Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
HAKKINDA YAZILANLAR
Alevi-Sünni kardeşliğinin canlı tanığı: Karaşar
AHMET DİNÇ
Zaman 21 Aralık 2008
Alevi vatandaşları ilgilendiren talepler, son dönemin tartışma konularının başında geliyor. Bazı grupların 'çatışmacı' çıkışlarına rağmen, Anadolu, toplumsal uzlaşma ve hoşgörünün sembolleriyle dolu. Bunlardan biri de Ankara'nın hemen yanıbaşındaki Karaşar beldesi.
Cami derneğinin yaptırdığı cemevi ile gündeme gelen Karaşar'da, Alevi ve Sünniler arasında gıpta edilecek kardeşlik zemini oluşmuş. Alevilerin çoğunlukta olduğu beldede iki cami var. İnsanlar hem camide namazını kılıyor hem de cemevine giderek semaha katılıyor. Yeni cemevini, yöredeki Sünnilerin de bağışta bulunduğu cami derneği yaptırmış. Belde halkı, "Cami de bizim, cemevi de. Alevi de biziz, Sünni de. Bayrak da bizim Kur'an da. Bizi birbirimize düşürmek isteyenler başaramayacak." diyor.
Beypazarı'na bağlı Karaşar'ın ilk camisi yaklaşık 600 yıl önce yapılmış. Bucami yetersiz kalınca Aleviler kendi arasında para toplayıp 1956 yılında ikinci camiyi inşa etmiş. Karaşar'a bağlı iki Sünni köy de, cemevinin inşası için önemli para yardımında bulunmuş. Yine kendi aralarında para toplayıp imamlara lojman yapmışlar. 5 vakit namazını kılıp Ramazan orucu tutanların sayısı hayli fazla. Namazın ardından cemevine gidenler hiç yadırganmıyor. Kasabanın imamlarını da cem merasimine çağırıyorlar; imam, 'mürşit'in yanına oturtuluyor. Mürşit, Türkçe dualar okuyor, imam Kur'an tilavet ediyor. "Gerçek Alevilik bizim yaşadığımız Aleviliktir." diyen Halil Çomak, Karaşar'ın mürşidi ve babası. Alevi olmalarına rağmen mürşitlerine 'dede' yerine, Bektaşiliğin Babagân koluna has bir unvan olan 'baba' diyorlar. Doğrudan Hacıbektaş Ocağı'na bağlılar.
Karaşarlıların çevredeki Sünni köylerle ilişkileri tam bir kardeşlik ve dayanışma timsali. Herkes birbirinin düğününe ve cenazesine gidiyor. Cami de cemevi de, dinin ve hayatın olağan iki unsuru. Belediye Başkanı Yılmaz Koçak, Cami ve Kültürevi Yaptırma Derneği Başkanı Mustafa Çayır ve mürşit Halil Çomak, son dönemlerde Aleviliği başka emellere alet etmek ve Alevi-Sünni ilişkisini germek isteyen çevrelere tepkili. "Burada herkes kardeşçe yaşar, her konuda birbirine yardım eder." diyor Başkan Koçak. Beldede birkaç yıl içinde 10 kadar ev yanmış. Halk kendi arasında para toplayıp yanan evlerin yerine yenisini yapıp döşemiş. Son nüfus sayımına göre 2 bin 187 kişinin yaşadığı Karaşar'da insanlar camiyi de cemevini de eşit şekilde kullanıyor. Başkan Koçak, "Cuma namazlarında camilerimiz dolar, cemlerimizde de cemevi insanları almaz, çoğu dışarda kalır." ifadesini kullanıyor. Bir vefat olayında cenaze namazı camide kıldırılıp defin işleminden sonra cemaat cemevine gidiyor ve orada ölünün 'helallik aşı' yeniyor. Ardından 40. veya 52. günde yine cemevinde ölen kişi için zikir yapılıyor.
Alevi-Sünni kardeşliğinin canlı tanığı: Karaşar
AHMET DİNÇ
Zaman 21 Aralık 2008
Alevi vatandaşları ilgilendiren talepler, son dönemin tartışma konularının başında geliyor. Bazı grupların 'çatışmacı' çıkışlarına rağmen, Anadolu, toplumsal uzlaşma ve hoşgörünün sembolleriyle dolu. Bunlardan biri de Ankara'nın hemen yanıbaşındaki Karaşar beldesi.
Cami derneğinin yaptırdığı cemevi ile gündeme gelen Karaşar'da, Alevi ve Sünniler arasında gıpta edilecek kardeşlik zemini oluşmuş. Alevilerin çoğunlukta olduğu beldede iki cami var. İnsanlar hem camide namazını kılıyor hem de cemevine giderek semaha katılıyor. Yeni cemevini, yöredeki Sünnilerin de bağışta bulunduğu cami derneği yaptırmış. Belde halkı, "Cami de bizim, cemevi de. Alevi de biziz, Sünni de. Bayrak da bizim Kur'an da. Bizi birbirimize düşürmek isteyenler başaramayacak." diyor.
Beypazarı'na bağlı Karaşar'ın ilk camisi yaklaşık 600 yıl önce yapılmış. Bucami yetersiz kalınca Aleviler kendi arasında para toplayıp 1956 yılında ikinci camiyi inşa etmiş. Karaşar'a bağlı iki Sünni köy de, cemevinin inşası için önemli para yardımında bulunmuş. Yine kendi aralarında para toplayıp imamlara lojman yapmışlar. 5 vakit namazını kılıp Ramazan orucu tutanların sayısı hayli fazla. Namazın ardından cemevine gidenler hiç yadırganmıyor. Kasabanın imamlarını da cem merasimine çağırıyorlar; imam, 'mürşit'in yanına oturtuluyor. Mürşit, Türkçe dualar okuyor, imam Kur'an tilavet ediyor. "Gerçek Alevilik bizim yaşadığımız Aleviliktir." diyen Halil Çomak, Karaşar'ın mürşidi ve babası. Alevi olmalarına rağmen mürşitlerine 'dede' yerine, Bektaşiliğin Babagân koluna has bir unvan olan 'baba' diyorlar. Doğrudan Hacıbektaş Ocağı'na bağlılar.
Karaşarlıların çevredeki Sünni köylerle ilişkileri tam bir kardeşlik ve dayanışma timsali. Herkes birbirinin düğününe ve cenazesine gidiyor. Cami de cemevi de, dinin ve hayatın olağan iki unsuru. Belediye Başkanı Yılmaz Koçak, Cami ve Kültürevi Yaptırma Derneği Başkanı Mustafa Çayır ve mürşit Halil Çomak, son dönemlerde Aleviliği başka emellere alet etmek ve Alevi-Sünni ilişkisini germek isteyen çevrelere tepkili. "Burada herkes kardeşçe yaşar, her konuda birbirine yardım eder." diyor Başkan Koçak. Beldede birkaç yıl içinde 10 kadar ev yanmış. Halk kendi arasında para toplayıp yanan evlerin yerine yenisini yapıp döşemiş. Son nüfus sayımına göre 2 bin 187 kişinin yaşadığı Karaşar'da insanlar camiyi de cemevini de eşit şekilde kullanıyor. Başkan Koçak, "Cuma namazlarında camilerimiz dolar, cemlerimizde de cemevi insanları almaz, çoğu dışarda kalır." ifadesini kullanıyor. Bir vefat olayında cenaze namazı camide kıldırılıp defin işleminden sonra cemaat cemevine gidiyor ve orada ölünün 'helallik aşı' yeniyor. Ardından 40. veya 52. günde yine cemevinde ölen kişi için zikir yapılıyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 85