuşulanlar elbette sıkıntı verici fakat "Avrupa'nın gerisindeyiz" derken neyi kriter almamız gerektiğini tartışmalıyız. Oyunu mu, dış olayları mı? Kimse bu sorunun cevabını vermiyor. İşimize geldiği zaman gibi futbol ülkeleri örnek gösteriliyor. Biz zaten buralarda değiliz ki... Eğer veya düzeyini baz alıyorsak, bu ülkeler Avrupa Kupaları'na yedi takım gönderiyor. Milli takımlara bakınca da Dünya Kupaları ve Avrupa Şampiyonaları'na yüzde 99 istikrarlı ülkelerin katıldığını görüyoruz. O zaman biz Avrupa'nın neresindeyiz? Yorum yapanlara, bunu sorun!

SAHADA OYNA VE KAZAN

"Kupayı iade ediyoruz" söylemi ile 'ye başvurdu. Fakat Avrupa'da bizi temsil ediyor. Bu süreçte, "Kupanın finalistiydik, Avrupa'ya gitmemiz gerek" diye düşündünüz mü?

Bu oyunun sahanın içinde oynanıp, 'nı sahada almanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. O sıra çok senaryo vardı. Hatta "Beşiktaş gitmeyecek, siz gideceksiniz" bile dediler, fakat böyle katılmanın hiçbir anlamı yok. Kupayı alın teriyle kazanarak gitmek, bana daha fazla keyif verirdi. Bu konuda yorum da yapmadım hayal de kurmadım...

PLAY-0FF'U DENEMEK LAZIM

'in yeni sistemini değerlendirdi: "Türk futbolu adına değişimlere ayak uyduramıyoruz ama play-off'u denemekte fayda var. Bu sistem çıkar çıkmaz yorumlar yapıldı; "Neden İtalya-İngiltere-Almanya'da yok da bizde var" diye... Bu ülkelerde bir yarışma kültürü ve spor ahlakı var. Biz öyle değiliz. Kendi takımım açısından playoff'a baktığımda; iki sene önce 6. olduk, 'ya gidemedik. Geçen sezon finali oynadık, yine gidemedik. Bu sistemde bizim gibi takımların şansı daha yüksek.

AVCI'DAN KISA KISA...

listenin ilk sırasındaydı

Gelişen bir kulüp olduğumuz için iki sene evvel bir scout (oyuncu izleme ve araştırma) ekibi kurduk. Tespit ettikleri isimleri seyrediyoruz. böyle bulunan bir oyuncu değil, kariyerli bir isim.. Son 8-9 senede ve 'da oynamış. Böyle hedef bir santrfora ihtiyacımız vardı. Listenin ilk sırasındaydı.

Kadın ve çocuklar renk oldu
Seyircisiz maçın keyifsiz olduğunu herkes biliyor. Fenerbahçe-Manisaspor maçı, renk ve güzellikler açısından örnek oldu. Federasyon'un kararını doğru buluyorum.

az ama öz
Seyirci profili olarak herkese örnek olabilecek isimli bir taraftar grubumuz var. Hepsi üniversiteli çocuklar, paralarıyla kombinelerini alıyorlar... 'ın sayıları az fakat böyle bir taraftar grubunun kendiliğinden oluşması bizi çok mutlu ediyor.

evimiz gibi
Stadı'na alıştık. Başka bir statla ilgili düşüncemiz olmadı. Evimiz gibi görüyoruz 'ı... Zaten bilinen bir stat projemiz var. Onaylandı ve tesis de aynı zamanda stadın yanına geçecek Başakşehir'de... kriterlerine uygun 14.500 kişilik bir proje. 2013'te hazır olacak. Bugün 3 bin olan seyirci sayımızı, Başakşehir'de 7-8 binlere çıkarmamız mümkün olabilir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst