Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
PlayStation 2`yi ilk aldığımda God of War isminden bile haberim yoktu. Ama PS2`de de Prince of Persia tarzı, atlamalı zıplamalı, vurmalı kırmalı oyunlar olduğunu biliyordum. Sonra bir arkadaşım bana God of War`ı önerdi ve PS2`nin en iyi oyunu dedi. Gittim oyunu aldım, taktım konsoluma oynamaya başladım. İşte benim Kratos`a olan hayranlığımda böyle başlamış oldu. Ardından 2. oyununu da büyük bir azim ve çabayla bitirdim. Yetmedi, bir PSP alıp, Kratos`un geçmişinde neler olduğunu öğrenmek için Chains of Olympus oyununu bitirdim. Nitekim buda GoW`a olan tutkumu dizginlemeye yetmedi. Sonra Sony God of War 3`ün geliştirildiğini ve sadece PS3`e özel olarak piyasaya sürüleceğini açıkladı. İçimi bir merak duygusu kaplamıştı. Malakta biten God of War 2`den sonra 3. oyunda neler olacağını kestirmek gerçekten çok güç bir şeydi. Hatırlanacağı üzere titanlarla beraber Olimpus Dağı`na doğru tırmanıyorduk, bir yandan da dağın tepesinde bizi bekleyen Zeus`a tehditler savuruyorduk. Böyle merak dolu bir finalin ardından geriye kalan tek şey ise büyük bir sabırsızlıkla sıradaki GoW oyununu beklemek oldu. Nitekim atalarımızın da dediği gibi, bekleyen derviş muradına ermiş misali, bizlerde sonunda muradımıza erdik. Büyük bir oyuncu kitlesinin merakla beklediği God of War 3 sonunda piyasaya sürüldü. Oyunumuzun incelemesine geçmeden önce Kratos`un geçmişini kısaca hatırlayalım derim. Kahramanımızı tanrılara meydan okumanın eşiğine getiren şey neymiş tekrardan hatırlayalım.
Bir Tanrının Doğuşu
Kratos`un macerasına, PSP için özel olarak çıkartılan Chains of Olympus oyunundan başlayalım. Spartalı bir komutan olan Kratos bir savaş sırasında çok zor duruma düşer. Tam düşmanı tarafından öldürülmek üzereyken Savaş Tanrısı Ares`ten yardım ister. Ares`in şartlarını düşünmeden kabul eden Kratos o anda kollarındaki o iki kılıca sahip olur ve düşmanının kafasını tek hamleyle uçurarak savaşı da kazanmasını bilir. Ares, Kratos`tan kendi askeri olmasını ister. Yani bir nevi Kratos`u kendi pis işlerinde kullanmak için ona tanrısal güçler verir. Kratos`un ilk görevi ise kendi karısını ve çocuğunu öldürmektir. Eli mahkum Ares`in dediklerini yapmak zorunda olan Kratos karısını ve çocuğunu kılıçlarıyla öldürür. Öldürmesine öldürür ama bunu bir türlü kabullenemez. Ares ise nasıl bir canavar yarattığından habersiz, dünya üzerindeki savaşlara müdahale etmekle meşguldür. Kratos ise, kendini tam Olimpus`tan atmak üzereyken Zeus`un kızı, bilgeliğin ve stratejinin tanrıçası olan Athena ona engel olur ve Ares`i öldürüp intikamını alabileceğini, bunun mümkün olduğunu Kratos`a fısıldar. Kratos`ta eşinin ve çocuğunun intikamını almak için Ares`in peşine düşer. Tabi ki basit bir savaşçının, Savaş Tanrısı Ares`le başa çıkması mümkün değildir. Kratos, Ares`le boy ölçüşebilmek için Pandora`nın kutusuna ulaşmalı ve tanrısal bir güce kavuşmalıdır. O güne kadar kimsenin erişemediği Pandora`nın kutusuna ulaşmak ise Kratos için elbette ki basit olmayacaktır. Fakat söz konusu, diğer tanrılarında pek sevmediği Ares olunca, Zeus, Posedion ve Athena, Kratos`a yardım etmeye karar verir. Diğer tanrıların desteğini de arkasına alan Kratos, Pandora`nın Kutusu`na ulaşır ve Ares`i mağlup etmeyi başarır. Ares`i yenerek bu dünyadaki işlerinin bittiği düşünen Kratos kendini bir kez daha Olimpus Dağı`ndan aşağıya doğru bırakmak üzereyken Athena ona bir kez daha engel olur ve yeni Savaş Tanrısı`nın o olduğunu belirtir ve bizi Ares`in tahtına oturtur. İşte savaşta ölmek üzere olan bir savaşçının, Savaş Tanrısı oluşu böyle bir hikayeye dayanmaktadır.
God of War: Lord Kratos
Savaş Tanrısı olarak başladığımız 2. Oyunun hemen başlarında ise bize oğlum diye hitap eden Zeus`un ihanetine uğruyorduk. Bizden yardım isteyen Sparta askerlerine yardım etmek için yeryüzüne indiğimiz sırada, Zeus`ta bizimle beraber yeryüzüne geliyordu ve bir kılıçla bizi yeraltı dünyasına, ölülerin yanına gönderiyordu. Yer altı dünyasında Atlas`la karşılaşan Kratos, bir çok zorluğu yenerek oradan çıkmayı başarıyordu. Fakat iş oradan çıkmakla bitmiyordu. Gerçek dünyada ölü konumunda olan Kratos, Zaman Aynası`nı kullanarak öldüğü ana geri dönmeli ve Zeus`tan intikamını almalıydı. Fakat bu da o kadar basit değildi. Zaman Aynası`nı kullanmamıza engel olan düşmanlarımız, bizi tamamen yok etmek için, Ares`le olan savaşımıza dönerek, Kratos`un, Ares`e yenilmesini sağlayarak tüm dengeleri değiştirmek istiyorlardı. Onlara engel olan Kratos, ardından Zeus tarafından öldürüldüğü ana geri dönerek Zeus`un peşine düşüyordu. Zeus`u Olimpus`un zirvesinde sıkıştırdığımızda ise tam kılıcımızı ona saplayacakken Athena araya giriyor, babasını kurtarıyor, kendisi ise oracıkta ölüyordu. Olimpus`ta ki tek dostunu da kaybeden Kratos, Zeus`u da elinden kaçırmıştı. Zeus, son bir hamleyle, Kratos`u bir kez daha yer yüzüne göndermeyi başarmıştı. Fakat Kratos pes etmemişti ve dev titanları da yanına alarak, tüm tanrıların kökünü kazımak için Olimpus`a tırmanmaya başlamıştı. İşte hatırlayacağınız gibi 2. God of War`da bu noktada sonlanıyordu. Zaten God of War 3`ün başlama noktası da bu kısım.
Oyun incelememize geçmeden önce kafanızdaki şu soru işaretini de kaldırmak istiyorum. Zeus, Kratos`a neden ihanet etti? Onu neden öldürmek istedi? Bunun cevabı ise tamamen bir varsayımdan ibaret. Zeus tanrıların kralı olabilmek için babasını öldürmüştü. Babası da aynı şekilde, kendi babasını öldürerek tahtı ele geçirmişti. İşte Zeus`ta, Kratos`un kendini öldüreceğini düşünerek (ki bunda ne kadar haklı olduğunu 3. oyunda görüyoruz =)) o bunu yapmadan zayıf bir anında Kratos`u öldürmek istiyor. Çünkü Kratos`ta bir Demigod. Yani yarı tanrı yarı insan ve Zeus`un oğlu. Zaten oyunun hemen başında Olimpus`a tırmanırken, Kratos, Zeus`a seslenerek; “Zeus oğlun intikamını almaya geliyor“ diye sesleniyor. Buradan da Kratos`un, Zeus`un oğlu olduğunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Buna ispat olabilecek diğer bir diyalog ise (spoiler alert – bu kısımdan paragrafın sonuna kadar oyun içi bilgi içermektedir.) oyunun ilerleyen kısımlarında karşılaştığımız Herkül`ün bizi gördüğünde “Selam kardeşim“ demesi. Gerçi aramızda geçen diyalogda, bizim Zeus`un gözbebeği olduğumuzu falanda söylüyor ama, bana biraz saçmalıyor gibi geldi. Herkül`ün gözü de bizim yerimizdeymiş, amacı bizi öldürüp Savaş Tanrısı olabilmekmiş. Fakat unuttuğu bir şey var. O da Olimpus`un, Kratos tarafından tamamen çökertileceği (!).
Bekle Bizi Olimpus!
God of War 3`e ilk girdiğimizde, Kratos`un başından geçenleri bizlere anlatan bir videoyla karşılaşıyoruz. Değişik çizim figürleri kullanılarak hazırlanmış olan bu video benim çok hoşuma gitti. Tabi GoW ve GoW 2`yi oynamamış olanlar, bu videodan da tam olarak bir şey anlamayabilirler. Videodan sonra ise, alışılageldik bir biçimde sade bir GoW menüsü bizleri karşılıyor. Kratos`un öfkeli bakışlarının yer verildiği ana menüden “New Game“ diyerek Olimpus`a kaldığımız yerden tırmanmaya devam ediyoruz. Yukarıda da bahsettiğim gibi 2. Oyun titanlarla beraber Olimpus`a tırmanırken sonlanmıştı. 3. Oyunda buradan devam ediyor. Gaia`nın sırtında olan Kratos, bir yandan, tanrılar tarafından gönderilen düşmanlarla savaşırken, bir yandan da onlara meydan okuyor. Olimpus`un tepesindeki tanrılar ise, gelen düşmanlarına gövde gösterisi yapmak için, bizlere hünerlerini gösteriyorlar. Oyuna ilk başladığımızda Kratos`un can barı ve büyü barı en gelişmiş halinde. Üstelik 2. Oyunda kazandığımız güçleri de kullanabilir durumdayız. Hatırlanacağı gibi, GoW 2`de de oyuna ilk başladığımızda, bütün güçlerimiz en üst seviyedeydi fakat, Zeus bu güçleri bizden almıştı. GoW 3`te de yapımcılar, aynı düzeni uygulamışlar. Oyunda belirli bir süre üst seviyedeki güçlerimizle savaşıyoruz, fakat bir süre sonra her şey sıfıra dönüyor. Aynı GoW 2`de olduğu gibi her şeye sıfırdan başlayarak kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.
Sonun Başlangıcı...
God of War 3`te aksiyonun dozajı bir an olsun kesilmiyor. Oyunda sürekli olarak bir aksiyon içerisindeyiz. Bunda en çok etkili olan ise kuşkusuz büyün Olimpus`u karşımıza almış olmamız. İlk iki oyuna baktığımızda düşmanlarımız belirli kişilerdi, bu yüzdende boss savaşları 3 veya 4`ü geçmiyordu. Fakat GoW 3`te durum böyle değil. Posedion`dan, Apollo`ya, Herkül`den, Hades`e kadar farklı bosslarla karşılaştığımız God of War 3`te tam bir tanrılar savaşı yaşanıyor. Bütün tanrıları karşısına alan Kratos, intikamı için dünyanın yok olmasını bile göze alıyor. Tanrılarla olan savaşlarımız ise fazlasıyla destansı bir hal almış. GoW 3`te de klasik boss dövüşleri devam etmiş. Yani düşmanımızı, üzerinde bir tuş simgesi çıkana kadar pataklıyoruz. Ardından yorulan düşmanımızın işini görsel yönden zengin bir şekilde bitirmek için ekrana gelen tuşlara zamanında basıyoruz. Bu sistem zaten diğer GoW oyunlarında da mevcut olan bir sistemdi.
Tabi ki GoW 3`ün ilk iki oyuna göre bir çok üstün yanı bulunuyor. Mükemmele yakın grafiklerinin haricinde, Kratos`un kullandığı yeni dövüş taktikleri ve boss savaşındaki farklı kamera açıları seriye apayrı bir tat getirmiş. Şimdi bu yeniliklerden kısaca bahsedelim. God of War 3`te de aynı ilk iki oyunda olduğu gibi oyunda ilerledikçe farklı silahlar ediniyoruz. Düşmanlarımızı öldürerek ve çevredeki sandıklardan çıkan kırmızı orblarla bu silahlarımızı geliştirip, yeni kombolar öğrenebiliyoruz. Ayrıca GoW 3`te düşmanlarımızı tutup oradan oraya fırlatmanın haricinde, içlerinden birini alıp, diğer düşmanlarımızın üzerlerine koşarak onları etrafa savuşturabiliyoruz. Yada daha vahşi bir şekilde, düşmanımızı altımıza alıp kafasını bedeninden ayırabiliyoruz. Bu tamamen size kalmış bir şey. Oyunda bazen aynı anda onlarca düşman üzerinize saldırabiliyor. Bu gibi durumlarda tek tek düşmanlarımızın üzerinde çeşitli fanteziler uygulamak yerine kılıçlarımızı çekip onlara saldırmak daha mantıklı olacaktır. Gerçi bossların haricinde oyundaki diğer karakterler Kratos`a pek hasar veremiyorlar. Eee nede olsa koskoca Savaş Tanrısı. Oyunu easy yani kolay modda oynadığınızda hiç ölmeden bitirme şansınız bile var diyebilirim. Tabi ki ordan oraya atlarken düşüp ölmezseniz.
God of War 3`te öne çıkan diğer bir unsur ise oyunun içinde barındırdığı şiddet sahneleri. Hatırlanacağı gibi oyun daha piyasaya çıkmadan, Kratos`un kafa koparma sahnesi gündeme bomba gibi düşmüştü. Oyunlarda alışık olmadığımız bu sahne, God of War 3`ün nasıl bir şiddet içeriğine sahip olduğu hakkında da bizlere az çok bir ipucu vermişti. Nitekim yayımlanan videolar sonucunda oyun +18 yaş sınırlamasıyla piyasaya sürüldü. Sizlere diyebilirim ki gördüğünüz o kafa koparma sahnesi, GoW 3`teki şiddet içeriğinin ufak bir kısmı. Tanrılar bu sefer Kratos`u gerçekten çok kızdırmışlar. İlk iki oyunla kıyasladığımızda God of War 3 şiddet içeriği bakımından çok çok önde diyebilirim. Oyundaki düşmanlarımız Kratos`un kılıcının tadına bakmakla kalmıyor, aynı zamanda da param parça oluyorlar. Oyun görsel açıdan tüm bu kargaşayı ve aksiyonu rahatlıkla kaldırabiliyor. Kratos`un üzerine sıçrayan kanlar, vücudundan süzülen kan damlaları, karakter detaylamaları vs vs. hepsi birbirinden mükemmel diyebilirim. Hatta mükemmel demekle kalmayalım, oyunun grafikleri için yeni bir başlık açalım.
Görsel Bir Şölen...
Sony, God of War 3`ü yaparken sık sık bir söylemi dile getirdi. “Bu oyunu PlayStation 3`ten başka bir konsol kaldıramaz.“ Sony`li yetkililerin bu tezleri ne kadar doğrudur bilinmez ama God of War 3`ün görsel anlamda yepyeni bir çizgi yakaladığını söylemek pekte yanlış olmaz. Normalde oyun oynarken, gelen ara videonun ardından oyun içi görüntü bizleri hayal kırıklığına uğratırdı. Fakat bu durum God of War 3`te öyle değil. Samimi söylüyorum, videonun bitip kontrolün elinize geçtiğini bile bazen anlamıyorsunuz. İşte oyun içi görüntü kalitesi, video kalitesine o kadar yakın düzeyde. Oyundaki karakterlerin detaylamaları olsun, ışıklandırma, gölgelendirme efektleri olsun hepsi çok başarılı. Parçaladığımız düşmanlarımızdan sıçrayan kanların etrafa yayılması, duvarlara sıçraması ve silinmemesi gerçekten çok başarılı bir iş çıkarıldığının en iyi göstergesi. Ne diyelim, Sony`e gerçekten helal olsun, bizlere söz verdikleri gibi görsel yönden piyasadaki en iyi oyunu sunmayı başarmışlar.
Genel Yorum
Yazımda olabildiğince spoiler vermemeye çalıştım. Fakat söz konusu God of War 3 olunca insan anlatmak istiyor. Şunu şöyle yeniyor, bunu böyle yeniyor vs. fakat bu GoW 3`ü oynamayan oyuncuların hevesini kıracağından olabildiğince üstü kapalı anlatımlarda bulundum. Aslında genel yorum olarakta fazla bir söze gerek yok. God of War 3, PlayStation 3 sahibi olanların mutlaka sahip olması gereken bir yapım. Hatta PlayStation 3 sahibi olmayanlarında, GoW 3`ü oynayabilmek için, bir PlayStation 3 sahibi olmalarına vesile olacak bir yapım. Hani derler ya bazen kelimeler anlatmaya yetmiyor, denemen, yaşaman lazım diye, işte God of War 3`te öyle bir oyun. Zaten oyunu oynamaya başladınız mı sürükleyici bir film gibi sonunu görmeden bırakasınız gelmiyor. Eee insan böyle güzel bir yapımında hemen bir günde pat diye bitmesini istemiyor, bu durumda da iki arada kalıveriyorsunuz. Aslında yapımın tadını arttırmak için, önce ilk iki oyunu oynayıp, sonra GoW 3`e başlayabilirsiniz. Tabi o kadar sabrınız varsa. Emin olun God of War 3 aldığınıza asla pişman olmayacağınız bir oyun. Unutmayın... Herkes oyun oynar!
Bir Tanrının Doğuşu
Kratos`un macerasına, PSP için özel olarak çıkartılan Chains of Olympus oyunundan başlayalım. Spartalı bir komutan olan Kratos bir savaş sırasında çok zor duruma düşer. Tam düşmanı tarafından öldürülmek üzereyken Savaş Tanrısı Ares`ten yardım ister. Ares`in şartlarını düşünmeden kabul eden Kratos o anda kollarındaki o iki kılıca sahip olur ve düşmanının kafasını tek hamleyle uçurarak savaşı da kazanmasını bilir. Ares, Kratos`tan kendi askeri olmasını ister. Yani bir nevi Kratos`u kendi pis işlerinde kullanmak için ona tanrısal güçler verir. Kratos`un ilk görevi ise kendi karısını ve çocuğunu öldürmektir. Eli mahkum Ares`in dediklerini yapmak zorunda olan Kratos karısını ve çocuğunu kılıçlarıyla öldürür. Öldürmesine öldürür ama bunu bir türlü kabullenemez. Ares ise nasıl bir canavar yarattığından habersiz, dünya üzerindeki savaşlara müdahale etmekle meşguldür. Kratos ise, kendini tam Olimpus`tan atmak üzereyken Zeus`un kızı, bilgeliğin ve stratejinin tanrıçası olan Athena ona engel olur ve Ares`i öldürüp intikamını alabileceğini, bunun mümkün olduğunu Kratos`a fısıldar. Kratos`ta eşinin ve çocuğunun intikamını almak için Ares`in peşine düşer. Tabi ki basit bir savaşçının, Savaş Tanrısı Ares`le başa çıkması mümkün değildir. Kratos, Ares`le boy ölçüşebilmek için Pandora`nın kutusuna ulaşmalı ve tanrısal bir güce kavuşmalıdır. O güne kadar kimsenin erişemediği Pandora`nın kutusuna ulaşmak ise Kratos için elbette ki basit olmayacaktır. Fakat söz konusu, diğer tanrılarında pek sevmediği Ares olunca, Zeus, Posedion ve Athena, Kratos`a yardım etmeye karar verir. Diğer tanrıların desteğini de arkasına alan Kratos, Pandora`nın Kutusu`na ulaşır ve Ares`i mağlup etmeyi başarır. Ares`i yenerek bu dünyadaki işlerinin bittiği düşünen Kratos kendini bir kez daha Olimpus Dağı`ndan aşağıya doğru bırakmak üzereyken Athena ona bir kez daha engel olur ve yeni Savaş Tanrısı`nın o olduğunu belirtir ve bizi Ares`in tahtına oturtur. İşte savaşta ölmek üzere olan bir savaşçının, Savaş Tanrısı oluşu böyle bir hikayeye dayanmaktadır.
God of War: Lord Kratos
Savaş Tanrısı olarak başladığımız 2. Oyunun hemen başlarında ise bize oğlum diye hitap eden Zeus`un ihanetine uğruyorduk. Bizden yardım isteyen Sparta askerlerine yardım etmek için yeryüzüne indiğimiz sırada, Zeus`ta bizimle beraber yeryüzüne geliyordu ve bir kılıçla bizi yeraltı dünyasına, ölülerin yanına gönderiyordu. Yer altı dünyasında Atlas`la karşılaşan Kratos, bir çok zorluğu yenerek oradan çıkmayı başarıyordu. Fakat iş oradan çıkmakla bitmiyordu. Gerçek dünyada ölü konumunda olan Kratos, Zaman Aynası`nı kullanarak öldüğü ana geri dönmeli ve Zeus`tan intikamını almalıydı. Fakat bu da o kadar basit değildi. Zaman Aynası`nı kullanmamıza engel olan düşmanlarımız, bizi tamamen yok etmek için, Ares`le olan savaşımıza dönerek, Kratos`un, Ares`e yenilmesini sağlayarak tüm dengeleri değiştirmek istiyorlardı. Onlara engel olan Kratos, ardından Zeus tarafından öldürüldüğü ana geri dönerek Zeus`un peşine düşüyordu. Zeus`u Olimpus`un zirvesinde sıkıştırdığımızda ise tam kılıcımızı ona saplayacakken Athena araya giriyor, babasını kurtarıyor, kendisi ise oracıkta ölüyordu. Olimpus`ta ki tek dostunu da kaybeden Kratos, Zeus`u da elinden kaçırmıştı. Zeus, son bir hamleyle, Kratos`u bir kez daha yer yüzüne göndermeyi başarmıştı. Fakat Kratos pes etmemişti ve dev titanları da yanına alarak, tüm tanrıların kökünü kazımak için Olimpus`a tırmanmaya başlamıştı. İşte hatırlayacağınız gibi 2. God of War`da bu noktada sonlanıyordu. Zaten God of War 3`ün başlama noktası da bu kısım.
Oyun incelememize geçmeden önce kafanızdaki şu soru işaretini de kaldırmak istiyorum. Zeus, Kratos`a neden ihanet etti? Onu neden öldürmek istedi? Bunun cevabı ise tamamen bir varsayımdan ibaret. Zeus tanrıların kralı olabilmek için babasını öldürmüştü. Babası da aynı şekilde, kendi babasını öldürerek tahtı ele geçirmişti. İşte Zeus`ta, Kratos`un kendini öldüreceğini düşünerek (ki bunda ne kadar haklı olduğunu 3. oyunda görüyoruz =)) o bunu yapmadan zayıf bir anında Kratos`u öldürmek istiyor. Çünkü Kratos`ta bir Demigod. Yani yarı tanrı yarı insan ve Zeus`un oğlu. Zaten oyunun hemen başında Olimpus`a tırmanırken, Kratos, Zeus`a seslenerek; “Zeus oğlun intikamını almaya geliyor“ diye sesleniyor. Buradan da Kratos`un, Zeus`un oğlu olduğunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Buna ispat olabilecek diğer bir diyalog ise (spoiler alert – bu kısımdan paragrafın sonuna kadar oyun içi bilgi içermektedir.) oyunun ilerleyen kısımlarında karşılaştığımız Herkül`ün bizi gördüğünde “Selam kardeşim“ demesi. Gerçi aramızda geçen diyalogda, bizim Zeus`un gözbebeği olduğumuzu falanda söylüyor ama, bana biraz saçmalıyor gibi geldi. Herkül`ün gözü de bizim yerimizdeymiş, amacı bizi öldürüp Savaş Tanrısı olabilmekmiş. Fakat unuttuğu bir şey var. O da Olimpus`un, Kratos tarafından tamamen çökertileceği (!).
Bekle Bizi Olimpus!
God of War 3`e ilk girdiğimizde, Kratos`un başından geçenleri bizlere anlatan bir videoyla karşılaşıyoruz. Değişik çizim figürleri kullanılarak hazırlanmış olan bu video benim çok hoşuma gitti. Tabi GoW ve GoW 2`yi oynamamış olanlar, bu videodan da tam olarak bir şey anlamayabilirler. Videodan sonra ise, alışılageldik bir biçimde sade bir GoW menüsü bizleri karşılıyor. Kratos`un öfkeli bakışlarının yer verildiği ana menüden “New Game“ diyerek Olimpus`a kaldığımız yerden tırmanmaya devam ediyoruz. Yukarıda da bahsettiğim gibi 2. Oyun titanlarla beraber Olimpus`a tırmanırken sonlanmıştı. 3. Oyunda buradan devam ediyor. Gaia`nın sırtında olan Kratos, bir yandan, tanrılar tarafından gönderilen düşmanlarla savaşırken, bir yandan da onlara meydan okuyor. Olimpus`un tepesindeki tanrılar ise, gelen düşmanlarına gövde gösterisi yapmak için, bizlere hünerlerini gösteriyorlar. Oyuna ilk başladığımızda Kratos`un can barı ve büyü barı en gelişmiş halinde. Üstelik 2. Oyunda kazandığımız güçleri de kullanabilir durumdayız. Hatırlanacağı gibi, GoW 2`de de oyuna ilk başladığımızda, bütün güçlerimiz en üst seviyedeydi fakat, Zeus bu güçleri bizden almıştı. GoW 3`te de yapımcılar, aynı düzeni uygulamışlar. Oyunda belirli bir süre üst seviyedeki güçlerimizle savaşıyoruz, fakat bir süre sonra her şey sıfıra dönüyor. Aynı GoW 2`de olduğu gibi her şeye sıfırdan başlayarak kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.
Sonun Başlangıcı...
God of War 3`te aksiyonun dozajı bir an olsun kesilmiyor. Oyunda sürekli olarak bir aksiyon içerisindeyiz. Bunda en çok etkili olan ise kuşkusuz büyün Olimpus`u karşımıza almış olmamız. İlk iki oyuna baktığımızda düşmanlarımız belirli kişilerdi, bu yüzdende boss savaşları 3 veya 4`ü geçmiyordu. Fakat GoW 3`te durum böyle değil. Posedion`dan, Apollo`ya, Herkül`den, Hades`e kadar farklı bosslarla karşılaştığımız God of War 3`te tam bir tanrılar savaşı yaşanıyor. Bütün tanrıları karşısına alan Kratos, intikamı için dünyanın yok olmasını bile göze alıyor. Tanrılarla olan savaşlarımız ise fazlasıyla destansı bir hal almış. GoW 3`te de klasik boss dövüşleri devam etmiş. Yani düşmanımızı, üzerinde bir tuş simgesi çıkana kadar pataklıyoruz. Ardından yorulan düşmanımızın işini görsel yönden zengin bir şekilde bitirmek için ekrana gelen tuşlara zamanında basıyoruz. Bu sistem zaten diğer GoW oyunlarında da mevcut olan bir sistemdi.
Tabi ki GoW 3`ün ilk iki oyuna göre bir çok üstün yanı bulunuyor. Mükemmele yakın grafiklerinin haricinde, Kratos`un kullandığı yeni dövüş taktikleri ve boss savaşındaki farklı kamera açıları seriye apayrı bir tat getirmiş. Şimdi bu yeniliklerden kısaca bahsedelim. God of War 3`te de aynı ilk iki oyunda olduğu gibi oyunda ilerledikçe farklı silahlar ediniyoruz. Düşmanlarımızı öldürerek ve çevredeki sandıklardan çıkan kırmızı orblarla bu silahlarımızı geliştirip, yeni kombolar öğrenebiliyoruz. Ayrıca GoW 3`te düşmanlarımızı tutup oradan oraya fırlatmanın haricinde, içlerinden birini alıp, diğer düşmanlarımızın üzerlerine koşarak onları etrafa savuşturabiliyoruz. Yada daha vahşi bir şekilde, düşmanımızı altımıza alıp kafasını bedeninden ayırabiliyoruz. Bu tamamen size kalmış bir şey. Oyunda bazen aynı anda onlarca düşman üzerinize saldırabiliyor. Bu gibi durumlarda tek tek düşmanlarımızın üzerinde çeşitli fanteziler uygulamak yerine kılıçlarımızı çekip onlara saldırmak daha mantıklı olacaktır. Gerçi bossların haricinde oyundaki diğer karakterler Kratos`a pek hasar veremiyorlar. Eee nede olsa koskoca Savaş Tanrısı. Oyunu easy yani kolay modda oynadığınızda hiç ölmeden bitirme şansınız bile var diyebilirim. Tabi ki ordan oraya atlarken düşüp ölmezseniz.
God of War 3`te öne çıkan diğer bir unsur ise oyunun içinde barındırdığı şiddet sahneleri. Hatırlanacağı gibi oyun daha piyasaya çıkmadan, Kratos`un kafa koparma sahnesi gündeme bomba gibi düşmüştü. Oyunlarda alışık olmadığımız bu sahne, God of War 3`ün nasıl bir şiddet içeriğine sahip olduğu hakkında da bizlere az çok bir ipucu vermişti. Nitekim yayımlanan videolar sonucunda oyun +18 yaş sınırlamasıyla piyasaya sürüldü. Sizlere diyebilirim ki gördüğünüz o kafa koparma sahnesi, GoW 3`teki şiddet içeriğinin ufak bir kısmı. Tanrılar bu sefer Kratos`u gerçekten çok kızdırmışlar. İlk iki oyunla kıyasladığımızda God of War 3 şiddet içeriği bakımından çok çok önde diyebilirim. Oyundaki düşmanlarımız Kratos`un kılıcının tadına bakmakla kalmıyor, aynı zamanda da param parça oluyorlar. Oyun görsel açıdan tüm bu kargaşayı ve aksiyonu rahatlıkla kaldırabiliyor. Kratos`un üzerine sıçrayan kanlar, vücudundan süzülen kan damlaları, karakter detaylamaları vs vs. hepsi birbirinden mükemmel diyebilirim. Hatta mükemmel demekle kalmayalım, oyunun grafikleri için yeni bir başlık açalım.
Görsel Bir Şölen...
Sony, God of War 3`ü yaparken sık sık bir söylemi dile getirdi. “Bu oyunu PlayStation 3`ten başka bir konsol kaldıramaz.“ Sony`li yetkililerin bu tezleri ne kadar doğrudur bilinmez ama God of War 3`ün görsel anlamda yepyeni bir çizgi yakaladığını söylemek pekte yanlış olmaz. Normalde oyun oynarken, gelen ara videonun ardından oyun içi görüntü bizleri hayal kırıklığına uğratırdı. Fakat bu durum God of War 3`te öyle değil. Samimi söylüyorum, videonun bitip kontrolün elinize geçtiğini bile bazen anlamıyorsunuz. İşte oyun içi görüntü kalitesi, video kalitesine o kadar yakın düzeyde. Oyundaki karakterlerin detaylamaları olsun, ışıklandırma, gölgelendirme efektleri olsun hepsi çok başarılı. Parçaladığımız düşmanlarımızdan sıçrayan kanların etrafa yayılması, duvarlara sıçraması ve silinmemesi gerçekten çok başarılı bir iş çıkarıldığının en iyi göstergesi. Ne diyelim, Sony`e gerçekten helal olsun, bizlere söz verdikleri gibi görsel yönden piyasadaki en iyi oyunu sunmayı başarmışlar.
Genel Yorum
Yazımda olabildiğince spoiler vermemeye çalıştım. Fakat söz konusu God of War 3 olunca insan anlatmak istiyor. Şunu şöyle yeniyor, bunu böyle yeniyor vs. fakat bu GoW 3`ü oynamayan oyuncuların hevesini kıracağından olabildiğince üstü kapalı anlatımlarda bulundum. Aslında genel yorum olarakta fazla bir söze gerek yok. God of War 3, PlayStation 3 sahibi olanların mutlaka sahip olması gereken bir yapım. Hatta PlayStation 3 sahibi olmayanlarında, GoW 3`ü oynayabilmek için, bir PlayStation 3 sahibi olmalarına vesile olacak bir yapım. Hani derler ya bazen kelimeler anlatmaya yetmiyor, denemen, yaşaman lazım diye, işte God of War 3`te öyle bir oyun. Zaten oyunu oynamaya başladınız mı sürükleyici bir film gibi sonunu görmeden bırakasınız gelmiyor. Eee insan böyle güzel bir yapımında hemen bir günde pat diye bitmesini istemiyor, bu durumda da iki arada kalıveriyorsunuz. Aslında yapımın tadını arttırmak için, önce ilk iki oyunu oynayıp, sonra GoW 3`e başlayabilirsiniz. Tabi o kadar sabrınız varsa. Emin olun God of War 3 aldığınıza asla pişman olmayacağınız bir oyun. Unutmayın... Herkes oyun oynar!
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 11
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 46
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 136

