Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
. ESKİ TÜRKLERDE VE OSMANLILARDA HARİTACILIK
1076 yılında KAŞGARLI MAHMUD (El Kaşgarî) âDivanü-Lügat-it-Türkâ (Türkçe Sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir. Bu harita Orta Asyaânın büyük bir kısmını in ve Kuzey Afrikaâyı içermektedir. Batıda ise Volga nehrini fazla geçmemektedir. Dünyanın tepsi gibi düz ve yuvarlak olduğu kabul edilen bu dünya haritası, çeşitli ülkelerin birbirlerine göre konumu belirtilmiş bir kroki görünümündedir. O zamanki başkent Balasagun ise haritanın merkezindedir. Haritanın yazılara göre üst tarafı güneşin doğduğu yön olan doğu seçilmişti.
Karadeniz ve Marmaraânın 1400 yıllarında bile Venedikliler ve Cenevizliler tarafından elle yapılmış haritaları vardır. 1416 âda İbrahim KATİBİ bir harita çizmiştir.
1456 âda Trablusgarplı İBRAHİM MÜRSEL (Mürsiyeli İbrahim) bir Türk denizcisi olarak Akdeniz haritası çizdi. 1460 yılında ise Güney Avrupa haritası yapmıştır.
EL İSTAHRİ (Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el Farisi el İstahri) (15. yüzyıl), âKitab al Masalik val Mamalikâ (Masallar ve Ülkeler) isimli yapıtında dünyanın çeşitli yerlerine ait 20 harita vardır. Bu kitap yaklaşık 1460 yıllarında Karakoyunlu Türkmen İmparatorluğu Şehzadesi Pir Budak zamanında yazılmıştır.
Türk Amirali PİRİ REİS (1470-1554) Osmanlı Donanmasının hakim olduğu denizlere ait âKitab-ı Bahriyeâ adında yazdığı kitapta çeşitli liman, koy, körfez, kıyı, kale vb. yerlere ait haritalarla bu denizlerdeki gemiciliğe ait akıntılar, sığ yerler, tehlikeli kayalık yerlere ait bilgileri de vermiştir.
1513 yılında Piri Reis Geliboluâda ceylan derisi üzerine bir dünya haritası çizmiştir. 24 parçadan meydana gelen bu haritanın 65 x 90 cm.lik bir paftası Topkapı müzesindedir. Colombusâun 1489 tarihli bir haritasından da yararlandığını söyleyen Piri Reisâin bu tarihte Amerikaânın içerlerini ve güney kutbundaki dağları da gösteren bu haritayı nasıl yaptığı bilim adamlarınca merak konusu olmuştur. Bu haritayı 1517 yılında Mısırâda Yavuz Sultan Selimâe takdim etmiştir. Bu harita 1929 yılında Topkapı Müzesinin, Eski Eserler Müzesi haline getirildiği sırada Milli Müzeler Müdürü Halil ELDEM tarafından bulunmuş ve Alman Doğu bilimleri uzmanı KAHLE ile birlikte incelenmiştir. Ayrıca âHadikatâül Bahriyeâ, âNetayicâül Efkar fi Cezayirâül Biharâ, âBiladâül Aminatâ ve harita yapımıyla ilgili âEşkalnameâ (o zamanlar haritaya eşkal deniliyordu) adında bir bilim kitabı ile 1528 tarihini taşıyan âHind Denizi Haritasıâ gibi yapıtları Deniz Müzesiândedir. Hürmüz kalesinin kuşatılmasında uğradığı iftira yüzünden katledildi.
MATRAKÇI NASUH (Ölümü 1533) haritacı anlayışı minyatüre uygulayan ilk ressamdır. Sopa veya demirci çekici ile yapılan ve bir çeşit harp oyunu olan matrak (Mitrak) oyunu mucididir. Menazil (Hedefler) isimli yapıtında 16. yüzyılda yapılmış Anadolu atlası vardır. âUmdetâül â Hisapâ (Hesabın İlkeleri) isminde bir yapıtı (1517) ve âBeyan-Menazil-i Sefer-i Irakeynâ ismindeki kitabında Kanunîânin 1534âde Irak seferine katılarak İstanbul â Tebriz â Bağdat â Tebriz â Diyarbakır â Halep â İstanbul geçkisi üzerinde fethedilen yerleri, kaleleri isim ve güzel haritalarla anlatır.
Piri Reisâin Amerika Haritası (1513)
Kanuni Sultan Süleyman saltanatı sıralarında devlet hizmetine giren Sinoplu bir aileye mensup, sonradan Amiral olan SEYDİ ALİ REİS (? â 1563) deniz astronomisini ve deniz coğrafyasını çok iyi bilen bir bilgindi. Piri Reisâin donanmasını Basraâdan Süveyşâe getirme görevi verildi. Ancak bazı nedenlerden dolayı dört yıllık (1553-1557) uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra Edirneâye dönebilmiştir. Bu seyahati Bursa â Konya â Kayseri â Halep â Urfa â Musul â Bağdat â Basra - Hürmüz Boğazı â Ahmadabad â Delhi â Lahor â Kabil â Semerkand â Buhara â Farab â Merv â Tus â Nişabür â Bağdat â Musul â Mardin â Diyarbakır- Sivas â Ankara â İstanbul - Edirne geçkisini izleyerek Arapça ve Farsçaâdan yaptığı derlemelerle âMirat-ül Memalikâ (Ülkelerin Aynası) adlı yapıtı yazmıştır. Bu kitap 1815âde Almancaâya, 1826âda Fransızcaâya, 1899âda İngilizceâye, 1963âde Rusçaâya çevrilmiştir. 1554âde Amhedabadâta yazdığı âMohitâ (Okyanus) çeşitli batı dillerine çevrilmiştir. 10 bölümlük bu kitapta yön bulma, azimut ve yıldızların yüksekliklerinin hesabı, zaman hesabı, takvim, Güneş ve Ayâa bağlı tanımlanan yıllar, denizcilikte önemli bazı yıldızların doğmaları, batmaları ve adları, ünlü limanlarla adaların enlemleri, astronomiye ait bilgiler ve bazı limanların arasındaki uzaklıklar, Hind Okyanusundaki adalar, kıyılar, rüzgarlar, ünlü limanlar ve topografik coğrafya konularını içermektedir. Bir başka yapıtı âMirat-ül Kainat (Kainatın aynası) kitabı da Farsça ve Arapça bir çok kitaplardan derlenmiş olup bir çok astronomi aletinin tanımı ve kullanılışı, güneşin yüksekliği, yıldızların konumu, kıble, öğle zamanı saptanması, nehir genişliği saptanması, rubu tahtası ve usturlabâın yapım ve kullanılışı konularını içermektedir.
1549âda Halepâte Ali Kuşçuânun astronomi ile ilgili Fethiye yapıtının Türkçeâsine bazı ilaveler koyarak âHülasetâel Hayaâ ismini vermiştir. Seydi Ali Reis yerin yuvarlak olduğunu, dağların yüksekliğinin yerin yuvarlaklığını bozmayacağını söylemiş ve yer yarıçapının 1545 fersah olduğunu yazmış, ağır cisimlerin yerin merkezine doğru düştüklerini eklemiştir. Ancak yerin günlük hareketini kabul etmediğini göstermek için de o zamana kadar ileri sürülen kanıtları açıklamıştır.
Osmanlı korsan reislerinden olan ve daha sonra Osmanlı Donanması Hassa Reisleri arasına katılan ALİ MACAR REİS tarafından 1567âde dokuz ceylan derisi üzerine çizilen 31 x 43 cm. boyutlu yedi haritadan oluşan ve Topkapı Müzesiânde bulunan bir atlasta bulunan haritalar sıra ile:
1. Azak denizi, Karadeniz ve Marmara sahil kent ve limanlar,
2. Akdeniz, Ege denizi, Mora yarım adası, Adriyatik sahilleri, Anadoluânun bazı sahil kentleri,
3. Akdeniz, İtalya, Adriyatik sahilleri, Kuzey Afrika,
4. Batı Akdeniz, İberik yarımadası, Gaskonya körfezi, Kuzey Afrika,
5. İngiltere, İskoçya, Almanya sahilleri,
6. İstanbul Boğazı, Girit adası bir kısmı, Ege denizi, Adriyatik sahilleri,
7. Dünya haritası (Avustralya yok)
Haritaları vardır. Ali Macar Reisâin yapıtları 1935âde cumhuriyetin kültür yayınlarından biri olarak basılmıştır.
Büyük Türk gezgincilerinden MEHMET AŞIK (1555 - ?) 21 yaşında geziye çıkarak 25 yıl içinde bir çok ülke gezmiş ve gezi notları 1595âde âMenazır-ül Avalimâ (Dünyanın görünümü) adıyla basılmıştır. 1590âda Menemenli MEHMET REİSâin çizdiği bir Akdeniz haritası Venedikâte Correr Müzesiândedir. Benzer şekilde 16. yüzyılda Tunusâlu Hacı Ahmetâin Dünya haritası Venedikâte San Marco kütüphanesindedir.
Arapça ve Farsçaâyı çok iyi bilen ve tarih, coğrafya, bibliyografya ve toplum bilimi alanlarında 27 yapıtı bulunan KATİP ÇELEBİ (1609-1657) Girit seferi dolayısı ile (1645-1646) haritaların nasıl yapıldığını öğrendi. En önemli yapıtı âCihannümaâ (Dünyayı gösteren) coğrafya alanında doğu görüşten batı görüşe geçişte bir dönüm noktasıdır. Beş haritalı, 75 sayfa olan ve 1648âde yazılmaya başlanan bu kitapta dünyanın yuvarlaklığı üstüne kanıtlar verildikten sonra Japonyaâdan Erzurum ve Irakâa kadar ülkelerin coğrafyasını, kısa tarihini, bitki ve hayvanlar alemini anlatmaktadır. âKeşf-üz-Zununâ (Sanıların Keşfi) isimli kitabı da ünlüdür. 1727âde basımevinin icadından hemen sonra 1732âde basılan bu kitap çeşitli dillere çevrilmiştir. Katip Çelebiânin bundan başka âKozmoğrafyaâ adında bir kitabı daha vardır. İstanbulâda ilk defa pusula sapmasını belirlemiştir.
17. yüzyılda İstanbulâda 8 dükkanda 15 kişi haritacılık yapmaktaydı. Bunlar birkaç dili özellikle Latinceâyi çok iyi bildikleri için yazarların kitaplarının okuyarak yeryüzü şekillerini çizmekteydiler. Ayrıca pusula yapılan 10 dükkanda da 45 kişi, kum saati yapılan 15 dükkanda 45 kişi çalışmaktaydı.
17. yüzyılın en büyük gezgin ve yazarlarından biri olan EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682) Osmanlı ülkesinin içinde ve dışında 50 yıl geziler yaparak ve 22 savaşa katılarak bunları 6000 sayfada 10 cilt halinde yazmıştır. 1. Cilt İstanbulâa ait olup diğer 9 Ciltte Anadolu, Trakya, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya, Ege ve Akdeniz adalarından bir kısmı, Kırım, Bağdat, Musul, Suriye, Filistin, Mısır, Mekke, Medine, Kafkasya, Macaristan, Batı İran, Azerbaycan, Sudan, Habeşistan, Güney Rusya, Lehistan, Avusturya, Güney Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç ülkeleri yer almıştır. Bazı abartmaları, yapmış olduğunu iddia ettiği bazı gezilerine gölge düşürmüştür.
1683âde Alain MALLET İstanbul planı yaptı.
Bilimsel kitapların yayılması ilk basımevinin 1727âde İBRAHİM MÜTEFERRİKA (1674-1745) tarafından kurulması ile başladı. İbrahim Müteferrikaânın ilk bastığı renkli haritalar izlemektedir. Abdurrahman Efendi, III. Selim zamanında Mühendishane-i Berri-i Hümayünâda (Devlet Kara Mühendislik Okulu) geometri öğretmenliği yapmıştır.
1807âde Napoleonâun göndermiş olduğu subaylar Toros ve Kızılırmak havalisinde yol boyu haritaları almak için çalışmışlardır. 1822âde LAPİE tarafından Rumeli ve Batı Anadolu haritası yayınlanmıştır. Bunu İngilizler takip etmişlerdir. 1836âda Güney Anadoluâdaki Chesney heyeti, Batı ve Güney Anadoluâda Sprat heyetleri bu kapsamdadır.
İlk deniz haritası 1830 yılında Heybeliada Deniz Harp Okulunda basılan Karadeniz haritasıdır.
Karadeniz kıyılarımızın haritasını ilk defa MANGANARI adında bir Rus yüzbaşısı 1823-1836 yılları arasında yapmıştır. Bu haritalar 1835 tarihini taşımaktadır. Yine 1835 tarihini taşıyan Rus haritalarından çevrilerek basılmış İstanbul ve Boğaziçi haritaları vardır. Marmara denizi ise yine Manganari tarafından 1845-1848 arasında çalışarak ve İskandil ölçüleri ile yapılmış olup bu çalışmalarla amiral rütbesini kazanan Manganari, ayrıca bir Marmara kılavuzu yazmıştır. Rusların bu ölçülerine Osmanlılar âGül Sefidâ isminde bir kurvet ile katılmışlardır. Karadenizâin 1265 H. De ikinci bir defa daha Ruslar tarafından ölçülmesinde de yine Osmanlıların âAhterâ ve âNeyyiri Zaferâ isimli gemi ile ortaklaşa çalışmaları olmuştur. Deniz haritaları için ölçü gemisi olarak 1845-1914 arasında Gül Sefit, Ahter ve Neyyiri zafer kurvetleri, 1914-1932 arasında ise Beyrut yatı, Zuhaf kurveti, Galata yatı ve Aydın Reis gambotu kullanılmıştır. Bunlardan başka okul gemisi olup da ölçü işlerinde kullanılan Mehmet Selim fırkateyni, Heybet Nüma kurveti, Nüveydi Fütuf Briki de sayılabilir.
II. Mahmud zamanında, 1835-1939 yılları arasında Osmanlı ordusunda hocalık için getirilen ve Paşa ünvanı verilen Helmuth v. MOLTKE (1800-1891), 1836-1837 yıllarında İstanbulâun 1:25.000 ölçekli, 1837âde Çanakkale Boğazıânın 1:20.000 ölçekli plançete ile haritasını yaptı. 1838âde Anadoluâda sekiz paftalık (Musul, Elazığ, Birecik, Samsun, Ankara, Urfa, Maraş) haritalarını yaptı. Bu çalışmalar sırasında Nemrut Dağıânda Komonague tapınağını buldu. 1839âda İbrahim Paşanın idaresindeki Mısır ordusuna karşı Çerkez Hafız Mehmed Paşanın maiyetinde bulunmuş ancak anlaşamamışlardır. Berlinâe döndüğünde Türkiye alışmaları için nişan verildi.
1850âde Mühendishane öğrencileri İstanbul şehrinin planını yaptılar. 1853 yılında İstanbul Boğazından Varna limanına kadar olan kıyı bölgesi AHMET HOCA ve İngiliz WOODS tarafından ölçülmüştür.
19. yüzyılın ilk yarısında haritalarımız, ya istila ordularına ait subaylar ya da Osmanlı İmparatorluğu ordusunu düzenleme için çağrılmış yabancı askeri heyetlerin haritacıları tarafından yapılmıştır. 1857-1901 yılları arasında Anadolu, sayıları bir hayli fazla olan gezginler tarafından gezilmiş ve bu gezginlerin hazırladıkları haritalar kendi ülkelerinde bastırılmış ve bu haritaların bir kısmı açıklanmış bir kısmı da gizli tutulmuştur. Alman subayları, haritacılık sahasına bu tarihlerden sonra girmişlerdir. 1826-1833 arasına Avusturyalı PROKESCH von OSTEN, 1836âdan itibaren İngiliz HAMİLTON, 1838-1841 arasında İngiliz AINSWORTH, 1835-1838 arasında BRANT 1830âda Fransız arkeologu TEXIER, HAMMAIRE DE HELL, 1842âdeğ SCHÖNBORN, 1843âde KOCH, Rus doğa bilimcisi TCHİHATCEFFâin 1847-1863 yılları arasındaki çalışmalardan 1853âde Küçük Asya isimli yapıtı, 1837âde Trakyaâda Fransız jeologu AMI BONE ve 10 yıl sonra aynı alanda VİQUESNEL, 1869âda E. v. HOCHSTETTER çalışmalar yapmışlardır.
Alman harita uzmanı Heinrich HIEPERT (1818-1899), 1841-1888 arasında Türkiyeâye gelerek önceleri Anadoluânun kuzey batısında altı paftalık 1:400.000 ölçekli haritasını yapmıştır. 1854 yılında tekrar bu bölgede çalışmalar yapılarak bu haritalar basılmış ve diğer ölçekte haritalar üretilmiştir. Daha sonra oğlu Richard KIEPERT babasının yaptığı işlere devam ederek batıdan Orta Anadoluâya kadar olan bölgenin 1902-1906 arası 24 paftalık 1:400.000 ölçekli haritasını yaptı.
H. Kiepertâin 1884 yılında yaptığı harita karayolları ve demiryolları revizyonlu olarak işlenip 1889âda tekrar basıldı. Kiepertâin yaptığı haritalar:
1884 â 1:1.000.000 ölçekli Anadolu.
1844 â 1:1.000.000 ölçekli ve 1:2.500.000 ölçekli Osmanlı
İmparatorluğu.
1853 â 1:3.600.000 ölçekli Anadolu, Kafkasya, Batı İran.
1854 â 1:500.000 ölçekli Anadolu haritası.
1868 â 1:250.000 ölçekli Batı Anadolu haritası.
1884 â 1:1.500.000 ölçekli Anadolu haritası.
1897 â 1:4.000.000 ölçekli Asya Türkiyesi haritasıdır.
Bütün bu çalışmaların sonucu olarak Anadolu topografyasının ana hatları ortaya çıkmış ve bu haritalardan 1:200.000 ölçekli haritalarımız çıkıncaya kadar yararlanılmıştır.
1863-1880 yılları arasında C. STOLPE İstanbulâun 1:15.000 ölçekli haritasını çizdi.
VINCKE, FICHER ve MÜLBACH gibi Alman haritacılarının gelmeleri de bu zamana rastlamaktadır. Şubat 1839âda Osmanlı hizmetinde olan Prusya subayı Binbaşı P. v. VINCHE Ankaraânın planını yaptı. 1:6.250 ölçekli bu harita 1854âde Berlinâde basılarak Ankara Vilayeti Valisi Müşir (Mareşal) İzzet Paşaya takdim edildi. Asker haritacıların yanı sıra 19. yüzyılın ilk yarısında ülkemizde arkeolog, jeolog gibi gezgincilerin gelmeleri ile de değişik amaçlarla yapılmış mevzii haritalar ortaya çıkmıştır.
1864 yılında Türk Hükümeti tarafından Filistinâde (Hicaz hattı) demiryolu görevi verilen Alman İnşaat Mühendisi Carl MUMANN (1839-1896), daha sonraları İstanbul-İzmir arasındaki karayolu etüdünü yaparken Bergamaâdaki harabeleri keşfederek Türk Hükümetinin izni ve Prusya devletinin önerisi üzerine Bergama tapınağını ortaya çıkardı(1886). Çeşitli ölçekte Bergama haritası yaptı.
Bu konu ile ilgili olarak 1870âde Alman arkeologu Heinrich SCHLİEMANN (1822-1890), Homerosâun şiirlerinden Truvaâyı bulmak için Truvaânın yeri olduğu sanılan hisarlıkta kazılara başladı. 1884âde Bergamaâda ve 1891-1894 arasında da Manisaâda arkeolojik kazılar yaparak bu kazılar sonucunda ortaya çıkan tapınağı Berlinâe götürdü. Buradan da İkinci Dünya Savaşı sonunda Moskovaâya taşındı.
1868 yılında Parisâte öğrenimde bulunan Üsteğmen Hafız ALİ (ŞEREF) (Ölümü: 1907), bir âYeni Atlasâ hazırlamıştır. 23 x 23 cm. boyutlu bu atlas 22 adet haritayı içermektedir. Daha sonra 1896âda Genelkurmayda çalışırken Kiepertâin Anadolu haritasını Türkçeâye çevirmiştir. Ayrıca 73 paftadan ibaret Rumeli haritasını çizmiş, okullar için büyük bir duvar haritası hazırlamıştır.
1877 Osmanlı_Rus savaşında Ruslar, Erzurumâa kadar olan sahanın ve Trakya mıntıkasının 1:210.000 ölçeğinde haritalarını yaptılar.
1895âde Süleyman ASAF İstanbul Boğazı haritası yaptı.
1076 yılında KAŞGARLI MAHMUD (El Kaşgarî) âDivanü-Lügat-it-Türkâ (Türkçe Sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir. Bu harita Orta Asyaânın büyük bir kısmını in ve Kuzey Afrikaâyı içermektedir. Batıda ise Volga nehrini fazla geçmemektedir. Dünyanın tepsi gibi düz ve yuvarlak olduğu kabul edilen bu dünya haritası, çeşitli ülkelerin birbirlerine göre konumu belirtilmiş bir kroki görünümündedir. O zamanki başkent Balasagun ise haritanın merkezindedir. Haritanın yazılara göre üst tarafı güneşin doğduğu yön olan doğu seçilmişti.
Karadeniz ve Marmaraânın 1400 yıllarında bile Venedikliler ve Cenevizliler tarafından elle yapılmış haritaları vardır. 1416 âda İbrahim KATİBİ bir harita çizmiştir.
1456 âda Trablusgarplı İBRAHİM MÜRSEL (Mürsiyeli İbrahim) bir Türk denizcisi olarak Akdeniz haritası çizdi. 1460 yılında ise Güney Avrupa haritası yapmıştır.
EL İSTAHRİ (Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el Farisi el İstahri) (15. yüzyıl), âKitab al Masalik val Mamalikâ (Masallar ve Ülkeler) isimli yapıtında dünyanın çeşitli yerlerine ait 20 harita vardır. Bu kitap yaklaşık 1460 yıllarında Karakoyunlu Türkmen İmparatorluğu Şehzadesi Pir Budak zamanında yazılmıştır.
Türk Amirali PİRİ REİS (1470-1554) Osmanlı Donanmasının hakim olduğu denizlere ait âKitab-ı Bahriyeâ adında yazdığı kitapta çeşitli liman, koy, körfez, kıyı, kale vb. yerlere ait haritalarla bu denizlerdeki gemiciliğe ait akıntılar, sığ yerler, tehlikeli kayalık yerlere ait bilgileri de vermiştir.
1513 yılında Piri Reis Geliboluâda ceylan derisi üzerine bir dünya haritası çizmiştir. 24 parçadan meydana gelen bu haritanın 65 x 90 cm.lik bir paftası Topkapı müzesindedir. Colombusâun 1489 tarihli bir haritasından da yararlandığını söyleyen Piri Reisâin bu tarihte Amerikaânın içerlerini ve güney kutbundaki dağları da gösteren bu haritayı nasıl yaptığı bilim adamlarınca merak konusu olmuştur. Bu haritayı 1517 yılında Mısırâda Yavuz Sultan Selimâe takdim etmiştir. Bu harita 1929 yılında Topkapı Müzesinin, Eski Eserler Müzesi haline getirildiği sırada Milli Müzeler Müdürü Halil ELDEM tarafından bulunmuş ve Alman Doğu bilimleri uzmanı KAHLE ile birlikte incelenmiştir. Ayrıca âHadikatâül Bahriyeâ, âNetayicâül Efkar fi Cezayirâül Biharâ, âBiladâül Aminatâ ve harita yapımıyla ilgili âEşkalnameâ (o zamanlar haritaya eşkal deniliyordu) adında bir bilim kitabı ile 1528 tarihini taşıyan âHind Denizi Haritasıâ gibi yapıtları Deniz Müzesiândedir. Hürmüz kalesinin kuşatılmasında uğradığı iftira yüzünden katledildi.
MATRAKÇI NASUH (Ölümü 1533) haritacı anlayışı minyatüre uygulayan ilk ressamdır. Sopa veya demirci çekici ile yapılan ve bir çeşit harp oyunu olan matrak (Mitrak) oyunu mucididir. Menazil (Hedefler) isimli yapıtında 16. yüzyılda yapılmış Anadolu atlası vardır. âUmdetâül â Hisapâ (Hesabın İlkeleri) isminde bir yapıtı (1517) ve âBeyan-Menazil-i Sefer-i Irakeynâ ismindeki kitabında Kanunîânin 1534âde Irak seferine katılarak İstanbul â Tebriz â Bağdat â Tebriz â Diyarbakır â Halep â İstanbul geçkisi üzerinde fethedilen yerleri, kaleleri isim ve güzel haritalarla anlatır.
Piri Reisâin Amerika Haritası (1513)
Kanuni Sultan Süleyman saltanatı sıralarında devlet hizmetine giren Sinoplu bir aileye mensup, sonradan Amiral olan SEYDİ ALİ REİS (? â 1563) deniz astronomisini ve deniz coğrafyasını çok iyi bilen bir bilgindi. Piri Reisâin donanmasını Basraâdan Süveyşâe getirme görevi verildi. Ancak bazı nedenlerden dolayı dört yıllık (1553-1557) uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra Edirneâye dönebilmiştir. Bu seyahati Bursa â Konya â Kayseri â Halep â Urfa â Musul â Bağdat â Basra - Hürmüz Boğazı â Ahmadabad â Delhi â Lahor â Kabil â Semerkand â Buhara â Farab â Merv â Tus â Nişabür â Bağdat â Musul â Mardin â Diyarbakır- Sivas â Ankara â İstanbul - Edirne geçkisini izleyerek Arapça ve Farsçaâdan yaptığı derlemelerle âMirat-ül Memalikâ (Ülkelerin Aynası) adlı yapıtı yazmıştır. Bu kitap 1815âde Almancaâya, 1826âda Fransızcaâya, 1899âda İngilizceâye, 1963âde Rusçaâya çevrilmiştir. 1554âde Amhedabadâta yazdığı âMohitâ (Okyanus) çeşitli batı dillerine çevrilmiştir. 10 bölümlük bu kitapta yön bulma, azimut ve yıldızların yüksekliklerinin hesabı, zaman hesabı, takvim, Güneş ve Ayâa bağlı tanımlanan yıllar, denizcilikte önemli bazı yıldızların doğmaları, batmaları ve adları, ünlü limanlarla adaların enlemleri, astronomiye ait bilgiler ve bazı limanların arasındaki uzaklıklar, Hind Okyanusundaki adalar, kıyılar, rüzgarlar, ünlü limanlar ve topografik coğrafya konularını içermektedir. Bir başka yapıtı âMirat-ül Kainat (Kainatın aynası) kitabı da Farsça ve Arapça bir çok kitaplardan derlenmiş olup bir çok astronomi aletinin tanımı ve kullanılışı, güneşin yüksekliği, yıldızların konumu, kıble, öğle zamanı saptanması, nehir genişliği saptanması, rubu tahtası ve usturlabâın yapım ve kullanılışı konularını içermektedir.
1549âda Halepâte Ali Kuşçuânun astronomi ile ilgili Fethiye yapıtının Türkçeâsine bazı ilaveler koyarak âHülasetâel Hayaâ ismini vermiştir. Seydi Ali Reis yerin yuvarlak olduğunu, dağların yüksekliğinin yerin yuvarlaklığını bozmayacağını söylemiş ve yer yarıçapının 1545 fersah olduğunu yazmış, ağır cisimlerin yerin merkezine doğru düştüklerini eklemiştir. Ancak yerin günlük hareketini kabul etmediğini göstermek için de o zamana kadar ileri sürülen kanıtları açıklamıştır.
Osmanlı korsan reislerinden olan ve daha sonra Osmanlı Donanması Hassa Reisleri arasına katılan ALİ MACAR REİS tarafından 1567âde dokuz ceylan derisi üzerine çizilen 31 x 43 cm. boyutlu yedi haritadan oluşan ve Topkapı Müzesiânde bulunan bir atlasta bulunan haritalar sıra ile:
1. Azak denizi, Karadeniz ve Marmara sahil kent ve limanlar,
2. Akdeniz, Ege denizi, Mora yarım adası, Adriyatik sahilleri, Anadoluânun bazı sahil kentleri,
3. Akdeniz, İtalya, Adriyatik sahilleri, Kuzey Afrika,
4. Batı Akdeniz, İberik yarımadası, Gaskonya körfezi, Kuzey Afrika,
5. İngiltere, İskoçya, Almanya sahilleri,
6. İstanbul Boğazı, Girit adası bir kısmı, Ege denizi, Adriyatik sahilleri,
7. Dünya haritası (Avustralya yok)
Haritaları vardır. Ali Macar Reisâin yapıtları 1935âde cumhuriyetin kültür yayınlarından biri olarak basılmıştır.
Büyük Türk gezgincilerinden MEHMET AŞIK (1555 - ?) 21 yaşında geziye çıkarak 25 yıl içinde bir çok ülke gezmiş ve gezi notları 1595âde âMenazır-ül Avalimâ (Dünyanın görünümü) adıyla basılmıştır. 1590âda Menemenli MEHMET REİSâin çizdiği bir Akdeniz haritası Venedikâte Correr Müzesiândedir. Benzer şekilde 16. yüzyılda Tunusâlu Hacı Ahmetâin Dünya haritası Venedikâte San Marco kütüphanesindedir.
Arapça ve Farsçaâyı çok iyi bilen ve tarih, coğrafya, bibliyografya ve toplum bilimi alanlarında 27 yapıtı bulunan KATİP ÇELEBİ (1609-1657) Girit seferi dolayısı ile (1645-1646) haritaların nasıl yapıldığını öğrendi. En önemli yapıtı âCihannümaâ (Dünyayı gösteren) coğrafya alanında doğu görüşten batı görüşe geçişte bir dönüm noktasıdır. Beş haritalı, 75 sayfa olan ve 1648âde yazılmaya başlanan bu kitapta dünyanın yuvarlaklığı üstüne kanıtlar verildikten sonra Japonyaâdan Erzurum ve Irakâa kadar ülkelerin coğrafyasını, kısa tarihini, bitki ve hayvanlar alemini anlatmaktadır. âKeşf-üz-Zununâ (Sanıların Keşfi) isimli kitabı da ünlüdür. 1727âde basımevinin icadından hemen sonra 1732âde basılan bu kitap çeşitli dillere çevrilmiştir. Katip Çelebiânin bundan başka âKozmoğrafyaâ adında bir kitabı daha vardır. İstanbulâda ilk defa pusula sapmasını belirlemiştir.
17. yüzyılda İstanbulâda 8 dükkanda 15 kişi haritacılık yapmaktaydı. Bunlar birkaç dili özellikle Latinceâyi çok iyi bildikleri için yazarların kitaplarının okuyarak yeryüzü şekillerini çizmekteydiler. Ayrıca pusula yapılan 10 dükkanda da 45 kişi, kum saati yapılan 15 dükkanda 45 kişi çalışmaktaydı.
17. yüzyılın en büyük gezgin ve yazarlarından biri olan EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682) Osmanlı ülkesinin içinde ve dışında 50 yıl geziler yaparak ve 22 savaşa katılarak bunları 6000 sayfada 10 cilt halinde yazmıştır. 1. Cilt İstanbulâa ait olup diğer 9 Ciltte Anadolu, Trakya, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya, Ege ve Akdeniz adalarından bir kısmı, Kırım, Bağdat, Musul, Suriye, Filistin, Mısır, Mekke, Medine, Kafkasya, Macaristan, Batı İran, Azerbaycan, Sudan, Habeşistan, Güney Rusya, Lehistan, Avusturya, Güney Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç ülkeleri yer almıştır. Bazı abartmaları, yapmış olduğunu iddia ettiği bazı gezilerine gölge düşürmüştür.
1683âde Alain MALLET İstanbul planı yaptı.
Bilimsel kitapların yayılması ilk basımevinin 1727âde İBRAHİM MÜTEFERRİKA (1674-1745) tarafından kurulması ile başladı. İbrahim Müteferrikaânın ilk bastığı renkli haritalar izlemektedir. Abdurrahman Efendi, III. Selim zamanında Mühendishane-i Berri-i Hümayünâda (Devlet Kara Mühendislik Okulu) geometri öğretmenliği yapmıştır.
1807âde Napoleonâun göndermiş olduğu subaylar Toros ve Kızılırmak havalisinde yol boyu haritaları almak için çalışmışlardır. 1822âde LAPİE tarafından Rumeli ve Batı Anadolu haritası yayınlanmıştır. Bunu İngilizler takip etmişlerdir. 1836âda Güney Anadoluâdaki Chesney heyeti, Batı ve Güney Anadoluâda Sprat heyetleri bu kapsamdadır.
İlk deniz haritası 1830 yılında Heybeliada Deniz Harp Okulunda basılan Karadeniz haritasıdır.
Karadeniz kıyılarımızın haritasını ilk defa MANGANARI adında bir Rus yüzbaşısı 1823-1836 yılları arasında yapmıştır. Bu haritalar 1835 tarihini taşımaktadır. Yine 1835 tarihini taşıyan Rus haritalarından çevrilerek basılmış İstanbul ve Boğaziçi haritaları vardır. Marmara denizi ise yine Manganari tarafından 1845-1848 arasında çalışarak ve İskandil ölçüleri ile yapılmış olup bu çalışmalarla amiral rütbesini kazanan Manganari, ayrıca bir Marmara kılavuzu yazmıştır. Rusların bu ölçülerine Osmanlılar âGül Sefidâ isminde bir kurvet ile katılmışlardır. Karadenizâin 1265 H. De ikinci bir defa daha Ruslar tarafından ölçülmesinde de yine Osmanlıların âAhterâ ve âNeyyiri Zaferâ isimli gemi ile ortaklaşa çalışmaları olmuştur. Deniz haritaları için ölçü gemisi olarak 1845-1914 arasında Gül Sefit, Ahter ve Neyyiri zafer kurvetleri, 1914-1932 arasında ise Beyrut yatı, Zuhaf kurveti, Galata yatı ve Aydın Reis gambotu kullanılmıştır. Bunlardan başka okul gemisi olup da ölçü işlerinde kullanılan Mehmet Selim fırkateyni, Heybet Nüma kurveti, Nüveydi Fütuf Briki de sayılabilir.
II. Mahmud zamanında, 1835-1939 yılları arasında Osmanlı ordusunda hocalık için getirilen ve Paşa ünvanı verilen Helmuth v. MOLTKE (1800-1891), 1836-1837 yıllarında İstanbulâun 1:25.000 ölçekli, 1837âde Çanakkale Boğazıânın 1:20.000 ölçekli plançete ile haritasını yaptı. 1838âde Anadoluâda sekiz paftalık (Musul, Elazığ, Birecik, Samsun, Ankara, Urfa, Maraş) haritalarını yaptı. Bu çalışmalar sırasında Nemrut Dağıânda Komonague tapınağını buldu. 1839âda İbrahim Paşanın idaresindeki Mısır ordusuna karşı Çerkez Hafız Mehmed Paşanın maiyetinde bulunmuş ancak anlaşamamışlardır. Berlinâe döndüğünde Türkiye alışmaları için nişan verildi.
1850âde Mühendishane öğrencileri İstanbul şehrinin planını yaptılar. 1853 yılında İstanbul Boğazından Varna limanına kadar olan kıyı bölgesi AHMET HOCA ve İngiliz WOODS tarafından ölçülmüştür.
19. yüzyılın ilk yarısında haritalarımız, ya istila ordularına ait subaylar ya da Osmanlı İmparatorluğu ordusunu düzenleme için çağrılmış yabancı askeri heyetlerin haritacıları tarafından yapılmıştır. 1857-1901 yılları arasında Anadolu, sayıları bir hayli fazla olan gezginler tarafından gezilmiş ve bu gezginlerin hazırladıkları haritalar kendi ülkelerinde bastırılmış ve bu haritaların bir kısmı açıklanmış bir kısmı da gizli tutulmuştur. Alman subayları, haritacılık sahasına bu tarihlerden sonra girmişlerdir. 1826-1833 arasına Avusturyalı PROKESCH von OSTEN, 1836âdan itibaren İngiliz HAMİLTON, 1838-1841 arasında İngiliz AINSWORTH, 1835-1838 arasında BRANT 1830âda Fransız arkeologu TEXIER, HAMMAIRE DE HELL, 1842âdeğ SCHÖNBORN, 1843âde KOCH, Rus doğa bilimcisi TCHİHATCEFFâin 1847-1863 yılları arasındaki çalışmalardan 1853âde Küçük Asya isimli yapıtı, 1837âde Trakyaâda Fransız jeologu AMI BONE ve 10 yıl sonra aynı alanda VİQUESNEL, 1869âda E. v. HOCHSTETTER çalışmalar yapmışlardır.
Alman harita uzmanı Heinrich HIEPERT (1818-1899), 1841-1888 arasında Türkiyeâye gelerek önceleri Anadoluânun kuzey batısında altı paftalık 1:400.000 ölçekli haritasını yapmıştır. 1854 yılında tekrar bu bölgede çalışmalar yapılarak bu haritalar basılmış ve diğer ölçekte haritalar üretilmiştir. Daha sonra oğlu Richard KIEPERT babasının yaptığı işlere devam ederek batıdan Orta Anadoluâya kadar olan bölgenin 1902-1906 arası 24 paftalık 1:400.000 ölçekli haritasını yaptı.
H. Kiepertâin 1884 yılında yaptığı harita karayolları ve demiryolları revizyonlu olarak işlenip 1889âda tekrar basıldı. Kiepertâin yaptığı haritalar:
1884 â 1:1.000.000 ölçekli Anadolu.
1844 â 1:1.000.000 ölçekli ve 1:2.500.000 ölçekli Osmanlı
İmparatorluğu.
1853 â 1:3.600.000 ölçekli Anadolu, Kafkasya, Batı İran.
1854 â 1:500.000 ölçekli Anadolu haritası.
1868 â 1:250.000 ölçekli Batı Anadolu haritası.
1884 â 1:1.500.000 ölçekli Anadolu haritası.
1897 â 1:4.000.000 ölçekli Asya Türkiyesi haritasıdır.
Bütün bu çalışmaların sonucu olarak Anadolu topografyasının ana hatları ortaya çıkmış ve bu haritalardan 1:200.000 ölçekli haritalarımız çıkıncaya kadar yararlanılmıştır.
1863-1880 yılları arasında C. STOLPE İstanbulâun 1:15.000 ölçekli haritasını çizdi.
VINCKE, FICHER ve MÜLBACH gibi Alman haritacılarının gelmeleri de bu zamana rastlamaktadır. Şubat 1839âda Osmanlı hizmetinde olan Prusya subayı Binbaşı P. v. VINCHE Ankaraânın planını yaptı. 1:6.250 ölçekli bu harita 1854âde Berlinâde basılarak Ankara Vilayeti Valisi Müşir (Mareşal) İzzet Paşaya takdim edildi. Asker haritacıların yanı sıra 19. yüzyılın ilk yarısında ülkemizde arkeolog, jeolog gibi gezgincilerin gelmeleri ile de değişik amaçlarla yapılmış mevzii haritalar ortaya çıkmıştır.
1864 yılında Türk Hükümeti tarafından Filistinâde (Hicaz hattı) demiryolu görevi verilen Alman İnşaat Mühendisi Carl MUMANN (1839-1896), daha sonraları İstanbul-İzmir arasındaki karayolu etüdünü yaparken Bergamaâdaki harabeleri keşfederek Türk Hükümetinin izni ve Prusya devletinin önerisi üzerine Bergama tapınağını ortaya çıkardı(1886). Çeşitli ölçekte Bergama haritası yaptı.
Bu konu ile ilgili olarak 1870âde Alman arkeologu Heinrich SCHLİEMANN (1822-1890), Homerosâun şiirlerinden Truvaâyı bulmak için Truvaânın yeri olduğu sanılan hisarlıkta kazılara başladı. 1884âde Bergamaâda ve 1891-1894 arasında da Manisaâda arkeolojik kazılar yaparak bu kazılar sonucunda ortaya çıkan tapınağı Berlinâe götürdü. Buradan da İkinci Dünya Savaşı sonunda Moskovaâya taşındı.
1868 yılında Parisâte öğrenimde bulunan Üsteğmen Hafız ALİ (ŞEREF) (Ölümü: 1907), bir âYeni Atlasâ hazırlamıştır. 23 x 23 cm. boyutlu bu atlas 22 adet haritayı içermektedir. Daha sonra 1896âda Genelkurmayda çalışırken Kiepertâin Anadolu haritasını Türkçeâye çevirmiştir. Ayrıca 73 paftadan ibaret Rumeli haritasını çizmiş, okullar için büyük bir duvar haritası hazırlamıştır.
1877 Osmanlı_Rus savaşında Ruslar, Erzurumâa kadar olan sahanın ve Trakya mıntıkasının 1:210.000 ölçeğinde haritalarını yaptılar.
1895âde Süleyman ASAF İstanbul Boğazı haritası yaptı.
