Bvural41 1
Bvural41
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
mavzermete 1
mavzermete
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle

Tom Clancy's Splinter Cell: Conviction (PC)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TurkJojks
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 4
  • Görüntüleme Görüntüleme 751

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Gizlilik ve aksiyona dayalı oyun tarzı denildiğinde bir çok oyuncunun aklına iki isim gelir. Bunlar Splinter Cell ve Metal Gear Solid`tir. Mgs genelde konsol ağırlıklı olduğundan takipçileri de konsol sahibi olan oyuncu kitlesinden oluşmaktadır. Fakat Splinter Cell, bilgisayar içinde geliştirilen bir yapım olduğundan takipçisi Mgs`ye oranla bir hayli fazladır.


Splinter Cell ile ilk buluşmamız 2003 yılında olmuştu. Daha sonra bu oyunu 2004`te Pandora Tomorrow, 2005`te Chaos Theory, 2006`da ise Double Agent izledi. Dört yıl süren bir sessizliğin ardından Splinter Cell serisi, Conviction ile yeniden oyun severlerin karşısına çıktı. Çıkmasına çıktı ama bir çok SC fanı, Splinter Cell serisinin baş karakteri Sam Fisher`ı tanımakta bir hayli zorlandı. Bunun sebebi ise aradan geçen dört yılın, oyunun yapısından, işleyişine kadar bir çok şeyi değiştirmiş olması. Bence, bugüne kadar oynadığınız SC oyunlarını unutun. Çünkü Splinter Cell: Conviction serinin diğer oyunlarından çok farklı bir yapıya ve oynanış dinamiğine sahip. Önceki SC oyunlarını şöyle bir düşündüğünüzde, genelde gece operasyonlarında, son derece gelişmiş silah ve teçhizatlarla insan avına çıkıyorduk. Oyunda yaptığımız, çoğu zaman karanlık köşelerden gidip adamları arkalarından indirmekten başka bir şey değildi. Splinter Cell: Conviction`da ise bundan çok daha fazlası bizleri bekliyor. Oyunu sizlere anlatmaya geçmeden önce belirtmek isterim ki, Conviction`da ki aksiyon oranı diğer SC yapımlarına oranla kat ve kat daha fazla. Peki Sam Fisher`i gölgelerin içinden çıkartıp çatışmanın tam ortasına bırakan şey neydi? İşte SC: Conviction`un hikayesi...

Sam Fisher; Eski Kahraman, Yeni Suçlu


Splinter Cell: Conviction, Double Agent`tan 3 sene sonrasında yaşanılan olayları konu alıyor. Oyuna girdiğinizde bir kişinin size Sam Fisher hakkında bir şeyler anlattığını duyuyorsunuz. Bu kişi eskiden donanmada görev yapmış olan Victor Coste. Coste, Black Arrow`a (gizli bir örgüt) ait olan bir binada, kimliği gizli tutulan kişilere Sam`in hikayesini anlatıyor. Coste hikayeyi anlatırken, sizde onun anlattıklarını Sam`in gözünden yaşamaya başlıyorsunuz.


Double Agent oyununu bitirenlerin de bildiği üzere, oyunun sonlarına doğru Sam Fisher bir suçlu olarak ilan edilmişti. Bu yüzden Sam bulunduğu yeri terk edip, kayıplara karışmıştı.


Sam Fisher, SC Conviction`da, Malta`nın Valetta kentinde karşımıza çıkıyor. Sam`in kontrolünü elimize aldığımızda ise eskilerden bir dost, Third Echolon`dan meslektaşımız olan Grim bizi telefonla arıyor ve düşmanlarımızın yerimizi tespit ettiğini, dikkatli olmamız gerektiğini bize söylüyor. Bu noktadan sonra ise Sam Fisher için insan avı başlamış oluyor. Bu bölümde basitçe hakladığımız bir kaç adamdan sonra, Sam`in elleri kendini bir adamın boğazını sıkarken buluyor. Bu adam az önce hakladığımız serserilerin lideri olan Dimitri Gramkos`tur. Gramkos ilk başlarda konuşmak istemese bile, Sam`in ona yaptığı “reddedemeyeceği bir teklif“ sonrasında ağzında ki büyük baklayı çıkartır ve Sam`in kızı Sarah`ın ölümünden Andriy Kobin adında bir uyuşturucu patronunun sorumlu olduğunu söyler. Sizinde tahmin edeceğiniz gibi bu noktadan sonra Sam için tek hedef olacaktır. O da Kobin`i bulup, ondan kızının intikamını almak!


Oyunumuzun hikayesini kısaca bu şekilde özetleyebilirim. Tabi ki oyun boyunca sadece kızımızın katilinin izini sürmekle kalmıyoruz. Bunun yanında Sam`i bu hallere düşüren bir çok nedeni de öğreniyoruz. Evet, Conviction`un hikayesini anlattığımıza göre, şimdi gelelim Sam Fisher`da göze çarpan yeniliklere.

Yepyeni Bir Sam Fisher


Conviction her ne kadar Double Agent`tan 3 sene sonraki olayları konu alıyor olsa da, Sam Fisher hiçte 6 yıl daha yaşlanmış gibi durmuyor. Her ne kadar saçlarında yer yer aklar göze çarpsa bile, yaptığı hareketlerden ve girdiği mücadelelerden bu akların yaşlılıktan değil, çektiği çilelerden, üzüntülerden olduğunu anlayabiliyoruz. Sam aradan geçen yıllarda kendine gayet iyi bakmış, bir haylide vücut yapmış. Yada Sam`i sivil olarak görmeye alışık olmadığımız için bize de öyle gelmiş olabilir. Nitekim ajan elbiselerinin içinde Sam`i tam olarak göremiyorduk. Conviction`da ise bu elbiselerden kurtulan karakterimiz, vücut hatlarını da bir hayli net bir biçimde belli ediyor.

Sam, serideki diğer SC oyunlarına göre Conviction`da çok daha seri bir biçimde hareket edebiliyor. Mesela bir pencere kenarında binanın diğer tarafına doğru ellerinizle yürüyeceksiniz diyelim. Conviction`da ki Sam bunu, serinin diğer oyunlarındaki Sam`e oranla 3-4 kat daha hızlı bir biçimde yapıyor. Sanırım keramet giydiğimiz elbisedeymiş. Elbiseyi üzerinden atan Sam son derece hızlı bir yapıya bürünmüş. Doğal olarak, Conviction`da elbisemiz olmadığından dolayı, hiç bir teknolojik cihaza da sahip değiliz. Size Sam`in durumunu şöyle bir kıyasla özetliyim. Diğer SC oyunlarında önümüze kapalı bir kapı geldiğinde, içeride kimsenin olup olmadığını kontrol etmek için, kapının altından bir mini kamera uzatırdık. İstersek zoom yapar, istediğimiz noktayı yakınlaştırıp bakabilirdik. Conviction`da ise kapıların ardına bakmak için kullandığımız cihaz bir arabanın yan aynasından ibaret. Sam kapının önüne geliyor, üzerinde yer yer çatlaklar olan aynayı kapının altından sokuyor ve içeriyi gösteren yansımasına bakıyor.


Tabi oyunda ilerledikçe eski dostlarımızın da yardımıyla, bazı teknolojik envanterlere sahip oluyoruz. Yinede Conviction`da, diğer SC oyunlarının vazgeçilmezleri olan gece görüş gözlüğü ve termal görüş gözlüğü gibi cihazlarımız yok. Peki gece görüş gözlüğümüz olmadan, karanlık noktalarda düşmanlarımızı nasıl göreceğiz? Eee Sam Fisher bu, senelerin kıdemli ajanı, gözleri artık gece gündüz ayırt etmeden görebiliyor. Yani düşmanlarınız sizi gölgede göremese bile, siz onları rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ayrıca artık ekranımızda, ne kadar gölgelik bir yerde olduğumuzu gösteren bir ışık göstergesine sahip değiliz. Diğer SC oyunlarından hatırlayın, ekranımızın alt köşesinde bir bar vardı. Bu bar gölgeye girdiğimizde koyu renge, ışığa çıktığımızda ise açık renge doğru kayıyordu. İşte bu bar SC: Conviction`da bulunmuyor. Peki gölgede olup olmadığımızı, düşmanlarımızın bizi görüp görmediğini nasıl anlayacağız? Cevabı gayet basit...

En İyi Silahımız: Karanlık...


Conviction`da karanlık bir yere girdiğinizde ekranınız siyah beyaz oluyor. Bu hiç bir düşmanınızın sizi göremediği anlamına geliyor. Diğer SC oyunlarında olduğu gibi, Conviction`da da karanlık en etkili silahımız olmuş. Çünkü etrafta gruplar halinde gezinen düşmanlar olduğunda, silahınıza başvurup onları indirmek çok riskli oluyor. İçlerinden birisi sizi fark ederse bütün adamlar size doğru ateş açıyor ve çok geçmeden ölüyorsunuz. O yüzden karanlık köşelerden gidip zamanı geldiğinde düşmanınızı arkadan kıskıvrak yakalamak çok daha kolay oluyor. Tabi yeri geldiğinde silahınızı çekip çatışmaya girmenizde gerekebilir. Diğer SC oyunlarında hiç çatışmaya girmeden, kimseye görünmeden de bir bölümü bitirebiliyordunuz. Conviction`da ise yapımcılar buna pek imkan tanımamışlar. Yani illaki öldürmek veya etkisiz hale getirmek zorundasınız. Zaten Conviction`da karşımıza çıkan Sam Fisher`da bu konuda son derece usta.


Karanlığın içine doğru gelen düşmanlarımızı yakınımıza geldiklerinde tek bir tuşla dize getirebiliyoruz. Diğer SC oyunlarında düşmanlarımızı silahsız olarak etkisiz hale getirmek için arkalarından veya tepelerindeki bir borudan saldırmamız gerekiyordu. Conviction`da ise düşmanınızın yüzü size dönük olsa bile Sam Fisher adamı başarılı bir şekilde etkisiz hale getiriyor. Tabi üzerinize doğru gelen adamda bir el feneri bulunuyorsa o zaman armut misali önünde durmanız yakalanmanıza neden olacaktır. O yüzden her ne kadar karanlıkta olsa, daima siper alarak, saklanarak ilerlemekte fayda var. Sözü geçmişken, Conviction`da ki siper alma sisteminden de bahsetmek istiyorum.

Sam Fisher ile Siperden Sipere


Ubisoft çalışanları Splinter Cell: Conviction`da yepyeni bir siper sistemi kullanmışlar. Diğer SC oyunlarında karakterimiz Sam, duvarın dibine gittikten sonra siper alıyordu. Conviction`da ise tek tuşla bulunduğunuz duvarın önünde siper alabiliyorsunuz. Ayrıca siz siper aldığınızda, etrafınıza diğer siper noktaları da beliriyor. Ardından tek bir tuşa basıyorsunuz ve Sam kendini koşarak sizin belirlediğiniz diğer siperin arkasına atıyor. Siperler arası geçiş yaparken ışık olsa bile düşmanlarınız sizi tam olarak fark edemiyor. “Tam olarak“ ifadesini kullanmamın nedenini ise size şöyle açıklıyım. Diyelim ki bir ofisi bastınız. İçerisi aydınlık. Bir masanın ardında siper aldınız. Tam diğer bir masaya geçecekken bir adam sizi gördü. Eğer sizi tam olarak görseydi direk bağırırdı ve silahını çekerek üzerinize doğru gelirdi. Fakat hemen atlayıp siper aldığınızdan dolayı, düşmanınız sadece şüpheli adımlarla sizin siper aldığınız masaya doğru yaklaşıyor. Bu arada sizde dilerseniz diğer taraftan başka bir sipere geçer, dilerseniz de adam size iyice sokulduğunda onu etkisiz hale getirebilirsiniz.


Olurda siper aldığınız yerde düşmanlarınız sizi fark ederse ekranda sizi gören adamın bulunduğu tarafı gösteren beyaz bir ok beliriyor. Eğer o noktadan derhal uzaklaşmasanız bu ok kırmızıya dönüşüyor. Kırmızıya dönüştüğünde ise artık sizin orada olduğunuzu bildikleri anlamına geliyor. Bu noktadan sonra bütün düşmanlarınız ellerinde fenerlerle sizi aramaya başlıyor. Bu gibi durumlarda çatışmadan çok bir boru veya benzeri bir şeye tırmanıp adamları tek tek avlamanızı tavsiye ederim.


Conviction`a kazandırılan hızlı ateş etme modu sayesinde düşmanlarınızı kafalarından tek mermiyle anında alabiliyorsunuz. Bu mod bu gibi durumlarda fazlasıyla işinize yarıyor. Bir boruya çıkıyorsunuz ve iki adamı işaretliyorsunuz, ardından ateş tuşuna bastığınızda Sam iki adamı iki mermiyle alaşağı ediyor. Bu hızlı ateş etme modunu biraz daha açayım. Conviction`da düşmanlarımızı arkalarından yaklaşarak silah kullanmadan öldürdüğümüzde, ekranımızın alt köşesinde bulunana rütbe şeklindeki barlar doluyor. Bu barlardan oyuna başlarken iki adet bulunuyor. Yani bu aynı anda iki kişiyi işaretleyip öldürebileceğimiz anlamına geliyor. Oyunda ilerledikçe bu barların sayısı artıyor ve aynı anda ikiden hatta üçten fazla kişiyi aşağı indirebiliyoruz. Tabi deminde belirttiğim gibi, bu özelliği kullanabilmemiz için düşmanlarımızdan bazılarını silahsız bir şekilde etkisiz hale getirmemiz şart. Eğer hızlı ateş etme modunuz aktif durumdaysa adamlara koyduğunuz işaret kırmızı renkte, aktif değilse veya işaretlemek istediğiniz düşman menzil dışındaysa işaretiniz beyaz renkte beliriyor.


Eğer adamı öldüremeseniz sizin yerinizi bağırarak diğer arkadaşlarına da belli ediyor ve sizi en son gördükleri bölgede bir gölgeniz oluşuyor. Bu gölge düşmanlarınızın sizi en son gördüğü yeri ve sizin konumunuzu gösteriyor. Diğer düşmanlarınızda sizi gören adamın direktifleri doğrultusunda bu gölgeye doğru koşuyor veya ateş ediyor.


SC: Conviction`da tıkır tıkır işleyen yapay zekanın bu gölge olayında beni biraz hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim. Mesela bir duvarın dibinde görülüyorsunuz, gölgeniz orada çıkıyor ve siz oradan uzaklaşıyorsunuz. Sonra gelen düşmanlarınız anlamsızca sizin gölgenizin çıktığı duvarı tarıyorlar. Bu bana biraz saçmaca geldi. Fakat dediğim gibi, yapay zeka genel anlamda iyi. Bir yerde nöbet tutan düşmanlarınız, diğer SC oyunlarında ki gibi periyodik olarak aynı hareketleri yapmıyorlar. Son derece farklı yollardan dolaşıyorlar, daha fazla geziniyorlar. Kısacası SC: Conviction yapay zeka bakımından sınıfı geçmeyi başarmış.

Son Bir Bakış ve Genel Yorum


Conviction`a genel olarak son bir bakış atarsak sizlere anlatmadığım bir iki dip not kaldı. Aslında bunlar birazda spoiler niteliğinde. O yüzden oyunu heyecan içinde oynamak isteyen arkadaşlar bu paragrafı atlayarak “genel olarak“ diye başlayan satıra geçsinler.


Gelelim spoiler dolu satırlarımıza. Yazımın başlarında Sam Fisher`ın tam bir teknoloji yoksulu olduğunu söylemiştim. Buna rağmen oyunda ilerledikçe bir kaç parça şeye sahip olabiliyoruz. Bunlardan en önemlileri ise bütün elektronik aksamı kısa süreliğine çökerten bir bomba ve duvarların arkalarındaki adamları bile görmemizi sağlayan bir gözlük. Fakat dediğim gibi oyunda bir hayli ilerledikten sonra bu ekipmanlara sahip oluyoruz.


Sizlere bahsedeceğim diğer bir spoiler ise Sam`in Irak`a kadar uzanan öyküsü. Oyunda zaman zaman Sam`in zihninde canlanan hatıraları da oynayabiliyoruz. Mesela kızımızın öldürüldüğü geceye gidip evimizi basan adamları vurabiliyoruz. Ya da Irak savaşına geri dönüp, başka bir kimlik (!) altında Sam Fisher`i Irak`lı teröristlerin elinden kurtarabiliyoruz.


Diğer bahsetmek istediğim şey ise Conviction`da bulunan sorgu sistemi. Konuşturmamız gereken belirli adamları çevredeki objeleri de kullanarak bir güzel haşat edip konuşturabiliyoruz. Mesela bir kağıt kesme makinası var. Adamın kafasını bu makinaya bastırarak haşat edip onu konuşturabiliyoruz. Yada işi Sam`e bırakıyoruz, o da konuşturmak istediği elemanın yüzüne ve midesine çalışmalar yaparak son derece iyi bir şekilde düşmanını konuşturmayı başarıyor.


Genel olarak Splinter Cell: Conviction son derece akıcı ve aksiyon dolu bir yapım olmuş. Grafiklerin ve karakter detaylamalarının son derece başarılı olduğu yapımda, seslendirmelerde bir hayli etkileyici. Özellikle Sam Fisher`ın ses tonu çok karizmatik olmuş. Karakterine cuk diye oturmuş diyebilirim. Seslendirmelerin yanında oyundaki patlama vb. Efektlerde, oyuna son derece iyi monte edilmiş. Eğer SC serisindeki oyunları beğendiyseniz eminim Conviction`a bayılacaksınız. Bu oyunu almanızı sizlere şiddetle tavsiye ederim. Unutmayın... Herkes oyun oynar!
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst