melankolıa18 1
melankolıa18
romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Ümit Yaşar Oğuzcan

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan zerose35
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 12
  • Görüntüleme Görüntüleme 766

zerose35

Level 8
TM Üye
Katılım
29 Kas 2010
Konular
642
Mesajlar
3,713
Online süresi
1m 1s
Reaksiyon Skoru
277
Altın Konu
0
TM Yaşı
15 Yıl 6 Ay 11 Gün
Başarım Puanı
195
MmoLira
-202
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Ümit Yaşar Oğuzcan, (22 Ağustos 1926, Tarsus - 4 Kasım 1984), Türk şair.
22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946); Türkiye İş Bankası’na girerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı, otuz yılını doldurunca Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı görevinde iken, emekliliğini istedi, ayrıldı (Haziran 1977). İstanbul’da kendi adını taşıyan sanat galerisi kurdu.

Şiire 1940’da Yedigün şairleri arasında başlayan; 1975’te 33 şiir, 4 düzyazı kitabı, 13 antoloji ve biyografik eser, toplam 50 kitap çıkarmış bulunan, şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Oğuzcan, günümüzün en popüler şairidir. Genellikle Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında ve aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde çoğalttığı şiirini, 1973’te büyük oğlu Vedat’ın ölmesi üzerine, hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinliklere, öz ve biçim yoğunlaştırmalarına yöneltti. Şairlik başarısını, daha etkili, aruzla yazdığı rubailerinde gösterdi. 04.11.1984 tarihinde öldü.
1967’ye kadar ki hayatı, eserleri hakkında yazılanlardan seçmeler “Ümit Yaşar/25. Sanat Yılı Jübilesi” adlı bir kitaptadır.
ESERLERİ
Çoğu dört beş kere basılmış 33 şiir kitabının ilk baskı yıllarına göre isimleri: İnsanoğlu (1947), Dolmuş (1955), Aşkımızın Son Çarşambası (1955), Bir Daha Ölmek (1956), Kör Ayna (1957), İki Kişiye Bir Dünya (1957), Beni Unutma (ilk yedi kitabından seçmeler, 1959), Karanlığın Gözleri (1960), Akıllı Maymunlar (1960), Seninle Ölmek İstiyorum (1960), Üstüme Varma İstanbul (1961), Sahibini Arayan Mektuplar (1961), Yeni Dünya Rekoru (1961), Sevenler Ölmez (1962), Çigan Gözler (1962), Ötesi Yok (1963), Hüzün Şarkıları (1963), Bir Gün Anlarsın (1965), Sadrazamın Sol Kulağı (1965), Mihribana Şiirler (1965), Taşlar ve Başlar (1966), Seni Sevmek (1966), İnşallahla Maşallah (1966), Toprak Olana Kadar (1968), Göbek Davası (1968), Ben Seni Sevdim mi (1968), Halktan Yana (1969), Aşk mıydı O (1969), Önce Sen Sonra Ben (1971), Rubailer (1972), Yalan Bitti (1975), En Eski Yalnızlığımdın Sen Benim (1978), Dikiz Aynası (yergi şiirleri, 1982),
Acılar Denizi (1977) isimli kitabı, son kitabı dışında bütün şiirlerinden seçmeler kitabıdır. Diğer seçme şiirler kitabı Şiirle 40 Yıl (1982) adını taşıyor. Bütün Şiirleri Özgür Yayınları’nda basılıyor (4 cilt, 1982-1984).



Resimler


170_9789752895256.jpg



aaecb3c9de6de9d24c87a264da618072_1271678520.jpg


uyoguzcan0411h.jpg



Birkaç Şiiri

50 Yaş Şiiri

Ne zaman baksam çevreme elli yıl sonra
Hep aynı gördüklerim; bir keşmekeş, bir bozuk düzen
Bir lokma ekmek uğruna tükenmesi insanların
Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden

Sefil doymazlık: ete, kana, paraya
Öylesi bir açlık ki eksilmeyen, bitmeyen
İnsan, ezebildiğince mutlu insan, oğul
Nereye gidersen git hep o tuzak, o dümen

Küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar
Ve değişmez çığlığı insanoğlunun: Ben, ben, ben!"
Sen yok musun? Onlar yok mu? Biz yok muyuz?
Nereye bu gidiş? Delicesine pupa yelken

Söyle neyi değiştirebilirsin ki tek başına
Yıldırırlar, sustururlar vururlar seni de hemen
Düşler bitmişse, gerçekler bir tokat gibi inmişse
Tek başına mutlu ol bakalım, olabilirsen

En güzeli sevmek diyeceksin insanları tümüyle
Usanmadan, bir şey ummadan, beklemeden
Ver, durmadan ver, eller uzanmış, baksana
Ver ki; kurulsun sofra, başlasın şölen

Bir yanda umutların, düşlerin, düşüncelerin
Bir yanda aldığını geri vermez koca bir evren
Bak! Bütün ağızlar yutmaya hazır seni
Bir noktadan, bir lokmadan başka nesin sen

Dönüp gerilere bakıyorum, bir de kendime
Elli yıl geçmiş, ha gün, ha yarın derken
Değişen birşey yok, bir şaşkın benden başka
İşte aynı yol, aynı kapı, aynı merdiven

Hani nerdeler? Kimi yitmiş kimi gitmiş dostların
Bir ak saçlı anan kalmış yolumu bekleyen
Sabah-öğle-akşam . . . Hep o tekdüze yaşam
Ve kırılmış bir kalple yorulmuş bir beden

İşte böyle geçti yıllar. bozbulanık
Ben sevdim, ben ağladım, başkalarıydı gülen
Ne zaman uzattıysam ellerimi, parçalandı
Mutluluk serseri bir mayındı denizlerimde yüzen



AĞIT

Her sey guzeldi bir zaman, cok once
Sehirler, insanlar, gunes deniz
Mutlulugumu gorebilirdiniz
Cokmeseydi icime bu son gece

Her sey bir anda bitmeseydi, yazik
Olmasaydi gencligime aptalca
Belki de o yerlere varirdik
O uzak daglara ulu: koskoca

Orada her sey degisirdi belki
Acardi umutlarimiz bakarsin
Ates rengi, kan rengi guller gibi
Topraginda kimbilir hangi askin

Oysa simdi nerdeyiz, neyiz bak
Her umut belirtisinden uzagiz
O sevilmis gozlerde saf ve berrak
Bir ayna bile yok bakacagimiz

Her sey kursuni bir renk almis, soguk
Bozkirlardir uzayan onumuzde
Kime baksan o yuz: veremli, soluk
Tek mavi kalmamis gokyuzumuzde

Her yerde bitmisligi guzelligin
Kum kamyonlari putreller betonlar
Sonra ta besikten mezara deggin
Sifirlar, yuzler, binler ve milyonlar

Hadi ol bakalim olebilirsen
Zincirlerle bagliyken yasamaya
Omuzla yukunu, hadi yalniz sen
Isterse gucun olmasin tasimaya

Yenik dusmusuz iste gercek ortada
Cokmus boynumuza zulmun elleri
Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da
Bir mahkum gibiyiz kac yildan beri

Yargic hukmunu coktan vermis oku
Boynundaki yasamak fermanini
Yasamak sonra olmek; iki korku
Geri getirmezken bir anini

Terkedilmis sehirleri bilirsin
Bilirsin gomulmus uygarliklari
Ve dusun ki; patlamasi bilincin
Yirtmaya yetmiyor karanliklari

Oyleyse cek sapla goge bicagini
De ki; benim isim tanriliktan guc
Benim hem yuksek, hem en asagi
Iste ellerimde sonsuzluk ve hic

De ki; Omur verdin; en buyuk yalan
De ki; Beden verdin; ici bos ve kof
Iste! Yuce eserin, iste insan
Ve yirt gogsunu, bagir: Of Tanrim of.

ANDIKCA

Ne zaman seni dusunsem icim urperir
Seninle gecen her saat, her gun gelir aklima
Bir aksam vakti gelir bir deniz kiyisi gelir
O essiz hatiralar butun gelir aklima

Ne yapsam unutamam yasadigimizi
Sevgindi sevgilerin en yalansizi
Simdi nerde bir gul gorsem kirmizi
Dudaklarimi uzun uzun optugun gelir aklima

Bir ciban buyurcesine ortasinda gecenin
Dolar yuregime huznu seni sevmenin
Dunyada ne benim yerim var artik ne senin
Aglarim basucunda olumun gelir aklima.

ASK SAIRI

Acilar vardir, bir de caresizlikler
Ne zaman basladiysa benim oykum
Yuruduk, kimbilir kac yil beraber
Bir yanimda ask, bir yanimda olum
Durup durup kirlendim yasadikca
Askti beni yikayan, Aritan su
Dunyami saran bir uctan bir uca
Hep o bir gun sevememek korkusu
Ben kalbimi o taslarda biledim
Butun pisliklerini yeryuzunun
Kazidim hancerimle yeniledim
Son dakikasinda bile omrumun
Ben Tanridan baska bir sey istemem
Her sevgiye acik olsun pencerem

ASK MIYDI O?

Ask miydi o, askimsi bir sey miydi
Neydi cekip kendine, beni baglayan
Kanatan dudagimi, tenimi daglayan
Elleri ta icimde o dev miydi

Etime bir alev degmiscesine
Nasil da yakardi optugu zaman
Bir su gibi akip gitti avuclarimdan
Yorgunum simdi bin yil sevmiscesine

Hani o yalniz benim olan gul, kirmizi
Gozlerimin onunde acilan sonsuz bahce
Hani, o var olmalarimiz opustukce
O delice surdurmeler yasantimizi

Hic doymamak oysa, tene, kokuya, aska
Sarildikca guclenmek, butunlenmek
Kudurmus arzularla zamani yenmek
Ve en kuytularda bulusmak korka korka

Kimi gun utanmak otlardan, cimenlerden
Kimi gece mihlamak golgemizi duvara
Varmak icin o sevgiyle acilmis kollara
Apansiz dusmek yukseklerde bir yerden

Oydu iste alistigim, ozledigim simdi de
Sevgice bir tutku, askimsi bir yakinlik
Avunmak... Kirik dokuk anilarla artik
Kimbilir? o geceler yasanmadi belki de

AYRILANLAR ICIN

Yollarimiz burada ayriliyor
Artik birbirimize iki yabanciyiz
Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa
Her seyi evet her seyi unutmaliyiz

Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme
Insan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer
Sen de unutursun bir gun gelir

Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine
Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi
O gunlerce gecelerce sevismelerimizi

Her seyi evet her seyi unutabilirsin
Hatta butun yazdiklarimi satir satir
Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir

AYRILIK GUNU

Ben nice ayriliklar gordum omrumce
Kuslar gordum; kirilmis kolu, kanadi
Ayri dusmus sevdiginden kuslar gordum
Hic bir ayrilik bana bu kadar komadi

Ayriligin bir agridir vurur sakalarimda
Ve buyur gozlerimde bir okyanus kadar
Derinden ses verir icimde bir tel
Sonra, birdenbire kirilir, kopar

Yeryuzu cekilir altindan ayaklarimin
Gecer basima coken bir tavan gibi gokyuzu
Durmadan calinir kulaklarimda
Sarkilarin en huzunlusu

Seni alip uzaklara giden otobus
Benim uzerimden gecer hisimla
Devrilir, bakakalirim ardindan
Bir sel gibi akan gozyasimda...

Artik ne yapsam bos, teselliler faydasiz
Karanlik gitgide en derinlere ceker beni
Caresiz butun sokaklarinda bu sehrin
Boyle perisan beklerim donmeni

Dolasir birbirine yorgun ayaklarim
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem en koyusu acilarin
Ne yana baksam, cildirtan bir aksam

Istesem ben bu omru, bu talihi istemem
Boyle durup durp senden ayrilmak varsa
Orada bir mezar kazilir benim icin
Ayriligin nerede baslarsa

AYRILIRKEN

Dinle sevdigim bu ayrilik saatidir
Dunya var olali beri cirkin ve soguk
Ergec icecegimiz bir ilac gibi
Tadi dudaklarimizda acimsi, buruk
Bu saatte gozyaslari, yeminler
Bos bir tesellidir inandigimiz
Perde kapaniyor, filim bitiyor iste
O hic bitmeyecek sandigimiz
Goruyorsun konusacak bir seyimiz kalmadi
Sadece bakislarimizda huzun
Iste ayrilik bu; hic beklemedigimiz
O ikiz kardesi olumun
Anliyorum bir daha gorusemeyecegiz
Bu son bulusmamizdir seninle
Yeni bir hayata basliyacaksin artik
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anliyorum artik o opecek ellerini
Kulagina aski o fisildayacak
Icinde bir pismanliktan baska
Benden eser kalmayacak.
Sigarani sondur, kalkabiliriz
On adim sonra yollarimiz ayrilmali
Sakin aglama ve bir sey soyleme bana
Insan ayrilirken bile buyuk olmali

BEN BIR EYLUL SEN HAZIRAN

Bir eyluldu baslayan icimde
Agaclar dokmustu yapraklarini
Cimenler sararmisti
Rengi solmustu tum ciceklerin
Gokyuzunu kara bulutlar sarmisti
Katar katar gidiyordu kuslar uzaklara
Deli deli esiyordu ruzgar
Dagilmisti yazdan kalan ne varsa
Yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmisligim, sevilmisligim
O heyheyler, o delismenlikler neydi
Ne bu kadere boyun egmisligim
Ne bu acidan korlasan yurek
Ne bu kurumus nehir; gozyasim
Onumdeki dizboyu karanliklar da ne
Ne bu ardimdaki kul yigini; elli yasim

Beni kotu yakaladin haziran
Gamli, yikik eylul sonuma
Bir ilk yaz tazeligi getirdin
Masmavi gogunle
Cana can katan gunesinle
Piril piril engin denizinle girdin icime
Cicekler acti dokundugun
Cimler buyudu yurudugun
Ve guller katmer katmer oldu guldugun yerde

Basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi
Oldurdugun yemislerin agirligindan
Dallarim yere degiyor
Gunesi batmadan saclarinin
Bir dolunay doguyor bakislarindan
Gun boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima
Uykusuz gecelerim seninle apaydinlik
Basim donuyor, off basim donuyor yasamaktan
Olebilirim artik

Olme diyorsan; gitme kal oyleyse
Saril simsiki, tenim ol, beni birakma
Baksana; parmak uclarim ates
Lavlar fiskiriyor gozbebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her caresizlige
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalim onucuncu aylara
Ben bir eylul, sen haziran.
 
Son düzenleme:
Paylaşım için teşekkürler.
 
Son düzenleme:
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst