Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Resident Evil`da değişim süreci devam ediyor
Efsanenin bizi kendisine hayran bırakan tüm özellikleri yavaş yavaş yok olmaya başladı. Survival-Horror denildiği zaman akla ilk gelen oyunlardan bir tanesi de Resident Evil`dı. Korku, gerilim, heyecan, stres, hüzün, aşk, macera, aksiyon ve en önemli unsurlarından bir tanesi olan bulmacalar, hepsi bu seride vardı. Hangi oyunda tüm bu özellikler vardır? Bu kadar keyifli ve zevkli bir oyunu daha önce oynadınız mı bilmiyorum.
10 yılı aşkındır süren ve uzun bir zaman diliminden gelen 7 oyunluk bu seriyi oynamaya devam ediyoruz. Resident Evil her bölümüyle mükemmel olsa da, gene de eleştirmeye devam ediyoruz. Oyunun fanatikleri, son bölümde yani Resident Evil 4`te, oyunun tamamen çizgisinden uzaklaştığı görüşünde birleşiyorlar. Buna rağmen 4. Oyun, Resident Evil fanatikleri haricinde tüm oyun severler tarafından ayakta alkışlanan bir oyun oldu. Görünen o ki Capcom, RE`yi yaratan ve babası olarak bilinen Shinji Mikami ile yollarını ayırdıktan sonra (Daha doğrusu Mikami kendisi istifa etti) seriyi bütün oyun severlerin huzuruna çıkartabilmek için, RE`nin kendisine has özelliklerini oyundan çıkartarak onu tamamen aksiyona kaydırdı.
Artık zombiler yok, bulmacalar yok, bizleri oyunun içine atan o boyut artık hiç yok… Bizlere tamamen yalnızlık hissi veren, bizi geren ve korkutan bir oyun da yok artık.
Bu kadar çok kızdığıma bakmayın, esasında ben de bir Resident Evil fanıyım… Her ne kadar kendimi tutsam da, tarafsız bir yazı yazmak istesem de içimdekileri dökmek istiyorum.
Gene de ben ve benim gibi düşününler ne derse desin oyun müthiş bir performansla, bazı şeylerden ödün vererek yoluna devam ediyor ve edecek de. Çizgisinden uzaklaşmış olsa da bu oyunu oynamaya devam edeceğiz.
Artık oyun hakkında genel bilgiler sunmaya başlayabiliriz, uzun bir yazı olacak ama oyun Resident Evil olunca elden gelen bir şey olmuyor. Umarım sıkılmazsınız ve keyif alırsınız.
Virüslerle, Parazitlerin savaşı: Virüs Out, Parazit İn
Resident Evil serilerinin en önemli unsurları biyolojik silahlardır. Biyolojik silahlar hikayenin en başından 5. oyun da dahil olmak üzere sıra gelen bütün bölümlerde önemli bir şekilde pay sahibi olmuşlardır ve olmaya da devam edeceklerdir. Genel olarak bakıldığında Virüslerle başlayan savaş, yavaş yavaş yerini parazitlere bırakmaya başladı. (Ata) Progenitor Virüsü, T-Virüsü, G-Virüsü ve Code Veronica virüsü oyunda bizim can düşmanlarımız olan virüslerdi. Zero serisinden başlayarak Code Veronika serisi de dahil olmak üzere bu ölümcül virüsleri yok etmek için savaştık, çırpındık ve ölüm- kalım mücadelesi verdik. Nihayetinde bu savaştan galip çıkmayı başardık. Virüsleri şu an için yendik diyebiliriz.
Virüsleri yendik ama onlar kadar çok tehlikeli olan bir başka bir biyolojik silahla, yani Parazitlerle 4. oyunun başlamasıyla tanışmış olduk.
Efsanenin bizi kendisine hayran bırakan tüm özellikleri yavaş yavaş yok olmaya başladı. Survival-Horror denildiği zaman akla ilk gelen oyunlardan bir tanesi de Resident Evil`dı. Korku, gerilim, heyecan, stres, hüzün, aşk, macera, aksiyon ve en önemli unsurlarından bir tanesi olan bulmacalar, hepsi bu seride vardı. Hangi oyunda tüm bu özellikler vardır? Bu kadar keyifli ve zevkli bir oyunu daha önce oynadınız mı bilmiyorum.
10 yılı aşkındır süren ve uzun bir zaman diliminden gelen 7 oyunluk bu seriyi oynamaya devam ediyoruz. Resident Evil her bölümüyle mükemmel olsa da, gene de eleştirmeye devam ediyoruz. Oyunun fanatikleri, son bölümde yani Resident Evil 4`te, oyunun tamamen çizgisinden uzaklaştığı görüşünde birleşiyorlar. Buna rağmen 4. Oyun, Resident Evil fanatikleri haricinde tüm oyun severler tarafından ayakta alkışlanan bir oyun oldu. Görünen o ki Capcom, RE`yi yaratan ve babası olarak bilinen Shinji Mikami ile yollarını ayırdıktan sonra (Daha doğrusu Mikami kendisi istifa etti) seriyi bütün oyun severlerin huzuruna çıkartabilmek için, RE`nin kendisine has özelliklerini oyundan çıkartarak onu tamamen aksiyona kaydırdı.
Artık zombiler yok, bulmacalar yok, bizleri oyunun içine atan o boyut artık hiç yok… Bizlere tamamen yalnızlık hissi veren, bizi geren ve korkutan bir oyun da yok artık.
Bu kadar çok kızdığıma bakmayın, esasında ben de bir Resident Evil fanıyım… Her ne kadar kendimi tutsam da, tarafsız bir yazı yazmak istesem de içimdekileri dökmek istiyorum.
Gene de ben ve benim gibi düşününler ne derse desin oyun müthiş bir performansla, bazı şeylerden ödün vererek yoluna devam ediyor ve edecek de. Çizgisinden uzaklaşmış olsa da bu oyunu oynamaya devam edeceğiz.
Artık oyun hakkında genel bilgiler sunmaya başlayabiliriz, uzun bir yazı olacak ama oyun Resident Evil olunca elden gelen bir şey olmuyor. Umarım sıkılmazsınız ve keyif alırsınız.
Virüslerle, Parazitlerin savaşı: Virüs Out, Parazit İn
Resident Evil serilerinin en önemli unsurları biyolojik silahlardır. Biyolojik silahlar hikayenin en başından 5. oyun da dahil olmak üzere sıra gelen bütün bölümlerde önemli bir şekilde pay sahibi olmuşlardır ve olmaya da devam edeceklerdir. Genel olarak bakıldığında Virüslerle başlayan savaş, yavaş yavaş yerini parazitlere bırakmaya başladı. (Ata) Progenitor Virüsü, T-Virüsü, G-Virüsü ve Code Veronica virüsü oyunda bizim can düşmanlarımız olan virüslerdi. Zero serisinden başlayarak Code Veronika serisi de dahil olmak üzere bu ölümcül virüsleri yok etmek için savaştık, çırpındık ve ölüm- kalım mücadelesi verdik. Nihayetinde bu savaştan galip çıkmayı başardık. Virüsleri şu an için yendik diyebiliriz.
Virüsleri yendik ama onlar kadar çok tehlikeli olan bir başka bir biyolojik silahla, yani Parazitlerle 4. oyunun başlamasıyla tanışmış olduk.
İlk başta virüslerin yarattığı en büyük düşmanlarımız zombiler ve mutasyona uğramış tüm canlılardı. Bilinçsizce yaratılan bu düşmanlar güçlü ama akıldan yoksun düşmanlardı. Düşünemeyen, kontrol edilemeyen karşısına çıkan her şeye saldıran yaratıklardı.
Oyun yapımcıları veya oyunu yaratanlar diyelim, son iki bölümde bizleri yeni bir düşmanla tanıştırdılar. Zombisiz olan 4. oyunda Plagas parazitiyle tanıştık ve onun korkunç ellerde kontrol edilebilen güçlü bir silah olabileceğine tanık olduk. 5. oyuna ve şimdiye kadar gösterilen birçok videoya baktığımızda - tam olarak elimizde kesin bir bilgi olmasa da- hayli korkunç ve bir o kadar da tehlikeli olan yeni bir parazitle karşı karşıya olacağımızı görüyoruz. İnsanların içine yerleştirilen ve onların korkunç birer şeytan olmasını sağlayan bu ölümcül parazit ne olabilir?
Görünen o ki artık karşımızda kontrol edilemeyen virüsler olmayacak, tamamen kontrolü sağlanan akıllı, düşünen, plan yapan, silah kullanan yeni bir parazitin baş gösterdiği bir düşmanla karşı karşıya kalacağız.
Kısaca, bilmeyenler için Virüslerin ve Parazitlerin ne olduğunu öğrenelim.
Virüs:
Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler. En temel haliyle bir virüs, kapsit adlı bir protein örtü içinde bulunan genetik malzemeden oluşur. Ökaryot (hayvan, mantar ve bitkiler) ve prokaryotlar (bakteri ve arkaeler) virüsler tarafından enfekte edilebilirler. Bakterileri enfekte eden virüsler bakteriofaj veya kısaltılmış olarak faj diye adlandırılırlar. Sözcük Latince virus (zehir) sözcüğünden türemiştir; sıfat hali viraldir. Virüslerin incelendiği bilim dalına viroloji denir; bu dalın bilim insanları da virologlardır. Virüsler birçok insan hastalığına neden olurlar; bunlara AIDS, grip ve kuduz örnek verilebilir. Bu tür hastalıkların tedavisi zordur, çünkü antibiyotikler virüslere etki etmezler ve az sayıda antiviral ilaç bilinmektedir. Viral hastalıkları engellemenin en iyi yolu, bağışıklık geliştirmeye yarayan aşıdır.
Virüslerin canlı olup olmadığı uzun boylu tartışıla gelmiştir. Hayat tanımının genel kabul görmüş olan tüm kıstaslarını karşılamadığı için çoğu virolog onları cansız sayar. Konak hücre dışında çoğalamadıklarından, zorunlu hücre içi parazitlerine benzerler ama parazitlerden farklı olarak virüsler gerçek organizma sayılmazlar. Diğer farklılıkların yanı sıra, virüslerin hücre zarı ve kendi metabolizmaları yoktur. Canlı sayılan bazı organizmalar da virüsler gibi hem canlı hem cansızların özelliklerine sahip olduklarından bu konuda kesin bir yanıt bulmak zordur. Virüsleri canlı sayanlara göre onlar Theodore Schwann tarafından öne sürülmüş hücre teorisinin bir istisnasıdırlar, çünkü virüsler hücre değildirler. (Alıntı WP)
Parazit:
Kendinden daha büyük bitkisel/hayvansal kökenli bir canlının üzerinde veya içinde geçici veya sürekli olarak, daima onun zararına yaşayan diğer bitkisel/hayvansal kökenli canlıya denir. Birçok türü bulunmaktadır. Tutundukları canlının vücudundan beslenirler. (Alıntı WP)
Hoş geldin B.S.A.A Güle güle S.T.A.R.S veya Bir S.T.A.R.S geldi geçti
Resident Evil serilerinde unutulmayan, bizleri aksiyondan korkuya, korkudan maceraya atılmamızı sağlayan bir ekip vardı. Her Resident Evil severin bildiği ve çok yakından tanıdığı bir ekipti. S.T.A.R.S ekibi.
Hikayede çok önemli bir yere sahip olan bu ekibi, tanımayanlar ve unutanlar için hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.
(Resimde sadece Bravo takımından Rebecca Chambers bulunmamaktadır)
Ekip, 1996 yılında, Raccoon Belediye başkanı Warrens`ın “ Raccoon şehri için parlak bir 21.yüzyıl“ projesi adı altında, Umbrella şirketinin desteğiyle kurulmuştur. R.P.D.`ye (Raccoon Police Department / Raccoon Polis Departmanı) bağlı özel kişilerden kurulan bu özel bir birlik, yani S.T.A.R.S. (Special Tactics and Rescue Squad) özel taktik ve kurtarma ekibi anlamına geliyordu.
Oyun yapımcıları veya oyunu yaratanlar diyelim, son iki bölümde bizleri yeni bir düşmanla tanıştırdılar. Zombisiz olan 4. oyunda Plagas parazitiyle tanıştık ve onun korkunç ellerde kontrol edilebilen güçlü bir silah olabileceğine tanık olduk. 5. oyuna ve şimdiye kadar gösterilen birçok videoya baktığımızda - tam olarak elimizde kesin bir bilgi olmasa da- hayli korkunç ve bir o kadar da tehlikeli olan yeni bir parazitle karşı karşıya olacağımızı görüyoruz. İnsanların içine yerleştirilen ve onların korkunç birer şeytan olmasını sağlayan bu ölümcül parazit ne olabilir?
Görünen o ki artık karşımızda kontrol edilemeyen virüsler olmayacak, tamamen kontrolü sağlanan akıllı, düşünen, plan yapan, silah kullanan yeni bir parazitin baş gösterdiği bir düşmanla karşı karşıya kalacağız.
Kısaca, bilmeyenler için Virüslerin ve Parazitlerin ne olduğunu öğrenelim.
Virüs:
Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler. En temel haliyle bir virüs, kapsit adlı bir protein örtü içinde bulunan genetik malzemeden oluşur. Ökaryot (hayvan, mantar ve bitkiler) ve prokaryotlar (bakteri ve arkaeler) virüsler tarafından enfekte edilebilirler. Bakterileri enfekte eden virüsler bakteriofaj veya kısaltılmış olarak faj diye adlandırılırlar. Sözcük Latince virus (zehir) sözcüğünden türemiştir; sıfat hali viraldir. Virüslerin incelendiği bilim dalına viroloji denir; bu dalın bilim insanları da virologlardır. Virüsler birçok insan hastalığına neden olurlar; bunlara AIDS, grip ve kuduz örnek verilebilir. Bu tür hastalıkların tedavisi zordur, çünkü antibiyotikler virüslere etki etmezler ve az sayıda antiviral ilaç bilinmektedir. Viral hastalıkları engellemenin en iyi yolu, bağışıklık geliştirmeye yarayan aşıdır.
Virüslerin canlı olup olmadığı uzun boylu tartışıla gelmiştir. Hayat tanımının genel kabul görmüş olan tüm kıstaslarını karşılamadığı için çoğu virolog onları cansız sayar. Konak hücre dışında çoğalamadıklarından, zorunlu hücre içi parazitlerine benzerler ama parazitlerden farklı olarak virüsler gerçek organizma sayılmazlar. Diğer farklılıkların yanı sıra, virüslerin hücre zarı ve kendi metabolizmaları yoktur. Canlı sayılan bazı organizmalar da virüsler gibi hem canlı hem cansızların özelliklerine sahip olduklarından bu konuda kesin bir yanıt bulmak zordur. Virüsleri canlı sayanlara göre onlar Theodore Schwann tarafından öne sürülmüş hücre teorisinin bir istisnasıdırlar, çünkü virüsler hücre değildirler. (Alıntı WP)
Parazit:
Kendinden daha büyük bitkisel/hayvansal kökenli bir canlının üzerinde veya içinde geçici veya sürekli olarak, daima onun zararına yaşayan diğer bitkisel/hayvansal kökenli canlıya denir. Birçok türü bulunmaktadır. Tutundukları canlının vücudundan beslenirler. (Alıntı WP)
Hoş geldin B.S.A.A Güle güle S.T.A.R.S veya Bir S.T.A.R.S geldi geçti
Resident Evil serilerinde unutulmayan, bizleri aksiyondan korkuya, korkudan maceraya atılmamızı sağlayan bir ekip vardı. Her Resident Evil severin bildiği ve çok yakından tanıdığı bir ekipti. S.T.A.R.S ekibi.
Hikayede çok önemli bir yere sahip olan bu ekibi, tanımayanlar ve unutanlar için hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.
(Resimde sadece Bravo takımından Rebecca Chambers bulunmamaktadır)
Ekip, 1996 yılında, Raccoon Belediye başkanı Warrens`ın “ Raccoon şehri için parlak bir 21.yüzyıl“ projesi adı altında, Umbrella şirketinin desteğiyle kurulmuştur. R.P.D.`ye (Raccoon Police Department / Raccoon Polis Departmanı) bağlı özel kişilerden kurulan bu özel bir birlik, yani S.T.A.R.S. (Special Tactics and Rescue Squad) özel taktik ve kurtarma ekibi anlamına geliyordu.
Ekibin asıl kurulma nedeni şehirde artan terör ve tarikat kaynaklı olaylarıydı. Bunların üstüne ek olarak, bilinmeyen ve birçok insanın vahşice katledildiği, seri cinayetlerin sayısının günden güne hızla artmasıydı.
S.T.A.R.S ekibi iki takımdan ve 12 üyeden oluşmaktaydı. Birinci takım Alfa Takımı (Albert Wesker`in liderliğinde ), ikinci takım ise Bravo Takımı (Enrico Marini liderliğinde). Esasında bu ekip 12 kişidir ama bir de 13. kişi olaraktan takımda görülen Kevin Dooley vardır. Kevin helikopter pilotudur ve pilotluk yapmadığı zaman yedekte tutulmuştur. Yani Kevin`ı da sayarsak ekip 13 kişiden oluşmaktadır.
Her takım taktiksel bir dizilime sahipti, 5 alan ve 1 helikopter üyesi.
Lider; Takımın alandaki komutanı, Öncü; alan araştırması ve öncülük, Omni; araç ve silah işleri, Geri Güvenlik; karargâhla ve helikopterle bağlantıyı sağlama ve ekipte yaralanan üyelerle ilgilenme görevini üstleniyordu.
Her takımda bu görevler için birer üye vardı, ek olarak bir geri güvenlik bulunurdu, Alfa takımının tüm üyeleri hayatta kaldı Joseph Frost ve Brad Vickers hariç, Bravo takımının da bütün üyeleri öldü Rebacca Chambers hariç, böyle bakıldığında Alfa takımının daha iyi üyelerden oluşturulduğu ortaya çıkıyor.
Alfa Takımı :
Albert Wesker – Lider (Yaşıyor)
Chris Redfield - Öncü, Bulucu (Yaşıyor)
Barry Burton - Destek, Silah Teknisyeni(Yaşıyor)
Joseph Frost - Omni, Araç Teknisyeni (Kaybedildi)
Jill Valentine - Geri Güvenlik, Silah Teknisyeni (Yaşıyor)
Brad Vickers - Geri Güvenlik, Pilot (Kaybedildi)
Bravo Takımı :
Enrico Marini – Lider (Kaybedildi)
Kenneth J. Sullivan – Öncü (Kaybedildi)
Richard Aiken - Destek, İletişim (Kaybedildi)
Forest Speyer - Omni, Araç Teknisyeni (Kaybedildi)
Edward Dewey - Geri Güvenlik, Pilot (Kaybedildi)
Rebecca Chambers - Geri Güvenlik, Sağlık (Yaşıyor)
.T.A.R.S üyesi olmamasına rağmen, RPD memuru Kevin Dooley, Bravo takımı için Arklay Dağları olaylarında yedek pilotluk yapmıştır. O da kaybedilmiştir.
Ekipman ve Silahlar :
Standart silahları M92FS ve M92FS`nin S.T.A.R.S`a özel yapılmış Samuray Ağzı adlı sürümleriydi. Joe Kendo tarafından tasarlanmışlardı. Kendo, Kendo Silah Dükkânı`nın sahibi Robert Kendo'nun (Robert Kendo: Resident Evil 2`de ilk olarak pompalı tüfeği aldığımız ve zombiler tarafından katledilen silah dükkanın sahibi) kardeşiydi. Robert, Barry`nin yakın bir arkadaşıydı.
Standart model ekip için düzenlenmişti, buna Chris, Jill ve Wesker'ın özelleştirilmiş sürümleri dâhildi. Barry'nin ki ise ateş etme konusunda geliştirilmişti. Silahı parabellum mermileri yerine 40 adet S&W mermisi alabiliyordu. S.T.A.R.S'ın kullandığı diğer silahlar Barry'nin kullandığının normaliydi. 44`lük Magnum, Forest'ın bomba atarı, Edward`ın tüfeği ve Richard Aiken-Joseph Frost ikilisinin kullandığı çatışma pompalıları. Ayrıca Chris ve Jill kendi kişisel bıçaklarını da malikanede kullanmışlardır.
Giyim :
Her üye içine özel penye giyiyordu. Sağ kolda S.T.A.R.S amblemi vardı. Ayrıca her üyeye farklı özellikte kurşun geçirmez yelekler verilmişti. Chris'in sağ ve sol omzunda bıçak kılıfı, Rebecca`nın sırtında ise kırmızı bir haç vardı. Her üye kendi rengini seçebilirdi. İlk yapılan örnek giysi yeşil ve siyah ağırlıklıydı, fakat takıma fazla uymamıştı. Sadece Chris bu tipi (Code Veronika`da) Rockfort Adası ve Antartika'daki görevlerde kullanmıştır.
S.T.A.R.S ekibi iki takımdan ve 12 üyeden oluşmaktaydı. Birinci takım Alfa Takımı (Albert Wesker`in liderliğinde ), ikinci takım ise Bravo Takımı (Enrico Marini liderliğinde). Esasında bu ekip 12 kişidir ama bir de 13. kişi olaraktan takımda görülen Kevin Dooley vardır. Kevin helikopter pilotudur ve pilotluk yapmadığı zaman yedekte tutulmuştur. Yani Kevin`ı da sayarsak ekip 13 kişiden oluşmaktadır.
Her takım taktiksel bir dizilime sahipti, 5 alan ve 1 helikopter üyesi.
Lider; Takımın alandaki komutanı, Öncü; alan araştırması ve öncülük, Omni; araç ve silah işleri, Geri Güvenlik; karargâhla ve helikopterle bağlantıyı sağlama ve ekipte yaralanan üyelerle ilgilenme görevini üstleniyordu.
Her takımda bu görevler için birer üye vardı, ek olarak bir geri güvenlik bulunurdu, Alfa takımının tüm üyeleri hayatta kaldı Joseph Frost ve Brad Vickers hariç, Bravo takımının da bütün üyeleri öldü Rebacca Chambers hariç, böyle bakıldığında Alfa takımının daha iyi üyelerden oluşturulduğu ortaya çıkıyor.
Alfa Takımı :
Albert Wesker – Lider (Yaşıyor)
Chris Redfield - Öncü, Bulucu (Yaşıyor)
Barry Burton - Destek, Silah Teknisyeni(Yaşıyor)
Joseph Frost - Omni, Araç Teknisyeni (Kaybedildi)
Jill Valentine - Geri Güvenlik, Silah Teknisyeni (Yaşıyor)
Brad Vickers - Geri Güvenlik, Pilot (Kaybedildi)
Bravo Takımı :
Enrico Marini – Lider (Kaybedildi)
Kenneth J. Sullivan – Öncü (Kaybedildi)
Richard Aiken - Destek, İletişim (Kaybedildi)
Forest Speyer - Omni, Araç Teknisyeni (Kaybedildi)
Edward Dewey - Geri Güvenlik, Pilot (Kaybedildi)
Rebecca Chambers - Geri Güvenlik, Sağlık (Yaşıyor)
.T.A.R.S üyesi olmamasına rağmen, RPD memuru Kevin Dooley, Bravo takımı için Arklay Dağları olaylarında yedek pilotluk yapmıştır. O da kaybedilmiştir.
Ekipman ve Silahlar :
Standart silahları M92FS ve M92FS`nin S.T.A.R.S`a özel yapılmış Samuray Ağzı adlı sürümleriydi. Joe Kendo tarafından tasarlanmışlardı. Kendo, Kendo Silah Dükkânı`nın sahibi Robert Kendo'nun (Robert Kendo: Resident Evil 2`de ilk olarak pompalı tüfeği aldığımız ve zombiler tarafından katledilen silah dükkanın sahibi) kardeşiydi. Robert, Barry`nin yakın bir arkadaşıydı.
Standart model ekip için düzenlenmişti, buna Chris, Jill ve Wesker'ın özelleştirilmiş sürümleri dâhildi. Barry'nin ki ise ateş etme konusunda geliştirilmişti. Silahı parabellum mermileri yerine 40 adet S&W mermisi alabiliyordu. S.T.A.R.S'ın kullandığı diğer silahlar Barry'nin kullandığının normaliydi. 44`lük Magnum, Forest'ın bomba atarı, Edward`ın tüfeği ve Richard Aiken-Joseph Frost ikilisinin kullandığı çatışma pompalıları. Ayrıca Chris ve Jill kendi kişisel bıçaklarını da malikanede kullanmışlardır.
Giyim :
Her üye içine özel penye giyiyordu. Sağ kolda S.T.A.R.S amblemi vardı. Ayrıca her üyeye farklı özellikte kurşun geçirmez yelekler verilmişti. Chris'in sağ ve sol omzunda bıçak kılıfı, Rebecca`nın sırtında ise kırmızı bir haç vardı. Her üye kendi rengini seçebilirdi. İlk yapılan örnek giysi yeşil ve siyah ağırlıklıydı, fakat takıma fazla uymamıştı. Sadece Chris bu tipi (Code Veronika`da) Rockfort Adası ve Antartika'daki görevlerde kullanmıştır.
Helikopter :
Ekibin iki tane UH–1 Model helikopteri vardı. Her biri bir takımdaydı. Brad Alfa`nın, Edward ise Bravo'nun pilotuydu. RPD`nin pilotlarından biri olan Kevin durumun gerekliliği olarak Alfa ve Bravo'ya destek için çağırılmıştır.
Cd Kaydedici :
Kenneth ve Joseph sol omuzlarında kaydedici taşıyorlardı. Böylelikle sesler ve görüntüler DV bantlarına kaydediliyordu.
Yukarıda sizlere Resident Evil serilerinde efsane olan S.T.A.R.S ekibini anlatmaya çalıştım. Hikayede önemli bir yeri olan S.T.A.R.S, Umbrella Şirketi`nin yarattığı ve sonuç olarak kendisinin de yok olmasını sağlayan en büyük etkenlerden bir tanesiydi. Raccoon şehrinin yok olmasıyla S.T.A.R.S ekibi de yok oldu diyebiliriz. Umbrella`nın yok olmasından sonra S.T.A.R.S`dan geriye kalanlar Anti-Umbrella ekibini kurup, şirketten geriye kalanları yok etmek için savaş başlattılar. Bu savaş 4. oyuna kadar devam etti.
Yeni bölümlerde artık S.T.A.R.S`ı göremeyeceğiz. Artık hikâyede yeni bir ekip var. B.S.A.A. (Bioterrorism Security Assessment Alliance) Bio-Terörizm Güvenlik Değerlendirme Teşkilatı. Kimdir? Nereden çıktı bu ekip başımıza, ne için kuruldu?
Dünyanın her bir köşesinde yaşanan Bio-Terörizme karşı anında müdahale etmek için kurulan özel bir birliktir. Yani görev yerlerimiz bir yerle sabit kalmayacak bundan sonra, dünyanın dört bir yanında biyolojik silahlara karşı savaşmak için bu ekibin içinde yer alacağız. Görev bizi nereye götürürse orada bulunacağız. Bunu, hikayenin neden Afrika`da geçtiği sorusuna da bir cevap olarak düşünebilirsiniz. Hatırlarsanız (Ata) Progenitor Virüsü ve T-Virüsü`nün (Tyrant Virüsü) yaratılmasındaki en büyük etkenlerden bir tanesi de Ebola virüsüydü. Ebola virüsünün anavatanı da neresiydi, Afrika değil miydi? Acaba bu yüzden mi Chris Afrika`ya gidiyor. Bu da bir ihtimal ama kesin değil tabi ki. Hazır Ebola virüsünden bahsetmişken Albert Wesker`in ağzından onun nasıl bir virüs olduğunu öğrenelim.
Albert Wesker Raporlarından bir alıntı
Rapor 2, 31 Temmuz 1978
“Birkin'in çok yakından incelediği doküman, Afrika'da ortaya çıkan yeni bir virüs hakkında olan bir rapordu. Virüs "Ebola" adı ile biliniyordu. Şu anda dünyada Ebola virüsü hakkında çalışan birçok insan var. Bu insanların neden Ebola virüsü üzerinde çalıştıkları hakkında iki büyük neden olabilir. İnsanlara yardım etmek veya… Onları öldürmek. Sizin de muhtemelen bildiğiniz gibi Ebola virüsünü taşımak % 90 ölümle sonuçlanır. 10 gün içerisinde virüsü taşıyan insanın organları süratle tahrip olur. Su anda bile bunu önleyebilecek ya da tedavi edebilecek bilinen bir yol yoktur. Virüsün, insan ırkının çok geniş bir kısmını ortadan kaldırabilecek etkiye sahip olduğunu söylemek mümkündür.
Tabi ki bundan önce "Biyolojik silahların yasaklanması ile ilgili Anlaşma" nedeniyle, bir silah olarak Ebola virüsünün üzerinde çalışmak bizim için yasal değildi. Buna rağmen, bunu araştıran bizler olmasak bile başka bir ekibin aynı şeyi yapmayacağına dair bir delil yoktu ve sonuç olarak araştırmanın bizim için uygun olduğu kararına varıldı. Uluslararası hukukta, kabul edilen ve yasaklanan arasında ince bir çizgi vardır. Virüsün bir silah olarak değil de hastalığı önleme metodu olarak nasıl kullanılabileceği hususunda bir araştırma yapmak zaruri olmuştu. Bir virüsü tedavi amaçlı araştırmakla o virüsü bir silah olarak araştırmak arasında gerçekten bir fark yoktur. Her ikisi de birbirine çok benzer oldukları için, aslında bir tedavi yöntemini araştırıyor gibi görünürken gerçekte virüsü bir silah olarak araştırmak mümkündür. O zaman Birkin, Ebola raporuna inceliyor olsa bile, aslında gerçekten Ebola virüsü hakkında araştırma yapmıyordu.
Ebola virüsünün birçok "Zayıf Noktası" vardı. İlk olarak virüs eğer bir insan vücudu içerisinde değilse sadece bir kaç gün hayatta kalma şansı vardı. Eğer güneş ışığına (ultraviyole ışığına) çok uzun süre maruz kalmışsa çok kısa bir zaman içinde ölebilirdi. İkinci olarak bedenine girdiği insanı çok kısa bir zamanda öldürdükten sonra başka bir bedene transfer olması için yeteri kadar zaman yoktu. Son olarak virüs sadece direk temasla transfer oluyordu ki bu da kolayca engellenebilirdi. Söyleyeceklerimi hayal etmeye çalısın: Eğer bir insan virüsten ağır derecede etkilenmişse (hastalık bütün vücuda yayılmışsa) ayağa kalkıp yürümesi mümkün müdür? Ve bu hastalığı taşıdığını bilmeksizin kendi arzusu ile diğer insanlarla direk kontakta bulunmuştur. Peki, Ebola virüsünün RNA'sı bir insanin genetik kodunu değiştirirse ve eğer o insan ölmeden virüsü taşıyabilir hale gelirse ne olur? Eğer bu insanda bir hayvanın çarpışma gücü varsa neler olabilir? Bu insan vücudunda virüs taşıyan, yaşayan bir ölü olamaz mıydı? Başkalarını etkileyebilecek bir şey yani "yaşayan bir biyolojik silah" gibi. Tahmin ediyorum bizler şanslıydık çünkü Ebola virüsü onca şeyi yapacak güce sahip değildi. Acaba böyle bir virüsü yanlış bir insanin eline vermeden başarılı olabilir miydik? “
Ekibin iki tane UH–1 Model helikopteri vardı. Her biri bir takımdaydı. Brad Alfa`nın, Edward ise Bravo'nun pilotuydu. RPD`nin pilotlarından biri olan Kevin durumun gerekliliği olarak Alfa ve Bravo'ya destek için çağırılmıştır.
Cd Kaydedici :
Kenneth ve Joseph sol omuzlarında kaydedici taşıyorlardı. Böylelikle sesler ve görüntüler DV bantlarına kaydediliyordu.
Yukarıda sizlere Resident Evil serilerinde efsane olan S.T.A.R.S ekibini anlatmaya çalıştım. Hikayede önemli bir yeri olan S.T.A.R.S, Umbrella Şirketi`nin yarattığı ve sonuç olarak kendisinin de yok olmasını sağlayan en büyük etkenlerden bir tanesiydi. Raccoon şehrinin yok olmasıyla S.T.A.R.S ekibi de yok oldu diyebiliriz. Umbrella`nın yok olmasından sonra S.T.A.R.S`dan geriye kalanlar Anti-Umbrella ekibini kurup, şirketten geriye kalanları yok etmek için savaş başlattılar. Bu savaş 4. oyuna kadar devam etti.
Yeni bölümlerde artık S.T.A.R.S`ı göremeyeceğiz. Artık hikâyede yeni bir ekip var. B.S.A.A. (Bioterrorism Security Assessment Alliance) Bio-Terörizm Güvenlik Değerlendirme Teşkilatı. Kimdir? Nereden çıktı bu ekip başımıza, ne için kuruldu?
Dünyanın her bir köşesinde yaşanan Bio-Terörizme karşı anında müdahale etmek için kurulan özel bir birliktir. Yani görev yerlerimiz bir yerle sabit kalmayacak bundan sonra, dünyanın dört bir yanında biyolojik silahlara karşı savaşmak için bu ekibin içinde yer alacağız. Görev bizi nereye götürürse orada bulunacağız. Bunu, hikayenin neden Afrika`da geçtiği sorusuna da bir cevap olarak düşünebilirsiniz. Hatırlarsanız (Ata) Progenitor Virüsü ve T-Virüsü`nün (Tyrant Virüsü) yaratılmasındaki en büyük etkenlerden bir tanesi de Ebola virüsüydü. Ebola virüsünün anavatanı da neresiydi, Afrika değil miydi? Acaba bu yüzden mi Chris Afrika`ya gidiyor. Bu da bir ihtimal ama kesin değil tabi ki. Hazır Ebola virüsünden bahsetmişken Albert Wesker`in ağzından onun nasıl bir virüs olduğunu öğrenelim.
Albert Wesker Raporlarından bir alıntı
Rapor 2, 31 Temmuz 1978
“Birkin'in çok yakından incelediği doküman, Afrika'da ortaya çıkan yeni bir virüs hakkında olan bir rapordu. Virüs "Ebola" adı ile biliniyordu. Şu anda dünyada Ebola virüsü hakkında çalışan birçok insan var. Bu insanların neden Ebola virüsü üzerinde çalıştıkları hakkında iki büyük neden olabilir. İnsanlara yardım etmek veya… Onları öldürmek. Sizin de muhtemelen bildiğiniz gibi Ebola virüsünü taşımak % 90 ölümle sonuçlanır. 10 gün içerisinde virüsü taşıyan insanın organları süratle tahrip olur. Su anda bile bunu önleyebilecek ya da tedavi edebilecek bilinen bir yol yoktur. Virüsün, insan ırkının çok geniş bir kısmını ortadan kaldırabilecek etkiye sahip olduğunu söylemek mümkündür.
Tabi ki bundan önce "Biyolojik silahların yasaklanması ile ilgili Anlaşma" nedeniyle, bir silah olarak Ebola virüsünün üzerinde çalışmak bizim için yasal değildi. Buna rağmen, bunu araştıran bizler olmasak bile başka bir ekibin aynı şeyi yapmayacağına dair bir delil yoktu ve sonuç olarak araştırmanın bizim için uygun olduğu kararına varıldı. Uluslararası hukukta, kabul edilen ve yasaklanan arasında ince bir çizgi vardır. Virüsün bir silah olarak değil de hastalığı önleme metodu olarak nasıl kullanılabileceği hususunda bir araştırma yapmak zaruri olmuştu. Bir virüsü tedavi amaçlı araştırmakla o virüsü bir silah olarak araştırmak arasında gerçekten bir fark yoktur. Her ikisi de birbirine çok benzer oldukları için, aslında bir tedavi yöntemini araştırıyor gibi görünürken gerçekte virüsü bir silah olarak araştırmak mümkündür. O zaman Birkin, Ebola raporuna inceliyor olsa bile, aslında gerçekten Ebola virüsü hakkında araştırma yapmıyordu.
Ebola virüsünün birçok "Zayıf Noktası" vardı. İlk olarak virüs eğer bir insan vücudu içerisinde değilse sadece bir kaç gün hayatta kalma şansı vardı. Eğer güneş ışığına (ultraviyole ışığına) çok uzun süre maruz kalmışsa çok kısa bir zaman içinde ölebilirdi. İkinci olarak bedenine girdiği insanı çok kısa bir zamanda öldürdükten sonra başka bir bedene transfer olması için yeteri kadar zaman yoktu. Son olarak virüs sadece direk temasla transfer oluyordu ki bu da kolayca engellenebilirdi. Söyleyeceklerimi hayal etmeye çalısın: Eğer bir insan virüsten ağır derecede etkilenmişse (hastalık bütün vücuda yayılmışsa) ayağa kalkıp yürümesi mümkün müdür? Ve bu hastalığı taşıdığını bilmeksizin kendi arzusu ile diğer insanlarla direk kontakta bulunmuştur. Peki, Ebola virüsünün RNA'sı bir insanin genetik kodunu değiştirirse ve eğer o insan ölmeden virüsü taşıyabilir hale gelirse ne olur? Eğer bu insanda bir hayvanın çarpışma gücü varsa neler olabilir? Bu insan vücudunda virüs taşıyan, yaşayan bir ölü olamaz mıydı? Başkalarını etkileyebilecek bir şey yani "yaşayan bir biyolojik silah" gibi. Tahmin ediyorum bizler şanslıydık çünkü Ebola virüsü onca şeyi yapacak güce sahip değildi. Acaba böyle bir virüsü yanlış bir insanin eline vermeden başarılı olabilir miydik? “
Ebola virüsünü de kısa bir şekilde öğrenmiş olduk. Yazı, incelemeden daha çok biyoloji dersi gibi olmaya başladı. Biliyorum belki sıkılıyorsunuz ama bu materyallerin hikayede önemli yeri olduğu için yazının aralarında bahsetmeye devam edeceğim.
Ebola virüsü ile ilgili teorimizden sonra B.S.A.A ekibine geri dönelim. B.S.A.A ekibi dünya çapında görev yapan bir organizasyondur. Raccoon şehrinde yaşanan korkunç olayların ardından kurulan özel bir birimdir. Chris Redfield bu birimin Amerika departmanında çalışan ajanlarından bir tanesidir. Aynı şekilde videolarda gördüğümüz ve bize oyunda eşlik edecek olan, B.S.A.A biriminin Afrika`da çalışan ajanı Sheva Alomar`dır.
B.S.A.A, yeni bir biyolojik silahın ortaya çıkması ve bu silahın araştırılması için bizlerin çok yakından tanıdığı Chris Redfield`i Afrika`ya gönderiyor. Afrika bilinmeyen ve çok tehlikeli bir bölge. Bu yüzden baş karaktere yardım ve kılavuzluk etmesi için hikayeye Sheva adında yeni bir bayan karakter eklenmiş. Anlaşılan o ki oyunun başından sonuna kadar Sheva ile birlikte bu macerayı devam ettireceğiz.
Ana karakterimiz Chris Redfield kimdir?
Resident Evil efsanesini, hikâyesini, karakterlerini ve düşmanlarını seriyi takip eden bütün oyuncular bilir. Resident Evil 5`de de çok iyi tanıdığımız bir karakter olacak. Resident Evil 1 (Remake) ve Code Veronika oyunlarında ana karakter olarak yönettiğimiz ve oynadığımız Chris Redfield`i, oyunun çıkacak olan 5. bölümünde tekrar göreceğiz. Chris Redfield kimdir? İsterseniz onu yakından tanıyalım.
Chris bir askerdi. ABD hava kuvvetlerinde pilot olarak görev yapıyordu, 1995 yılında yaşanan talihsiz bir olay sonucu asilikle suçlandı ve ordudan atıldı. Ordudan atıldıktan sonra uzun bir süre boşta kaldı,
yaşamının geri kalanını artık bir serseri gibi sürdürmeye başlamıştı, ta ki Barry Burton onu bulana kadar. Barry onu arayarak kendisinin de çalıştığı S.T.A.R.S ekibine katılması için ikna etti. Böylece Chris, Raccoon şehrine gelip S.T.A.R.S`ın Alfa ekibine dahil oldu.
Temmuz 1998 yılında ki konak olayları sırasında Raccoon ormanlarına gönderilen S.T.A.R.S`ın iki takımından biri olan Bravo takımı kayboldu ve takımdakilerden haber alınamadı. Bravo takımını aramak için yollanan diğer takım, yani Alfa takımı da Raccoon ormanlarına gönderildi. Alfa takımı bölgedeki araştırmaları sırasında Bravo, takımının helikopter kalıntılarını ve takım pilotunun cesedini buldu. Daha sonra Alfa takımı zombi köpekler (Cerberus) tarafından saldırıya uğradı ve burada ilk kayıplarını verdiler. Takım üyelerinden Joseph köpekler tarafından vahşice öldürüldü, takımın geri kalan üyeleri de kaçarak orman içinde bulunan Spencer konağına sığınmak zorunda kaldılar.
Spencer konağının araştırılması sırasında konağın zombiler ve mutanta uğramış yaratıklar tarafından istila edildiğini gördüler, üstelik bu konakta diğer takım üyelerinin, yani Bravo takımından geriye kalanları da buldular. Chris bu esnada Bravo takımından sağ kalan Rebecca Chambers`la karşılaştı ve onun sayesinde konakta bulunan bir çok tuzaktan ve engelden kurtulmayı başardı. Bu ikili araştırmaları sırasında konağın sırlarını yavaş yavaş keşfetmeye başladılar. Konak esasında çok gizli bir tesisti ve bu tesislerde T-Virüsünün üzerinde çalışılıp, bio organik silahlar geliştiriliyordu. Albert Wesker Alfa takımının lideriydi ve bütün bu olanlardan haberdardı. S.T.A.R.S takımını bilerek buraya getirmişti. Ekip üyelerinin performanslarını test etmek için hepsini konağa çekmişti. Bütün olanlardan o sorumluydu. Wesker kendi yarattığı biyolojik bir silah olan Tyrant`ı takım üyelerinin peşine taktı ve Tyrant`a onları öldürmesi için emir verdi. Ama Chris Tyrant`ı yendikten sonra Rebecca`yla beraber konağın kendisini havaya uçuran sistemi aktif hale getirerek, konakta bulunan ve sağ kalan ekip arkadaşlarıyla beraber kaçmayı başardı.
Ebola virüsü ile ilgili teorimizden sonra B.S.A.A ekibine geri dönelim. B.S.A.A ekibi dünya çapında görev yapan bir organizasyondur. Raccoon şehrinde yaşanan korkunç olayların ardından kurulan özel bir birimdir. Chris Redfield bu birimin Amerika departmanında çalışan ajanlarından bir tanesidir. Aynı şekilde videolarda gördüğümüz ve bize oyunda eşlik edecek olan, B.S.A.A biriminin Afrika`da çalışan ajanı Sheva Alomar`dır.
B.S.A.A, yeni bir biyolojik silahın ortaya çıkması ve bu silahın araştırılması için bizlerin çok yakından tanıdığı Chris Redfield`i Afrika`ya gönderiyor. Afrika bilinmeyen ve çok tehlikeli bir bölge. Bu yüzden baş karaktere yardım ve kılavuzluk etmesi için hikayeye Sheva adında yeni bir bayan karakter eklenmiş. Anlaşılan o ki oyunun başından sonuna kadar Sheva ile birlikte bu macerayı devam ettireceğiz.
Ana karakterimiz Chris Redfield kimdir?
Resident Evil efsanesini, hikâyesini, karakterlerini ve düşmanlarını seriyi takip eden bütün oyuncular bilir. Resident Evil 5`de de çok iyi tanıdığımız bir karakter olacak. Resident Evil 1 (Remake) ve Code Veronika oyunlarında ana karakter olarak yönettiğimiz ve oynadığımız Chris Redfield`i, oyunun çıkacak olan 5. bölümünde tekrar göreceğiz. Chris Redfield kimdir? İsterseniz onu yakından tanıyalım.
Chris bir askerdi. ABD hava kuvvetlerinde pilot olarak görev yapıyordu, 1995 yılında yaşanan talihsiz bir olay sonucu asilikle suçlandı ve ordudan atıldı. Ordudan atıldıktan sonra uzun bir süre boşta kaldı,
yaşamının geri kalanını artık bir serseri gibi sürdürmeye başlamıştı, ta ki Barry Burton onu bulana kadar. Barry onu arayarak kendisinin de çalıştığı S.T.A.R.S ekibine katılması için ikna etti. Böylece Chris, Raccoon şehrine gelip S.T.A.R.S`ın Alfa ekibine dahil oldu.
Temmuz 1998 yılında ki konak olayları sırasında Raccoon ormanlarına gönderilen S.T.A.R.S`ın iki takımından biri olan Bravo takımı kayboldu ve takımdakilerden haber alınamadı. Bravo takımını aramak için yollanan diğer takım, yani Alfa takımı da Raccoon ormanlarına gönderildi. Alfa takımı bölgedeki araştırmaları sırasında Bravo, takımının helikopter kalıntılarını ve takım pilotunun cesedini buldu. Daha sonra Alfa takımı zombi köpekler (Cerberus) tarafından saldırıya uğradı ve burada ilk kayıplarını verdiler. Takım üyelerinden Joseph köpekler tarafından vahşice öldürüldü, takımın geri kalan üyeleri de kaçarak orman içinde bulunan Spencer konağına sığınmak zorunda kaldılar.
Spencer konağının araştırılması sırasında konağın zombiler ve mutanta uğramış yaratıklar tarafından istila edildiğini gördüler, üstelik bu konakta diğer takım üyelerinin, yani Bravo takımından geriye kalanları da buldular. Chris bu esnada Bravo takımından sağ kalan Rebecca Chambers`la karşılaştı ve onun sayesinde konakta bulunan bir çok tuzaktan ve engelden kurtulmayı başardı. Bu ikili araştırmaları sırasında konağın sırlarını yavaş yavaş keşfetmeye başladılar. Konak esasında çok gizli bir tesisti ve bu tesislerde T-Virüsünün üzerinde çalışılıp, bio organik silahlar geliştiriliyordu. Albert Wesker Alfa takımının lideriydi ve bütün bu olanlardan haberdardı. S.T.A.R.S takımını bilerek buraya getirmişti. Ekip üyelerinin performanslarını test etmek için hepsini konağa çekmişti. Bütün olanlardan o sorumluydu. Wesker kendi yarattığı biyolojik bir silah olan Tyrant`ı takım üyelerinin peşine taktı ve Tyrant`a onları öldürmesi için emir verdi. Ama Chris Tyrant`ı yendikten sonra Rebecca`yla beraber konağın kendisini havaya uçuran sistemi aktif hale getirerek, konakta bulunan ve sağ kalan ekip arkadaşlarıyla beraber kaçmayı başardı.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 47
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 45
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 36
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 48
- 5.00 yıldız(lar) 1 Değerlendirme
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 72
