- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 8 Ay 29 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
CÜMLENİN ÖĞELERİ
Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.
Bir cümlenin oluşması için en önemli şart, kip ve şahıs bildiren bir unsurun bulunmasıdır. Yani eğer cümle içinde herhangi bir söz, haber veya dilek kiplerinden herhangi biriyle çekimli halde bulunuyorsa o, bir yargı bildiriyor demektir. Yargı bildirmek ise cümle olmanın en önemli koşuludur. Şahıs bildirmek, cümle olmak için her zaman gerekli değildir.
Cümlede bulunabilecek öğeler, yüklem, özne, nesne ve tümleçlerdir. Bunların özelliklerinin neler olduğunu şimdi ayrı ayrı görelim.
Yüklem
Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer öğeler yüklemin tamamlayıcı öğeleridir.
Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.
Örneğin;
âBiliyorumâ sözü âbilmekâ eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla bir cümledir.
âBiraz önce gelen çocuk, kapıcının kızıydı.â
cümlesindeki altı çizili söz isim tamlaması olduğundan;
âO, eskiden, yaramaz bir çocuktu.â
cümlesindeki altı çizili söz sıfat tamlaması olduğundan birbirinden ayrılmaz ve birlikte yüklem olur.
Özne
Cümlede yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da oluş içinde bulunan öğedir. Cümlenin temel öğesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.
Cümlede özneyi bulmak için yükleme âkimâ ve âneâ sorularını sorarız. Ancak özellikle âneâ sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, biz özne sorusunu yükleme değişik biçimde sorarız.
Örneğin;
âÖğretmen soruyu bana sordu.â
cümlesinde âsorduâ yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme âSoran kim?â diye soruyoruz. Cevap olarak âÖğretmenâ geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.
Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, açık olarak verilebileceği gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki şahıs eklerinden anlaşılan bu tür öznelere âgizli özneâ adı verilir.
âSana bu kitabı iki günlüğüne verebilirim.â
cümlesinin yüklemi âverebilirimâ sözüdür. Özneyi bulmak için âVeren kim?â diye soruyoruz, âBenâ cevabı geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği şahıstan çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan öğelerden biri sayılmaz. Yani âGeldim.â cümlesinde öznenin âbenâ olduğu görülse bile bu cümle sadece yüklemden oluşmuş sayılır.
Her cümlede özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli değildir.
âKasabaya bu yoldan gidilmez.â
cümlesinde âGidilmeyen ne, gidilmeyen kim?â gibi sorulara cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.
Nesne
Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir. Yükleme sorulan âkimi, neyi, neâ sorularına cevap verir.
Nesneler hal ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir.
1. Belirtili Nesne
Nesne görevinde bulunan söz, â-iâ hal ekini almışsa, nesneye belirtili nesne denir.
âÇiçekleri annesine verdi.â
cümlesinde âÇiçekleriâ nesnesi â-iâ hal eki aldığından belirtili nesnedir.
2. Belirtisiz Nesne
Nesne görevinde bulunan söz â-iâ hal ekini almamışsa nesne, belirtisiz nesnedir.
âAnnesi için çiçek topladı.â
cümlesinde âçiçekâ nesnesi bu eki almamış ve belirtisiz nesne olmuştur.
3-Dolaylı TümleçYüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren öğedir. Yükleme sorulan â-eâ, â-deâ ve â-denâ hal eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu bunun diğer öğelerle karışmasına engel olur. Bunu örneklerle açıklayalım.
âElindeki kitap ve defterleri bana verdi.â
cümlesinde altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme âkimeâ sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da aynı eki almış. Öyleyse âbanaâ sözü dolaylı tümleçtir.
âSizinle ancak yaza görüşürüz.â
cümlesinde altı çizili sözcük de â-eâ hal ekini almıştır. Ancak bu öğeyi bulmak için yükleme âne zamanâ sorusunu soruyoruz. Görüldüğü gibi soru hal eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, â-eâ hal eki almış olmasına rağmen dolaylı tümleç değildir.
âKimseye sormadan dışarı çıktı.â
cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulmak için yükleme ânereyeâ sorusunu soruyoruz. Bu durumda soru, â-eâ hal eki almış, ancak âdışarıâ sözü aynı eki almamış. Öyleyse buna da dolaylı tümleç diyemeyiz.
Görüldüğü gibi sorular ve cevapların aynı ekleri alması koşulu, birbiriyle karışan öğeleri ayırt etmemizi sağlıyor.
Aynı durumu â-deâ ve â-denâ eklerinde de görebiliriz.
âBeni sınıfta iki saattir bekliyormuş.â
cümlesindeki altı çizili öğeyi cevap olarak almak için, yükleme âneredeâ sorusunu soruyoruz. Öyleyse bu öğe dolaylı tümleçtir.
âHepimiz iki saattir ayakta bekliyoruz.â
cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme ânasılâ sorusunu sormamız gerekiyor. Görüldüğü gibi soru â-deâ ekiyle sorulmamış. Demek ki öğe dolaylı tümleç değil.
âO, iki gün önce buradan ayrıldı.â
cümlesinde altı çizili öğe âneredenâ sorusuna cevap vererek dolaylı tümleç olmuş.
âSenin de gelmeni yürekten isterdim.â
cümlesinde altı çizili öğe ânasılâ sorusuna cevap verdiğinden dolaylı tümleç değildir.
âŞu elmadan üç kilo verir misin?â
cümlesinde altı çizili öğeyi bulmak için âneydenâ sorusunu yükleme soruyoruz. Cevap geldiğinden öğe dolaylı tümleçtir.
âHastalandığından gelmedi.â
cümlesinde altı çizili öğeyi ise âniçinâ sorusuyla buluyoruz. Öyleyse bu, dolaylı tümleç değildir.
Örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Burada unutmamamız gereken, soruyla cevabın aynı ekleri (-e, -de, -den) almasıdır. Dolaylı tümleci bulduran soruları ezberlemek yerine, bunu kavramak daha avantajlı bir yoldur.
Zarf Tümleci
Yüklemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren öğelerdir. Bunların her biri değişik bir soruyla bulunur.
âHava kararmadan köye inmeliyiz.â
cümlesindeki altı çizili zarf âne zamanâ;
âDosta düşmana muhtaç olmadan yaşamalıyız.â
cümlesinde altı çizili zarf ânasılâ;
"Aldığı notlar şaşılacak kadar yüksekti.â
cümlesindeki altı çizili zarf âne kadarâ;
âTek bir söz bile söylemeden içeri girdi.â
cümlesindeki altı çizili zarf ânereyeâ;
âZamanımız kalırsa bir örnek daha çözeriz.â
cümlesindeki altı çizili zarf âhangi takdirdeâ sorularına cevap vermişlerdir. Yükleme sorulan bu sorulara cevap veren öğeler daima zarftır. Ancak burada ânereyeâ sorusuna dikkat etmeliyiz. Dolaylı tümleç konusunda da söylemiştik, bu soru dolaylı tümleci de buldurur. Ancak cevabın da aynı eki alması gerekir. Örnekteki âiçeriâ sözü ise bu eki almamıştır. Bu özelliği, yani hal eki almadan yön bildirme özelliğini yer-yön zarfları gösterir.
Cümleyi öğelerine ayırırken dikkat edilmesi gereken bir husus, azlık - çokluk zarflarının kullanımıdır.
âO, çok çalışkan bir öğrencidir.â
cümlesinde yüklem, altı çizili sözün tamamıdır. Çünkü âöğrenciâ isimdir, âçalışkanâ öğrencinin sıfatıdır. âçokâ da çalışkan sıfatının zarfıdır. Dolayısıyla, âçok çalışkan bir öğrenciâ sıfat tamlaması olduğundan bunlar birbirinden ayrılmaz. Oysa biz aynı cümleyi;
âO, çok çalışkandır.â
şeklinde kullansak, âçalışkandırâ yüklem âçokâ zarf tümleci olacaktır. Kısaca adlaşmış sıfatlar yüklem olduğunda, onun derecesini bildiren zarflar zarf tümleci olur. Çıkmış soruların birinde,
âKafesteki kuşların tüyleri, şaşılacak kadar parlaktı.â
cümlesi verilmiş ve âşaşılacak kadarâ öğesine zarf tümleci denmiştir.
Edat TümleciÇıkmış sorularda, seçeneklerde bile olsa, edat tümleci adının geçtiği görülmemiştir. Ancak bazı soruların çözümünde yardımcı olduğu söylenebilir. Eğer seçeneklerde âedat tümleciâ adı geçmiyorsa, siz âedat tümleciâ olarak gördüğünüz söz öbeklerine zarf tümleci de diyebilirsiniz.
Yüklemin ne ile, kimin ile, hangi amaçla, yapıldığını gösteren söz öbeklerine edat tümleci denir.
âO, bütün yazılarını, dolma kalemle yazar.â
âBu araştırmayı arkadaşlarıyla yapmış.â
âBu yemekleri sizin için hazırladım.â
cümlelerindeki altı çizili söz öbekleri edat tümleci sayılır.
Cümle içinde her söz, cümlenin bir öğesi durumunda değildir. Yükleme sorulan sorulara cevap vermeyen söz veya söz öbekleri cümle dışı unsur sayılır. Örneğin aşağıdaki cümleyi öğelerine ayıralım.
âAhmet, sana defalarca geç kalmamanı
Dolaylı Zarf Nesne
söylemedim mi?â yüklem
Görüldüğü gibi âAhmetâ sözü cümlede yükleme sorulan herhangi bir soruya cevap vermiyor yani cümle dışı unsurdur.
CÜMLE VURGUSU
Cümlede asıl anlatılmak istenen öğe vurgulanır. Biz konuşurken, önemsediğimiz öğeyi cümlenin herhangi bir yerinde ses tonumuzu yükselterek vurgulayabiliriz. Ancak yazıda bunu yapamayacağımızdan, vurgulamak istediğimiz öğeyi yükleme yaklaştırırız. Yani cümlede yükleme en yakın öğe, en çok vurgulanan öğedir.
âO, beni, hep burada bekler.â
Özne Nesne Zarf Dolaylı Yüklem
Tümleci Tümleç
cümlesinde yükleme en yakın öğe dolaylı tümleç olduğundan, en çok vurgulanan öğe de odur.
Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.
Bir cümlenin oluşması için en önemli şart, kip ve şahıs bildiren bir unsurun bulunmasıdır. Yani eğer cümle içinde herhangi bir söz, haber veya dilek kiplerinden herhangi biriyle çekimli halde bulunuyorsa o, bir yargı bildiriyor demektir. Yargı bildirmek ise cümle olmanın en önemli koşuludur. Şahıs bildirmek, cümle olmak için her zaman gerekli değildir.
Cümlede bulunabilecek öğeler, yüklem, özne, nesne ve tümleçlerdir. Bunların özelliklerinin neler olduğunu şimdi ayrı ayrı görelim.
Yüklem
Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer öğeler yüklemin tamamlayıcı öğeleridir.
Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.
Örneğin;
âBiliyorumâ sözü âbilmekâ eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla bir cümledir.
âBiraz önce gelen çocuk, kapıcının kızıydı.â
cümlesindeki altı çizili söz isim tamlaması olduğundan;
âO, eskiden, yaramaz bir çocuktu.â
cümlesindeki altı çizili söz sıfat tamlaması olduğundan birbirinden ayrılmaz ve birlikte yüklem olur.
Özne
Cümlede yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da oluş içinde bulunan öğedir. Cümlenin temel öğesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.
Cümlede özneyi bulmak için yükleme âkimâ ve âneâ sorularını sorarız. Ancak özellikle âneâ sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, biz özne sorusunu yükleme değişik biçimde sorarız.
Örneğin;
âÖğretmen soruyu bana sordu.â
cümlesinde âsorduâ yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme âSoran kim?â diye soruyoruz. Cevap olarak âÖğretmenâ geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.
Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, açık olarak verilebileceği gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki şahıs eklerinden anlaşılan bu tür öznelere âgizli özneâ adı verilir.
âSana bu kitabı iki günlüğüne verebilirim.â
cümlesinin yüklemi âverebilirimâ sözüdür. Özneyi bulmak için âVeren kim?â diye soruyoruz, âBenâ cevabı geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği şahıstan çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan öğelerden biri sayılmaz. Yani âGeldim.â cümlesinde öznenin âbenâ olduğu görülse bile bu cümle sadece yüklemden oluşmuş sayılır.
Her cümlede özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli değildir.
âKasabaya bu yoldan gidilmez.â
cümlesinde âGidilmeyen ne, gidilmeyen kim?â gibi sorulara cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.
Nesne
Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir. Yükleme sorulan âkimi, neyi, neâ sorularına cevap verir.
Nesneler hal ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir.
1. Belirtili Nesne
Nesne görevinde bulunan söz, â-iâ hal ekini almışsa, nesneye belirtili nesne denir.
âÇiçekleri annesine verdi.â
cümlesinde âÇiçekleriâ nesnesi â-iâ hal eki aldığından belirtili nesnedir.
2. Belirtisiz Nesne
Nesne görevinde bulunan söz â-iâ hal ekini almamışsa nesne, belirtisiz nesnedir.
âAnnesi için çiçek topladı.â
cümlesinde âçiçekâ nesnesi bu eki almamış ve belirtisiz nesne olmuştur.
3-Dolaylı TümleçYüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren öğedir. Yükleme sorulan â-eâ, â-deâ ve â-denâ hal eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu bunun diğer öğelerle karışmasına engel olur. Bunu örneklerle açıklayalım.
âElindeki kitap ve defterleri bana verdi.â
cümlesinde altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme âkimeâ sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da aynı eki almış. Öyleyse âbanaâ sözü dolaylı tümleçtir.
âSizinle ancak yaza görüşürüz.â
cümlesinde altı çizili sözcük de â-eâ hal ekini almıştır. Ancak bu öğeyi bulmak için yükleme âne zamanâ sorusunu soruyoruz. Görüldüğü gibi soru hal eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, â-eâ hal eki almış olmasına rağmen dolaylı tümleç değildir.
âKimseye sormadan dışarı çıktı.â
cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulmak için yükleme ânereyeâ sorusunu soruyoruz. Bu durumda soru, â-eâ hal eki almış, ancak âdışarıâ sözü aynı eki almamış. Öyleyse buna da dolaylı tümleç diyemeyiz.
Görüldüğü gibi sorular ve cevapların aynı ekleri alması koşulu, birbiriyle karışan öğeleri ayırt etmemizi sağlıyor.
Aynı durumu â-deâ ve â-denâ eklerinde de görebiliriz.
âBeni sınıfta iki saattir bekliyormuş.â
cümlesindeki altı çizili öğeyi cevap olarak almak için, yükleme âneredeâ sorusunu soruyoruz. Öyleyse bu öğe dolaylı tümleçtir.
âHepimiz iki saattir ayakta bekliyoruz.â
cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme ânasılâ sorusunu sormamız gerekiyor. Görüldüğü gibi soru â-deâ ekiyle sorulmamış. Demek ki öğe dolaylı tümleç değil.
âO, iki gün önce buradan ayrıldı.â
cümlesinde altı çizili öğe âneredenâ sorusuna cevap vererek dolaylı tümleç olmuş.
âSenin de gelmeni yürekten isterdim.â
cümlesinde altı çizili öğe ânasılâ sorusuna cevap verdiğinden dolaylı tümleç değildir.
âŞu elmadan üç kilo verir misin?â
cümlesinde altı çizili öğeyi bulmak için âneydenâ sorusunu yükleme soruyoruz. Cevap geldiğinden öğe dolaylı tümleçtir.
âHastalandığından gelmedi.â
cümlesinde altı çizili öğeyi ise âniçinâ sorusuyla buluyoruz. Öyleyse bu, dolaylı tümleç değildir.
Örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Burada unutmamamız gereken, soruyla cevabın aynı ekleri (-e, -de, -den) almasıdır. Dolaylı tümleci bulduran soruları ezberlemek yerine, bunu kavramak daha avantajlı bir yoldur.
Zarf Tümleci
Yüklemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren öğelerdir. Bunların her biri değişik bir soruyla bulunur.
âHava kararmadan köye inmeliyiz.â
cümlesindeki altı çizili zarf âne zamanâ;
âDosta düşmana muhtaç olmadan yaşamalıyız.â
cümlesinde altı çizili zarf ânasılâ;
"Aldığı notlar şaşılacak kadar yüksekti.â
cümlesindeki altı çizili zarf âne kadarâ;
âTek bir söz bile söylemeden içeri girdi.â
cümlesindeki altı çizili zarf ânereyeâ;
âZamanımız kalırsa bir örnek daha çözeriz.â
cümlesindeki altı çizili zarf âhangi takdirdeâ sorularına cevap vermişlerdir. Yükleme sorulan bu sorulara cevap veren öğeler daima zarftır. Ancak burada ânereyeâ sorusuna dikkat etmeliyiz. Dolaylı tümleç konusunda da söylemiştik, bu soru dolaylı tümleci de buldurur. Ancak cevabın da aynı eki alması gerekir. Örnekteki âiçeriâ sözü ise bu eki almamıştır. Bu özelliği, yani hal eki almadan yön bildirme özelliğini yer-yön zarfları gösterir.
Cümleyi öğelerine ayırırken dikkat edilmesi gereken bir husus, azlık - çokluk zarflarının kullanımıdır.
âO, çok çalışkan bir öğrencidir.â
cümlesinde yüklem, altı çizili sözün tamamıdır. Çünkü âöğrenciâ isimdir, âçalışkanâ öğrencinin sıfatıdır. âçokâ da çalışkan sıfatının zarfıdır. Dolayısıyla, âçok çalışkan bir öğrenciâ sıfat tamlaması olduğundan bunlar birbirinden ayrılmaz. Oysa biz aynı cümleyi;
âO, çok çalışkandır.â
şeklinde kullansak, âçalışkandırâ yüklem âçokâ zarf tümleci olacaktır. Kısaca adlaşmış sıfatlar yüklem olduğunda, onun derecesini bildiren zarflar zarf tümleci olur. Çıkmış soruların birinde,
âKafesteki kuşların tüyleri, şaşılacak kadar parlaktı.â
cümlesi verilmiş ve âşaşılacak kadarâ öğesine zarf tümleci denmiştir.
Edat TümleciÇıkmış sorularda, seçeneklerde bile olsa, edat tümleci adının geçtiği görülmemiştir. Ancak bazı soruların çözümünde yardımcı olduğu söylenebilir. Eğer seçeneklerde âedat tümleciâ adı geçmiyorsa, siz âedat tümleciâ olarak gördüğünüz söz öbeklerine zarf tümleci de diyebilirsiniz.
Yüklemin ne ile, kimin ile, hangi amaçla, yapıldığını gösteren söz öbeklerine edat tümleci denir.
âO, bütün yazılarını, dolma kalemle yazar.â
âBu araştırmayı arkadaşlarıyla yapmış.â
âBu yemekleri sizin için hazırladım.â
cümlelerindeki altı çizili söz öbekleri edat tümleci sayılır.
Cümle içinde her söz, cümlenin bir öğesi durumunda değildir. Yükleme sorulan sorulara cevap vermeyen söz veya söz öbekleri cümle dışı unsur sayılır. Örneğin aşağıdaki cümleyi öğelerine ayıralım.
âAhmet, sana defalarca geç kalmamanı
Dolaylı Zarf Nesne
söylemedim mi?â yüklem
Görüldüğü gibi âAhmetâ sözü cümlede yükleme sorulan herhangi bir soruya cevap vermiyor yani cümle dışı unsurdur.
CÜMLE VURGUSU
Cümlede asıl anlatılmak istenen öğe vurgulanır. Biz konuşurken, önemsediğimiz öğeyi cümlenin herhangi bir yerinde ses tonumuzu yükselterek vurgulayabiliriz. Ancak yazıda bunu yapamayacağımızdan, vurgulamak istediğimiz öğeyi yükleme yaklaştırırız. Yani cümlede yükleme en yakın öğe, en çok vurgulanan öğedir.
âO, beni, hep burada bekler.â
Özne Nesne Zarf Dolaylı Yüklem
Tümleci Tümleç
cümlesinde yükleme en yakın öğe dolaylı tümleç olduğundan, en çok vurgulanan öğe de odur.

