Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Evliya Çelebinin seyahat notlarına dayanan ve Çelebinin gözetiminde yapıldığı tarihi belgelerle kesinlik kazanan Nil Haritası bakın nereden çıktı...
Evliya Çelebinin belgesel izi sayılabilecek harita, bu gün Vatikan Kütüphanesi arşivlerinde bulunuyor ve Çelebiye ait Seyahatnameden sonra en önemli belge olarak kabul ediliyor.
Daha önce hiçbir yerde yayınlanmayan bilgi ve belgeleri gün yüzüne çıkaran dosya, 'Evliya Çelebi'nin Belgesel İzleri' başlığıyla Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuran Tezcan tarafından kaleme alındı. Dr. Tezcan, Chicago Üniversitesi öğretim görevlisi Robert Dankoff ile beraber Vatikan arşivlerine giren ve haritayı gün yüzene çıkaran önemli bir bilim insanı.
NİL HARİTASI'NIN KAHİRE'DEN VATİKAN'A YOLCULUĞU
Evliya Çelebi 1672-73te Nil yolculuğuna çıkar. Amacı Nilin kaynağını görmektir. Nilin Kuzey kolları üzerinde Kahireden İskenderiye ve Reşide daha sonra Dimyata gider. Tekrar Kahireden yola çıkarak Nilin kaynağı olan Cebel-i Kamere doğru Güney yönünde Nilin sahillerini gezer. Sudan ortalarına kadar inen Evliya, Nile 32 konak yaklaştığını, fakat vahşi doğa ve barbar kavimler yüzünden daha ileriye gidemediğini ifade eder.
Evliya Çelebi yolculuğunda harita ile seyahat ilişkisinin önemini kavramıştır. Daha önce coğrafyacıların Sudan tarafına sıcaktan ulaşamadığını, bu bölgenin bilinmediğini, dolayısıyla kendisinin üstadı Nakkaş Hükmizâde Alî Begden öğrendiği üzere seyahati esnasında resmetmiş olduğu kaleleri, şehirleri, nehir, dağ ve gölleri, Nil ve Fûncistân seyahatini tamamlandıktan sonra, Papamunta resimli ilk dünya haritası Mappamundi gibi haritada göstermek amacındadır. Ve bunun mevcut coğrafya eserlerine ve haritalarına bir ek olacağını da bildirir.
Bugün Vatikanda Biblioteca Apostolicada Evliya Çelebinin seyahat notlarına dayanan Nil haritası, onun seyahatinin sonunda bu projeyi gerçekleştirmiş olduğunu gösteriyor.
HARİTADAKİ TÜM BİLGİLER SEYAHATNAME'NİN 10. CİLDİNDE
18. yüzyılda Seyahatnamenin İstanbula gönderildiği yıllarda Kahireden Vati-kana gelen bu harita, kaba bez üzerine çizilmiş. Uzunluğu 543 cm olan haritanın yukarısında Nilin kaynağı, aşağısında Nil deltası bulunuyor. Yani Güney yukarıda, Kuzey aşağıda yer alıyor. Eni, yukarıda 88, aşağıda 45 cm olan harita üzerinde Nil, kaynağı olarak kabul edilen Cebel-i Kamer dağından çıkar, Kızıldeniz ile Libya çölü arasına sıkıştırılmış biçimde uzanır, Kahirede iki kola ayrılıp Akdenize ulaşır.
Eski coğrafya kaynaklarına göre Nilin kaynağı Cebel i Kamer dağıdır, haritanın bu anlayışa göre çizilmiş olduğu görülür. Üzerinde 500e yakın şehir, kale, dağ, vadi, göl, kavimler, vahşi hayvanlar, altın yatakları, ticaret malları vb. üzerine bilgileri yer alır. Evliyanın Seyahatnamenin 10. cildinde geçtiği yerleşim yerleri hakkında verdiği bilgiler bu haritada rahatlıkla izlenmektedir.
SADECE OSMANLI TOPRAKLARINI GEZMEDİ...
Evliya Çelebi yalnız Osmanlı ülkesini değil, komşu ülkeleri de gezmiş, bu ülkelere gitmek için kral ya da patrik gibi yüksek mevki sahiplerinden bir çeşit vize demek olan geçiş belgeleri almıştır. Evliya, Seyahatnamede papinta, papinta kâgız ya da papinta hatt diye adlandırdığı bu belgelerden birincisini 1074/1664te Novaya giderken Dobro Venedik (Dubrovnik) kralından almıştır. İkincisini 1075/ 1665te Batı Avrupaya gitmek için Viyana kralından (1. Leopold) alır.10 Bu belge ile Seyahatnamenin çeşitli yerlerinde Batı Avrupaya gittiğini bildirirse de bu seyahatini gerçekleştirememiş olduğu anlaşılır.
Üçüncü belgeyi ise 1082/1672de Tûr-ı Sînâdaki manastır patriğinden almıştır. Bu sonuncusu bugün elimizde bulunmaktadır. Yunanca olan bu belge 2006da Pinelophi Stathi tarafından yayınlanmıştır. Yazar, bu belgenin İstanbuldaki Mukaddes Yerler Patrik Temsilciliği (Metochion) kütüphanesinde yabancı memleketlerde seyahat edecek olanlara verilen mektupları içeren 827 numaralı dosyada bulunduğunu bildirmektedir: Patriklikçe tanzim edilmiş apantahousa, tarihsiz, seyyah Evliya Çelebiyi tanıtıyor.
Bu belgede Evliya Çelebiden şu sözlerle bahsedilmektedir:
.... Hepiniz bilesiniz ki, tarafımızdan tanzim olunan bu mektubun hâmili Evliyâ Çelebi, namuslu ve insan dostu bir insandır. Onun arzusu ve emeli seyyâhı âlem olmaktır; gezdiği yerleri, şehirleri, kavimleri anlatmaktır, kalbinde kötülük yoktur, hiç kimseye haksızlık etmek, hiç kimseyi incitmek istemez. Biz onun namına tanıklık etmek isteriz ki, kendisi mûnis ve iyi bir insandır, bu sebebten hepinizden niyâz ederiz ki onu iyi bir adam olarak misâfir ediniz, o dindâr Hıristiyanlardan lütûflar ve iyilikler hak etmiştir. Her nerede bulunursa bulunsun veya seyahat esnasında, ister karada ister denizde olsun, ister şehirlerde ister köylerde olsun bizce ve pek çoklarınca insan dostu (barışsever) bir kişi olarak tanınan kendisi hiç bir tahkikat ve soruşturmaya mâruz kalmamalıdır. Bizim tarafımızdan ve pek çok başka kişi tarafından barışsever bir kişi olarak tanınır...
11 Evliya, bu tavsiye mektubunu hac yolculuğundan dönüşü sırasında Tûr-ı Sînâdaki manastırın Rum Patriğinden nasıl aldığını kendisi Seyahatnamenin 9. cildinde anlatır. Burası ünlü St. Catherine Manastırıdır. Evliya, dağların arasında bir dağın tepesinde benzeri olmayan büyük bir manastır olduğunu, içinde pek çok patrik, rahip ve keşiş bulunduğunu, kendisini önce içeri sokmak istemediklerini, ancak onlarla dostane ilişki kurarak içeri girip gezdiğini, çok ilginç bir manastır olduğunu ayrıntılı olarak anlatır. Ammâ kefere elinde kalmışdır. Ammâ İslâm elinde olsa berbâd olurdu der. Evliya, onlarla kurduğu iyi ilişkiyi hediyeleşmeye kadar götürmüş, hatta patrik kendisine bir saat hediye etmiştir. Patrik kendisine ayrıca yukarıda adı geçen ve Evliyanın Seyahatnamede Seyyâh-ı âlemdir. Gelüp Tûr-ı Sînâyı ziyâret etmişdir. Yedi kral diyârında kimse mâni olmaya diye özetlediği geçiş belgesini almıştır.
Evliya Çelebinin belgesel izi sayılabilecek harita, bu gün Vatikan Kütüphanesi arşivlerinde bulunuyor ve Çelebiye ait Seyahatnameden sonra en önemli belge olarak kabul ediliyor.
Daha önce hiçbir yerde yayınlanmayan bilgi ve belgeleri gün yüzüne çıkaran dosya, 'Evliya Çelebi'nin Belgesel İzleri' başlığıyla Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuran Tezcan tarafından kaleme alındı. Dr. Tezcan, Chicago Üniversitesi öğretim görevlisi Robert Dankoff ile beraber Vatikan arşivlerine giren ve haritayı gün yüzene çıkaran önemli bir bilim insanı.
NİL HARİTASI'NIN KAHİRE'DEN VATİKAN'A YOLCULUĞU
Evliya Çelebi 1672-73te Nil yolculuğuna çıkar. Amacı Nilin kaynağını görmektir. Nilin Kuzey kolları üzerinde Kahireden İskenderiye ve Reşide daha sonra Dimyata gider. Tekrar Kahireden yola çıkarak Nilin kaynağı olan Cebel-i Kamere doğru Güney yönünde Nilin sahillerini gezer. Sudan ortalarına kadar inen Evliya, Nile 32 konak yaklaştığını, fakat vahşi doğa ve barbar kavimler yüzünden daha ileriye gidemediğini ifade eder.
Evliya Çelebi yolculuğunda harita ile seyahat ilişkisinin önemini kavramıştır. Daha önce coğrafyacıların Sudan tarafına sıcaktan ulaşamadığını, bu bölgenin bilinmediğini, dolayısıyla kendisinin üstadı Nakkaş Hükmizâde Alî Begden öğrendiği üzere seyahati esnasında resmetmiş olduğu kaleleri, şehirleri, nehir, dağ ve gölleri, Nil ve Fûncistân seyahatini tamamlandıktan sonra, Papamunta resimli ilk dünya haritası Mappamundi gibi haritada göstermek amacındadır. Ve bunun mevcut coğrafya eserlerine ve haritalarına bir ek olacağını da bildirir.
Bugün Vatikanda Biblioteca Apostolicada Evliya Çelebinin seyahat notlarına dayanan Nil haritası, onun seyahatinin sonunda bu projeyi gerçekleştirmiş olduğunu gösteriyor.
HARİTADAKİ TÜM BİLGİLER SEYAHATNAME'NİN 10. CİLDİNDE
18. yüzyılda Seyahatnamenin İstanbula gönderildiği yıllarda Kahireden Vati-kana gelen bu harita, kaba bez üzerine çizilmiş. Uzunluğu 543 cm olan haritanın yukarısında Nilin kaynağı, aşağısında Nil deltası bulunuyor. Yani Güney yukarıda, Kuzey aşağıda yer alıyor. Eni, yukarıda 88, aşağıda 45 cm olan harita üzerinde Nil, kaynağı olarak kabul edilen Cebel-i Kamer dağından çıkar, Kızıldeniz ile Libya çölü arasına sıkıştırılmış biçimde uzanır, Kahirede iki kola ayrılıp Akdenize ulaşır.
Eski coğrafya kaynaklarına göre Nilin kaynağı Cebel i Kamer dağıdır, haritanın bu anlayışa göre çizilmiş olduğu görülür. Üzerinde 500e yakın şehir, kale, dağ, vadi, göl, kavimler, vahşi hayvanlar, altın yatakları, ticaret malları vb. üzerine bilgileri yer alır. Evliyanın Seyahatnamenin 10. cildinde geçtiği yerleşim yerleri hakkında verdiği bilgiler bu haritada rahatlıkla izlenmektedir.
SADECE OSMANLI TOPRAKLARINI GEZMEDİ...
Evliya Çelebi yalnız Osmanlı ülkesini değil, komşu ülkeleri de gezmiş, bu ülkelere gitmek için kral ya da patrik gibi yüksek mevki sahiplerinden bir çeşit vize demek olan geçiş belgeleri almıştır. Evliya, Seyahatnamede papinta, papinta kâgız ya da papinta hatt diye adlandırdığı bu belgelerden birincisini 1074/1664te Novaya giderken Dobro Venedik (Dubrovnik) kralından almıştır. İkincisini 1075/ 1665te Batı Avrupaya gitmek için Viyana kralından (1. Leopold) alır.10 Bu belge ile Seyahatnamenin çeşitli yerlerinde Batı Avrupaya gittiğini bildirirse de bu seyahatini gerçekleştirememiş olduğu anlaşılır.
Üçüncü belgeyi ise 1082/1672de Tûr-ı Sînâdaki manastır patriğinden almıştır. Bu sonuncusu bugün elimizde bulunmaktadır. Yunanca olan bu belge 2006da Pinelophi Stathi tarafından yayınlanmıştır. Yazar, bu belgenin İstanbuldaki Mukaddes Yerler Patrik Temsilciliği (Metochion) kütüphanesinde yabancı memleketlerde seyahat edecek olanlara verilen mektupları içeren 827 numaralı dosyada bulunduğunu bildirmektedir: Patriklikçe tanzim edilmiş apantahousa, tarihsiz, seyyah Evliya Çelebiyi tanıtıyor.
Bu belgede Evliya Çelebiden şu sözlerle bahsedilmektedir:
.... Hepiniz bilesiniz ki, tarafımızdan tanzim olunan bu mektubun hâmili Evliyâ Çelebi, namuslu ve insan dostu bir insandır. Onun arzusu ve emeli seyyâhı âlem olmaktır; gezdiği yerleri, şehirleri, kavimleri anlatmaktır, kalbinde kötülük yoktur, hiç kimseye haksızlık etmek, hiç kimseyi incitmek istemez. Biz onun namına tanıklık etmek isteriz ki, kendisi mûnis ve iyi bir insandır, bu sebebten hepinizden niyâz ederiz ki onu iyi bir adam olarak misâfir ediniz, o dindâr Hıristiyanlardan lütûflar ve iyilikler hak etmiştir. Her nerede bulunursa bulunsun veya seyahat esnasında, ister karada ister denizde olsun, ister şehirlerde ister köylerde olsun bizce ve pek çoklarınca insan dostu (barışsever) bir kişi olarak tanınan kendisi hiç bir tahkikat ve soruşturmaya mâruz kalmamalıdır. Bizim tarafımızdan ve pek çok başka kişi tarafından barışsever bir kişi olarak tanınır...
11 Evliya, bu tavsiye mektubunu hac yolculuğundan dönüşü sırasında Tûr-ı Sînâdaki manastırın Rum Patriğinden nasıl aldığını kendisi Seyahatnamenin 9. cildinde anlatır. Burası ünlü St. Catherine Manastırıdır. Evliya, dağların arasında bir dağın tepesinde benzeri olmayan büyük bir manastır olduğunu, içinde pek çok patrik, rahip ve keşiş bulunduğunu, kendisini önce içeri sokmak istemediklerini, ancak onlarla dostane ilişki kurarak içeri girip gezdiğini, çok ilginç bir manastır olduğunu ayrıntılı olarak anlatır. Ammâ kefere elinde kalmışdır. Ammâ İslâm elinde olsa berbâd olurdu der. Evliya, onlarla kurduğu iyi ilişkiyi hediyeleşmeye kadar götürmüş, hatta patrik kendisine bir saat hediye etmiştir. Patrik kendisine ayrıca yukarıda adı geçen ve Evliyanın Seyahatnamede Seyyâh-ı âlemdir. Gelüp Tûr-ı Sînâyı ziyâret etmişdir. Yedi kral diyârında kimse mâni olmaya diye özetlediği geçiş belgesini almıştır.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 288