Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Hafızamızın Yayın Hakları

iGalai

Level 10
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
13 Mar 2009
Konular
1,135
Mesajlar
6,193
Reaksiyon Skoru
885
Altın Konu
1
Başarım Puanı
230
TM Yaşı
17 Yıl 1 Ay 11 Gün
MmoLira
-1,107
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

BirFutbolKulubu__ybE9GT9a_.jpg
bos.gif

Hafızamızın Yayın Hakları
bos.gif
Tarih 21 aralık 2005.Gençlerbirliği kulübü başkanı durduk yerde bir beyanat veriyor (veya vermesi uygun bulunuyor !) ve şöyle diyor : "Üzülerek ifade ediyorum, Fenerbahçe yönetimini Türkiye`de, Türkiye Cumhuriyeti varken PKK gibi, başka kuruluşlar gibi, Türkiye`de hükümet kurmak isteyen, cumhuriyet içerisinde cumhuriyet kurmak isteyen bir örgüte benzetiyorum. Biz, vatan olarak biriz. Bütün Türkiye Cumhuriyeti, Türk`ü de olsa Kürt`ü de olsa Türkiye Cumhuriyeti`nin vatandaşıdır. Ama sporumuzda güzide kulübümüz Fenerbahçe`nin başkanı tutum, davranış ve beyanlarıyla sanki Fenerbahçe Cumhuriyeti`ni kurma gibi bir gayret ve çaba içerisinde. Türk siyasetinde PKK nasıl bölücülük yapıyorsa, Fenerbahçe de Türk sporunda bölücülük yapıyor. Fenerbahçe eğer böyle bir cumhuriyet kurmak arzusu içerisindeyse, Kulüpler Birliği`nden ayrıldığını nasıl açıkladıysa, Türkiye liglerinden de çekildiğini ilan etsin“

Bu veciz sözlerin sonunda da Fenerbahçe`ye Kartalspor, Pendikspor, Beylerbeyi, Beykoz gibi takımlarla bir lig kurmasını da öneren Cavcav "Fenerbahçe`nin de içinde olduğu bu takımlar, kendi aralarında oynayabilir. O zaman herkes rahat eder" diyerek tarihe geçecek konuşmasını bitiriyor.

Tabii yer yerinden oynuyor ve Cavcav “sözlerim yanlış anlaşıldı“ diyerek özür diliyor. “Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş-Trabzonspor Türk futbolunun simgesidir.Bu kulüplerimizin,havuzdan ayrılmak değil havuzun öncülüğünü yapmaları gerekir“ diyor…

Yani ortada fol yok yumurta yokken “FENERBAHÇE HAVUZU BOZUYOR“ diye kuyuya bir taş atıyor.

Futbolumuzun “kanaat önderleri“ ,“Üslup hatalı ama söyledikleri doğru“ diyebiliyorlar. Kimse çıkıp “yahu Fenerbahçe havuzu bozacağım dedi mi ? dediyse ne zaman dedi ,söyleyin biz de bilelim“ diyemiyor…

Malum 2005-06 sezonundayız.Bir tarafta havuzu bozmak isteyen(!) Fenerbahçe diğer taraftar mazlum Anadolu kulüpleri ve temiz bir lig isteyen pankart üçlüsü.

Neyse,Daum ile futbol oynamadan,taraftarını bile üzen hakem kayırmalarıyla (oğlum ne çabuk unuttunuz ALENKA elle atmadı mı golü ? ) kazanan Fenerbahçe`nin önü Denizli`de konfetiler ,teşvik primi ,Selçuk Dereli faktörü ve Galatasaray mucizesi(!) ile kesiliyor !

Havuz kurtuluyor,Anadolu kulüplerinin önü açılıyor…

Aziz Yıldırım`ın futbol öngörüsünün bedeli o şampiyonluk muydu ? Peki bu yayın ihalesiyle o günler artık geride mi kaldı ?

“Artık akşam Erman ve Şansal Hocalar“ değerlendiremeyecek! Emin olun o boşluk dolacaktır, bir başkası “değerlendirecektir“ Tarafsızlık (!) abidesi Hakan Şükür,Mehmet Demirkol,Ömer Üründül tarzı bir yaklaşım bile olabilir…

Ulusoy döneminin farmville`indeki ürünler hala büyümeye devam ediyor.
Neyse ki hafızamızın yayın hakkını henüz kimseye vermedik !

Bozkurt K.Yılmaz
bky@tnn.net


Fenerbahçe Hiddink ile yürümez, hele 3 – 5 – 2 ile hiç yürümez. Neymiş, Hiddink büyük hoca… Sevsinler büyük hocayı… PSV`yi yaratmış da, Avrupa Şampiyonu yapmış da…
Kandırın bakalım milleti… Kim kimi yaratmış acaba ?

Van Breukelen, Gerets, Koeman, Lerby, Vanenburg, Romario, Gilhaus gibi dünyanın en büyük yıldızlarının olduğu takım mı Hiddink`i yarattı, yoka Hiddink mi bu takımı yarattı ?
Adam bulmuş dünya şöhretlerini tafrasından geçilmiyor. Oysa bu PSV`yi kim çalıştırsa fazla bir şey değişmeyecek.“

Şimdilerde 6 milyon euroya bile Türkiye`ye gelmeyi kabul ettiremedikleri Hiddink hakkında Fenerbahçe`yi çalıştırdığı dönemde sevgili Şansal Büyüka`nın yıllar önce söylediği sözler.

“Hiçbir kuruluş Aziz Yıldırımın dediği 400 milyon doları veremez yayın ihalesine. Veririm diyen 3-5 ay sonra batar‚ iş durur. Yeni teknoloji falan diyorlar. Yeni teknoloji dedikleri WEB TV ise mümkün değil ufak internet ekranlarına mahkum edemezsiniz insanları‚ isyan çıkar. Benim sevgili başkana bir önerim var. Versin 350 milyon Dolar‚ Fenerbahçe TV`den yayınlasın maçları. Hem kulübü kazanır hem kendisi kazanır. Hayal içerisinde yüzüyorlar‚ hayal. Digiturk bu işi 9 yıldır götürüyorsa başarıdır. Yayıncı parayı topluyor‚ gidip kulüplere veriyor. Hiçbir yayıncı‚ hiçbir şartta‚ hiçbir teknoloji ile 400 milyon Doları toplayamaz.“

Bunlar da gene sevgili Şansal Büyüka`nın kendi markasıyla ilgili düşünceleri. Yani en geç Mayıs ayında firmam batacak, Haziran`ı bile göremem diyor. Ben olsam firmam hakkında böyle düşünen birisiyle yola çıkar mıydım o da ayrı bir tartışma konusu.

Şimdi sevgili Şansal Büyüka, Türkiye gibi, koltukların genelde hak ederek alınmadığı ve ilişkilere bağlı olarak dağıtıldığı, bu sebeple de bir türlü gelişemeyen bir ülke yerine mesela Japonya`da herhangi bir şirkette çalışsaydı ve çalıştığı konuyla ilgili yukarıdakilere benzer yorumlar ve tahminler yapsaydı acaba kaç gün işte tutarlardı? Türkiye`de kazandığı bu paraların ne kadarına iş bulabilirdi kendisine. Ama burası Türkiye ve bazı yerleri bir şeyler yaparak veya kanıtlayarak hak etmek önemli değil.

Artık Türk futbolunun önünde yepyeni bir sayfa açılması lazım. Herkes aklını başına toplayarak bu paralara layık olacak, kalite hep beraber yükselecek. 5 metreden burnunun dibindeki ofsaydı kaçırıp trilyonluk emekleri yakan yan hakeminden, 3 kuruşluk futbolculara dünyaları ödeyerek transfer yapan yöneticisinden, yetmiyormuş gibi bir de yaptığı transferle mahkemelik olup Türkiye`yi dünyaya rezil eden başkanlarından oturduğu yerden haber üzerine haber uyduran dünkü gazetecesine kadar. Kulüpler istememiş de Erman Toroğlu gidiyormuş. Bu kadar zamandır neredeydiniz o zaman? 15 yıldır bu adamları, Hıncalları, Ermanları ve bunların egemen oldukları ortamlarda büyüyüp yetişen Fatih Terimleri, Ulusoyları baş köşelere çıkarttınız, başımıza musallat ettiniz? Peki ligin kalitesini düşürenler sadece ekranlardaki bu ikili mi? Artık yeni bir düzen olacağına göre futbolun her alanında bir yenilik ve yenileşme olacak. Sadece futbolcusu, federasyonu, hakemi, G.V.K.K.K. (Galatasaray`a Verilen Cezaları Kaldırma Kurulu) gibi çalışan Tahkim Kurulu, Arda`nın doping skandalını ört pas eden Dopingle Mücadele Kurulu değil spor yazarı ve yöneticisi en başta değişmesi gereken insanlar olacak. Bugün bir Engin Verel otorite olarak spor programlarında konuşuyorsa, bir Cemal Ersen olsun bir Ercan Güven olsun her hafta yazı yazabiliyorsa, Ömer Üründül yoruculuk yapabiliyorsa herkes şapkasınız önüne alıp düşünecek hatayı nerede yapmaya başladık diye.

Bir kere çoğu aklı başında insan, ekranlarda iyi polis – kötü polisi oynayan bu ikiliyi izlemekten, sürekli polemiklerini görmekten, kavgalara şahit olmaktan, ona buna saldırmalarından bıktılar. Bir tanesi masum havalarında hedefi gösterip kendisini geriye çekiyor, diğeri başlıyor saldırıya. Ama ne saldırı, bel altı, bel üstü, argo, küfür ne varsa. Bu yaştan sonra üsluplarını da düzeltmeleri mümkün olmadığına göre bir devir artık kapanacak. Sonuçta birisi gider birisi gelir, orada görev yapacak, mesleğini futboldan kazanan kişilerin futbolla ilgilenmemesi ve bunun en tabi gereksinmesi olan bir takım tutmayacağını elbette düşünmüyoruz. Ama takım tutmak başka herkese karşı tarafsız olması gereken bir kuruluşta görev yapmak başka hatta ve hatta diğer şahıslarla kavgaları ve çekememezlikleri, bulunduğu göreve karıştırmak daha da başka. Sen her fırsatta Aziz Yıldırım`a saldır, her fırsatta Lugano`yu, Emre`yi hakemlerin ve taraftarların önüne at, Alex`in Galatasaray stoperlerinin toplamından iki kat fazla sarı kart gördüğünü, Fenerbahçe`ye üst üste kaç maç penaltı çalınmadığını, üst üste rakiplerinin kaç hafta kırmızı kart görmediklerini es geç, Türkiye liginde ne hikmetse televizyon görüntüleriyle ceza alanlar sadece Fenerbahçeli futbolcular olsun, ondan sonra gel tarafsız yayıncılık masalları anlat. Şimdi göreceğiz bakalım Lugano`ya laf edip kasap diyenler Galatasaray`ın yeni transferi Neill`e hangi mezbaha çalışanı unvanını layık görecekler.

Türk futbolunda madem kalite yükselecek, o zaman belirli bir kesime el çektirilmesi şart. Nasıl belirli meslekler için belirli kurallar var, aynen bu şekilde spor yazabilmek, hatta kulüplerin başkanlığını yapabilmek ve yönetim kurullarında bulunmak için de bazı kriterler getirmek lazım. Bu kriterlerin en önemlilerinden biri yaş ve akıl ehliyeti olmalı mesela. Eski hakemlere de bir sınırlama ve düzenleme getirilmesi şart. Belirli bir yaşın üzerindekilerin yazdıkları akıllara zarar senaryolar, saçtıkları düşmanlıklar ve nefret meydanda. Bunların amacı Türk futbolu falan değil kendilerine düşman gördükleri insanlara saldırıp karalamak. Türkiye`de yazar mı yok ya da yetişmiyor da hala 70 yaşın üzerindekileri boy boy gazete ve televizyonlarda?

Dünyanın parasını verip ihaleyi aldılar. Bundan sonra kendi mallarının değerini yükseltmek kendi ellerinde. Fenerbahçe – Galatasaray maçını dünyaya satamamaları bu iki takımın yüzünden değil yayıncı kuruluşun pazarlayamaması ve beceriksizliği. Sen maçlarda atılan golleri bırak, yapılan güzel hareketleri pas geç, maçı anlatırken sadece futbolcuların isimlerini söyle, maç anlatmayı bundan ibaret san, maçtan sonra saatlerce hakem hatasını tartış, bu kadar para verdiğin bir ligin ne kadar kalitesiz olduğunu anlat dur, onan sonra neden dekoder satamıyoruz. Bir kere artık tek bir iade dekodera bile tahammülleri olmayacak, ona göre de tarafsız yayınlarını yapacaklar. Bu ihaleyle birlikte Türk futbolunda her alanda çıta yükselecek, hakemlerin de, federasyonun da, kulüplerin de, futbolcuların da. Artık maç sonrasında çıkıp ta kendi içinde bulunduğu pozisyon için bile “Akşam Erman hoca daha doğru değerlendirmeyi yapacaktır“ diyen futbolcular bu yükselen futbolun içinde yer bulamamalı.

Bu ihale, bu rakamlar ve gelirleri artan Anadolu kulüplerinin durumu tamamen Aziz Yıldırım`ın eseri ve başarısıdır. Sonuçta herkes döndü dolaştı Aziz Yıldırım`ın dediği rakamlara geldi. Havuz ihalesinde, Fenerbahçe Kulüpler Birliğinden çıkarken öne sürdüğü şartları kabul etmeyip ayaklanan kulüpler, şimdi Aziz Yıldırım`ı ayakta alkışlayarak karşılıyorlar, Aziz Yıldırım`ın o zamanlarda öne sürüp kendilerinin kabul etmediği şartları şimdi ihalenin olmazsa olmazı olarak öne sürüyorlar. Bu daha bir şey değil, şimdi sırada belirli şartlara tabi olacak yabancı kısıtlamasının kaldırılması var. O zamanlarda sırf Aziz Yıldırım istiyor diye bu şarta direnenler zamanı gelecek Aziz Yıldırım`ı bu sefer omuzlarda taşıyacaklar.

Fenerbahçe, Gökhan Ünal transferiyle bence çok olumlu bir iş yaptı. En azından sol açıkla beraber ciddi ikinci eksik bölgesini tamamladı. Şimdi sırada Gökhan Üna`ın bir an evvel forma girerek göz zevkimiz ve ruh sağlığımız açısından Güiza`yı takımdan kesmesi kalıyor. Zaten Gökhan Ünal`ın transferini uzun uzun analiz etmeye gerek yok, Ömer Üründül`ün bu transfer için “Bana göre her yönüyle çok önemli bir transfer yanlışı.“ demesi bile yapılan işin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst