HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Yoğunlaşmanın meydana gelmesi havanın nem bakımından doyma noktasını
aşmasına bağlıdır. Havadaki bağıl nemin yüzde 100'e ulaştığı noktaya doyma
noktası denir. Doyma noktası aşıldığı takdirde hava su buharının fazlasını taşıyamaz.
Fazla olan su buharı sıvı ya da katı hale dönüşür.
Örneğin
1 m3 havanın 25°C sıcaklıkta taşıyabileceği nem 19
5 gramdır. 15°C de ise
10.5 gram kadar nem taşır. Buna göre. 25°C de doymuş havanın sıcaklığı 15°C ye
düşerse doyma noktası aşılmış olur. Arta kalan 19
5 -10
5 = 9 gr nem yoğunlaşır.
Bir hava kütlesi;
Soğuk bir hava kütlesi ile karşılaşırsa
Soğuk bir bölgeden geçerse
Yükselmeye uğrarsa
sıcaklığı azalır ve havanın nem taşıma kapasitesi azalacağından yoğunlaşma meydana gelir.
Yine aynı hava Kütlesi;
Sıcak bir hava kütlesiyle karşılaşırsa
Sıcak bir bölgeden geçerse
Alçalmaya uğrarsa
sıcaklığı artar ve havanın nem taşıma kapasitesi artacağından yoğunlaşma sona erer.
Yoğunlaşma sonucunda çok küçük su taneciklerinin bir araya gelmesiyle bulutlar
oluşur.
Bulutlar oluştukları yükseklikler dikkate alınarak üç gruba ayrılır.
Click this bar to view the original image of 504x352px.
Yüksek bulutlar (Sirüsler): Saçak
tüy
ya da ince iplikler biçimindeki bulutlardır. Yüksek bulutlar genelde yağış getirmezler. Bunlar
bir siklonun yaklaştığının ve havanın bozacağının habercisidirler.
Orta yükseklikteki bulutlar (Kümülüsler): Kümeler biçimindeki bulutlardır
Genellikle alt kısımları düz ve siyah olur. Alt kısımlarının düz olmasının nedeni yoğunlaşmanın aynı seviyeden başlamasıdır. Siyah olmasının nedeni ise iri su taneciklerinden oluşmasıdır. Bu gruptaki bazı bulutlar yükseklere doğru büyür ve
sağanak şeklinde şiddetli yağmurlar getirir.
Alçak bulutlar (Stratüs'ler): Yer'in üstünde
asılı gri bir tabaka gibi duran koyu renkli bulutlardır. Genelde yağışlara yol açarlar.
Yukarıdaki bulutlar ana bulutlardır. Ancak gökyüzünde
özelliklerine göre
sirrokümülüs
kümülonimbus
sirrostratüs gibi adlarla anılan karma bulutlar da görülür. Ayrıca
yağış bırakan bütün bulutlara nimbus adı verilmektedir.
Belirli bir anda gökyüzünün bulutlarla kaplı kısmının tüm gökyüzüne olan oranına bulutluluk denir. Bulutluluk oranı çeşitli aynalardan oluşan ve Nefometre adı verilen bir aletle ölçülür. Buna göre
gökyüzünün oranı 10 kabul edilerek;
0-2 oranı Açık havayı
2-8 oranı Bulutlu havayı
8-10 oranı Kapalı havayı ifade eder.
SİS ise yeryüzüne çok yakın oluşmuş ya da yeryüzüne çökmüş bulutlardır. Sıcak ve
nemli bir havanın daha soğuk bir yerle teması sonucu sis oluşur. Sıcak ve soğuk
hava kütlelerinin karşılaşması da sislere yol açar.
Başlıca sis oluşum şekilleri şunlardır:
a. Rüzgar
ılık denizlerden soğuk karaya
eserse karada sis oluşur.
b. Rüzgar
sıcak denizlerden soğuk denizlere eserse soğuk sular üzerinde sis oluşur.
c. Rüzgar
sıcak karalardan soğuk denizlere eserse deniz üzerinde sis oluşur.
d. Serin denizler üzerinde alçalan hava kütleleri sis oluşumuna neden olur.
YAĞIŞ ÇEŞİTLERİ
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşarak sıvı ya da katı halde yeryüzüne düşmesine
yağış denir. Başlıca yağış çeşitleri şunlardır;
1. Çiy: Havadaki su buharının soğuk zeminler üzerinde
su tanecikleri şeklinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür.
Click this bar to view the original image of 798x598px.
2.Kırağı: Havadaki su buharının soğuk cisimler üzerinde
0°Cden düşük
sıcaklıklarda kristaller şeklinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Sonbahar aylarında ya da kış başlarında görülür
Click this bar to view the original image of 800x1071px.
3. Kırç:Havadaki su buharının çok soğumuş ağaç dalları
tel
saçak
vb. cisimler üzerinde yoğunlaşarak buz tabakası haline gelmesidir. Kırağıdan ayrılan yönü
kristallerin üst üste yığılarak buz tabakaları haline gelmesidir.
4. Yağmur:Bulutu oluşturan su taneciklerinin büyümesiyle oluşan su damlalarıdır. Yoğunlaşmanın devam etmesi ile ağırlığı artan su damlaları yağış halinde yere düşer.
5. Kar: Su buharının
yükseklerde 0°C altında yavaş yavaş yoğunlaşmasıyla oluşan buz kristalleri yere düşer. Bu tür yağışlara kar denir.
Click this bar to view the original image of 640x536px.
6. Dolu:Hava sıcaklığının birden bire ve büyük ölçüde azalması sonucu yağmur damlaları donarak buz parçacıkları halinde yere düşer. Bu yağışlara dolu denir.
Click this bar to view the original image of 585x444px.
Bir yere düşen yağmur miktarı plüviyometre denilen aletle ölçülür. Kar halindeki yağışların miktarı da su olarak hesaplanır. Bu yolla bulunan yağış miktarı 1 m2ye düşen suyun cm veya mm cinsinden yüksekliğiyle ifade edilir. Toplam yağışın mevsimlere dağılışına ise yağış rejimi denir.
HAVA KÜTLELERİ VE CEPHELER
Atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özellik gösteren büyük
parçalarına hava kütlesi denir.
Hava kütlesinin oluşum alanı
deniz yüzeyine rastlıyorsa
bu hava
Kütlesine denizel hava kütlesi denir. Kara üzerinde oluşan hava kütlelerine de karasal hava kütlesi denir.
Hava kütleleri oluştukları yere göre de isim alırlar.
Başlıca dört tip hava kütlesi ayrılır.
Bunlar Ekvatoral
Tropikal
Polar (Kutbi) ve Arktik-Antarktik hava kütleleridir.
Hava kütlelerinin yer değiştirmesi hava durumu bakımından önemlidir.
Örneğin
Tropikal bölgede oluşmuş bir hava kütlesi Türkiye'yi kapladığı zaman
sıcaklık yükselir. Kuzey kutup bölgesinden gelen bir hava kütlesinin yayılmasında ise
Türkiye'de sıcaklık azalır.
Farklı özellikteki hava kütlelerini birbirinden ayıran sınıra ise cephe denir. Cephelerde
çeşitli atmosfer olayları meydana gelir. Cephe boyunca karşılaşan iki hava kütlesinden
sıcak olan soğuk olanın üzerinde yükselir. Yükselme soğumaya
bulutların oluşmasına
sislere ve yağışlara neden olur.
OLUŞUMLARINA GÖRE YAĞIŞLAR
Yağışlar oluşumlarına göre üç gruba ayrılır:
1. Yamaç Yağışları (Orografik Yağışlar): Nemli hava kütlelerinin
yatay yönde
hareket ederken dağ yamaçlarına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucu oluşan
yağışlardır.
Dünya'da en çok
Güneydoğu Asya'da Orta kuşaktaki karaların batı kıyılarında
Amerikada Kayalık Dağlarında
ve sıcak kuşaktaki karaların doğu kıyılarında
görülür. Türkiye'de ise
Toroslar'ın güneybatıya
Karadeniz Dağları ile Istrancalar'ın
kuzeye bakan yamaçlarında fazlaca görülür.
Hava kütleleri yamaç boyunca yükselirken en fazla yağışı 500 - 1000 m yükseltiler
arasına bırakırlar. Yükselti arttıkça (1000 mlerden sonra) mutlak nem azaldığı için
yağış da azalır.
2. Konveksiyonel Yağışlar (Yükselim Yağışları): Güneşli ve rüzgârsız günlerde
ısınan hava yükselerek soğur. Belli bir yükseltiden sonra nemin yoğunlaşması ile
yağış meydana gelir.
http://img.blogcu.com/uploads/cografyadersanesi_ab2.JPG]/IMG]
nya'da en çok[IMG]http://www.1forum.us/images/smilies/smilev.gif Ekvatoral bölgede rastlanır. Ülkemizde ise
İç Anadolu Bölgesi'nde
İlkbahar'da görülen yağışlar konveksiyonel yağışlardır. Bu yağışlar halk arasında
kırkikindi yağışları olarak bilinir.
3. Cephe Yağışları (Frontal Yağışları): Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma
alanlarında meydana gelen yağışlardır.
Dünya'da en çok
Orta kuşakta ve 60° enlemleri civarında görülür. Türkiye'de
özellikle kış mevsiminde görülen yağışların çoğu cephesel kökenlidir.
Kış mevsiminde
kutuplardan kaynaklanan soğuk hava ile Ekvatoral bölgeden
kaynaklanan sıcak hava kütleleri Akdeniz üzerinde karşılaşırlar. Böylece Akdeniz tali
cephesi meydana gelir. Cephe boyunca da yağışlar görülür. Anadolu üzerinde de
Sibirya yüksek basıncı ile İzlanda alçak basıncı ve Asor yüksek basıncına bağlı
cephe yağışları görülür.
YAĞIŞLARIN YERYÜZÜNE DAĞILIŞI
Yağışın yıl içerisine dağılışına yağış rejimi denir. Yıl içerisine her aya birbirine yakın
değerlerde yağış düşüyorsa yağış rejimi düzenli
aylar arasında büyük farklılıklar
varsa yağış rejimi düzensizdir.
Genel hava dolaşımı
kara ve deniz dağılışı
yer şekilleri yükselti gibi nedenlerden
dolayı yeryüzünün her tarafı aynı oranda yağış almaz.
Dünya üzerinde;
En yağışlı bölgeler;Ekvatoral bölge
Muson bölgeleri ve Orta kuşak karalarının
batı kıyılarıdır.
Click this bar to view the original image of 600x345px.
En kurak bölgeler ise; Orta kuşak karalarının dağlarla çevrili iç kısımları
dönenceler civarı
çevresine göre
alçakta kalmış yerler ve kutup çevreleridir
aşmasına bağlıdır. Havadaki bağıl nemin yüzde 100'e ulaştığı noktaya doyma
noktası denir. Doyma noktası aşıldığı takdirde hava su buharının fazlasını taşıyamaz.
Fazla olan su buharı sıvı ya da katı hale dönüşür.
Örneğin
10.5 gram kadar nem taşır. Buna göre. 25°C de doymuş havanın sıcaklığı 15°C ye
düşerse doyma noktası aşılmış olur. Arta kalan 19
Bir hava kütlesi;
Soğuk bir hava kütlesi ile karşılaşırsa
Soğuk bir bölgeden geçerse
Yükselmeye uğrarsa
Yine aynı hava Kütlesi;
Sıcak bir hava kütlesiyle karşılaşırsa
Sıcak bir bölgeden geçerse
Alçalmaya uğrarsa
Yoğunlaşma sonucunda çok küçük su taneciklerinin bir araya gelmesiyle bulutlar
oluşur.
Bulutlar oluştukları yükseklikler dikkate alınarak üç gruba ayrılır.
Yüksek bulutlar (Sirüsler): Saçak
Orta yükseklikteki bulutlar (Kümülüsler): Kümeler biçimindeki bulutlardır
Genellikle alt kısımları düz ve siyah olur. Alt kısımlarının düz olmasının nedeni yoğunlaşmanın aynı seviyeden başlamasıdır. Siyah olmasının nedeni ise iri su taneciklerinden oluşmasıdır. Bu gruptaki bazı bulutlar yükseklere doğru büyür ve
sağanak şeklinde şiddetli yağmurlar getirir.
Alçak bulutlar (Stratüs'ler): Yer'in üstünde
Yukarıdaki bulutlar ana bulutlardır. Ancak gökyüzünde
Belirli bir anda gökyüzünün bulutlarla kaplı kısmının tüm gökyüzüne olan oranına bulutluluk denir. Bulutluluk oranı çeşitli aynalardan oluşan ve Nefometre adı verilen bir aletle ölçülür. Buna göre
0-2 oranı Açık havayı
2-8 oranı Bulutlu havayı
8-10 oranı Kapalı havayı ifade eder.
SİS ise yeryüzüne çok yakın oluşmuş ya da yeryüzüne çökmüş bulutlardır. Sıcak ve
nemli bir havanın daha soğuk bir yerle teması sonucu sis oluşur. Sıcak ve soğuk
hava kütlelerinin karşılaşması da sislere yol açar.
Başlıca sis oluşum şekilleri şunlardır:
a. Rüzgar
eserse karada sis oluşur.
b. Rüzgar
c. Rüzgar
d. Serin denizler üzerinde alçalan hava kütleleri sis oluşumuna neden olur.
YAĞIŞ ÇEŞİTLERİ
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşarak sıvı ya da katı halde yeryüzüne düşmesine
yağış denir. Başlıca yağış çeşitleri şunlardır;
1. Çiy: Havadaki su buharının soğuk zeminler üzerinde
2.Kırağı: Havadaki su buharının soğuk cisimler üzerinde
sıcaklıklarda kristaller şeklinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Sonbahar aylarında ya da kış başlarında görülür
3. Kırç:Havadaki su buharının çok soğumuş ağaç dalları
4. Yağmur:Bulutu oluşturan su taneciklerinin büyümesiyle oluşan su damlalarıdır. Yoğunlaşmanın devam etmesi ile ağırlığı artan su damlaları yağış halinde yere düşer.
5. Kar: Su buharının
6. Dolu:Hava sıcaklığının birden bire ve büyük ölçüde azalması sonucu yağmur damlaları donarak buz parçacıkları halinde yere düşer. Bu yağışlara dolu denir.
Bir yere düşen yağmur miktarı plüviyometre denilen aletle ölçülür. Kar halindeki yağışların miktarı da su olarak hesaplanır. Bu yolla bulunan yağış miktarı 1 m2ye düşen suyun cm veya mm cinsinden yüksekliğiyle ifade edilir. Toplam yağışın mevsimlere dağılışına ise yağış rejimi denir.
HAVA KÜTLELERİ VE CEPHELER
Atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özellik gösteren büyük
parçalarına hava kütlesi denir.
Hava kütlesinin oluşum alanı
Kütlesine denizel hava kütlesi denir. Kara üzerinde oluşan hava kütlelerine de karasal hava kütlesi denir.
Hava kütleleri oluştukları yere göre de isim alırlar.
Başlıca dört tip hava kütlesi ayrılır.
Bunlar Ekvatoral
Hava kütlelerinin yer değiştirmesi hava durumu bakımından önemlidir.
Örneğin
sıcaklık yükselir. Kuzey kutup bölgesinden gelen bir hava kütlesinin yayılmasında ise
Türkiye'de sıcaklık azalır.
Farklı özellikteki hava kütlelerini birbirinden ayıran sınıra ise cephe denir. Cephelerde
çeşitli atmosfer olayları meydana gelir. Cephe boyunca karşılaşan iki hava kütlesinden
sıcak olan soğuk olanın üzerinde yükselir. Yükselme soğumaya
OLUŞUMLARINA GÖRE YAĞIŞLAR
Yağışlar oluşumlarına göre üç gruba ayrılır:
1. Yamaç Yağışları (Orografik Yağışlar): Nemli hava kütlelerinin
hareket ederken dağ yamaçlarına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucu oluşan
yağışlardır.
Dünya'da en çok
Amerikada Kayalık Dağlarında
görülür. Türkiye'de ise
kuzeye bakan yamaçlarında fazlaca görülür.
Hava kütleleri yamaç boyunca yükselirken en fazla yağışı 500 - 1000 m yükseltiler
arasına bırakırlar. Yükselti arttıkça (1000 mlerden sonra) mutlak nem azaldığı için
yağış da azalır.
2. Konveksiyonel Yağışlar (Yükselim Yağışları): Güneşli ve rüzgârsız günlerde
ısınan hava yükselerek soğur. Belli bir yükseltiden sonra nemin yoğunlaşması ile
yağış meydana gelir.
http://img.blogcu.com/uploads/cografyadersanesi_ab2.JPG]/IMG]
nya'da en çok[IMG]http://www.1forum.us/images/smilies/smilev.gif Ekvatoral bölgede rastlanır. Ülkemizde ise
İlkbahar'da görülen yağışlar konveksiyonel yağışlardır. Bu yağışlar halk arasında
kırkikindi yağışları olarak bilinir.
3. Cephe Yağışları (Frontal Yağışları): Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma
alanlarında meydana gelen yağışlardır.
Dünya'da en çok
özellikle kış mevsiminde görülen yağışların çoğu cephesel kökenlidir.
Kış mevsiminde
kaynaklanan sıcak hava kütleleri Akdeniz üzerinde karşılaşırlar. Böylece Akdeniz tali
cephesi meydana gelir. Cephe boyunca da yağışlar görülür. Anadolu üzerinde de
Sibirya yüksek basıncı ile İzlanda alçak basıncı ve Asor yüksek basıncına bağlı
cephe yağışları görülür.
YAĞIŞLARIN YERYÜZÜNE DAĞILIŞI
Yağışın yıl içerisine dağılışına yağış rejimi denir. Yıl içerisine her aya birbirine yakın
değerlerde yağış düşüyorsa yağış rejimi düzenli
varsa yağış rejimi düzensizdir.
Genel hava dolaşımı
dolayı yeryüzünün her tarafı aynı oranda yağış almaz.
Dünya üzerinde;
En yağışlı bölgeler;Ekvatoral bölge
batı kıyılarıdır.
En kurak bölgeler ise; Orta kuşak karalarının dağlarla çevrili iç kısımları
dönenceler civarı
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 34
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 28
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 27
