Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Uzayın sonsuz kabul edildiğini ve derinliklerinde neler olduğunun halen bilinmediğini biliyor musunuz?
Pek çok insan
havanın açık olduğu bir yaz gecesinde
gökyüzünü seyretmiş ve yıldızlarla dolu alacakaranlığın nasıl sonuçlandığı konusunda çeşitli düşünceler üretmiştir.
Evrenin sonsuzluğu hakkında birbirinden farklı pek çok teori ortaya atılmaktadır. Ancak tahminden ileri gidemeyen bu teorilerde veriler yetersiz olduğu için
şu ana kadar varılabilen tek sonuç evrenin sonsuz olduğudur.
Evrenle ilgili rakamların insanın düşünebileceği sınırların çok üstünde olması da bilim adamlarının evreni sonsuz olarak adlandırmalarının bir diğer nedenidir. Örneğin içinde Dünya'nın da yer aldığı Samanyolu Galaksisi'nde bile
çeşitli büyüklüklerde 250 milyar civarında yıldız bulunduğu belirtilmektedir. Bunun evrenin içinde barındırdığı binlerce hassas denge ve rakamdan yalnızca biri olduğu düşünüldüğünde ne derece geniş bir kavramla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkmaktadır. Evrenin sonsuzluğunu daha iyi anlamak için Güneş Sistemimizi kısaca incelemek bile yeterli olacaktır.
Güneş Sistemi ve Evrenin Büyüklüğü
Orta büyüklükte bir yıldız sayılan Güneş'in çapı 1.392.000 km'dir. Yüzeyinde 6000 Co olan ısı
derinliklerde 15 milyon santigrata yükselmekle beraber; yüzeyden boşluğa yükselen alevlerin boyutları 800.000 kilometre civarındadır. Yani dünyanın ekvatordaki çevresinin açılmış halinin 20 katı!..
Bu büyüklüğü bir benzetmeyle açıklayalım; eğer çapı 12.200 km. olan Dünya'yı bir misket büyüklüğüne getirirsek
Güneş de bildiğimiz futbol topunun iki katı kadar büyüklükte yuvarlak bir küre haline gelir. Ama asıl ilginç olan
aradaki mesafedir. Gerçeklere uygun bir model kurmamız için
misket büyüklüğündeki Dünya ile top büyüklüğündeki Güneş'in arasını yaklaşık 280 metre yapmamız gerekir. Güneş Sistemi'nin en dışında bulunan gezegenleri ise kilometrelerce öteye taşımamız gerekecektir.
Ancak bu kadar dev bir boyuta sahip olan Güneş Sistemi
içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisine oranla oldukça mütevazıdır. Çünkü Samanyolu Galaksisinin içinde
Güneş gibi ve çoğu ondan daha büyük olmak üzere yaklaşık 250 milyar yıldız vardır. Bu yıldızların içinde Güneş'e en yakın olanı Alpha Centauri'dir. Eğer Alpha Centauri'yi az önce yaptığımız ölçeğe
yani Dünya'nın misket büyüklüğünde olduğu ve Güneş ile Dünya'nın arasının 280 metre tuttuğu ölçeğe yerleştirirsek
onu da Güneş'in 78 bin kilometre uzağına koymamız gerekir!
Samanyolu Galaksisi
işte aralarında bu denli inanılmaz mesafeler bulunan 250 milyar yıldızı barındırır. Spiral şeklindeki bu galaksinin kollarının birisinde Güneş yer almaktadır.
Ancak ilginç olan
Samanyolu Galaksisinin de uzayın geneli düşünüldüğünde çok "küçük" bir yer oluşudur. Çünkü uzayda yaklaşık 300 milyar kadar galaksi olduğu tahmin edilmektedir. Bu galaksilerin arasındaki boşluklar ise
Güneş ile Alpha Centauri arasındaki boşluğun milyonlarca katı kadardır. Bu sayı evrenin sonsuzluğu hakkında kısa da olsa bir fikir vermeye yeterlidir.
Galaksimizin Bilinmeyene Yolculuğu
Daha önce de belirttiğimiz gibi evrendeki milyarlarca yıldızdan oluşan galaksilerden birisi
Dünya'yı da içine alan Samanyolu Galaksisidir. Sarmal şeklinde olan bu galaksinin
tüm galaksiler gibi bir merkezi vardır. Güneş Sistemimiz ise Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yakın olan kısmındadır. Ancak bu yakınlığa rağmen merkezin etrafındaki tur 220 milyon yıl gibi bir sürede tamamlanır. (Harun Yahya
Evrenin Yaratılışı)
İlk okuyuşta oldukça fazla gibi görünen bu rakam
aslında galaksinin sahip olduğu mucizevi özelliklerden yalnızca biridir. Samanyolu Galaksisi'nin evrenin içindeki asıl mucizevi özelliği ise evren içindeki muazzam hızla devam eden yolculuğudur. Dünyamızın ve 250 milyar yıldızın içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi saatte 700.000 km hızla evren içinde bilinmeyen bir yöne doğru hareket etmektedir. Bu muazzam hızdaki yolculuğun hem milyonlarca yıldır devam ediyor olması
hem de 300 milyar galaksinin hiçbiri ile çarpışmaması uzayın sonsuzluğu konusunda başka bir delil oluşturmaktadır.
Siz bu satırları okurken de içinde bulunduğumuz galaksi bizim kontrolümüz dışında aynı hızla
bilinmeyen bir yöne doğru yolculuğuna devam etmektedir. Ancak bu bilinmezlik sadece bizim için geçerlidir. Galaksimiz ve içinde bulunan milyonlarca tonluk kütleler aynı hızda ve aynı yönde hiçbir sapma olmadan
Allah'ın kontrolünde
O'nun belirlediği yöne doğru akıp gitmektedir. Sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Rabbimiz bir ayette şu şekilde bildirmektedir:
Sonu Olmayan Mekan
Sonsuzluk
sonlu mekanlara bağımlı yaşayan insan için anlaşılması zor bir kavramdır. Çünkü insanın yeryüzünde yaşadığı her mekan belli sınırlara sahiptir. Odamızın duvarları
yaşadığımız ülkenin sınırları
denizlerin kıyıları veya Dünyamızın kapladığı alanın bir sonu vardır. Oysa uzayın sonu yoktur. Uzayın sonsuz olması
insanın düşünse de kesin olarak kavrayabileceği bir kavram olmaktan uzaktır. Çünkü herşeyin sonlu olduğu bir dünyada yaşayan insanın bu kavramı anlayabileceği bir örnek
kıyaslayabileceği bir ortam mevcut değildir.
Allah bu benzersiz yaratılış konusunda Kuran'da şu şekilde bildirmiştir: "Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında
gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır. Onlar
ayakta iken
otururken
yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki: "Rabbimiz
Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin
bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi
190-191)
Burada düşünülmesi gereken bir nokta da
karşılaştığı her soruya kendince mantıklı cevap bulmaya çalışan ve bu sayede gerçeklerle yüzleşmekten kaçan materyalist düşünceye sahip kişilerin
uzayın sonsuzluğu
uzayın bitiminden sonra ne olduğu gibi sorulara cevap vermekten kaçınmalarıdır. Bu aslında iman etmeyen insanların birçoğunun düşünmekten kaçtığı bir sorudur
çünkü bu soru o kişiyi düşünmeye sevk edecek ve soruların cevabı gözü kapalı sarıldığı materyalist felsefenin çaresiz kaldığı anlamına gelecektir. Çünkü uzayın ve zamanın sonsuz olması
ezelden gelen ve ebediyen var olacak olan Yüce Rabbimiz'in üstün ilminin ve yaratmadaki ihtişamının delillerinden sadece bir tanesidir.
Allah Kuran'da şu şekilde buyurmaktadır. "Gökleri ve yeri yaratan
onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O
yaratandır
bilendir. Bir şeyi dilediği zaman
O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O'na döndürüleceksiniz." (Yasin Suresi