Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Sosyolojinin Tarihi
Sosyolojinin bir bilim olarak doğuşunda etkili olan düşünceler 17. ve 18. yüzyıllarda ortaya çıktı. Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi Avrupa'da büyük sarsıntılara neden olmuş, önemli toplumsal ve ekonomik değişimlere yol açmıştı (bak. FRANSIZ DEVRİMİ; SANAYİ DEVRİMİ). Toplumların bilimsel olarak incelenmesi ve sorunlara çözüm arayışları 19. yüzyılda, felsefe ile bilim arasında kesin bir ayrıma yol açtı. İlk sosyologlar biyoloji ve evrim kuramlarından etkilendi (bak. DARWIN. CHARLES; EVRİM). Sosyoloji terimini ilk kez kullanan Fransız düşünür Auguste Comte (1798-1857), toplumun yapısını ve toplumsal değişmenin tarihini inceledi. Nesnel araştırmayla kazanılmış bilgi dışındaki bilginin değeri olmayacağım savunan Comte, bir bilimler sıralaması yaparak, en yeni bilim olan sosyolojinin tüm bilim dallarını birleştirici niteliğini vurguladı. Comte'a göre sosyoloji, toplumsal olaylara özgü temel yasaların olgulardan yararlanılarak incelenmesine dayanıyordu.
Fransız sosyolog Emile Durkheim (1858-1917) Toplumbilimsel Yöntemin Kurallarında (Regles de la methode sociologique; 1895) kuramsal sosyolojiyi deneysel araştırmayla birleştiren yöntemini açıkladı. Fransız sosyoloji okulunun kurucusu olarak kabul edilen Durkheim'la birlikte sosyoloji, hukuk, iktisat, sanat tarihi gibi alanlardaki araştırmaların ufkunu genişletici temel bir bilim dalı haline geldi. Emile Durkheim'ın İntihar (le Suicide; 1897) adlı araştırması yöntem ve bilimsel gerçekçilik açısından son derece başarılıydı.
Gene aynı dönemde İngiliz sosyolog ve işadamı Charles Booth (1840-1916), Life and Labour of the People in London (1889-91, 1892-97, 1902; "Londra'da Halkın Yaşamı ve Çalışması") adlı 17 ciltlik yapıtında toplumsal sorunlara ilişkin pek çok bilgi toplamıştı. İngiliz sosyolog Benjamin Seebohm Rown-tree'nin (1871-1954) York'ta işçi konutları konusundaki araştırması Poverty; A Study of Town Life (1901; "Yoksulluk; Kent Yaşamı Üzerine Bir İnceleme") deneysel sosyolojinin temel kitapları arasına girdi.
19. yüzyılda, genellikle gözlem yoluyla yapılan ve sistemli bir yöntem izlemeyen sosyoloji araştırmaları çok sayıda olgunun toplanmasına dayanıyordu. 20. yüzyılın başında ABD'de Chicago Üniversitesi'nde ilk kez alan araştırmasına girişildi. (Günümüzde de uygulanan alan araştırması, çeşitli toplumsal olguların örnekleme yoluyla seçilen somut örnekler üzerinde incelenmesi yöntemidir. Buna göre, incelenmek istenen bir birey, olay ya da toplumsal grup içinden sınırlı sayıda birim, yığını temsil edebilecek biçimde, rast-gele ya da başka yollarla seçilir.) Yüzlerce öğrencinin katıldığı bu çalışmalarda, edinilmiş bilgilerden yararlanmak yerine, inceleme konusu olan yerdeki insanlarla ilişki kurularak bilgi ediniliyordu. Araştırmanın niteliğine göre, suçluların genel olarak barındığı yerlere ya da intihar oranının yüksek olduğu bölgelere gidiliyor, terk edilmiş çocuklar ya da boşanmış çiftlerle ilgili bilgi toplanıyor, çevredeki toplumsal hareketlilik inceleniyordu. 1920'lerde ABD'de, Chicago Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Robert E. Park (1864-1944) etnik azınlıklar, özellikle de Siyahlar üzerindeki çalışmalarıyla tanındı. Ernest W. Burgess (1886-1966) ile birlikte, sosyolojinin klasiklerinden sayılan Introduction to ihe Science of Sociology (1921; "Sosyoloji Bilimine Giriş") adlı ders kitabını yazdı. Burgess ise özellikle ailenin doğası ve yaşlılar konusundaki araştırmalarıyla tanındı.
Alman sosyolog Georg Simmel (1858-1918) kullanılacak araştırma yöntemleriyle ilgili önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Din sosyolojisi ve yöntembilim üzerine araştırmalarıyla tanınan Max Weber (1864-1920) ise sosyolojinin, insanları davrandıkları ve düşündükleri gibi yansıtmaya çalışması gerektiğini vurguladı.
İş sosyolojisi, toplumsal sınıflar sosyolojisi, din sosyolojisi, hukuk sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlara yayılan ve giderek kapsamı genişleyen sosyoloji, 20. yüzyılın ikinci yarısında sanat, edebiyat, moda, şehircilik, dinlenme, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kitle iletişim araçları, uluslararası ilişkiler gibi alanlarda da araştırmalara yöneldi.
Sosyolojinin bir bilim olarak doğuşunda etkili olan düşünceler 17. ve 18. yüzyıllarda ortaya çıktı. Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi Avrupa'da büyük sarsıntılara neden olmuş, önemli toplumsal ve ekonomik değişimlere yol açmıştı (bak. FRANSIZ DEVRİMİ; SANAYİ DEVRİMİ). Toplumların bilimsel olarak incelenmesi ve sorunlara çözüm arayışları 19. yüzyılda, felsefe ile bilim arasında kesin bir ayrıma yol açtı. İlk sosyologlar biyoloji ve evrim kuramlarından etkilendi (bak. DARWIN. CHARLES; EVRİM). Sosyoloji terimini ilk kez kullanan Fransız düşünür Auguste Comte (1798-1857), toplumun yapısını ve toplumsal değişmenin tarihini inceledi. Nesnel araştırmayla kazanılmış bilgi dışındaki bilginin değeri olmayacağım savunan Comte, bir bilimler sıralaması yaparak, en yeni bilim olan sosyolojinin tüm bilim dallarını birleştirici niteliğini vurguladı. Comte'a göre sosyoloji, toplumsal olaylara özgü temel yasaların olgulardan yararlanılarak incelenmesine dayanıyordu.
Fransız sosyolog Emile Durkheim (1858-1917) Toplumbilimsel Yöntemin Kurallarında (Regles de la methode sociologique; 1895) kuramsal sosyolojiyi deneysel araştırmayla birleştiren yöntemini açıkladı. Fransız sosyoloji okulunun kurucusu olarak kabul edilen Durkheim'la birlikte sosyoloji, hukuk, iktisat, sanat tarihi gibi alanlardaki araştırmaların ufkunu genişletici temel bir bilim dalı haline geldi. Emile Durkheim'ın İntihar (le Suicide; 1897) adlı araştırması yöntem ve bilimsel gerçekçilik açısından son derece başarılıydı.
Gene aynı dönemde İngiliz sosyolog ve işadamı Charles Booth (1840-1916), Life and Labour of the People in London (1889-91, 1892-97, 1902; "Londra'da Halkın Yaşamı ve Çalışması") adlı 17 ciltlik yapıtında toplumsal sorunlara ilişkin pek çok bilgi toplamıştı. İngiliz sosyolog Benjamin Seebohm Rown-tree'nin (1871-1954) York'ta işçi konutları konusundaki araştırması Poverty; A Study of Town Life (1901; "Yoksulluk; Kent Yaşamı Üzerine Bir İnceleme") deneysel sosyolojinin temel kitapları arasına girdi.
19. yüzyılda, genellikle gözlem yoluyla yapılan ve sistemli bir yöntem izlemeyen sosyoloji araştırmaları çok sayıda olgunun toplanmasına dayanıyordu. 20. yüzyılın başında ABD'de Chicago Üniversitesi'nde ilk kez alan araştırmasına girişildi. (Günümüzde de uygulanan alan araştırması, çeşitli toplumsal olguların örnekleme yoluyla seçilen somut örnekler üzerinde incelenmesi yöntemidir. Buna göre, incelenmek istenen bir birey, olay ya da toplumsal grup içinden sınırlı sayıda birim, yığını temsil edebilecek biçimde, rast-gele ya da başka yollarla seçilir.) Yüzlerce öğrencinin katıldığı bu çalışmalarda, edinilmiş bilgilerden yararlanmak yerine, inceleme konusu olan yerdeki insanlarla ilişki kurularak bilgi ediniliyordu. Araştırmanın niteliğine göre, suçluların genel olarak barındığı yerlere ya da intihar oranının yüksek olduğu bölgelere gidiliyor, terk edilmiş çocuklar ya da boşanmış çiftlerle ilgili bilgi toplanıyor, çevredeki toplumsal hareketlilik inceleniyordu. 1920'lerde ABD'de, Chicago Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Robert E. Park (1864-1944) etnik azınlıklar, özellikle de Siyahlar üzerindeki çalışmalarıyla tanındı. Ernest W. Burgess (1886-1966) ile birlikte, sosyolojinin klasiklerinden sayılan Introduction to ihe Science of Sociology (1921; "Sosyoloji Bilimine Giriş") adlı ders kitabını yazdı. Burgess ise özellikle ailenin doğası ve yaşlılar konusundaki araştırmalarıyla tanındı.
Alman sosyolog Georg Simmel (1858-1918) kullanılacak araştırma yöntemleriyle ilgili önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Din sosyolojisi ve yöntembilim üzerine araştırmalarıyla tanınan Max Weber (1864-1920) ise sosyolojinin, insanları davrandıkları ve düşündükleri gibi yansıtmaya çalışması gerektiğini vurguladı.
İş sosyolojisi, toplumsal sınıflar sosyolojisi, din sosyolojisi, hukuk sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlara yayılan ve giderek kapsamı genişleyen sosyoloji, 20. yüzyılın ikinci yarısında sanat, edebiyat, moda, şehircilik, dinlenme, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kitle iletişim araçları, uluslararası ilişkiler gibi alanlarda da araştırmalara yöneldi.
Son düzenleme:
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 27
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 39
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 62
