InfernoShade 1
InfernoShade
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Hikaye Ekle

Vurmak

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Just3L0we
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 7
  • Görüntüleme Görüntüleme 337

Just3L0we

Level 4
TM Üye
Katılım
15 Ağu 2011
Konular
160
Mesajlar
391
Reaksiyon Skoru
27
Altın Konu
0
TM Yaşı
14 Yıl 10 Ay 9 Gün
Başarım Puanı
97
MmoLira
0
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

(-e) 1. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak: Masaya vurmak. Birinin başına vurmak. 2. (-i) Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak: “Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor.” -R. H. Karay. 3. Etkisi bir yere kadar uzanmak. 4. Duyulmak, hissedilmek. 5. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek: “Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur.” -R. H. Karay. 6. Olumsuz yönde etkilemek: Kriz kitap dünyasını da vurdu. 7. (-i, -e) Hızla değmek, çarpmak: Kolumu duvara vurmuşum. 8. Sürmek: Duvara boya, tahtaya cila vurmak. Yakı vurmak. 9. Takmak, koymak, bağlamak: “Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler!” -Y. K. Karaosmanoğlu. 10. Bağlama, ilişkilendirmek: “Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar.” -R. H. Karay. 11. Olduğundan başka biçimde görünmek: Deliliğe vurmak. 12. (nsz) Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak: Bıçak vurmak. 13. (nsz) Uygulamak, basmak, koymak: Damga vurmak. 14. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. 15. (-i) Amaçladığı şeye rast getirmek. 16. (-i) Hızla çarpmak: Ayağını güm güm yere vurarak. 17. (-i) Silahla yaralamak, öldürmek: “Bir gün kızı kurtarmışlar, ayıyı vurmuşlar, kızı saraya götürmüş, padişahın oğluna vermişler.” -H. E. Adıvar. 18. Dokunmak, hasta etmek: “Bizim evin bacası çekmiyor. Bütün kış, maaile kömür vuruyor bizi bu yüzden.” -N. Hikmet. 19. (nsz) Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek: “Dolu, bu yıl ekinlerin çoğunu vurmuş.” -F. Otyam. 20. (nsz) Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak: “Kalbi öylesine kopacakmış gibi vuruyordu.” -H. Taner. 21. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. 22. (-i) Desteklemek, dayamak: Akşam olunca kapının desteğini vurduk. 23. Çıkmak: Su dışarı vurdu. 24. Sırtına, omzuna yerleştirmek: “Hamalın biri sırtına koca bir ayna vurmuş götürüyordu.” -H. Taner. 25. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. 26. Tavla oyununda pulu kırmak. 27. mec. Manevi olarak yaralamak. 28. argo İçki içmek. 29. argo Kadeh tokuşturmak. 30. (-i) argo Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak: Birinin on milyon lirasını vurmak. 31. (-i, -e) mat. Çarpma işlemini yapmak: İkiyi dörde vurursak sekiz eder.
 
Teşekkürler..
 
Teşekkürler.
 
Önemli Değil
 
Teşekkurler
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst