Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

AtaSözLerimiz Ve AnLamLar

turkmmo

Level 1
Gold Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
31,097
Mesajlar
0
Online süresi
310s
Reaksiyon Skoru
208
Altın Konu
0
Başarım Puanı
719
TM Yaşı
17 Yıl 7 Ay 8 Gün
MmoLira
40
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

A

* Aba vakti yaba, yaba vakti aba; Bir işin vaktini iyi seçmeyen, kışın yaz işi, yazın kış işi yapan kimseler için kullanılır.
* Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz; Herkes kendine uygun işlerden hoşlanır.
* Abdal tekkede, hacı mekkede bulunur; Her insan kendine uygun bir yerde oturur.
* Abdalın karnı doyunca gözü papucundadır; Misafirliğe yalnız yemek için giden görgüsüz kimseler için söylenir.
* Abdalın yağı çok olursa gah borusuna çalar, gah gerisine; Görgüsüz kimsenin eline fazla mal veya para geçince, olur olmaz işlere sarf eder.
* Acele işe şeytan karışır; Acele yapılan işten hayır gelmez.
* Acemi katır kapı önünde yük indirir; İşi münasip şekilde yapmayanlarla alay etmek için söylenir.
* Acemi nalbant kürt eşeğinde dener kendini; Acemi tecrübesiz kimseler fakir fukarada tatbikat görürler.
* Acı acıyı bastırır, su sancıyı; Yeni felekatler eskilerinin acısını unutturur.
* Acı patlicanı kırağı çalmaz; Cefakeş kimselerin ufak tefek rahatsızlıklardan, sıkıntılardan mütessir olmadığını ifade eder.
* Acı söz insanı dininden, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır; Onuru yaralanan insan şiddetli olarak karşı koyar.
* Acıkan doymam, susayan kanmam sanır; İhtiyaçları tatmin edilmeden önce insan onlar hakkında mübalağalı düşünür.
* Acıklı başta akıl olmaz; Müstarip insan makul bir şekilde düşünemez.
* Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur; Anneler ve babalar çocuklarının maddi ve manevi ihtiyaçları karşısında makul davranmazlarsa onların ahlakını bozarlar.
* Aç ile yatınca arada dilenci doğar; Evlenenlerin maddi şartları hesaba katmaları lazımdır.
* Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez; Aç da çocuk da akla göre hareketler etmez.
* Aç ayı oynamaz; İnsan ve hayvan, her şeyden önce karnını doyurmayı düşünür.
* Aç doymam tok acıkmam sanır; İnsan içinde bulunduğu halin değişmeyeceğini sanır.
* Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır; İhtiyacı olanlar kendilerini o iğtiyaca cevap veren hayallere kaptırırlar.
* Aç gözünü açarlar gözünü; Dikkatli olmayan hayatta acı tecrübelerle karşılaşır.
* Aç köpek fırın deler; Aç insan ahlak ve kanun tanımaz.
* Aç kurt arslana saldırır; Açlar hiç bir şeyden korkmaz.
* Aç kurt yavrusunu yer; Açlık insanı en yakınlarına karşı bile vahşice davranmağa sevk eder. Açlık, hiç bir şeye karşı saygılı değildir.
* Aç ne yemez, tok ne demez; İhtiyacı olan bir insan müşkülpesent değildir, tatmin edilmiş olan bir kimse hiç bir şeyi bağenmez.
* Aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır; İnsan açlıkla susuzlukla hemen ölmez (zarurete bir müddet dayanır).
* Aç insanın yanından kaç; Aç insan tehlikelidir.
* Açık ağız aç kalmaz; Bir şeyi ısrarla isteyenler onu elde ederler.
* Açık kaba it eder; Muhafaza edilmeyen şey kaybolur.
* Açık yaraya tuz ekilmez; Mustarip insanlara daha fazla acı vermemelidir.
* Açılan solar, ağlayan güler; Hayatta hiç bir şey aynı şekilde devam etmez.
* Açın gözü ekmek teknesinde olur; Aç insan yalnız karnını doyurmayı düşünür.
* Açın imanı olmaz; Aç insan yükset kıymetlere değer vermez.
* Açın karnında ekmek durmaz; İhtiyacı çok olan kimse elinde bir şey saklayamaz.
* Açlık ile tokluğun arası yarım yufka; Maddi ihtiyaçların giderilmesi sanıldığı kadar güç değildir. İnsanın karnı az bir şeyle doyar.
* Ada bana adayım sana; Her şey karşılıklı olur.
* Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil; Ölümü düşünerek insanlara katlanmalıdır.
* Adam adamdan korkmaz, utanır; İnsanları ahlaklı davranmağa sevk eden korku değil küçük görülme duygusudur.
* Adam adamdır, olmasa da pulu, eşek eşektir olmasa da çulu; Maddi şeyler değer ölçüsü değildir. Asıl olan şahsiyettir.
* Adam olana bir söz yeter; Anlayışlı ve havsiyetli olan bir kimseye bir kere söylemek.
* Adamakla mal tükenmez; Vaatte bulunmakla hiç bir kayıp söz konusu olmayacağı için insan vaat ederken korkusuzdur.
* Adamın kötüsü olmaz meğer züğürt ola; Servet ve para insan itibar kazandırır.
* Adamın yere bakanından suyun sessiz akanından kork; Korkak ve çekingen görünen insanlar işlerini gizli yürütürler.
* Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez; Her insan, kendinden çok yüksek varlıklar olduğunu bilerek böbürlenmemelidir.
* Ağaç yaş iken eğilir; Çocuk küçük yaşta iken terbiye edilmelidi. Alışkanlıklar küçük yaşta kazanılır.
* Ağaca balta vurmuşlar (neyleyim? sapı bendedir) demiş; İnsana en yakını bile kötülük edebilir.
* Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur; Anne ve baba her hareketlerinde çocuklara örnek olurlar.
* Ağacı kurt, insanı dert yer; Teselli için her şeyi kendine dert etme manasında kulanılır.
* Ağacın kurdu içinde olur; Hastalık sebepleri dışardan belli olmaz.
* Ağacın meyvesi olunca, başını aşağı sallar; Olgun insanlar mütevazı olur.
* Ağaçtan maşa, abdaldan paşa olmaz; Herşey (herkes) her işe kullanılmaz.
* Ağalık vermekle, yiğitlik vurmakla; Ağa cömert, yiğit cesur olmalıdır.
* Ağanın gözü ata tımardır; Ağanın ilgilenmesi işleri işleri yoluna koyar.
* Ağanın gözü öküzü semiz eder; iyi kontrol işte başarı sağlar.
* Ağanın gözü yiğidin sözü; Ağa çevresinde bulunan insanların halini bilmeli, yiğit sözünde durmalıdır.
* Ağanın malı çıkar uşağın canı; Zenginler sıkıntılı durumdan paraları ve malları ile kurtulabilirler, fakirler ise canlarını feda etmekle.
* Ağası güçlü olanın, kulu suçlu olur; Kuvvetli kimselerin suçları maiyetindekilere yüklenir.
* Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter; Tanrı herkesin nasibini verir inancını ifade eder.
* Ağır kazan geç kaynar; Olgun adam geç hiddetlenir.
* Ağır ol batman gelesin; Kendilerine güven duygusu verecek şekilde hareket edenler itibarlı olurlar. Hafif meşrep olmayanlara itibar edilir.
* Ağır ol da molla desinler; Ağır başlı davranan itibarlı olur.
* Ağır taş yerinden oynamaz; Ağırbaşlı olanlar kararlarını kolay kolay değiştirmezler.
* Ağır yongayı yel kaldırmaz; Kendine güvenenler dış tesirlere kolay kapılmazlar.
* Ağlama ölü için, ağla diri için; Ölen için ağlamak meyhudedir, asıl acıyı çekenler geride kalanlardır.
* Ağlamakla yar ele girmez; Aşk konusunda gözyaşının fazla tesiri yoktur.
* Ağlamayan çocuğa meme vermezler; Sesini çıkarmayanın işini görmezler.
* Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar; Annemizin dışında, kimse bizim için gerçekten üzülmez.
* Ağlatan gülmez; Zulmedenin kendisi de rahat etmez, huzur içinde yaşayamaz.
* Ağrılardan göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı; Herkesi en çok ilgilendiren kendi derdidir.
* Ağrısız baş mezarda olur; Dünyada dertsiz insan yoktur. İnsan ölünce huzura kavuşur.
* Ağustosta gölge kovan, zemheride karnını ovar; Zamanında tebdir almayan sonra sıkıntı çeker.
* Ah alan onmaz; Kötülük edenin kendi de iflah olmaz.
* Ahladın (armudun) iyisini ayılar yer; Dünya nimetleri ekseriya layık olmayanlara kısmet olur.
* Ahmağa yüz, abdala söz vermeğe gelmez; Akılsız veya muvazenesiz kimselerle fazla samimi olmak, vaatte bulunmak insanın başına iş açar.
* Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır; Akılsız insan kime iş buyuracağını bilmez.
* Ak akçe kara gün içindir; Sıkıntılı günler için para biriktirmelidir.
* Ak don kara don geçit başında belli olur; Bir şeyin iyisi kötüsü deneme ile (yerinde) belli olur.
* Ak gün ağartır, kara gün karartır; Neşeli günler insanı canlandırır, kederli günler çökertir.
* Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır; Görünüş insanı aldatır.
* Ak koyunun kara kuzusu da olur; İyi insanın kötü işi de olur. İyi kimsenin çocuğu kendine benzemeyebilir.
* Akacak kan damarda durmaz; Bazı felaketlerin önüne geçmek imkansızdır.
* Akar su pislik tutmaz; Hareket, kötü şeyleri de alır götürür.
* Akar suya inanma el oğluna dayanma; Başkalarına fazla güvenmemek lazımdır, dostlukları geçici olabilir.
* Akara kokara bakma çuvala girene bak; iyiye kötüye değil elde edilene önem ver.
* Akçe akıl öğretir, don yürüyüş; Zengin olan mevkiinin gerektirdiği muhitlere gire çıka yol yordam öğrenir. Yeni elbise giyen de oturup kalkışına dikkat eder.
* Akçesi uzun olanın kendisi kıymetli olur; Parayı esirgemeyen hürmet kazanır.
* Akıl akıldan üstündür; Danışmağa önem vermek gerekir, birinin bilmediğini bir başkası bilebilir.
* Akıl için tarik birdir; Normal düşünenler için yapılacak şeyler, herhangi bir meselede alınacak tedbirler birdir.
* Akıl isen açma sırrın dostuna, çünkü dostun dostu vardır, o da söyler dostuna; Bir sırrı en yakınına bile açsan, artık gizli kalmaz.
* Akıl kişiye sermayedir; Muhim olan para değil akıldır. Akıllı olan para kazanır.
* Akıl para ile satılmaz; Akıl doğuştandır, sonradan elde edilmez.
* Akıl yaşta değil baştadır; Kabiliyet ve bilgi yaşa bağlı değildir. Genç bir insan yaşlı bir insandan daha akıllı olabilir.
* Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını beğenmiş (almış); Herkes kendi aklını (düşüncesini) beğenir.
* Akıllı düşman, akılsız dosttan yeğdir (hayırlıdır); Akıllı düşmanın ne yapacağı bellidir, ona göre tebdir alınır. Akılsız dostun beklenmedik bir hareketi daha kötü netice verebilir.
* Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu everir; İhtiyatlı kimse karar vermek için fazla düşünür, ilerisini gerisini düşünmeyen o arada aynı işi yapıp bitirir.
* Akılsız başın zahmetini (cezasını) ayak çeker; Düşünmeden yapılan bir işin neticesi insanı yorar. (Daha ziyade unutkanlık için kullanılmaktadır.)
* Akılsız köpeği yol kocaltır; Düşüncesiz hareket eden boş yere kendini yorar.
* Akşam ise yat sabah ise git; Her işi zamanına uygun olarak yap! Zamanına göre hareket et.
* Akşam kavil, sabah savul; Sözünde durmayan için söylenir.
* Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir; Bir işe sabah başlanılmasının daha uygun olacağını belirtmek için kullanılır.
* Al elmaya taş atan çok olur; Gösterişli bir şeyin üstüne düşen çok olur. Değerli kimseler çok tenkit edilir.
* Al giyen alınır; Gösterişli olan kendini satar.
* Al ile satan tutulur; Hile ile en kuvvetli bile yakalanır. Hesaplanarak (planlı bir şekilde) en güç işler başarılır.
* Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunsun; Bir işi umimi yerde konuşan o kalabalıktaki muhtemel suçludan korkmamalı.
* Al malın iyisin çekme kaygısın; İyi mal al rahat kullan.
* Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz; Her zaman (her işten) beklenilen netice elde edilmez.
* Alacakla verecek ödenmez; Alacağa fazla güvenilmez. Borçlu borcunu vermeyebilir.
* Alçak eşek binmeğe kolay, öksüz çocuk dövmeğe kolay; İnsanların küçüklere, acizlere gücü kolay yeter.
* Alçak yer yiğidi hor gösterir; Bulunduğu mevki kötü ise, bir insanın değerini yalnış gösterir, bir insanın değeri yerini bulunca belli olur.
* Alçak yerde tepecik kendini dağ sanır; Gerçek büyüklerin olmadığı yerde biraz sivrilenler kendini bir şey sanır.
* Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır; Her işte orta yol hayırlıdır. Çok yüksekte olmanın da, çok aşağıda bulunmasının da ayrı ayrı mahzunları vardır.
* Alet işler el övünür; Çokluk, şeref, övünme, işi yapandan başkasına ait olur.
* Alışmış kudurmuştan beterdir; Kötü alışkanlıklarından çok zor vaz geçildiğini belirtmek için söylenir.
* Alim unutmuş, kelem unutmamış; Yazılmayan (yazı ile tesbit edilmeyen şeyler) unutulmağa mahkumdur.
* Allah balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yağmumu verir; Allah herkese iğtiyacına göre verir.
* Allah dağına göre kar verir; Allah herkese yeteneğine, vaziyetine göre sorumluluk yükler. Allah her şeyi ölçülü yaratmıştır.
* Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz; Ömrün ne kadarsa o kadardır.
* Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar; Allah insanı bir şeyde mahrum ederse, daha iyi başka bir şeyle memnun eder.
* Allah kardeşi kardeş yaratmış kesesini ayrı yaratmış; En yakınların bile hesabı (bütçesi) ayrıdır.
* Allah verince kimin oğlu kimin demez; Allah kulları arasında asalet, mevki veya zenginlik gibi bakımlardan bir ayrım yapmaz.
* Allahın bildiği kuldan saklanmaz; Malum olan (vaki olan) bir şey gizli kalmaz.
* Alma mazlun ahını çıkar aheste aheste; Aciz kimselere eziyet etme, yavaş yavaş acısını çekersin.
* Almadan vermek allah'a mahsustur; Kullar arasında karşılık esastır. Karşılıksız ihsanda bulunmak allah'a mahsustur.
* Alt değirmen güçlü akar; En aşağıdaki (sondaki) en güçlüdür.
* Altı olur, yedi olur, hep allah'ın dediği olur; Günler geçer, yine her işte Allah'ın dediği olur.
* Altın anahtar her kapıyı açar; Para ile helledilmeyecek hiç bir zorluk yoktur.
* Altın ateşte insan mihnette belli olur; Altının ateşe dayanması gibi insanın da karakteri ıstıraba dayanması ile belli olur.
* Altın eli bıçak kesmez; Kıymetli marifetli (kudretli) bir kimseye herkes kolay kolay dokunmaz.
* Altın eşik gümüş eşiğe muhtaçtır; Bir şey ne kadar kıymetli olursa olsun, yine daha az değerde başka şeylerle tamamlanır. İnsan ne kadar mükemmel olursa olsun yine kendisinden aşağı seviyedekilere muhtaçtır.
* Altın leğenin kan kusana ne faydası var; Sıhhatinin derdinde olan bir kimseye kıymetli malların (lüks eşyanın) bir faydası olmaz.
* Altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz; Kıymetli ve sağlam şeyler (kimseler) dış tesirlerden, bulundukları kötü durumlardan müteessir olmaz, değerinden kaybetmezler.
* Altın yere düşmekle pul olmaz; Kıymetli bir şey layık olmadığı bir duruma düşmekle değerini kaybetmezler.
* Altının kıymetini sarraf bilir; Kıymetli bir şeyin değerini ancak ondan anlayan takdir eder.
* Aman diyene kılıç kalkmaz; Teslim olana (yardım dileyene) el kaldırılmaz, zarar verilmez.
* Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz; İnsana en yakın (sevgili) anne, en güzel memleket de vatanıdır.
* Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar; Anne ne kadar fedakar olsa kız, saadetini kocasında arar ve koca evini ana evine terci eder.
* Anadan olur daya, hamurdan olur maya; İlk yaşlarda çocuğa annenin bakması gerektiğini belirtmek için söylenir.
* Ananın bastığı yavru incinmez; Ananın şefkati o kadar çoktur ki yavrusuna asla zararı dokunmaz.
* Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al; Her şey meydana geldiği esas maddeye benzer, özelliklerini ana kaynaktan, yetiştiği yerden alır.
* Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az; Anlayışlı insana en küçük ima veya söz yeter.
* Araba devrilince yol gösteren çok olur; İş işten geçtikten sonra akıl veren çok olur, işin başında sonunu görüp tebdirini düşünen azdır.
* Arabanın ön tekerliği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer; Bir gurubun öncüleri hangi yolu tutarsa gerisi de oradan gider
* Arayan mevlasını da bulur mevlasını da; İnsanın başına gelen iyilik ve kötülükler kendi kusuru veya marifetidir.
* Arı bal olacak çiçeği bilir; Usta olan, verimli olacak şeyi anlar.
* Arı kızdıranı sokar; Bir insanı kızdırırsak, ondan zarar gelir, kötülük yapınca iyilik beklenmez.
* Arık ata kuyruğu yüktür; Güçsüze kendi işleri bile ağır gelir.
* Arık etten yağlı tirit olmaz; İyi iş iyi malzemeden çıkar.
* Arık öküze bıçak çalınmaz; Zayıfa, acize el kaldırılmaz.
* Arife günü yalan söyliyenin bayram günü yüzü kara çıkar; Malum olan bir gelecek olay hakkında yanlış konuşan mahçup olur.
* Armudun önü, kirazın sonu; Armut ilk çıktığında güzeldir, kiraz sonradan tatlanır. Bazı şeyler yeni iken, bazıları eskiyince değerlenir.
* Arpa eken buğday biçmez; Herkes ne kadar çalışıyor ve iş yapıyorsa ona göre netice alır.
* Arpa samanıyla, kömür dumanıyla; Her varlığın kendisini belli eden bir özelliği vardır.
* Arpa unundan kadayıf olmaz; Bir şeyi meydana getirirken ona gerekli olan malzemeyi kullanmalıdır.
* Arpacıya borç eden ahırını tez satar; Borçla zengin olmağa kalkan elindekinden de olur.
* Arsızın yüzüne tükürmüşler, (yağmur yağıyor) demiş; Yüzsüz hakareti anlamaz.
* Arslan postunda, gönül dostunda; Her şey kendi yerinde değer kazanır.
* Asil azmaz, bal kokmaz; Soyu belli olan bozulmaz, karakteri kuvvetli olan değişmez.
* Asil ile taş taşı, bedasıl ile yeme aşı; Asil insanla beraber bulunmak her şartta faydalıdır, kötü ve bayağı insandan, en iyi şartları getirse de kaçmak gerekir.
* Aslını saklıyan haramzadedir; Soyunu inkar eden insan değildir.
* Aş taşınca kepçeye baha olmaz; Zor bir durumda değersiz bir şey değerlidir.
* Aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur; Bir işin başarı sebebi her zaman onu yapan değildir.
* Aşıka bahdat sorulmaz; Aşık her güçlüğe zevkle dayanır.
* Aşını, eşini, işini bil; İnsan hayatında önemli olan üç şeye dikkati çekmek için söylenmiştir.
* Aşk ağlatır, dert söyletir; Aşk insanı dertli eder, dert de geveze.
* Aşk olmayınca meşk olmaz; Bir işi yapmak için ona sevgiyle bağlanmak gerekir.
* Aşure yemeğe giden kaşığını belinde taşır; Bir şeyi elde etmek isteyen, onun için zahmete katlanmalıdır (hazırlıklı) olmalıdır.
* At arıklıkla yiğit gariplikle; Atı yorgunluk ve zayıflık, insanı gurbet, yalnızlık pişirir.
* At at oluncaya kadar sahibi mat olur; Bir varlığı terbiye etmek güçtür, yetiştiricinin kendisinden fedakarlık etmesi gerekir.
* At binenin kılıç kuşananın; İş bilen başarı kazanır, eğliyetli kimse iş yapabilir.
* At bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz; Birbirini tamamlayan şeyleri bir araya getirmek, her zaman mümkün değildir.
* At ile avrat yiğidin bahtına; At ile kadının iyisi önceden pek belli olmaz, ne çıkacağı talihine.
* At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır; Değerli bir at ölünce yeri boş kalır, yiğit ölünce arkasında bir hatıra bırakır.
* At sahibine göre kişner; İdare edilen, idare edene göre hareket eder.
* At yedi günde it yediği günde; At asildir, huyunu hemen belli etmez. Köpeğin ne mal olduğu hemen anlaşılır.
* At yiğidin yoldaşıdır; İyi at binicisine yardımcı olur.
* Ata da soy gerek ite de; Soyun karakter üzerindeki tesirini belirtmek için söylenmiştir.
* Ata dostu oğula mirastır; Baba dostu evlada en büyük yardımcı ve koruyucudur.
* Ata eyer gerek eyere er gerek; Başarıda aletin ve insanın önemini belirtmek için söylenmiştir.
* Ata malı mal olmaz; Herkes kendi alın teriyle kazanmalıdır. Baba malı insana kendi malı kadar zevk vermez.
* Atı atasıyle katırı anasıyla; Erkek çocuk babasının, kız çocuk anasının eseridir, onların özelliklerini taşır.
* Atılan ok geri dönmez; İnsan hareket edince, hareketinin neticelerini kendi kontrolunden çıkar. (Bundan dolayı ilk adımı atarken ihtiyatlı olmalıdır.)
* Atım tepmez, itim kopmaz deme; hiç bir şeye ve hiç kimseye güvenmemeli, daima tedbirli olmalıdır.
* Atın bahtsızı arabaya düşer; Adi işler bahtsız insanlara düşer.
* Atın dorusu yiğidin delisi; Atlardan doru at, yiğitlerden gözü pek olan iyidir.
* Atın ürkeği yiğidin korkağı; Ürkek attan, korkak insandan fayda gelmez.
* Atına bakan ardına bakmaz; Atını iyi yetiştiren ona güvenebilir, iyi yetiştirilen varlık kendisini yetiştireni yolda bırakmaz.
* Attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek; Attan düşen yaralanır yatar, eşekten düşen genellikle ölür, onun için mezarını kazmağa kazma kürek lazım gelir
* Ateş tüştüğü yeri yakar; Bir ıstırap bir acı ençok onunla alakalı olanı üzer.
* Ateş olmayan yerden duman çıkmaz; Bir söz yayılmışsa, onun muhakkak bir aslı vardır.
* Av avlayanın, kemer bağlayanın; Mahareti olan başarıya ulaşır.
* Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz; Herkes tuzağa düşebilir, her insanın başına çeşitli işler gelebilir.
* Ava giden avlanır; Başkasına tuzak kuran o tuzağa kendi düşerr.
* Avcı ne kadar av bilse, ayı o kadar yol bilir; Avlanacak olanın da avlayan kadar aklı vardır, kurtulmanın yolunu bilir, yalnız kendi aklımıza güvenmemeliyiz.
* Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar; Bir ailenin saadeti de felaketi de kadının tutumuna bağlıdır.
* Ay görmüşün yıldıza minneti yoktur; Her şeyin en iyisini gören, daha kötüsüne iltifat etmez.
* Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz; İnsan yaşadıkça her türlü zorluğa ve derde uğrar.
* Ayağını yorganına göre uzat; İnsan daima kendi gücüne, imkanları göre hareket etmelidir.
* Ayıpsız yar arayan yarsız kalır; Herkesin kusuru vardır, kusursuz insan arayan hiç bir zaman dost bulamaz.
* Ayyar tilki art ayağından tutulur; Kendisini kurnaz zanneden hilekarlar, ne kadar çabalasalar sonunda yakayı ele verirler.
* Az eli aşta gör, çok eli işte gör; yemekte az el, işte ise çok el müteberdir.
* Az olsun öz olsun; Sonu olmayan değersiz çalışmalar yerine, az fakat verimli, değerli işler yapmalıdır.
* Az tamah çok ziyan getirir; Hırslı insan daima zarara uğrar.
* Az veren candan, çok veren maldan; Geliri çok olmayanın yardımı içtendir. Geliri çok olan için malın kıymeti yoktur. Onun verdiği, içten yardım yapanınki kadar değerli değildir.
* Az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur; Az yiyen dinç ve rahattır, çok yiyen rahatsızlık hisseder.
* Aza demişler(nereye?) (çoğun yanına) demiş; Her şeyin azı birike birike çoğalır.
* Azan kurda kızan köpek; Kızmış hiddetlenmiş bir varlığı, ondan daha saldırgan olan sindirebilir.
* Azıcık aşım, kaygısız başım; Gözü yüksekte olmayan insan rahat yaşar.


 
Teşekkürler güzel paylaşım
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Benzer konular

Geri
Üst