Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Fethi Polat 1
Fethi Polat
farkmt2official 1
farkmt2official
BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
mavzermete 1
mavzermete
Hikaye Ekle

Ateşten Gömlek [Halide Adıp ADIVAR]

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan DobaiN
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 400

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

Yazarı : Halide Adıp Adıvar

Olayın Geçtiği Zaman ve Yer: Milli Mücadele Dönemi, Anadolu

Kitabın Konusu:Ana Konu: Peyami adlı bir gencin Kurtuluş Savaşı döneminde başından geçen olayları ve o dönemin şartları ile mücadelesini anlatan bir kitap

Kitabın Ana Fikri: O zamanlarda atalarımızın neler çektiğini anlamalı ve bizde türkiye'yi yüceltmek için çalışmalıyız.


Karaktelerimiz:

Peyami: Olayı 1.kişi yönetimyle anlatılan kafasından yaralı genç

Ayşe: Kitaptaki asıl karakter yunan işgaliyle oğlunu ve eşini kaybetmiş devleti herşeyin üstünde tutan, derin kin besleyen bir kadın

İhsan: Ayşe'ye aşık bir komutan

-

Şimdi size özet yerine geçebilecek kitaptaki önemli noktalar(Bunlar bazı arkadaşların ödevlerinde çok işe yarıcak eminim ki)İşte:

ATEŞTEN GÖMLEK ÖZET

*Bu günlerde İstanbul, harp sahnesi gibi olmuştu. Her gün , her gece İngiliz tayyareleri tepemizden bombalar atıp duruyorlardı.Herkeste asabiyet(sinirlilik) artmıştı.

*-Çanakkale`de bunlar girmesin diye saatte on bin Türk`ün şehit düştüğü harpler yaptık,dedi.

İhsan barid(soğuk) ve sakin:

- Yine girdiler… dedi.
- Marifet biz kapıları beklerken girmekti, şimdi nideyim.


*Fırsatlı fırsatsız zehirlerini akıtan matbuat(basın) bu noktada müttehit (birlik olmuş).Yalnız içimizde , ırkan Türk olmadığını Mütarekeden sonra gelen bir nevi ilhamla anlayanlar bu işe dahil olmuyorlar, onlar Ermeni ve Rum kardeşleriyle beraber… Onlar da başka bir propaganda oyununda… Her evde, her içtimada(toplantıda) bundan bahsediyorlar.

*İstanbul`un bir tarafı kangren(vücudun bir yerindeki dokuların ölmesi) olmuş bir milletin kalbi gibi cerahat saçarak akıyor, bir tarafı genç, muhal(olmayacak) hayallere iman etmiş(inanmış), yepyeni çocuklar gibi konuşuyor, bütün canıyla bu yeni canıyla bu yeni ve müstakbel(gelecek) dünya rüyasıyla yaşıyor.

*-Peyami, dedi, Mukbil Bey`i Yunanlılar parçalamış, oğlu Hasan`a bir kurşun isabet etmiş, ölmüş. Ayşe Hanım yaralı imiş, çiftlikten, İzmir`de bir İtalyan aileye iltica etmiş(sığınmış).

*Ayasofya menfezinden( tarafından) giren herkes uçan Osmanlı bayraklarını siyah görünce dudaklarından bir feryat, kısılmış bir hıçkırık fırlıyordu.

*-Siz bizden af talep ediniz(dileyiniz, isteyeniz).Dün mütareke yaptınız, dün silahlarımızı bize bıraktırdınız. Bugün memleketimize hırsızları katilleri gönderiyorsunuz ve katilleri, hırsızları, tarihi bir şerefi olan büyük donanmanız himaye etti.Yeşil İzmir`i kan ve alev içinde bıraktınız.
Bakınız sokaklarına, üniformalı hırsızlar, katiller silahsız ahaliyi kurşunlar, dipçikle öldürüyorlar. Her evden koltuğunda bir bohça, bir Yunan neferi çıkıyor. İhtiyarların başı taşla ezilmiş, siyahlı kadınlar mütamadiyen bu vahşi sürüden kaçışıyor. Elleri bağlı masum kafileleri süngüleyerek, yüzlerine tükürerek, kan içinde sürükleyerek gemilerimizin önünden geçiyorlar. Haydutluğu alkışlamadığı için işte namuslu bir adamı parçalıyorlar, bir sürü Yunan askeri onu kendi kapısı önünde bağırarak, söverek parçalıyorlar.Sırf eğlence için beş yaşında bir çocuğa nişan alıyorlar. Zavallı yuvarlak küçük mahluk! Siyah gözlerinde yaşlar kurumadan kalbinden vuruldu, nişan o kadar iyi alındı ki, küçük dudaklarından ‘anne` diye bir şikayet bile çıkmadı.

*İstanbul`da son günlerde oldukça mühlik(tehlikeli) bir hava esiyordu. İngilizlerin İstanbul`u işgali ağızdan ağza söyleniyordu.Meclis kendini emin bulmuyor, Padişahın oyunu anlaşılmıyordu.Hep filan gün filan papaz yahut filan paşa Saray`ın arka kapısından girmiş çıkmış, İngiliz Sefareti katiplerinden Mister filan Şişli`de siyasi beyanatta bulunmuş(demeç vermiş), gibi dedikodular vardı.
İhsan`ı bizimkiler hemen Adapazarı`na gönderiyorlardı.Orada Anadolu`yu karıştırmak için yapılan tertibat ve teşkilata karşı o da teşkilat yapacaktı.İngilizler, Türklerden mucibi şüphe(şüphe çekici) gördükleri adamları Haydarpaşa treniyle seyahat ettirmiyorlardı.Hele zabitleri hiç bırakmıyorlardı.İhsan karadan kaçıp gidecekti.

*Anadolu`dan isyan haberleri geliyor, İngilizlerin Halifesi(Yazar burada Osmanlı Padişahını ve onun ordusunu kastediyor.)ile milletin asi çocuklarının dövüştükleri söyleniyordu.Biz ancak üçüncü gün onlara tesadüf ettik ve bu yeni ihtilal örneğini görebildik.Hepsinin boğazından beline kadar fişekleri var, kuşaklarında tabanca ve bıçak asılı.Hepsi ayaklarının altında zemberek varmış gibi yere dokunur dokunmaz ayakları sıçrıyor, tüfeklerini bazan omuzlarında, bazan başlarında sallayarak gidiyorlar.Hepsinin gözleri ateşli fakat geldikleri sınıflar ayrı idi.Bunlar arasında Rumeli dağlarında Bulgar eşkıyasıyla senelerce vuruşmuş, pişmiş; çetelerle, zabit üniformasını ihtilal kisvesine(kılığına) çevirmiş İstanbul gençleri vardı.

*Çerkez köyleri etrafında Türk, Çerkez, Rum hatta Ermeni bir hayli eşkıya Halife ordusuna iltihak etmiş, bizim kuvvetlerle yer yer vuruşuyorlardı.

*-Para, derdi, parayı nereden alıyorsunuz?Yine milletten değil mi? Hem de jandarma, tahsildar filan tarafından vergi diye alıyorsunuz.Eğer biz sade bu kavga bitinceye kadar yesek içsek köylüye daha ucuz gelir, iş bitince herkes kendi için çalışır vesselam(‘İşte o kadar` anlamında kullanılır.)!

*Mehmet Çavuş, beş on kişiye mahbesin kapısını kırıp İhsan`ın işini tamamlamaya teşvik ediyor.Nahiye müdürünü, jandarmaları boğazlamışlar da bu pis, bıyıksız oğlanı ne bırakıyorlar? Bu da Halife düşmanı, din düşmanı, hemen gebertmeli.(Özet:Burada Mehmet Çavuş padişah düşmanı bir kişi ancak sevdiği ve evli olduğu kızın İhsan`ı sevmesi ve kaçması üzerine köylüleri normalda padişahı sevmeyen ve İhsan`ı ağırlayan köylüleri kandırıp isyan ettiriyor)
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst