- Katılım
- 29 May 2011
- Konular
- 2,265
- Mesajlar
- 5,100
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 4d 23h
- Reaksiyon Skoru
- 868
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 16 Gün
- Başarım Puanı
- 311
- Yaş
- 30
- MmoLira
- 274
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Tarihçilerin kutbu olarak isimlendirilen İnalcık
yaşayan en ünlü tarihçimizdir.
Dünyaca ünlü tarihçimiz Halil İnalcık
26 Mayıs 1916da İstanbulda dünyaya geldi. Çocukluğu hep savaş yıllarında geçen İnalcık
1924 yılında
ailesiyle birlikte Ankaraya yerleşti ve ilkokulu burada
Gazi İlkokulunda bitirdi. Babası Seyit bey ailesini bırakıp Mısıra yerleştiği için Halil İnalcıkı annesi büyüttü. Ortaokulda yatılı olarak Sivas Öğretmen Okuluna verilen İnalcık
1932 yılında ise Balıkesir Necatibey Öğretmen Okuluna nakledildi. Burada
fizik dalında Nusret Kürkçüoğlu
edebiyat dalında ise edebiyat tarihçisi Abdülbaki Gölpınarlı gibi ünlü hocalardan ders aldı.
1935de
öğretmen okulundan mezun olduktan sonra
Atatürkün tarih tezini bilimsel temellere dayandırmak için kurduğu Dil Tarih Coğrafya Fakültesine başladı. İnalcık
üniversite eğitimi sırasında da dönemin önemli isimlerinden der aldı. Bunlar arasında Fuad Köprülü
Şemsettin Günaltay
Muzaffer Göker
Yusuf Hikmet Bayur gibi isimleri sayabiliriz.
Ortaçağ tarihi derslerini aldığı Köprülü
İnalcık üzerinde büyük bir etki bıraktı ve meslek yaşamı boyunca kendisine örnek oldu. İnalcık
1940 yılında mezun olduktan sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde kaldı ve Yakınçağ Tarihi Bölümünde asistan oldu. Bu arada Şevkiye Hanımla evlendi ve 1948 yılında Günhan adlı çocukları dünyaya geldi.
Tanzimat ve Bulgar Meselesi başlıklı doktora tezini iki yıl içinde tamamladı ve doktora payesini aldı. İnalcıkın İstanbul arşiv belgelerinden derleyerek hazırladığı bu çalışması
Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Belgelere dayanarak hazırlanmış bu tez büyük ilgi uyandırdı. Öyle ki o sırada dekan olan Enver Ziya Karalı Bulgar elçiliğinden bir heyet ziyaret etti ve bu tezin Bulgar tarihine yaptığı katkılardan dolayı tebriklerini sundu. Bu da
İnalcıkın ileride birçoklarının kabul edeceği tarafsız ve doğru tarih yazımı konusundaki hassaslığına bir örnek oluşturdu.
Bu tezi için şunları söylüyor İnalcık:
Arşivlerde 1432 yılına
II. Murat devrine ait bir tımar defteri buldum. Bu
arşivimizdeki en eski defterdir. Onu 1954te neşrettim. Bu Arnavutluka ait bir defterdi ve Arnavutluk tarihine yönelik çok önemli sorunları çözmemize yardımcı oldu. Ben eğer şöhretli bir tarihçi olmuşsam
bunu Türk arşivlerine borçluyum. Bu arşivler çok mühim ve çok zengindir. Sosyal bilimlerle uğraşan Türk bilim adamları bu arşivler sayesinde önemli çalışmalar yapabilirler ve Türkiyenin sosyal bilimlerdeki başarısı bizi Fransanın yanına yerleştirir. Fakat zaman zaman arşivlerimizin yönetiminde anlaşılmaz bir düşünce hakim oluyor. Vesikaların tamamını alamayacağımız söyleniyor. Son olarak
1989 yılında defterlerin fotokopilerinin tam olarak çıkışı yasaklandı. Bugün bunların ancak üçte birini alabilirsiniz. Eskiden bu kural geçerli olsaydı ben Tanzimat ve Bulgar Meselesi başlıklı tezimi ortaya çıkaramazdım. Bu vesikaların açıklığı sayesinde bütün dünya çarpıtmalardan kurtulmuş hakiki tarihimizi öğrenecektir. Vaktiyle
Köprülünün Dışişleri Bakanı olduğu zamanlarda tam açıklık vardı. Macarlar kendileri ile ilgili defterlerin fotokopilerini aldılar ve Macarcaya tercüme ettiler. Macarlar bugün kendi kayıtlarında Türkler aleyhine olan bölümleri düzeltiyorlar. Macar tarihini yalnızca Macar vesikaları ile yazarsanız çok düşmanca sonuçlara varırsınız
ama Türk vesikalarını da kullanırsanız daha dengeli bir tarih ortaya çıkar. Bunu böyle yapmamak bizi Türk tarihinin gerçeklerini öğrenmekten alıkoyar.
İnalcık
tarihçilik anlayışını Fransız Annales ekolu doğrultusunda tanımlar ve çalışmalarını temelde bu bağlamda sürdürür. Bunun en önemli örneğini 1977 yılında Fernand Braudel Araştırma Merkezinde Immanuel Wallersteinın düzenlediği uluslararası bir konferansta sunduğu bir bildiride görmek mümkündür. İnalcık
bu bildiride Annales yönteminin Osmanlı ekonomik ve sosyal tarihine bakışta kökten değişiklikler getirebileceğinden nasıl yararlı olabileceğinden söz eder. UNESCOnun çıkarmayı tasarladığı Dünya Tarihi adlı kitapta kendisine görev verilmesi
onun tarihçiliğine olan uluslararası saygının bir işareti sayılabilir.
İnalcık
Türk tarihçilerine şu öğütlerde bulunuyor:
Türk tarihçilerine bir öneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki daima belgelere sadık kalın. Eğer hakikati ortaya çıkarırsanız bu daima bizim lehimizedir
çünkü bugüne değin tarihimiz hakkında yazılanların çoğu ya yalandır
ya çarpıtmadır. Eğer mübalağa yaparsanız kendinizi kabul ettiremezsiniz
sizi ciddiye almazlar.
Halil İnalcıkın iyi bir tarihçi olmasındaki en önemli nedenlerden biri de bildiği yabancı dillerdir şüphesiz. İngilizce
Almanca
Fransızcayı çok iyi okuyabilen İnalcık
Arapça ve Farsçayı da kullanabiliyor ve bir sözlük yardımıyla okuyabildiği diller arasına İtalyancayı da katabiliyor. Bu
kaynakları araştırmaları için kullanmamasına ve yabancı dillerde yayın yapmasına olanak sağlıyor. İnalcık
sayıları yüzleri geçen makale ve kitaplarıyla dünya tarihçiliğinde seçkin bir yer yapmıştır. Başarısının göstergeleri aldığı ödüllerin çok üzerinde. Bunlar arasında Rockfeller Vakfı
Türk Tanıtma Vakfı
ODTÜ Mustafa Parlar Vakfı
Sedat Simavi Vakfı
Dışişleri Bakanlığı Yüksek Hizmet
Kültür Bakanlığı Sanat ve Kültür Büyük Ödülleri sayılabilir.
İnalcıkın başarılarının bir başka göstergesi de aldığı fahri doktora payeleri. Boğaziçi
Uludağ
Selçuk
Atina
Kudüs İbrani ve Bükreş üniversitelerinden doktora payeleri onun başarısının uluslararası platformda da takdir edildiğini gösterir. İnalcık
1986da Amerikan Akademisine
1993te British Academye üye seçildi ve böylece uluslararası alanda seçkin bir yer alan ilk tarihçimiz oldu. İnalcık
iyi bir araştırmacı olmasının yanında yetiştirdiği öğrencilerle de Türk tarihçiliğine değerli katkılarda bulunuyor.
Türk tarihçiliği gelişiyor. Geçmişte iki büyük üstad var: Fuad Köprülü
Ömer Lütfü Barkan. Bu iki usta Türk tarihçiliğine getirdikleriyle bir yön vermiştir. Bugün tarihimizi onların yolunda iyi inceleyebilmek için
Osmanlıcaya hakim olmak
bunun yanında batı tarihçiliğini iyi izlemek gerekir. Bana
siz bütün kariyeriniz boyunca ne yaptınız diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: Bütün çabalarım Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmaktır. Benim tarih anlayışım devletlerin tarihini ortaya çıkarmaktan ziyade halkın tarihini
halkın geçmişte nasıl yaşadığını
sosyal hayatını
ekonomisini
gündelik yaşantısını ve bunları belirleyen şartları ortaya çıkarmaktır. Bizim tarihçiliğimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor.
İnalcık
1972de otuz yıl ders okuttuğu Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinden emekli olunca
Chicago Üniversitesi tarih bölümüne davet edildi. Burada on beş öğrenci yetiştirdikten sonra 1986 yılında ikinci kez emekli oldu.
Halil İnalcık
çok çeşitli üniversitelerde sürdürdüğü meslek yaşantısına 1993 yılından itibaren Bilkent Üniversitesinde devam ediyor ve bu üniversitede lisansüstü bir tarih bölümü kurmaya çabalıyor. Dört uzmanla birlikte hazırladığı eseri An Economic and Social History of Ottoman Empire bugün dünya üniversitelerinde el kitabı haline gelmiştir. İnalcık bu eserle
Osmanlı Türk tarihinin medeni yüzünü dünyaya tanıtmakla övünüyor.
Dünyaca ünlü tarihçimiz Halil İnalcık
1935de
Ortaçağ tarihi derslerini aldığı Köprülü
Tanzimat ve Bulgar Meselesi başlıklı doktora tezini iki yıl içinde tamamladı ve doktora payesini aldı. İnalcıkın İstanbul arşiv belgelerinden derleyerek hazırladığı bu çalışması
Bu tezi için şunları söylüyor İnalcık:
Arşivlerde 1432 yılına
İnalcık
İnalcık
Türk tarihçilerine bir öneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki daima belgelere sadık kalın. Eğer hakikati ortaya çıkarırsanız bu daima bizim lehimizedir
Halil İnalcıkın iyi bir tarihçi olmasındaki en önemli nedenlerden biri de bildiği yabancı dillerdir şüphesiz. İngilizce
İnalcıkın başarılarının bir başka göstergesi de aldığı fahri doktora payeleri. Boğaziçi
Türk tarihçiliği gelişiyor. Geçmişte iki büyük üstad var: Fuad Köprülü
İnalcık
Halil İnalcık
- Katılım
- 11 Tem 2010
- Konular
- 1,952
- Mesajlar
- 16,720
- Reaksiyon Skoru
- 1,584
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 8 Gün
- Başarım Puanı
- 265
- Yaş
- 30
- MmoLira
- -239
- DevLira
- 0
Teşekürler.
- Katılım
- 19 Şub 2011
- Konular
- 376
- Mesajlar
- 2,854
- Reaksiyon Skoru
- 548
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 3 Ay 24 Gün
- Başarım Puanı
- 193
- MmoLira
- -512
- DevLira
- 0
Teşekürler
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 36
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 29
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 29
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 21
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 27



