- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 9 Ay 7 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
KİTABIN ADI : AK DAĞLAR
KİTABIN YAZARI : AHMET TOPAL
YAYIN EVİ VE ADRESİ : REMZİ KİTAPEVİ
BASIM YILI : 1980
KİTABIN KONUSU
Ruslarâ ın Kafkasyaâya saldırıları sırasında, İstanbulâa göç etmek zorunda kalan Kafkas kökenli milletlere mensup kadın ve çocukların, Sarayâa girmeleriyle birlikte başlayan entrikalar, yani Osmanlı İmparatorluğuânun çöküşünü nedenleriyle birlikte gözler önüne sermektir.
KİTABIN ÖZETİ
Abdülaziz daha şehzade iken â yani tahta çıkmadan önce- annesi Pertevniyal Kadın Efendiâ yi torun sahibi eder. Osmanlı Sarayıânda bir şehzadenin padişah olmadan önce baba olması yasaktır. Bu yüzden Pertevniyal Kadın Efendi tavan arasında torunu Yusuf İzzettinâi gizlice büyütmeye karar verir. İlerde çocuğun yalnızlıktan sıkılmaması için, o dönemde Ruslarâın Kafkasyaâya saldırıları sırasında, İstanbulâa göç etmek zorunda kalan Kafkas kökenli milletlere mensup iki kız çocuğu satın alınarak Sarayâda Yusufâla beraber büyütülmeye ve eğitilmeye başlanır. Pertevniyal Kadın Efendi çocuklardan birine Meyyale, diğerine de Çeşmidil ismini verir.
Meyyale genç kız olup evlilik çağı olarak kabul edilen on dört yaşına gelince, Pertevniyal Valide Sultanâın isteği doğrultusunda, padişah Abdülazizâin yakın arkadaşı olan Nevres Paşa ile evlenir. Ancak, paşanın yaşlı olması ve bunun neticesinde ortaya çıkan uyumsuzluk nedeniyle bu evlilik kısa sürer ve Meyyale Sarayâa geri döner. Günlerini mutsuz ve sıkıntılı geçirmektedir. Pertevniyal Valide Sultanâın gönlü buna hiç razı değildir. Aradan üç yıl böylece geçtikten sonra Pertevniyal Valide Sultan, Meyyaleâyi bu kez ondan on yaş büyük olan Hasan Hilmi Paşa ile evlendirir.Çeşmidil ise, birlikte geçirdikleri gecenin sabahında padişah Abdülaziz tarafından haznedarlığa kadar yükseltilir.
Abdülaziz, en güvendiği kişiler Serasker Hüseyin Avni Paşa, Sadrazam Rüştü Paşa, Şura-yı Devlet Reisi Rüştü Paşa, Bahriye Nazırı Kayserili Ahmet Paşa, Mektebi Harbiye Kumandanı Süleyman Paşa ve Şeyhülislam Hayrullah Efendi- tarafından tahttan indirilir ve yerine de Sultan V. Murat getirilir. Abdülazizâi Topkapı Sarayıâna götürürler ve orada ona kötü davranırlar. Bu muameleye daha fazla dayanamayan Abdülaziz intihar eder. Oğlunun intiharına bir türlü inanmak istemeyen Pertevniyal Valide Sultanâın hayatı kararır. Sonunda onu bir konağa kapatırlar.V. Muratâın da padişahlığı uzun sürmez. Padişahlığı devrilir ve Sultan Abdülhamit tahta geçer. Bu olay üzerine Pertevniyal Valide Sultanâın üç aylık işkence dolu günleri sona ermiş olur. Meyyale, kocası Hasan Hilmi Beyâden izin alarak Pertevniyal Valide Sultanâı yalıya getirir ve birlikte kalmaya başlarlar.
Abdülhamit, Abdülazizâin yakınlarını ufak ve Saraydan uzak yerlere tayin etmektedir. Hasan Bey de bundan nasibini alır ve İçel mutasarraflığına atanır. Yazları yalıda, kışları konakta geçen bir hayattan, adını dahi duymadığı bir taşra kentine gitmek Meyyaleâyi çok üzer. İlk kızı Rebia dört yaşına basmış, ikinci kızı Makbule de bir yaşını daha yeni doldurmuştur. Meyyale, Pertevniyal Valide Sultanâla vedalaşarak çocuklarıyla beraber yola çıkar. Pertevniyal Valide Sultan o günlerden sonra fazla yaşamaz. Aksarayâda yaptırmış olduğu Valide Camiiânin yanındaki türbeye defnedilir.Hasan Hilmi Bey, İçel ile başlayan tayinler serisine Yozgat, Kütahya ve Elazığ ile devam eder. Elazığâdan sonra İstanbulâa geri dönerler. İstanbulâdan uzakta geçen oniki yıllık dönemde Meyyale Hanımın iki kızı daha olur. İstanbul yaşamları uzun sürmez. Altı ay sonra Konyaâya, oradan da Hicazâa tayinleri çıkar. Sonra tekrar İstanbulâa atanırlar. Meyyale Hanım için, İstanbulâun gösterişli havasında yaşamak, taşra kentlerinin boğucu ve sıkıcı havasından kurtulmak kadar zevkli değildir. Annesi Şuhucihan (Fatma) Hanımâın hiç beklenmedik bir yaşta ölümü ve Pertevniyal Valide Sultanâın başına gelenler onu perişan eder. Kızlarıyla iyi geçinememiş, arkadaş olamamıştır. Hırçın ve kaprisli bir kadın haline gelir. Zaman zaman sinir krizleri geçirip bunalımlara düşer. Konakta, kızlarının, halayıkların, odalıkların ve uşakların karşısına her zaman sert ve kasvetli bir havayla çıkar. Hiçbir konuda herhangi bir ödün dahi vermeksizin konaktaki otoritesini sürdürmeye çalışır.
Meyyale, son yıllarda eşinin kendisiyle eskisi gibi ilgilenmediği kanısına varır. İyice bunalıma düşer ve kocasıyla olur olmaz nedenlerle tartışmaya başlar. Mutsuzdur. Mamafih, son yıllarda eşiyle doğru dürüst bir ilişkileri de kalmaz. Alınganlıklar ve güvensizlikler Meyyaleâyi çılgına çevirmeye başlar. Tüm bu gerginlik ve huzursuzluk ortamında, yaşamı birbirlerine zehir etmeye başlarlar.
Bu arada Hasan Hilmi Beyâin Sivas Valiliğiâne tayini çıkar. Ancak Meyyale, kızlarıyla birlikte İstanbulâda kalmak ister. Hasan Hilmi Bey biçare, Sivasâa tek başına gider. Orada çevre baskısının da etkisiyle ve kendi iradesi doğrultusunda, İstanbulâa bildirmeden Hayriye Hanımâla evlenir. Beraberinde Sivasâa getirmiş olduğu aşçı Salih Ağa, bu olay karşısında çok sevdiği Meyyale Hanımâa bunu haber vermesi gerektiği düşüncesiyle İstanbulâa mektup yazar. Durumdan haberdar olan Meyyale, çocukları da alarak Sivasâa hareket eder. Orada Hasan Hilmi Beyâe hakaretler yağdırır. Onu mutsuz ve huzursuz etmek için de Sivasâtan ayrılmaz. Hasan Hilmi Bey, hamile olan eşi Hayriye Hanımâın doğumunun yaklaştığı günlerde geçirdiği bir kalp krizi neticesi vefat eder.
Meyyale Hanım, tüm bu olanlardan kendini sorumlu tutar. Suçluluk duygusu içerisinde hayata küser ve hiç kimseyle görüşmek ve konuşmak istemez. Hasan Hilmi Beyâin cenazesi kaldırıldıktan sonra İstanbulâa döner ve konağa kapanır. Eşinin ölümünden sonra, dünyaya küskün bir şekilde, kızlarıyla da hiç ilgilenmeden ve tebessüm etmeden geçirdiği onaltı yıl neticesinde o da yaşama veda ederâ¦
KİTABIN ANA FİKRİ
Entrikalarla dolu bir hayatın ne kadar huzursuz ve kötü sonuçlar doğuracağını ortaya koyan bir kitap.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Abdülaziz : Dönemin Osmanlı Padişahı.
Yusuf İzzettin :Abdülazizâ in tahta çıkmadan önce sahip olduğu çocuk.
Meyyale
ertevniyatâ ın genç ve güzel kızı.
Hasan Bey : Dönemin Sivas Valisi
Salih Ağa : Yardımseverliğiyle ön plana çıkan ahçı
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Tarihi bir roman olması özelliğiyle,özellikle siyasi tarihi sevenlere okumalarını tavsiye ettiğim bir kitap.Yazar,kitabında sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır.Yazar olayları ve şahısları sosyolojik ve psikolojik açıdan çok iyi incelemiştir.
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
Ahmet TOPAL,1887âde İzmirâde doğdu.Çok fakir bir ailenin en küçük çocuğudur.Edebiyat Fakültesini bitirdi.Romanlarında yüksek bir edebi düzey tutturamadığından pek tanınmış bir yazar değildir.Çeşitli okullarda öğretmenlik,Babıali Tercüme Odasında katiplik yapmıştır.1952âhayatını kaybetmiştir.
KİTABIN YAZARI : AHMET TOPAL
YAYIN EVİ VE ADRESİ : REMZİ KİTAPEVİ
BASIM YILI : 1980
KİTABIN KONUSU
Ruslarâ ın Kafkasyaâya saldırıları sırasında, İstanbulâa göç etmek zorunda kalan Kafkas kökenli milletlere mensup kadın ve çocukların, Sarayâa girmeleriyle birlikte başlayan entrikalar, yani Osmanlı İmparatorluğuânun çöküşünü nedenleriyle birlikte gözler önüne sermektir.
KİTABIN ÖZETİ
Abdülaziz daha şehzade iken â yani tahta çıkmadan önce- annesi Pertevniyal Kadın Efendiâ yi torun sahibi eder. Osmanlı Sarayıânda bir şehzadenin padişah olmadan önce baba olması yasaktır. Bu yüzden Pertevniyal Kadın Efendi tavan arasında torunu Yusuf İzzettinâi gizlice büyütmeye karar verir. İlerde çocuğun yalnızlıktan sıkılmaması için, o dönemde Ruslarâın Kafkasyaâya saldırıları sırasında, İstanbulâa göç etmek zorunda kalan Kafkas kökenli milletlere mensup iki kız çocuğu satın alınarak Sarayâda Yusufâla beraber büyütülmeye ve eğitilmeye başlanır. Pertevniyal Kadın Efendi çocuklardan birine Meyyale, diğerine de Çeşmidil ismini verir.
Meyyale genç kız olup evlilik çağı olarak kabul edilen on dört yaşına gelince, Pertevniyal Valide Sultanâın isteği doğrultusunda, padişah Abdülazizâin yakın arkadaşı olan Nevres Paşa ile evlenir. Ancak, paşanın yaşlı olması ve bunun neticesinde ortaya çıkan uyumsuzluk nedeniyle bu evlilik kısa sürer ve Meyyale Sarayâa geri döner. Günlerini mutsuz ve sıkıntılı geçirmektedir. Pertevniyal Valide Sultanâın gönlü buna hiç razı değildir. Aradan üç yıl böylece geçtikten sonra Pertevniyal Valide Sultan, Meyyaleâyi bu kez ondan on yaş büyük olan Hasan Hilmi Paşa ile evlendirir.Çeşmidil ise, birlikte geçirdikleri gecenin sabahında padişah Abdülaziz tarafından haznedarlığa kadar yükseltilir.
Abdülaziz, en güvendiği kişiler Serasker Hüseyin Avni Paşa, Sadrazam Rüştü Paşa, Şura-yı Devlet Reisi Rüştü Paşa, Bahriye Nazırı Kayserili Ahmet Paşa, Mektebi Harbiye Kumandanı Süleyman Paşa ve Şeyhülislam Hayrullah Efendi- tarafından tahttan indirilir ve yerine de Sultan V. Murat getirilir. Abdülazizâi Topkapı Sarayıâna götürürler ve orada ona kötü davranırlar. Bu muameleye daha fazla dayanamayan Abdülaziz intihar eder. Oğlunun intiharına bir türlü inanmak istemeyen Pertevniyal Valide Sultanâın hayatı kararır. Sonunda onu bir konağa kapatırlar.V. Muratâın da padişahlığı uzun sürmez. Padişahlığı devrilir ve Sultan Abdülhamit tahta geçer. Bu olay üzerine Pertevniyal Valide Sultanâın üç aylık işkence dolu günleri sona ermiş olur. Meyyale, kocası Hasan Hilmi Beyâden izin alarak Pertevniyal Valide Sultanâı yalıya getirir ve birlikte kalmaya başlarlar.
Abdülhamit, Abdülazizâin yakınlarını ufak ve Saraydan uzak yerlere tayin etmektedir. Hasan Bey de bundan nasibini alır ve İçel mutasarraflığına atanır. Yazları yalıda, kışları konakta geçen bir hayattan, adını dahi duymadığı bir taşra kentine gitmek Meyyaleâyi çok üzer. İlk kızı Rebia dört yaşına basmış, ikinci kızı Makbule de bir yaşını daha yeni doldurmuştur. Meyyale, Pertevniyal Valide Sultanâla vedalaşarak çocuklarıyla beraber yola çıkar. Pertevniyal Valide Sultan o günlerden sonra fazla yaşamaz. Aksarayâda yaptırmış olduğu Valide Camiiânin yanındaki türbeye defnedilir.Hasan Hilmi Bey, İçel ile başlayan tayinler serisine Yozgat, Kütahya ve Elazığ ile devam eder. Elazığâdan sonra İstanbulâa geri dönerler. İstanbulâdan uzakta geçen oniki yıllık dönemde Meyyale Hanımın iki kızı daha olur. İstanbul yaşamları uzun sürmez. Altı ay sonra Konyaâya, oradan da Hicazâa tayinleri çıkar. Sonra tekrar İstanbulâa atanırlar. Meyyale Hanım için, İstanbulâun gösterişli havasında yaşamak, taşra kentlerinin boğucu ve sıkıcı havasından kurtulmak kadar zevkli değildir. Annesi Şuhucihan (Fatma) Hanımâın hiç beklenmedik bir yaşta ölümü ve Pertevniyal Valide Sultanâın başına gelenler onu perişan eder. Kızlarıyla iyi geçinememiş, arkadaş olamamıştır. Hırçın ve kaprisli bir kadın haline gelir. Zaman zaman sinir krizleri geçirip bunalımlara düşer. Konakta, kızlarının, halayıkların, odalıkların ve uşakların karşısına her zaman sert ve kasvetli bir havayla çıkar. Hiçbir konuda herhangi bir ödün dahi vermeksizin konaktaki otoritesini sürdürmeye çalışır.
Meyyale, son yıllarda eşinin kendisiyle eskisi gibi ilgilenmediği kanısına varır. İyice bunalıma düşer ve kocasıyla olur olmaz nedenlerle tartışmaya başlar. Mutsuzdur. Mamafih, son yıllarda eşiyle doğru dürüst bir ilişkileri de kalmaz. Alınganlıklar ve güvensizlikler Meyyaleâyi çılgına çevirmeye başlar. Tüm bu gerginlik ve huzursuzluk ortamında, yaşamı birbirlerine zehir etmeye başlarlar.
Bu arada Hasan Hilmi Beyâin Sivas Valiliğiâne tayini çıkar. Ancak Meyyale, kızlarıyla birlikte İstanbulâda kalmak ister. Hasan Hilmi Bey biçare, Sivasâa tek başına gider. Orada çevre baskısının da etkisiyle ve kendi iradesi doğrultusunda, İstanbulâa bildirmeden Hayriye Hanımâla evlenir. Beraberinde Sivasâa getirmiş olduğu aşçı Salih Ağa, bu olay karşısında çok sevdiği Meyyale Hanımâa bunu haber vermesi gerektiği düşüncesiyle İstanbulâa mektup yazar. Durumdan haberdar olan Meyyale, çocukları da alarak Sivasâa hareket eder. Orada Hasan Hilmi Beyâe hakaretler yağdırır. Onu mutsuz ve huzursuz etmek için de Sivasâtan ayrılmaz. Hasan Hilmi Bey, hamile olan eşi Hayriye Hanımâın doğumunun yaklaştığı günlerde geçirdiği bir kalp krizi neticesi vefat eder.
Meyyale Hanım, tüm bu olanlardan kendini sorumlu tutar. Suçluluk duygusu içerisinde hayata küser ve hiç kimseyle görüşmek ve konuşmak istemez. Hasan Hilmi Beyâin cenazesi kaldırıldıktan sonra İstanbulâa döner ve konağa kapanır. Eşinin ölümünden sonra, dünyaya küskün bir şekilde, kızlarıyla da hiç ilgilenmeden ve tebessüm etmeden geçirdiği onaltı yıl neticesinde o da yaşama veda ederâ¦
KİTABIN ANA FİKRİ
Entrikalarla dolu bir hayatın ne kadar huzursuz ve kötü sonuçlar doğuracağını ortaya koyan bir kitap.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Abdülaziz : Dönemin Osmanlı Padişahı.
Yusuf İzzettin :Abdülazizâ in tahta çıkmadan önce sahip olduğu çocuk.
Meyyale
ertevniyatâ ın genç ve güzel kızı.Hasan Bey : Dönemin Sivas Valisi
Salih Ağa : Yardımseverliğiyle ön plana çıkan ahçı
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Tarihi bir roman olması özelliğiyle,özellikle siyasi tarihi sevenlere okumalarını tavsiye ettiğim bir kitap.Yazar,kitabında sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır.Yazar olayları ve şahısları sosyolojik ve psikolojik açıdan çok iyi incelemiştir.
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
Ahmet TOPAL,1887âde İzmirâde doğdu.Çok fakir bir ailenin en küçük çocuğudur.Edebiyat Fakültesini bitirdi.Romanlarında yüksek bir edebi düzey tutturamadığından pek tanınmış bir yazar değildir.Çeşitli okullarda öğretmenlik,Babıali Tercüme Odasında katiplik yapmıştır.1952âhayatını kaybetmiştir.



