Yazarlardan Eray Emin Aydemir son yazısında, Beşiktaş'ın Jose Carvalhal tercihini kaleme aldı.
Futbolun fena halde hayata benzediği tartışılmaz bir gerçek aslında
Bazen hayatta öyle kararlar almak zorunda kalırsınız ki aldığınız bu karar hayatınızın geri kalanını olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebilir. Başka bir anlatımla alınan bir karar mutlu olmak veya mutsuz kalmak arasındaki ince çizgiyi belirler.
Futbol dünyasının gerçekleri de bu doğrultudadır. Yönetimlerin, teknik adamların veya bir futbolcunun aldığı bir karar bazen sezona bazen de sezonlara bedel olur.
Beşiktaş yönetimi de daha önce aldığı ve dün pratiğe döktüğü takımın başına Jose Carvalhalı geçirme eylemiyle bir veya birkaç sezona bedel bir karar almış oldu.
Sayın Tayfur Havutçunun durumundaki belirsizlik ortadayken alınan bu karar tartışmaya çok açık. Ayrıca Tayfur Havutçunun camiadaki herkes tarafından çok sevildiğini düşündüğümüzde Carvalhalın Beşiktaş camiası tarafından hemen benimsenip benimsenmeyeceği de ayrı bir tartışma konusu.
Gelelim işin saha içi tarafına
Beşiktaşta birçok Portekizli yıldız var, başlarında kendi ülkelerinden bir teknik adamın bulunması bu oyuncuları pozitif anlamda etkileyebilir
Özellikle geçtiğimiz sezon Bernd Schuster ile oyuncuların arasında aşılması zor dağların olduğunu düşünürsek Carvalhalın bu oyuncularla daha iyi bir diyaloğa gireceği muhakkak ancak bir de madalyonun diğer tarafı da var.
Geride bıraktığımız sezon Beşiktaşın en büyük handikabı Schusterin ligdeki rakipler hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmaması ve bu konu hakkında en fazla bilgiye sahip olan Tayfur Havutçuyu kulübede oturtmayarak yanından uzaklaştırmasıydı. Schuster futbolun rakiple oynanan ve rakibe göre değişiklik gösteren bir oyun olduğunu unutunca Beşiktaşın da felaketi oldu.
Carvalhal da eğer rakip takımlar hakkında iyi bir çalışma içine girmez ve oyun tarzını bu takımlara göre şekillendirmez ise yıldızlarla dolu müthiş bir kadroyu tıpkı Schuster gibi heba eder.
Portekizli teknik adamın geçmişine baktığımızda ise Carvalhalın kariyerindeki verilerin pek iyi olmadığı çok açık. Beşiktaş ise bu sezon tıpkı geçen sezonlarda da olduğu gibi çok büyük hedefleri olan bir kulüp. Carvalhal ne yapar ne eder bunu şimdiden söylemek falcılık olur, ancak futbolun doğrularını yaptığı takdirde elindeki bu kadronun başarılı olmaması çok zor.
Sonuç itibariyle Beşiktaş yönetimi aldığı bu kararla hem takıma hem de yönetime ateşten bir gömlek giydirdi...
Eğer Carvalhal ve doğal olarak Beşiktaş başarılı olursa Beşiktaş yönetimi kritik bir dönemde çok önemli bir kararı gerçekleştirmiş olacak. Ancak tam tersi bir durumda sadece bir sezonun boşa geçmesi değil birkaç sezon sürecek yeni yaraların da açılması çok muhtemel gözüküyor.
Bazen hayatta öyle kararlar almak zorunda kalırsınız ki aldığınız bu karar hayatınızın geri kalanını olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebilir. Başka bir anlatımla alınan bir karar mutlu olmak veya mutsuz kalmak arasındaki ince çizgiyi belirler.
Futbol dünyasının gerçekleri de bu doğrultudadır. Yönetimlerin, teknik adamların veya bir futbolcunun aldığı bir karar bazen sezona bazen de sezonlara bedel olur.
Beşiktaş yönetimi de daha önce aldığı ve dün pratiğe döktüğü takımın başına Jose Carvalhalı geçirme eylemiyle bir veya birkaç sezona bedel bir karar almış oldu.
Sayın Tayfur Havutçunun durumundaki belirsizlik ortadayken alınan bu karar tartışmaya çok açık. Ayrıca Tayfur Havutçunun camiadaki herkes tarafından çok sevildiğini düşündüğümüzde Carvalhalın Beşiktaş camiası tarafından hemen benimsenip benimsenmeyeceği de ayrı bir tartışma konusu.
Gelelim işin saha içi tarafına
Beşiktaşta birçok Portekizli yıldız var, başlarında kendi ülkelerinden bir teknik adamın bulunması bu oyuncuları pozitif anlamda etkileyebilir
Özellikle geçtiğimiz sezon Bernd Schuster ile oyuncuların arasında aşılması zor dağların olduğunu düşünürsek Carvalhalın bu oyuncularla daha iyi bir diyaloğa gireceği muhakkak ancak bir de madalyonun diğer tarafı da var.
Geride bıraktığımız sezon Beşiktaşın en büyük handikabı Schusterin ligdeki rakipler hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmaması ve bu konu hakkında en fazla bilgiye sahip olan Tayfur Havutçuyu kulübede oturtmayarak yanından uzaklaştırmasıydı. Schuster futbolun rakiple oynanan ve rakibe göre değişiklik gösteren bir oyun olduğunu unutunca Beşiktaşın da felaketi oldu.
Carvalhal da eğer rakip takımlar hakkında iyi bir çalışma içine girmez ve oyun tarzını bu takımlara göre şekillendirmez ise yıldızlarla dolu müthiş bir kadroyu tıpkı Schuster gibi heba eder.
Portekizli teknik adamın geçmişine baktığımızda ise Carvalhalın kariyerindeki verilerin pek iyi olmadığı çok açık. Beşiktaş ise bu sezon tıpkı geçen sezonlarda da olduğu gibi çok büyük hedefleri olan bir kulüp. Carvalhal ne yapar ne eder bunu şimdiden söylemek falcılık olur, ancak futbolun doğrularını yaptığı takdirde elindeki bu kadronun başarılı olmaması çok zor.
Sonuç itibariyle Beşiktaş yönetimi aldığı bu kararla hem takıma hem de yönetime ateşten bir gömlek giydirdi...
Eğer Carvalhal ve doğal olarak Beşiktaş başarılı olursa Beşiktaş yönetimi kritik bir dönemde çok önemli bir kararı gerçekleştirmiş olacak. Ancak tam tersi bir durumda sadece bir sezonun boşa geçmesi değil birkaç sezon sürecek yeni yaraların da açılması çok muhtemel gözüküyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 126
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 54
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 71
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 53
