- Katılım
- 1 Kas 2009
- Konular
- 185
- Mesajlar
- 770
- Online süresi
- 6m 30s
- Reaksiyon Skoru
- 60
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 7 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 129
- MmoLira
- -15
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
James Cameron yaptığı efsanevi yapımlarla film dünyasında adından sıklıkla söz ettirmeyi başarmıştır. Gişe rekortmeni Titanic başta olmak üzere Aliens ve Terminator gibi yapımlarla Cameron sayesinde tanıştık. Birkaç gün içerisinde de uzun zamandır beklenen, Pandora adlı bir uyduda onun zenginlikleri için yaşanan bir savaşı anlatacak olan Avatar filmi vizyona girecek. Cameron'un son filmi olan Titanic yayınlandığı dönemde her tür box office rekorunu elde ettiği için Avatar filminden beklentiler de doğal olarak bir hayli yüksek. Hal böyle olunca da sizinde tahmin edeceğiniz gibi filme ait bir video oyunun da hazırlanması kaçınılmaz oluyor.
İSTİLA SIRASI BİZDE
Avatar: The Game film ile aynı yerde, yani Pandora`da geçiyor, ancak Cameron'ın hikayesini anlatmak yerine bizlere daha çok bir giriş hikayesi sunarak, Pandora'nın geçmişini tanıtıyor. Peki tüm bu kargaşanın, savaşın nedeni ne? Pandora ne pahasına olursa olsun elde edilmesi gereken bir mineral olan unobtanyumun toplanabileceği tek yer olarak bilinmektedir. Maalesef Pandora zehirli bir atmosfer yapısına sahiptir ve dev etobur bitkiler ile aşağı yukarı 3 metre boylarında olan Na'vi adlı bir uzaylı ırkına ev sahipliği yapmaktadır. Askeri bir birim olan RDA'lar, insan ile Na'vi arasında bir genetik birleşim olan Avatarlarla birlikte bu gezegendeki saldırgan yaşam biçimlerine karşı koyarlar ve böylece ciddi savaş başlar.
Aslında yukarıda anlattıklarımın çok azı doğrudan oyuncuya aktarılıyor. Oyuna yeni bir RDA eri olan Abel Ryder ile başlıyorsunuz ve Avatar nedir ya da neden varlar gibi soruları sorgulamadan oyuna devam ediyorsunuz. Çok geçmeden oyun sizi Avatar olarak Navi'ler için savaşmak ya da RDA'lar için savaşmak tercihlerinden birini seçmeniz için zorluyor. Eğer RDA'lar için savaşmayı tercih ederseniz oyun size birkaç çeşit silah, özel güç ve etraftaki saldırgan yaşam formlarını alaşağı edebilmeniz için özel savaş makineleri sunuyor. Eğer Na'vi'ler için savaşmayı seçerseniz bu sefer teknolojik silahlar yerine sopa, bıçak gibi ilkel ancak yine de etkili silahlar kullanıyorsunuz.
Na'vi ya da RDA'lar için savaşmayı seçseniz de oyun 5-6 saat sürüyor. Ancak iki seçenekte birbirinden farklı hikayeler anlatıyor ve oyuncuya farklı oynanış şekilleri sunuyor. Yerliler için savaşacaksanız sizleri düz ve biraz da sıkıcı aksiyon oyunu beklerken, RDA'lar için savacaksanız önünüze çıkan hemen her şeyi yok edeceğiniz bir oynanış sizleri bekliyor. Ya da dilerseniz her iki seçeneği de oynayıp oynanış sürenizi ikiye katlayabilirsiniz. Oyunun her iki cepheyi de ele alması ve birbirinden farklılıklar sunması genel olarak iyi düşünülmüş bir şey ancak oyundan hoşlanmazsanız bu iyi düşünce de boşa gitmiş oluyor.
Avatar oynanış konusunda da oyuncuya fazla bir sıkıntı yaşatmıyor, hatta RDA olarak çatışmalar bazen oldukça zevkli olabiliyor da. Yan ve ana görevler türe özgülüğünü koruyor. Şuraya git, şunu topla, şu bombaları yerleştir ya da şunu öldür ve sonra bana geri dön. Görevlerde fazla bir zorluk yaşamayacaksınızdır. Oyundaki düşmanlarımız yapay zekadan pek nasibini almamışa benziyorlar. Onların işini bitirmek genel olarak çok kolay oluyor Ayrıca bazı boss savaşlarında çevre tasarımından kaynaklanan hatalar da oldukça sinir bozucu olabiliyor.
İSTİLA SIRASI BİZDE
Avatar: The Game film ile aynı yerde, yani Pandora`da geçiyor, ancak Cameron'ın hikayesini anlatmak yerine bizlere daha çok bir giriş hikayesi sunarak, Pandora'nın geçmişini tanıtıyor. Peki tüm bu kargaşanın, savaşın nedeni ne? Pandora ne pahasına olursa olsun elde edilmesi gereken bir mineral olan unobtanyumun toplanabileceği tek yer olarak bilinmektedir. Maalesef Pandora zehirli bir atmosfer yapısına sahiptir ve dev etobur bitkiler ile aşağı yukarı 3 metre boylarında olan Na'vi adlı bir uzaylı ırkına ev sahipliği yapmaktadır. Askeri bir birim olan RDA'lar, insan ile Na'vi arasında bir genetik birleşim olan Avatarlarla birlikte bu gezegendeki saldırgan yaşam biçimlerine karşı koyarlar ve böylece ciddi savaş başlar.
Aslında yukarıda anlattıklarımın çok azı doğrudan oyuncuya aktarılıyor. Oyuna yeni bir RDA eri olan Abel Ryder ile başlıyorsunuz ve Avatar nedir ya da neden varlar gibi soruları sorgulamadan oyuna devam ediyorsunuz. Çok geçmeden oyun sizi Avatar olarak Navi'ler için savaşmak ya da RDA'lar için savaşmak tercihlerinden birini seçmeniz için zorluyor. Eğer RDA'lar için savaşmayı tercih ederseniz oyun size birkaç çeşit silah, özel güç ve etraftaki saldırgan yaşam formlarını alaşağı edebilmeniz için özel savaş makineleri sunuyor. Eğer Na'vi'ler için savaşmayı seçerseniz bu sefer teknolojik silahlar yerine sopa, bıçak gibi ilkel ancak yine de etkili silahlar kullanıyorsunuz.
Na'vi ya da RDA'lar için savaşmayı seçseniz de oyun 5-6 saat sürüyor. Ancak iki seçenekte birbirinden farklı hikayeler anlatıyor ve oyuncuya farklı oynanış şekilleri sunuyor. Yerliler için savaşacaksanız sizleri düz ve biraz da sıkıcı aksiyon oyunu beklerken, RDA'lar için savacaksanız önünüze çıkan hemen her şeyi yok edeceğiniz bir oynanış sizleri bekliyor. Ya da dilerseniz her iki seçeneği de oynayıp oynanış sürenizi ikiye katlayabilirsiniz. Oyunun her iki cepheyi de ele alması ve birbirinden farklılıklar sunması genel olarak iyi düşünülmüş bir şey ancak oyundan hoşlanmazsanız bu iyi düşünce de boşa gitmiş oluyor.
Avatar oynanış konusunda da oyuncuya fazla bir sıkıntı yaşatmıyor, hatta RDA olarak çatışmalar bazen oldukça zevkli olabiliyor da. Yan ve ana görevler türe özgülüğünü koruyor. Şuraya git, şunu topla, şu bombaları yerleştir ya da şunu öldür ve sonra bana geri dön. Görevlerde fazla bir zorluk yaşamayacaksınızdır. Oyundaki düşmanlarımız yapay zekadan pek nasibini almamışa benziyorlar. Onların işini bitirmek genel olarak çok kolay oluyor Ayrıca bazı boss savaşlarında çevre tasarımından kaynaklanan hatalar da oldukça sinir bozucu olabiliyor.

