Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Zeka

  • Konuyu başlatan zeyn0
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 364

zeyn0

Gönüllerin Admini
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
7 Eki 2010
Konular
9,213
Mesajlar
34,101
Reaksiyon Skoru
4,131
Altın Konu
1
Başarım Puanı
400
TM Yaşı
15 Yıl 6 Ay 18 Gün
MmoLira
183
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

Kavramlar ve algilar yardimiyla soyut ya da somut nesneler arasindaki iliskiyi kavrayabilme, soyut düsünme, muhakeme etme ve bu zihinsel islevleri uyumlu sekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zeka olarak adlandirilmaktadir.

Zekanin farkli tanimlarinin olmasina karsilik zekaya iliskin kuramlarin tümü zekanin gelistirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel oldugu ve biyolojik temellerinin bulundugu noktalarinda birlesir. Buna göre zeka, bireyin dogustan sahip oldugu, kalitimla kusaktan kusaga geçen ve merkez sinir sisteminin islevlerini kapsayan; deneyim, ögrenme ve çevreden kaynaklanan etkenlerle biçimlenen bir bilesimdir.
Zeka bir çok zihinsel yetenegin degisik durum ve kosullarda kullanilmasini içerir. Bu yetenekler arasinda baslicalari:

Sözel Anlayis: sözcükleri tanima ve anlama,

Sözel Akicilik: sözel ve yazili olarak sözcük ve ifadeleri çabucak bulabilme,

Sayisal Yetenek: aritmetiksel islemleri çabuk ve dogru olarak yapabilme,

Alansal ve Uzay iliskileri: iki ve üç boyutlu görsel algilamayi yapabilme,

Bellek: isitsel ve görsel olarak belleme gücü,

Algisal Hiz: karmasik bir nesnenin ayrintilarini görebilme, zemin sekil iliskisini ayirt edebilme, benzerlik ve farkliliklari dogru olarak algilayabilme,

Mantikli düsünme: muhakeme yürütebilme,

olarak sayilabilir.


Bir kisinin zeka seviyesi diger kosullar esit tutuldugunda ne kadar zor isler basardigi, veya ayni güçlükteki islerden ne kadar çogunu basarabildigi, veya ne kadar kisa sürede dogru sonuca ulasabildigi ile belli olur.

Zekanin Biyolojik Temelleri
Zeka ile beyin arasida çok yakin bir iliski vardir. Zekanin beyinde yer aldigi kabul edilir. Bir insan beyninde 10 milyardan fazla sinir hücresi bulunmakta, her bir hücre ortalama 10.000 hücre ile baglanti içerisinde çalismaktadir. nöron adi verilen bu sinir hücrelerinde sinyaller çok karmasik elektro-kimyasal olaylar zinciriyle olusan ve sayisi saniyede 1000 taneye kadar çikabilen titresimler halinde iletilmektedir.

Beyinin ne biçimde çalistigi henüz çözümlenebilmis degildir. Bellegin isleyis mekanizmasi, beyin algilama yaparken gösterdigi esneklik yetenegi gibi konular bilim adamlarini yillarca ugrastirmis hala da ulastirmaktadir.

Bir kisim bilim adamlari belirli islerden beyinin belirli bölgelerindeki hücreleri sorumlu tutarak konuya açiklama getirirken, ünlü nörolog Karl Pribram hologram teorisini beyinle bagdastirmak üzere yaptigi çalismalarda beyinin çevresi hakkindaki bilgileri siniflandirilmamis bir karmasik düzen içerisinde aldigi, alinan bu bilgilerin holografik, yani üst üste bindirilmis dalgalar ve onlarin girisimleriyle olusan modele dayali bir biçimde kaydedildigi ve daha sonra disaridan gelen frekanslara göre bilgilerin aliskin oldugumuz mekan-zaman için düzenlenerek, bilinen algi dünyasinin olustugunu söylemektedir.

Zekanin Yasa Göre Gelisimi
Zeka yasamin ilk on yilinda büyük bir gelisme kaydetmektedir. Bu süre içinde en hizli gelisme ilk iki yilda gerçeklesir. Baslangiçta davranisi birkaç refleksten olusan insan, iki yil sonunda kendi basina yürüyebilen, konusabilen, bazi basit problemleri çözebilen, neden sonuç iliskisi kurabilen, basit planlamalar yapabilen, hatirlayabilen bir kisi hale gelir.

Sembollerle düsünebilme 11 yasinda baslar. 12 yastan sonra zekanin hizinda azalma olsa da gelismeye devam eder. Gelismenin en üst düzeyine 14-18 yaslar arasinda varilir. Zihinsel güç 30 yasa kadar bu düzeyde kalir. Daha sonraki yaslarda yeni malzeme ögrenmedeki basari yavas olarak azalmaya baslar, ancak ögrenilen bilgiler kaybolmaz tam tersine yas ilerledikçe, deneyimden dolayi edinilen bilgiyi kullanmadaki beceri artar.

Zekanin Soyaçekim ile Ilgisi
Dogustan gelen zekanin degerlendirilmesi için bilinen bir yöntem yoktur. Kalitimla çevre arasindaki iliski birbirinden ayri ve uzakta yetistirilen ikizlerin davranis ve basarilarinin incelenmesiyle bir ölçüye kadar belirlenebilir. Tek yumurta ikizlerinin kalitimi, birbirlerinin aynidir. Dogumdan itibaren birbirlerinden farkli çevrelerde yetisen tek yumurta ikizlerinin ve ayni evde yetisen çift yumurta ikizlerinin zeka puanlarinin karsilastirildigi bir arastirmada, degisik çevrelerde yetisseler bile, kalitimi ayni olan tek yumurta ikizlerinin zekalarinin, ayni çevrede yetisip, kalitimlari birbirinden farkli olan çift yumurta ikizlerinin zekalarindan daha çok birbirlerine benzedigi ortaya çikmistir.
Bir baska arastirmada ise, bebek iken evlat edinilen çocuklarin zekalarini, üvey anne-babalarinin zekalari ve ayrica dogal anne-babalarinin zekalari ile karsilastirmislar ve bu çocuklarin zeka puanlarinin dogal ana-babalarinkine daha çok benzedigi görülmüstür. Bunun gibi çok sayida yapilan arastirmalar, kalitimin zeka gelismesinde önemli bir rol oynadigini ortaya koymustur.

Zeka ve Çevre
Zekanin kalitimla iliskisi çok belirgindir, ancak çevrenin de zekaya önemli etkisi vardir. Tek yumurta ikizleri birbirinden ne kadar farkli çevrelerde yetisirlerse aralarindaki zeka farki da o denli fazla olmaktadir.

Ana-baba evi zihinsel gelismeyi etkiledigi istatistiklerle gösterilmistir. Çesitli egitim seviyesine sahip ailelerden gelen çocuklarin bir arada okuduklari okullarda yapilan arastirmalarda, yüksek egitim düzeyli ailelerden gelen çocuklarin digerlerine göre daha basarili olduklari saptanmistir.

1700 ve 1910 yillari arasinda yasayan 4421 ünlü kisinin kökenini inceleyen bir arastirma sonucunda bu kisilerin % 83'ünün üst tabakadan ve ancak %16'sinin alt tabakadan geldiginin ortaya çikmasi, çevre faktörünün önceki yüzyillarda çok daha önemli bir etken oldugunu ortaya koymaktadir. Her ne kadar basari ve zeka birbirinden farkli olsa da, basarida zekanin önemli bir payi oldugu göz önüne alinacak olursa bu bize zeka hakkinda da bilgi verir.

Zekaya çevrenin etkilerinin arasinda çevreden etkilenen kisilik yapisi, sosyo-psikolojik çevre, dil yetenegi ve güdü sayilabilir. Kaygili ve korkak çocuklar problem çözerken yapilan ise dikkatlerini vermede güçlük çekerler ve dolayisi ile zeka testlerindeki basari düsük olur.

Bir baska etken de, ailelerinin beklentilerinden dolayi orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeyden gelen çocuklarin digerlerine göre daha güdülü olmalari ve test sirasinda daha fazla gayret sarf etmeleridir.
Diger kosullar esit tutuldugunda orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeyden gelen kisilerin zeka puanlari, düsük sosyo-ekonomik düzeyden gelen kisilere kiyasla daha yüksek olmaktadir. En düsük ile en yüksek sosyo-ekonomik düzey arasindaki puan farki 20'ye kadar çikmaktadir.

Zekasi yüksek kisiler daha iyi egitim görmekte, kazançli meslek sahibi olarak daha yüksek bir ekonomik düzeye erismektedir. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocuklari daha fazla ögrenme olanagina sahiptir, bunlar ilerisi için daha iyi baslangiç kosullari elde edebilmektedir. Zeka testlerinde sözel bölümlerin bulunmasi, egitim seviyesi yüksek kisilerin daha yüksek puan almasina yardim etmektedir. Dolayisi ile burada hem kalitimsal hem de yetisme tarzindan gelen bir avantaj söz konusudur.

Zeka ve Basari
Üstün zekali bir bireyin toplumda bununla orantili olarak basarili olacagi varsayilirsa da, kimi zaman denetlenemeyen dis etkenler nedeniyle uzun vadeli tahminler geçersiz çikabilir. Zekanin toplumsal basariya dönüstürülebilmesini saglayan mekanizma henüz yeterince anlasilamamistir. Çocukluk döneminde yapilan basari testlerinin ayni dönemde yapilan IQ testleri ile benzer sonuçlar verdigi görülürse de, yasamin ileri ki yillarinda ortaya çikacak davranis kaliplarinin tamamen bu sonuçlarla belirlenmesi mümkün degildir.

Zeka Testlerinin Tarihçesi
Eski Çin ve Yunan kayitlarindan elde edilen bilgiler isiginda, 2000-2500 yil önce bile zihinsel, kisisel ve fiziksel farkliliklari ölçmek üzere girisimler oldugunu anliyoruz. Zeka testleri konusundaki sistematik ve bilimsel çalismalar ancak 19. yüzyilin sonlarina dogru ortaya çikmaya baslamis, Ingiltere'de Fransis Galton, Almanya'da Emil Kraeplin ve Fransa'da Fred Binet bu konuda arastirmalar yapmislardir. Ilk formal IQ testi bu yüzyilin basinda, Fransiz hükümetinin, okuldan yararlanamayacak kadar durgun zekadaki çocuklarin yeterli zeka potansiyeli oldugu halde gerekli çabayi göstermedikleri için basarisiz olan çocuklardan ayirt edebilmek amaciyla Binet ve Simon'dan zeka testi gelistirmelerini istemesi üzerine ortaya çikmistir.

Binet, çocuklarin hangi yaslarda hangi becerilere sahip olduklarini inceleyerek ilk test maddelerini olusturdu ve bu test maddelerini çocuklar üzerinde denedi. Her yas için, o yastaki çocuklarin %60'inin basardigi maddeler, o yas için test maddesi olarak belirlendi. Bu ölçüme göre bir çocuk, kendi yasitlarinin yapabildiklerini yapabiliyorsa normal zekali, daha küçüklerin yapabildiklerini yapabiliyorsa geri zekali, kendinden büyük zekalilarin maddelerini yapabiliyorsa ileri zekali olarak degerlendirildi. Böylece 1908 yilinda Binet-Simon adi altinda ilk zeka testi ortaya çikti. Bu test daha sonra çesitli tarihlerde ve en son olarak ta 1986 tarihinde yenilendi. Bunlardan 1937 tarihindeki yenileme, Stanford üniversitesinde yapilmisti, ve testin bu tarihten sonraki adi Stanford-Binet oldu. 1986 tarihinde gelistirilen test Stanford-Binet Sürüm 4 olarak anilmaktadir.

Zeka tesleri konusunda Terman, Cattell, Spearman, Stern, Thorndike, Thrustone ve Wechsler bilinen diger önemli isimlerdir

Günümüzde en yaygin olarak kullanilan Binet ve Wechler testlerinde ögrenme, soyutlama ve yeni durumlara uyum gösterme kapasitesini ölçülmeye çalisilmakta ve sonuç, zeka yasinin kronolojik yasa orani olan zeka bölümü (Intelligence Quotient- IQ) olarak elde edilmektedir.

Çesitli Zeka Alanlari
Günümüzde en yaygin testler olan Stanford-Binet ve WAIS-R testlerinde zeka ölçümü için Binet'in gelistirdigi yöntem kullanilmasina karsin, zekanin ne oldugunun tanimlanmasinda eksiklikler bulunmaktadir. Binet ekolünde zeka, kisinin test sonuçlarinda aldigi derece ile ölçülmektedir. Bu zekayi ölçmek için pratik bir yaklasimdir ve kisilerin performanslarini anlamaya yöneliktir, ancak bu testler zekanin dogasini anlamak için fazla ipucu vermezler. Arastirmacilar zekanin dogasini anlamak üzere de çalismaktadirlar.

En çok sorulan sorulardan biri zekanin tek bir faktörden mi yoksa bir kaç bilesenin bir araya gelmesiyle mi olustugudur. Ilk psikologlar, zekanin ve genel bir g-faktörü olarak adlandirilan genel bir mental faktörden olustugunu varsayiyorlardi. Bu faktörün, zekanin her bir yöndeki performansini etkiledigini varsayarak, zeka testinin bu g-faktörünü ölçmeye yönelik oldugunu kabul ediyorlardi. Daha sonraki arastirmacilar akici zeka ve kristalize zeka olmak üzere zekanin iki çesidi bulundugunu öne sürdüler. Akici zeka, yeni problemleri ve durumlari basariyla ele alabilme yetenegini, kristalize zeka ise bilginin saklanmasi, beceriler, akiskan zekanin kullanilmasi ve tecrübelerden elde edinilen stratejileri kapsamaktadir.

Diger bir kisim bilim adami ise zekanin daha çok bölümlerden olustugunu ileri sürmüstür. Örnegin, Howard Gardner belirli alanlarda olagandisi basarilar sergileyen insanlarin yeteneklerini inceleyerek yedi degisik zeka alani oldugunu savunmustur. Asagida açiklanan bu zeka alanlarinin her biri digerinden bagimsiz olmasina karsin, herhangi bir aktivite bu zeka alanlarindan bir kaçinin ayni anda aktif hale geçirilmesiyle olusmaktadir:

1. Müziksel Zeka: müzik ile ilgili seylerdeki beceri

2. Bedensel Kinestetik Zeka: tüm bedenin veya çesitli bölümlerinin bir problemin çözümünde, bir üretim veya gösteri sirasinda kullanilmasi ile ilgili becerilerdir; dans etme, atletizm, aktörlük, operatörlük gibi beceriler buna örnek gösterilebilir

3. Mantik-matematik zekasi: problem çözme ve bilisel düsünmedeki beceriler

4. Dilsel Zeka: Bir dilin kullanimi ve o dilde eserler üretme ile ilgili beceriler

5. Uzaysal-Konum Zeka: Mimarlarin, ressamlarin, heykeltiraslarin veya uzay-konum durumlarini anlamadaki becerileri

6. Kisiler Arasi Iletisim: Diger kisilerle etkilesimde digerinin ruh halini, isteklerini, niyetlerini anlamadaki beceriler

7. Içeyönelik Zeka: bir kisinin iç dünyasindaki yönelimlerini anlamasi, duygularina erisebilmesi becerisidir

Gardner'in her bir zeka alanini açiklamak üzere verdigi örnekler arasinda Yehudi Menuhin, T.S. Elliot, Anne Sullivan, Virginia Wolf gibi ünlüler yer almaktadir.

Yehudi Menuhin San Fransisco Orkestrasinin konser salonuna gizlice sokuldugunda 3 yasindaymis. Orada Louis Persinger'in violin çalisindan çok etkilenen Menuhin, yas gününde bir violin alinmasi ve Louis Persinger'in hocasi olmasi için inatla direnmis. Her ikisini de elde eden Menuhin, 10 yasina geldiginde uluslararasi üne sahip bir yorumcu olmustu.

T.S. Eliot 10 yasindayken, Fireside adinda bir magazini tek basina çikarmis, üç günlük bir kis tatili sirasinda derginin 8 sayisini hazirlamisti.
Anne Sullivan sagir ve kör Helen Keller'in egitimine basladiginda bu is, diger kisilerin yillarca vaktini alacak zorluktaydi. Bu ise girismesinden daha iki hafta sonra büyük ilerleme kaydetti, bu süre içerisinde vahsi bir yaratik narin bir çocuga dönüsmüstü.

Virginia Wolf "A sketch of the Past" adli eserinde, kendi iç yas***** bakisin iyi bir örnegini sergilemekte, bu eserinde çocuklugundan kalan ve olgunlasmasina ragmen hala sok etkisinden kurtulamadigi bir çok özel anisina yönelip, onlara karsi tepkilerini basarili bir biçimde açiklamaktadir.

Zeka Testlerinin Elestrisi
Zeka testleri konusundaki en önemli tartismalardan biri zekayi olusturan zihinsel yeteneklerin tanimlanmasi ve IQ'nun bu yetenekleri yeterince yansitip yansitamayacagi üzerinde yogunlasmis, testin hazirlanmasi ve standartlastirilmasinda kültürel önyargilarin olabilecegi ileri sürülmüstür. Sosyoekonomik düzeyi yüksek çocuklarin test sonuçlarinin da daha yüksek çiktigi saptanmistir. Sosyo- ekonomik durum, ögrenim olanaklari, hatta testin uygulandigi kosullarin bile test sonuçlarini etkileyebilecegi düsünülür. Iyi egitim görmüs kisilerin kelime bilgisi daha fazladir, bütün zeka testleri sözel agirlikli oldugundan, bu kisilerin zeka testlerinde egitimi az kisilerden daha yüksek bir puan almasi dogaldir. Bütün zeka ölçeklerinde kültürel yanlilik söz konusudur. Bu testler meslek sahiplerine yanlilik gösterir. Zeka testleri psikologlar tarafindan hazirlanmaktadir, dolayisiyla bu meslek grubuna yanlilik yansitir.

Günümüzde kullanilan zeka testleri, zeka hakkinda bilinen bütün nitelikleri kapsamaktadir. Bu testler, çesitli zeka düzeyindeki kisileri ayirt edebilmekte, farkli kültürler için çesitli normlar gelistirilmis ve bu testler zeka hakkindaki yeni bilgiler isiginda ve yeni malzemeler kullanima girdikçe daha da gelistirilmektedir.
Ayrica, bireyin dogustan gelen yeteneklerini daha dogru yansitan ve kültürel yapidan etkilenmeyecek testler gelistirilmesine yönelik çalismalar da yapilmaktadir.

Bilinen Zeka Testleri
Çok kesin sonuçlar vermese de Stanford-Binet ve Wechsler ölçekleri gibi testler zekanin ölçülmesini saglar. Bu testler bireyin zeka yasinin kronolojik yasina orani olan Zeka Bölümünü (Intelligence Quotient- IQ) ölçmeye yarar ve zekanin disavurumlarinin kabaca bir görüntüsünü çizer.

Günümüzde en çok kullanilan 4. sürüm Stanford-Binet testi zekayi üç asamali hiyerarsik bir model olarak ele almaktadir:

I. Asama: G faktörü: Zekayi bir bütün olarak etkiledigi varsayilan g-faktörünü elde etmek üzere uygulanan test sorularindan olusur.

II. Asama:
a) Kristalize yeteneklerin ölçülmesi:
b) Akici-Analitik yeteneklerin ölçülmesi
c) Kisa Süreli Bellek yeteneklerinin ölçülmesi

III Asama: Sözel yargilama, sayisal yargilama ve soyut/görsel yargilama yeteneklerinin ölçülmesine yöneliktir.

Wechsler testi de yine çok kullanilan testler arasindadir. Amerikali psikolog David Wechsler tarafindan gelistirilen bu test daha çok WAIS-R (Wechsler Adult Intelligence Scale-Revisted) adi altinda bilinmektedir. Bu testin çocuklar için gelistirilen sürümü ise WISC III (Wechsler Intelligence Scale for Chilren-III) adiyla anilmaktadir. WAIS-R ve WISC-III testlerinde sözel ve sözel-olmayan iki temel bölüm yer almaktadir.

Her iki bölümdeki sorular birbirinden tümüyle farkli niteliktedirler. Sözel kisimda kelimelerin sözlük tanimi veya bir cümlenin yorumlanmasi ya da bir matematik sorusu gibi daha bilindik türden problemler yer alirken, sözel-olmayan kisimda resimlerin mantik sirasina göre dizilmesi, küçük nesne parçalarinin birlestirilmesi gibi seyler istenmektedir.

Kisilerin sözel ve sözel-olmayan bölümlerdeki basarilari genellikle birbirine yakin olmasina ragmen, dilsel bozukluk gösteren kisilerde veya baska türden çevre etkilerine maruz kalmis kisilerde iki kisim arasinda büyük farkliliklar gözükebilmektedir. WAIS-R ve WISC-III testlerinde her iki bölüm için degisik bir puan verilmesi kisilerin özel yetenekleri hakkinda daha detayli bilgi edinmemizi saglar.

Stanford-Binet , WAIS-R ve WISC-III testlerinin tümünde, konuyu bilen bir kisinin testi özel olarak kendisinin uygulamasi gerekmektedir, bu açidan testlerin uygulanmasi zor ve zaman alicidir. Yeni gelistirilen bazi testler grup halinde uygulamaya izin vermektedir. Bu tür testlerde cevaplar testi uygulayana dogrudan verilmez, kalem ve silgi kullanilarak test kagidi üzerinde verilir. Bu tür testlerin toplu halde uygulanabilmesi bir avantaj saglarken, cevaplarin sadece yazili olarak verilebilmesi, sorulacak soru türleri üzerinde kisitlamalara sebep olmaktadir.


Üstün Zeka Nedir?

Zeka dagilim egrisinin bir ucunda zeka geriligi gösteren kisiler yer alirken diger ucunda ise üstün zekali kisiler yer almaktadir. Toplumun olusturan kisilerin ancak %2'lik bir bölümü 130 ve üstündeki IQ derecesine sahiptir. IQ derecesi 140'in üzerine çikildiginda bu oran % 0.2 ye düsmektedir.

Üstün zekalilarin tipik örnekleri onlari sakar, utangaç, sosyal açidan akranlariyla uyumsuz gibi gösterse de bir çok arastirma onlarin tam tersine bir çok seyi ortalama insandan çok daha iyi yapabilen, iyi uyumlu, sevilen kisiler oldugunu ortaya koymustur.

Lewis Terman tarafindan yapilan 1920 yilinda baslatilan bir çalisma halen devam etmektedir. Bu çalismada IQ derecesi 140'in üzerinde olan 1500 üstün zekali çocuktan olusan bir grup 60 yil boyunca düzenli araliklarla takip edilmektedir. Basindan itibaren bu gruptaki kisiler fiziksel, akademik ve sosyal açidan, normal akranlarina göre daha ileride olmuslardir. Genellikle daha saglikli, daha uzun, daha agir ve daha kuvvetli olduklari gözlenmis, okulda daha basarili olmuslar ve normal kisilere göre daha iyi sosyal uyum sergilemislerdir. Bütün bu avantajlar, kariyer basarisina dönüsmüs, bu kisiler normal insanlara göre daha çok ödül almis, daha fazla maddi gelir elde etmis, sanat ve edebiyata daha fazla katkida bulunmuslardir. Örnegin bu gruptaki kisiler 40 yasina geldiklerinde, toplam olarak 90 kitap, 375 oyun ve kisa hikaye, 2000 makale yazmislar, 200 üzerinde patente imza atmislardir.

Hepsinden önemlisi bu kisiler hayattan tatmin olduklarini diger kisilere göre daha fazla belirtmislerdir.

Bu çalisma diger yandan, üstün zekali olmanin her zaman basarili bir grafik çizmeyi garantileyemeyecegini de göstermistir. Terman'in inceledigi grupta bazi önemli basarisizliklara da rastlanmistir. Baska çalismalardan da anlasildigi üzere üstün zeka her alanda düzgün bir dagilim göstermemektedir. Yüksek IQ derecesine sahip bir kisinin akademik konularda ille de basari göstermesi gerekmemekte, ancak konulardan bir veya bir kaçinda olagandisi bir üstünlük sergileyebilmektedir. Yüksek bir IQ derecesi, her seyde basari anlamini kesinlikle tasimamaktadir.
 
Paylaşım İçin Teşekkürler
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst