- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 9 Ay 2 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Demokrasilerde Seçme Hakkının Kullanılmasının Önemi
1) Genellikle doğrudan demokrasi olarak bilinen ve siyasal karar alma hakkının, çoğunluk yönetimi usulleri çerçevesinde hareket eden bütün yurttaşlar topluluğu tarafından doğrudan kullanıldığı hükümet biçimi.
2) Temsili demokrasi olarak bilinen ve yurttaşların aynı hakkı kişisel olarak değil, seçtikleri , yurttaşların aynı hakkı kişisel olarak değil, seçtikleri, yurttaşlara karşı sorumlu temsilciler aracılığıyla kullandıkları hükümet biçimi.
Atatürkâün Gözünde
Demokrasi ve Milli Egemenlik
Türkiye, ilkelerine bağlı kalarak kesinlikle barışçı bir siyaset izlemektedir. Bir milletin demokrasi prensipleriyle yönetilmesinin barışı en sağlam biçimde oluşturan karşılıklı anlaşmayı ve uyuşmayı büyük ölçüde kolaylaştıracağı kanısındayım.Size verilen yüksek görevin yerine getirilmesinde desteğim ve Cumhuriyet Hükümetâinin yardımının esirgenemeyeceğine güvence vermek isterim.
25.10.1928 Polonya Büyükelçisiânin
güven mektubunu alırken.
egemenlik, hatta diktatörlük ancak ihtilal olduğunda, geçici bir süre için gerekir. (â¦)
Ülkemize bakınız, sükunet içindedir. Hep güven ve esenlikten yanayız. Kendi topraklarımız dışında bir metrekare toprakta gözümüz yoktur. Çünkü topraklarımız
geniştir ve üzerinde yaşayanlar için dar değildir. Tüm devletlerle güvenlik anlaşmaları
yaptık. Ancak yeni saldırılara uğramamak için orduyu bulunduruyoruz.
24.04.1930 Vossiche Zeitung
muhabirine verdiği demeç.
.
esasına dayalı olarak yönetiliyordu. Arkadaşlar, kişisel saltanatta her konuda başları
taçlıların istençleri, iradeleri, istekleri egemendir. Yalnız o söz konusudur. Milletin iradesi, istekleri ve ihtiyaçları söz konusu olmaktan uzaktır. Tüm millet her türlü istek ve iradeden
soyutlanmış bulunuyordu. Çünkü başları taçlılar kendilerini Tanrı tarafından gönderilmiş
kişiler sayıyorlardı. Bir de başları taçlıların çevrelerini saran çıkarcılar vardı. Onlar da
padişahların zihniyetine koşullanırlar, padişahın zihniyetini, isteklerini tanrısal bir emir
sayar ve herkese öyle gösterirlerdi. Bu yoğun ve sürekli aşılama sonucu halk da bir gün bu
irade ve buyrukların yerine getirilmesinin tanrısal bir gerek olduğuna inanırdı. Böylece, yönetim ve egemenlikten soyutlanmaya boyun eğen bir milletin sonu elbet felakettir, elbet sıkıntıdır.
17.02.1923 İzmir İktisat Kongresiâni
açış konuşması.
⦠Efendiler, millet bizi buraya gönderdi. Ama biz bu yönetimi ve egemenliğini miras mal
gibi ömrümüz boyunca kullanmak için toplanmış değiliz. Ve sizi toplamak ve dağıtmak
hakkına hiç kimse sahip değildir. Millet bilmelidir ki bir günde vekillerini toplar ve
gönderir. Kimsenin burayı sınırlamaya hakkı ve yetkisi yoktur ve olmamalıdır.
⦠Efendiler, Türkiye Büyük Meclisi ükümeti vardır, meşrudur ve yasaya uygundur.
Bunu tüm milletimiz tanımıştır.
⦠Efendiler, vakıa olarak, gerçekten var olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetiânin oluşumu, durumu, niteliği yasayla bilimsel olarak ve somut olarak kanıtlanmış bir şeydir, açık seçik olan bir şeydir.
⦠Sorarım, bir hükümetin kurulması için gerekli olan eylem nedir? İzin verirseniz ben tekrar
edeyim; bu eylem yasa yapma ve yasayı uygulamadan oluşan karma bir eylemdir. Egemenlik, işte bu eylemlerden birincisini kullanarak yasayı yapar, hükümetin biçimi şöyle olacaktır, der.
ya da böyle olacaktır, der, işte o bir yasadır. Egemenliğin bu ifadesi bir yasadır. Halk, işte bu
yasaya uygun olarak kabul edilen o hükümet kurumunu yürütecek kişileri seçer ve atamasını
yapar. İkinci eylem bir yasa değildir. Ama, yasanın doğal sonucu, hükümet görevidir. (â¦) temel yasalar ve gerçek yasalar diye işte böyle yasalara denir efendiler.
⦠Millete şöyle dendi : âEgemenliğinizi ve iradenizi kayıtsız, şartsız elinizde tutmanız gerekir
ve bunun için sizi temsil edecek kişileri bir araya getirerek bir meclis toplayınız ve bu meclis kayıtsız ve koşulsuz olarak ülke ve millet işlerine, görevlerine el koyacaktır.â
Millet bu aydınlık ve belirgin fikre ve öneriye, yasaya uygun biçimde eylem halinde cevap vererek o öneriyi kabul etti ve onayladı. Gerçekten de Yüce Meclisâinizi oluşturan sayın üyelerin her biri bu saydığım yetkilerle buraya geldi. Ve hükümet kuruldu. Hükümet yüce kurulunuzdur ve yüce kurulunuz tüm kuvvetleri kayıtsız şartsız doğrudan doğruya kendisi kullanır. Yüce kurulunuz toplandıktan sonra milletin size verdiği görevi ve dolayısıyla var oluş nedeninizi, yetkilerinizin niteliği bir kez daha düşününüz. Niteliğimizi bilelim. Kurtulmak, yaşamak için
çalışan ve çalışmak zorunda olan bir halkız. O nedenle her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Ama çalışarak bu hakkı kazanacağız. Yoksa sırtüstü yatarak ve hayatını çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim topluluğumuzda yeri yoktur. Hakkı yoktur.
⦠O nedenle, bu ve bu gibi yüreklendirmeler ve açıklamalarla hükümetimizin dayandığı prensiplerin sosyal bilimlere dayalı ilkeler olduğunu açık seçik görürüz.
1.12.1921 TBMMâdeki konuşmasından.


